Süper Vali: Türk İdari Sisteminde Recep Yazıcıoğlu Olayı

Recep YazıcıoğluGözyaşlarıyla uğurlanıyor

Erzincan’a geliÅŸinde sertliÄŸinden korkan halk YazıcıoÄŸlu’nu ilkokul öğrencisi heyecanı içinde, esas duruÅŸa geçerek karşılamıştı. Ama geride kalan 9 yıl boyunca o, insanları doÄŸayla, yaÅŸadıkları ÅŸehirle, birbirleriyle, hatta kendileriyle barıştırdı.

Erzincanlılar ÅŸimdi, “Aydın’dan buraya geldiÄŸinde, ‘Aydın kaybetti, Erzincan kazandı’ demiÅŸtik. Merkeze alındı, Türkiye kaybetti” diyorlar. Kemaliye’deki vedalaÅŸmada, Süper Vali de gözyaÅŸlarını tutamıyor. Erzicanlılarla, bir ailenin bireyleri gibi olduklarını söylüyor.

“Türkiye kaybetti” diyenlere YazıcıoÄŸlu’nun yanıtı şöyle oluyor: “Her ne kadar böyle dense de, Türkiye bizimle biraz daha meÅŸgul olacak gibi. Hiç kimse sevinmesin. Recep YazıcıoÄŸlu’ndan kurtulmak zordur. Bizden kurtulmak ancak ömrümüz sona erince mümkündür.”

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde Özden Dinlenme Tesisleri’ndeyiz. GüneÅŸ daÄŸların arasından kaybolalı yaklaşık yarım saat olmuÅŸ. Orada yaÅŸayan esnaf, memur ve köylülerden oluÅŸan fasıl heyeti yavaÅŸ yavaÅŸ yerini alıyor. Bugüne kadar büyük bir coÅŸkuyla söyledikleri ÅŸarkıları; en buruk, en kırık, en hüzünlü sesleriyle söylüyorlar.
Åžarkılar söylenirken, gözler yörede bulunan fabrikada üretilmiÅŸ çuval üzerine yazılı “Sayın Valimiz sizi çok özleyeceÄŸiz” yazısına takılıyor. Kemaliyeliler, “Sevgili Valileri Recep YazıcıoÄŸlu”nu “kucaklar” gibi uÄŸurluyor. Fasıl Heyeti BaÅŸkanı Ümit Yiyengil’in bir iÅŸareti ile sazlar susuyor. Yiyengil konuÅŸuyor:
“Siz bizim babamızdınız. Burada ne yaÅŸandıysa hep beraber yaÅŸandı. MeÅŸhur Tokat Valisi Erzincan’a geliyor dendiÄŸi zaman biz biraz ürkmüştük. Hemen gidip kütüphaneden Tokat için yazılmış bir kitap bulup okumaya baÅŸladık. Neredeyse hepimiz ezberledik. Vali gelir bir ÅŸey sorar, hata yapmayalım, diye. Sizi askeri bir disiplin içinde karşıladık. Siz geldiniz korkudan hiçkimse de hareket yok. Aynen birinci sınıf öğrencileri gibiydik. İlk ÅŸaÅŸkınlığımız sizin yöreye gelir gelmez gecenin saat 11.00′inde ÅŸimdiye kadar hiç vali gitmemiÅŸ bir köye gitmeniz oldu. Buradaki köylerin büyük çoÄŸunluÄŸu hayatlarında ilk kez valiyi sizinle gördü. Burada yapılamaz denen hizmetleri yaptınız.”

“Sizinle mucizeler yaÅŸadık”
Fasıl heyetinin bugüne kadar sadece şarkılarını dinleyen Kemaliyeliler, Valilerinden hitabetmeyi de öğrenmiş bir müzisyenle karşı karşıyalar. Dikkatle dinliyorlar:
“Biz bugüne kadar ancak evrak yazıyorduk. Maaşımızın hesabından baÅŸka bir ÅŸey bilmiyorduk. Biz evrak üretmekten, iÅŸ üretmeye geçiÅŸ yaptık. Biz sizinle birlikte mucizeler yaÅŸadık. Bunu yaÅŸamayan anlayamaz. Bize pencereler açtınız. Ufkumuzu geniÅŸlettiniz.”
Hüzün giderek yoÄŸunlaşınca tekrar ÅŸarkılar baÅŸlıyor. İl Genel Meclisi’nin 25 yıllık üyesi Åžerafettin Özer havayı biraz dağıtmak için, beyaz bir masa örtüsünü beline dolayıp, siyasilerle taÅŸlamalar içeren “Yanıyorsun” ÅŸarkısını dans ederek söylüyor. Gözlerde biriken yaÅŸlar bu defa kahkahalara dönüşüyor.

Erzincan’da 9 yıllık valiliÄŸi döneminde bugüne kadar yapılamayan “rüya” projeleri gerçekleÅŸtiren, insanları yaÅŸadıkları ÅŸehirle, birbirleriyle ve kendileriyle barıştıran YazıcıoÄŸlu’nun Kemaliye’ye veda ziyaretinden bu anlattıklarımız.
Erzincanlılar hüzünlü oldukları kadar öfkeli, “Bir gün nasılsa gidecekti. Yine üzülecektik. Ama Şırnak’a gitse bu kadar üzülmezdik. Bu kadar hizmet veren bir insan neden kızaÄŸa çekilir?” sorularına yanıt istiyorlar.
YazıcıoÄŸlu’nun kiÅŸiliÄŸi gibi bir veda yaÅŸanıyor burada. Kahkaha, gözyaşı, hüzün, öfke, sevgi hepsi birarada…
Biraz önce dans ederek ÅŸarkı söyleyen Åžerafettin Özer, “Sayın Valimiz buraya tayin edildiÄŸinde Aydın kaybetti, Erzincan kazandı demiÅŸtik. Åžimdi Türkiye kaybetti” diyor.
Kemaliye’ye ilk geldiÄŸinde insanların korkudan karşısında “ilkokul çocukları gibi” durdukları Vali’nin gözlerinden yaÅŸlar akıyor. Bugüne kadar olduÄŸu gibi ne kahkahalarını, ne gözyaÅŸlarını, ne kızgınlığını ne de ÅŸevkatini esirgemiyor onlardan. Bu hüzün daha çok ailesinden ayrılmak üzere olan bir babanın hüznü. “33 yıllık memuriyetimin dörtte biri neredeyse Erzincan’da geçti. Buranın insanlarını bir ailenin ferdi gibi görüyordum. MesleÄŸi burada aktif olarak noktalayacağımızı tahmin etmiyordum. Ama bundan kırgın falan da deÄŸilim” diyor. Ancak boyun eÄŸmiyor:
“Her ne kadar Türkiye kaybetti diyorsa da Åžeref Åžahin Türkiye bizimle biraz daha meÅŸgul olacak gibi görünüyor. Hiç kimse sevinmesin. Recep YazıcıoÄŸlu’ndan kurtulmak zordur. Bizden kurtulmak mümkündür ancak ömrümüz sona erdiÄŸi zaman.”

350 köye içme suyu
Erzincan’ın 566 köyü ve bir o kadar da mezrası var. Köy ve ilçe ziyaretleri sürerken Kemaliyelilerden biri yanıma yaklaşıp ÅŸunu anlatıyor:
“Bu köylerin büyük çoÄŸunluÄŸu YazıcıoÄŸlu gelinceye kadar hiç vali görmemiÅŸti. İlk kez vali gören köylerden birinde bir yurttaÅŸ: “Köye ‘vali’ geldi. Arabadan ‘adam’ çıktı demiÅŸ. Köylü yurttaÅŸ, görkemli makam aracını vali olarak düşünmüş.”
YazıcıoÄŸlu, 566 köy ve mezrayı birçok kez, zaman sınırı tanımadan ve yanına da hiç kimseyi almadan ziyaret etmiÅŸ. Valinin geceyarısı tek başına köylerine geldiÄŸini gören köylüler “yalnız” olmadıklarını anlamışlar, yaÅŸadıkları yöreninin “o kadar da korkulacak bir yer olmadığını” görmüşler. YaÅŸam köylerde yalnız ÅŸefkatli bir elin deÄŸmesiyle deÄŸil, yapılan hizmetlerle de deÄŸiÅŸmiÅŸ. 350 köyde içme suyu çalışması yapılmış. 150 köye kanalizasyon gelmiÅŸ. Tüm köylere demir ve çimento yardımı yapılmış. Bununla da menfezler, köprüler, camiler, soÄŸuk hava depoları inÅŸa edilmiÅŸ. YazıcıoÄŸlu köylerde yapılanları şöyle açıklıyor:
“Bunun iki amacı vardı. Birincisi köyü köylüde tutmak. Çünkü terör nedeniyle köyler boÅŸalmaya baÅŸlamıştı. İkincisi de köye moral vermekti. Biz köylüye hizmetle “merhaba” diyerek, kendilerine de güvenmelerini saÄŸladık.”

Popularity: 1% [?]