Genç Vali Tokatta

Recep YazıcıoÄŸluTokat’ın altın yılları

Recep YazıcıoÄŸlu Tokat’ta, 1.000 derslik parası ile 3.000 derslik, 47 saÄŸlık ocağı parası ile de 147 saÄŸlık ocağı yaptı. DPT burada yapılanları anlatan “Tokat Özel İdare Uygulaması” diye bir kitap yayınladı

Tokatlılar, YazıcıoÄŸlu’nu yaÅŸadıkları kente can veren vali olarak anıyor. Yazdıkları çeÅŸitli kitaplarda, YazıcıoÄŸlu’nun görev yaptığı 1984-1988 yılları arasını “Tokat’ın altın yılları” olarak tanımlıyorlar

Tanıyamadığı için imparatorluÄŸuna bir türlü sahip olamayan güç simgesi Kubilay Han’ın hüznüyle, kendisine ‘görünmez bir rota’ çizerek, “Görünmez Kentler”de dolaÅŸan yazar Italo Calvino, Tokat’a uÄŸrasaydı ne yapardı? Eminim ki; buradan gelip geçen bir insanın bütün yapılanlara canından soluk kattığını görür ve oraya “Bir adamın dokunuÅŸuyla gün yüzüne çıkan kent” adını verirdi.

Tokat’ı böyle tarif etmeye çalışmamın nedeni, orada yaÅŸayanların; bir insanla bir kentin, kentle birlikte kendilerinin nasıl deÄŸiÅŸtiÄŸini her fırsatta, ettikleri sözler, yazdıkları kitaplar ve yaÅŸamlarını bu deÄŸiÅŸime paralel olarak sürdürmeleriyle dile getirmeleri.

Tokat’ta uzun yıllar halk saÄŸlığı uzmanlığı yapan Genel Cerrah Dr. Ömer Balak, pek çok kitaba konu olmasına karşın, yapılanların sözcüklerle anlatılamayacağın, ancak yaÅŸanarak kavranabileceÄŸini belirtip şöyle diyor:

“Ben yüzlerce doÄŸum yaptırdım. İnsanlarla sürekli iç içeyim. Ancak Recep YazıcıoÄŸlu bugüne kadar tanıdığım insan tarifine uymuyor. Biz onunla birlikte Tokat’ta büyük bir toplum kalkınması örneÄŸi verdik. Aydın; gittiÄŸi yerde görünen kiÅŸidir. Aydın, gittiÄŸi yere ışık götüren insandır. O, gittiÄŸi her yere ışık götürmüştür. Bu ayrı bir beceri iÅŸidir.”

Hem Devlet, Hem Halk
Hem Bililim Adamı Yazdı

DPT 1986 yılında Tokat örneÄŸini, “Tokat Modeli” olarak ülke genelinde uygulanması gereken bir çalışma olarak gösterdi. Uygulamayı anlatmak için “Tokat Özel İdare Uygulaması” adıyla bir kitap yayınladı. DPT’nin bu yayınında, “İlde eÄŸitim, saÄŸlık ve ticaret sektörlerinde önemli geliÅŸmeler saÄŸlanmış ve bir birim devlet katkısı; mahalli katkı ve hizmetlerle desteklenerek proje maliyetleri düşürülmüş ve katkının üç dört katı büyüklüğünde sosyo ekonomik yapılar gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir.” ifadesi yer aldı.

Çalışma ayrıca, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde doktora tezi oldu. Tokat’lı bir gazeteci olan Cemal İncesoyluer’in yazdığı “Bir Kent, Bir Adam, Bir Yorum” adlı kitabın karikatürlerini tekel fabrikasında çalışan bir işçi çizdi. Yine Tokat’lı ErdoÄŸan Tamer ve Sadrettin MüftüoÄŸlu, “Altın Yıllarında Tokat” isimli bir kitap yazdı.

Tokat’ta yapılan neydi?
Üzerinde bu kadar konuÅŸulan ve Recep YazıcıoÄŸlu’nu Türkiye’nin gündemine ilk kez getiren Tokat uygulamasını kendinden dinleyelim:

“1984, 1988 yılları arasında vali olarak görev yaptığım Tokat ilinde Özel İdare aracılığı ile yapılan ve bazılarının “Tokat Modeli” olarak adlandırdığı çalışma, aslında idarecilerimizin bugün ve özellikle geçmiÅŸte yaygın olarak uygulayageldikleri yerel hizmetlerde ve merkezden planlanan hizmetlerde, devletin sınırlı kaynaklarına, yerel kaynakları katarak (halkın gönüllü katılımı) emanet yöntemiyle büyük tasarruf saÄŸlayan, yaygın, etkin ve süratli netice alma sistemidir.

Tokat ilinde dört yıl içinde ilgili bakanların ödenekleri, özel idarenin gelir kaynakları ile beraber, torba bütçe şeklinde biraraya getirilmiş, özel idare aracılığı ile malzemeye tahvil edilerek, şehir merkezlerinde kaymakamların başkanlığında emanet komisyonlarına, köylerde de yine kaymakamların aracılığı ile muhtarlara verilerek, başta eğitim ve sağlık olmak üzere bütün sektörleri kapsayan pilot bir uygulama gerçekleştirilmiştir.

Bu programda aktif rol, ilçe ÅŸantiye ÅŸefleri gibi çalışan kaymakamların olmuÅŸ, il “destek hizmet” saÄŸlamıştır. Bu suretle yatırımlarda müteahhit karı ortadan kaldırılmış, toptam malzeme alımının avantajından istifade edilmiÅŸ, taÅŸeronların yaptığı ortalama yüzde 25 kırımlar da ilave edildiÄŸinde, proje tutarına göre ÅŸehir merkezlerindeki yatırımlarda ortalama olarak yüzde 40, köylerde ise yüzde 75′lere varan tasarruflar saÄŸlanmıştır. EÄŸitim, saÄŸlık baÅŸta olmak üzere, deÄŸiÅŸik amaçlı sosyal tesisler, kamu binaları, emniyet, jandarma ve tarım kurumları için binalar, iÅŸ hanları ve benzeri irili ufaklı iki bine yakın bina, emanet yöntemiyle gerçekleÅŸmiÅŸtir.

İlgili bakanlıklardan transfer edilen ödenekler ve özel idare olanakları ile 25 bin metre küp kereste, 50 bin ton çimento, 10 bin ton demir, 20 milyon adet tuğla ve kiremit alınmıştır. Köylerde muhtarlar salma (gönüllü vergi) toplamış ve taşeronların istihkakları büyük oranda bu para ile ödenmiştir.

3.000 derslik yapıldı
BaÅŸta Milli EÄŸitim ve Spor Bakanlığı olmak üzere bütçeden saÄŸlanan toplam 19 milyar liralık ödenek, 600 köyden saÄŸlanan tahmini 5 milyar liralık salma ve özel idarenin kaynakları ile toplam proje tutarı 25 milyar liraya varan 3.000 derslik ve lojman proje tutarı 2,5 milyar lira olan 3.000 yatak kapasiteli öğrenci yurtları, SaÄŸlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca saÄŸlanan 500 milyon lira ile 176 adet saÄŸlık evi, her birinde öğretmen evi bulunan iÅŸhanları kompleksi gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. DPT tarafından saÄŸlanan bir öğrenci yurdu parası ve özel idare kaynakları ile altı öğrenci yurdu yapılmıştır.”

“HerÅŸeye can geldi”
Yazıcıoğlu, yapılanları rakamlarla anlatırken, Tokatlı gazeteci Cemal İncesoyluer, bütün bunları duygu süzgecinden geçirerek şöyle diyor:
“Tokat kentine 15 Mayıs 1984 günü yeni bir vali atandı. İlk bakışta olaÄŸan gibi görünen bu olayın, bir kentin kaderini ve hatta binlerce insanın yaÅŸam çizgisini deÄŸiÅŸtireceÄŸini kim bilebilirdi?
İki daÄŸ ve akarsu arasına büzülmüş, geçmiÅŸteki görkemli günlerin anıları ile avunurcasına geleceÄŸe yönelik hırsları kaygıları olmadan sessizce zaman tüketen Tokat kentinin başına “gencecik bir talih kuÅŸu” kondu böylece… Kaf Dağı masallarından anlatıldığı üzere “Bir dev geldi, kocaman aÄŸzını açıp şöyle bir üfürüverdi, kenti kaplayan beyaz ölüm tozu uçtu gitti… TaÅŸlaÅŸan insanlar, daldıkları uykudan uyandılar. Sokaklara, caddelere, binalara, baÄŸlara, bahçelere, kısacası her ÅŸeye yeniden can geldi…”

NELER YAZILDI?

Recep YazıcıoÄŸlu’nun Tokat uygulaması ile çeÅŸitli yazılar yazıldı ve televizyon programları yapıldı. Mümtaz Soysal Milliyet Gazetesi’nde “Zıpkın” baÅŸlıklı makalesinde şöyle dedi:

“Zıpkın”

“Anadolu’nun bazı yerleri, doÄŸaca ve tarihçe çok zengin oldukları halde, ÅŸimdiki büyük geçit yollarının üstüne düşmedikleri için kuytuda kalmışlardır. Çok daha anlamsız ve önemsiz yerler konusunda çok ÅŸeyler biliriz de, böyle yerlerin varlığını unuturuz. Sırf trenimiz, otobüsümüz geçmediÄŸi, gözümüz takılmadığı için.

Åžimdi biraz daha güneyden doÄŸuya uzanan büyük transit yolu Gerede üzerinden Niksar ve Koyulhisar’a kayınca, elbet bu il de dikkatleri yeniden üzerine çekecek, yeÅŸil doÄŸasının ve Frikyalılar’dan Osmanlılar’a, Sezar’dan, İbn-i Kemal’e uzanan tarihinin zenginliÄŸi ile yine kendisinden söz ettirecek.

Ama ÅŸimdiden bir olay yaÅŸanıyor Tokat’ta. Gidip yerinde görmeye deÄŸer bir olay.
Konu, yerel yönetimlerin canlandırılması konusudur. Hem birer demokrasi okulu, hem de müthiş bir yatırım potansiyeli olarak.

Üstelik, ÅŸimdiye kadar en hantal, en iÅŸe yaramaz parçasından yani Özel İdaresi’nden baÅŸlayarak.
Her dört-beÅŸ yılda bir “İl Genel Meclisi” denen kuruluÅŸun seçimleri için oy kullanırsınız. Valinin bu meclisle birlikte yönettiÄŸi bir “Özel İdare”den, “Daimi Encümen”den söz edildiÄŸini duyarsınız ama genellikle bu kuruluÅŸların yaptıkları konusunda pek az ÅŸey iÅŸitirsiniz.

Görev ve yetkileri merkezde toplayan Türkiye’de bu yerel yönetim birimi hep kenara itilmiÅŸtir.
Oysa günün gereklerine uygun yeni biçimlere büründürülürse, merkezle yereli bütünleştiren bu eski yapıdan çok şeyler çıkabilir.

ÖrneÄŸin, İl Özel İdaresi’nin okul yapımında kullanılışını alın: Merkezden yapıldığı zaman devlete çok daha pahalıya mal olabilecek olan iÅŸler, eÄŸer elinizde insanları peÅŸinden sürükleyebilen enerjik bir Vali varsa, yerel düzeyde çok daha ucuza çıkabilir.

Tokat’taki mucize ÅŸu: 600 küsur köyü olan ilin 260 köyünde ve ilçe merkezlerinde yalnız 1985 yılı boyunca 1200 tane ilk ve ortaokul dersliÄŸi ile öğretmen lojmanı yapılacak. Bu birim fiyatlarına göre yaklaşık 4,5 milyar liralık bir yapı deÄŸerinin üretilmesi demektir. Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın bütçesinden bu iÅŸe ayrılan ödenek mi? Yalnızca 590 milyon lira. Bu kadarcık parayla 4,5 milyar liralık bir yatırımı gerçekleÅŸtirmenin sırrı, Vali’nin çekip sürüklediÄŸi yerel giriÅŸimcilikte yatmaktadır. Bakanlığın ödeneÄŸi henüz yoldayden, İl Özel İdaresi’nin küçük bütçesinden yapılan katkıyla çimento, kereste, demir, tuÄŸla ve kiremit, pahalılanması beklenmeden alınıp depolanmakta, kaymakamlar aracılığıyla köylere ulaÅŸtırılmakta, kaymakamların seferber ettiÄŸi köylüler işçiliÄŸi üstlenip temelleri kazmakta, geri kalanı da usta ve taÅŸeronlarla bitirilmektedir. malzemeye ve öbür masraflara giden para, topu topu 1,5 milyar liradır.

Klasik yönetimlerin uyguladığı İstanbul gibi bir ilde aynı 4,5 milyarlık deÄŸerin, 590 milyon deÄŸil, 2 milyar 295 milyon liralık bir bakanlık ödeneÄŸi gerektirdiÄŸini düşünürseniz, Tokat’taki giriÅŸimciliÄŸin çapı, kendiliÄŸinden ortaya çıkar.

Böyle bir yönetim uygulamasına, belediyeleri de içine alan, bütün yerel yönetimler için ortak makina parkının oluşturulması, yerel yönetimler birliğinin devlet ihalelerine girip bir çeşit müteahhitlikle bina yapımından para kazanması, kendi yaptığı yapıları satıp, gelir sağlayarak yeniden yatırıma dönüştürülmesi gibi yöntemleri ekleyebilirsiniz. Tokat Özel İdaresi bir milyar liralık bütçesiyle değeri 10 milyarı aşan bir proje paketini gerçekleştirmenin çabası içindedir. Bu modelin biraz daha geliştirildiğini düşünün.
Artık kaynama noktasına gelmiş olan Anadolu potansiyelinin böyle bir modelle erişemeyeceği nokta yoktur.

Åžimdiki genç Vali, Tokat’a gelmeden önce de kaymakam olarak, Türkiye’nin ilçelerinden ilçelerine, arkadaÅŸlarının deyimiyle “Bir zıpkın gibi” gidermiÅŸ. Åžimdi Anadolu’nun bir kuytu köşesi daha ama bu kez il çapında zıpkınlanmış bir büyük balina gibi kımıldamakta, kendi gücünün farkına varmakta, onu zıpkınlayanlarla birlikte bu eski topraklar üzerindeki halkı da aydınlık ufuklara doÄŸru çekmenin mutlu sancısını yaÅŸamaktadır.”

Popularity: 1% [?]