Etkinlik Takvimi: Sergiler
Cuma, Mart 23rd, 2007Popularity: 4% [?]
Popularity: 4% [?]
DeÄŸerli yerdeÅŸlerimiz,
Doğa sporları şenliği yaklaşıyor,Ankara,Kemaliye,yurt içi yurt dışı koşuşturmaları Doğa Sporları Şenliğinin yıllardır çalışan ekibi yine daha iyi ,daha güzel bir organizasyon için çabalıyor.Bu salı (20 Mart )saat 19 da İstanbul Yeşilyurt Polat Renaissance de toplanıyoruz.Çok az zaman kalan, bu ilçemizin en büyük organizasyonuna destek vermek isteyen değerli kardeşlerimizi bekliyoruz. Kemaliyemizin kısa (10 dk)ama çok şık görüntüler içeren,değerli hemşerimiz Sinan Aydoğan tarafından yapılan belgeseli ,sürekli İz tv de kanal 88 de(kablolu yayında, Digitürkde )yayınlanıyor.Bilginize. Acil durumlarda,otomobil kazalarında doğru davranış şekillerini içeren kısa spot bilgiler verdiğim programlar muhtelif kanallarda yayınlanacak.Yakın dönemdekileri bilginize sunuyorum. Saygı ve sevgilerimle Mustafa Ferudun Çelikmen OTO-GÜNDEM Programı 17/3/2007 TRT-1 SAAT 12:20 18/3/2007 TRT-2 SAAT 16;10 18/3/2007 TRT-2 SAAT 03:40 23/3/2007 TRT-GAP SAAT14:00
Popularity: 3% [?]
Katılımcılar:
- Çevre ve Orman Bakanlığı,
- Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü,
- Prof.Mustafa Kemal Yalınkılıç(ya da temsilcisi),
- Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü
DoçDr.Erol Yalçınkaya,(ya da temsilcisi)
- H.Ü.Ağaç Endüstrisi Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı
Prof.Dr.Salih Aslan
- Ekotar Organik Tarım ve Sertifikasyon Kuruluşu Başkanı
Vahap Eryılmaz
- Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Üyesi,
Dr.Dt.Gülnur E.Gürler
Panel Duyurusu:
KEMAV çatısı altında, “Dut’un ekonomik bir deÄŸer olarak ortaya çıkması ve daha iyi deÄŸerlendirilmesi” konusunu iÅŸleyecek bir Panel düzenlenecektir.
Panel konusu: Dut’un ekonomik bir deÄŸer olarak geliÅŸtirilmesi
Tarih: 24 Åžubat 2007
Saat: 16:30 - 19:30
Yer: Üsküdar Blediyesine bağlı
Çamlıca Sabahattin Zaim Eğitim Merkezi
Bulgurlu Mahallesi, Alemdar Cad.,
Hanımseti Alt Sokak No. 2
Büyükçamlıca - İstanbul
Telefon: 0216-412 92 03 (Çamlıca Eğitim Merkezi Tel. No.)
Konu ile ilgilenen hemşehrilerimizi, Köy Dernek Başkan ve Temsilcilerinin katılması dileriz.
KEMAV
Popularity: 2% [?]
KEMAV çatısı altında, “Dut’un ekonomik bir deÄŸer olarak ortaya çıkması ve daha iyi deÄŸerlendirilmesi” konusunu iÅŸleyecek bir Panel düzenlenecektir.
Panel konusu:Â Â Â Â Â Dut’un ekonomik bir deÄŸer olarak geliÅŸtirilmesi
Tarih:Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â Â 24 Åžubat 2007
Yer:                       Üsküdar Blediyesine bağlı
                  Çamlıca Sabahattin Zaim Eğitim Merkezi
                    Bulgurlu Mahallesi, Alemdar Cad.,
                    Hanımseti Alt Sokak No. 2
                       Büyükçamlıca - İstanbul
Telefon:                0216-412 92 03 (Çamlıca Eğitim Merkezi Tel. No.)
Konu ile ilgilenen hemşehrilerimizi, Köy Dernek Başkan ve Temsilcilerinin katılması dileriz.
Popularity: 2% [?]
DeÄŸerli Dostlar,
Kemav çatısı altında, “Dut”‘un ekonomik bir deÄŸer olarak ortaya çıkması ve daha iyi deÄŸerlenebilmesi gayesiyle bugüne kadar çalışmalar yapmış Gülnur Gürler Hanımefendinin gerçekleÅŸtireceÄŸi ve konu ile ilgili akademisyenler ve konuÅŸmacıların katılacağı bir panel düzenleyeceÄŸiz.
Panel 24 Åžubat 2007
Cumartesi günü, saat 16:30 - 19:30 arasında, İstanbul-Çamlıca- Kısıklı’da ki Üsküdar Belediyesi Kültür Evi’nde, DeÄŸerli HemÅŸehrimiz Dr. Faruk Olgunöz’ün yardımlarıyla gerçekleÅŸtirilecektir.
Toplantıya, konu ile ilgilenen hemşehrilerimizi, yöremizin nadide basın kuruluşlarını, ve Köy Dernek Başkanları ve temsilcilerini bekliyoruz.
Saygılarımızla
Günhan Ünsal
Kemav Yönetim Kurulu Üyesi
Popularity: 2% [?]
|
||
AKSARAYLI YaÅŸar EÅŸmekaya, 1994’e kadar maden suyu bayiliÄŸi ve gazoz üretimi yaptı. OÄŸlu ÇaÄŸrı’nın da giriÅŸimci olmak istemesi üzerine yeni bir ürün projesi geliÅŸtirdi ve Elite Organik Meyve Suları’nı kurdu. EÅŸmekaya’nın, Ankara’daki 2 fabrikasında üretilen nar, armut, kavun, üzüm baÅŸta olmak üzere 12 farklı organik meyve suyu; Kanada, ABD, Japonya, Avustralya, İngiltere, Tayvan, Çin, İsveç, İsviçre ve Almanya’ya ihraç ediliyor. Elit Naturel’in cirosu iç pazardan 11, ihracattan 2.4 milyon dolar olmak üzere 13.4 milyon doları buluyor. Åžirket ihracatını üç yılda 5’e katlamayı hedefliyor. ANKARA GAZOZU ÜRETTİM: Elite Naturel İçecek San ve Ticaret Limited Åžirketi (Elite Naturel) Genel Müdürü YaÅŸar EÅŸmekaya şöyle baÅŸlıyor anlatmaya: “Aksaraylıyız. Orta ve liseyi NevÅŸehir’de okudum. Ankara’da İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdim. Askerlikten sonra 1975’te ticarete atıldım. Önce mali müşavirlik yaptım. Bir süre sonra meyve suyu ve maden suyu bayiliÄŸi aldım. EÅŸimin Ankara’ya tayin olması nedeniyle ticarete Ankara’da baÅŸlamış oldum. MeÅŸhur Ankara Gazozu’nun da bayisiydim ve bir süre sonra Deva Holding bu ÅŸirketi Coca-Cola’ya satınca patent ödeyerek Ankara Gazozu ürettim. 1994’e kadar böyle sürdü.” BIRAKIRKEN OÄžLUM DEVREYE GİRDİ: YaÅŸar EÅŸmekaya, uzun yıllar kendi çapında ticaret yapıp oÄŸlu ÇaÄŸrı’yı okuttuÄŸunu ve onun Bilkent’te öğretim üyesi olarak yoluna devam etmesini istediÄŸini söylüyor. EÅŸmekaya, “Ben artık iÅŸleri kapatıp emekli hayatı yaÅŸamaya karar vermiÅŸtim. ÇaÄŸrı, yüksek lisans yaptı, doktora sınavını kazandı ve biz onun bilim adamı olmasını beklerken o bize ’baba artık ben okumak istemiyorum, yeter’ dedi. Öğrencilikten bıkmıştı. Öyleyse, bir iÅŸ yapalım ama çok iyi bir iÅŸ olsun diye karar aldık” diyor. KALİFORNİYA’DA ARAÅžTIRMA: YaÅŸar EÅŸmekaya, oÄŸlu ÇaÄŸrı ile birlikte iÅŸ yapma kararı alınca oÄŸlunu bir gıda mühendisiyle birlikte yurt dışında 3.5 aylık bir araÅŸtırma yapması için önce Kaliforniya’ya gönderdiÄŸini söylüyor. EÅŸmekaya, şöyle devam ediyor: “ÇaÄŸrı 3.5 ay yurtdışında araÅŸtırma yaptı. Kafamızda organik üzüm suyu üretimi vardı. Kaliforniya’da uzun süre kaldı, oradan İtalya ve Fransa’ya geçti. Sonra 1998’de Ankara’da yer kiraladık ve makineleri aldık. Üzümü bir baÅŸkasının fabrikasında sıktırdık ve organik üzüm suyuyla baÅŸladık.” DÜNYADA NE VARSA BAKTIK: EÅŸmekaya Ailesi’nin ürün aratırması fabrika kurduktan sonra da devam eder. YaÅŸar EÅŸmekaya, şöyle konuÅŸuyor: “DoÄŸallığını koruyacak organik meyve suyu yapmak hiç kolay deÄŸildi. Nasıl yapılacağını öğrenmiÅŸtik ve üzüm ile baÅŸlamıştık ama yeni ürünler gerekiyordu. Bunun için de dünyadaki organik fuarlara kafaya taktık ve ürünleri araÅŸtırmaya, takip etmeye baÅŸladık. Dünyadaki genel eÄŸilimin de özellikle zengin pazarlarda organik saÄŸlıklı ürünlere döndüğünü görüyorduk. Bu alanda Türkiye’de üretici olarak ne yapabiliriz diye düşündük. 2000 yılından itibaren müracaatlarımızı yaptık ve 2002’de de organik ürün sertifikalarımızı almaya baÅŸladık.” Bebeklere organik meyve suyu yaptık Almanya’da eczanedeyiz ELİTE Naturel Genel Müdürü YaÅŸar EÅŸmekaya, konsantre olmayan direkt organik meyveden sıkma doÄŸal meyve suyu üretmenin büyük zorlukları olduÄŸunu söylüyor ve buna raÄŸmen ısrarla yeni ürünler denediklerini anlatıyor. EÅŸmekaya, “Armut, ayva, nar, kavun, elma suyu yaptık. AraÅŸtırmalar sürerken bebekler için doÄŸal meyve suları olmadığını da gördük ve üniversiteden destek alarak bu konuda üretim yaptık. Bebeklerdeki kabızlık, kansızlık gibi sorunlara yardımcı organik ürünler geliÅŸtirdik. Bu ürünümüz en çok Almanya’da tuttu ve ÅŸu anda eczanelerde satılıyor. Nar ve üzüm çekirdeÄŸi ekstratı da üretiyoruz. Ayrıca dünyaca ünlü bir bebek maması ÅŸirketine de fason üretime baÅŸlayacağız” diyor. |
Popularity: 2% [?]
DeÄŸerli dostlar..
Bir küçük ÅŸehir,doÄŸunun “uzaklarında”,yalnızlığa terkedilmiÅŸ bir küçük ÅŸehir,birkaç yıldır bir avuç yerleÅŸik insanıyla,birkaç gurbetçisiyle bu yalnızlığını kırmaya,ulusuyla,Dünya ile kaynaÅŸmaya çalışıyor.Vasıflı turizm ile,sahip olduÄŸu azsayıdaki dut gibi ürünleriyle ,mutlaka seyirlik kalması gereken yaban yaÅŸamı ile, insanını ata ocağını tüttürmeye ,memleketini mahzunluktan kurtarmaya çağırıyor.Belki farkında deÄŸilsiniz zaman zaman çevre illere,ilçelere örnek oluyor..
Ama gelin görün,gene bu memleketin baÄŸrından çıkan çok büyük bir yetiÅŸmiÅŸ kitle ise sadece bu durumu seyretmeyi tercih ediyor.Mühendisiyle,öğretim görevlisiyle,iÅŸadamıyla,yurt içinde ,dışında yetiÅŸmiÅŸ son derece vasıflı “insan gücüyle”,ÅŸu yazıları okuyan,okuyamayan,duyan” memleketin deÄŸerli evlatları,nerelerdesiniz?.. “Dut için,”EÄŸin dutu” için çabalayanlara bir anketi bile doldurmayı es geçiyorsunuz..
Daha vahim bir küçük kitle ise,millet Munzurun suyunu ÅŸiÅŸeleyip satarken,organik tarıma dayalı meyvecilik yaparken,her yeniliÄŸe muhalefet edip, pisliÄŸe boÄŸulan mesire yerlerini kurtaracak “rekreasyon projelerine”bile çelme takıp,”En hakiki EÄŸinli biziz”diye ÅŸiÅŸinmeyi tercih ediyor.Eskiden,haberleÅŸme imkanının bu kadar geliÅŸmediÄŸi dönemlerde bu türden hemÅŸolarımız, fısıltı ve dedikodu imkanından da yararlanarak bir sürü özverili insanımızın ,memleket yararına çabalarında heveslerini kırmayı baÅŸardılar.
Türkiye Kuzey Irak a müdahil olurmu?Yanıbaşımızda huzursuzluk vukubulurmu?Bunları bilmek,boyutlarını kestirmek çok mümkün gözükmüyor.Ama görünen bazı gerçekler varki,bunlardan mutlak Kemaliyemizin yararlanması lazım;Erzurumda olimpiyat yapılacak..Üniversiteler kış olimpiyadı..Bundan tam bir sene önce İstanbul Polat Renaissance deki Doğa Sporları ile ilgili bir toplantı vesilesi ile İstanbulda bulunan olimpiyat hazırlık komitesindeki bir kısım zevatı toplantımıza davet etmiştim.Kemaliye ,Erzuruma çok uzak değildir,sabah çıkan öğlene Kemaliye mize gelir.Kış ayları ilçemiz malumunuz iyiden iyiye mahzunlaşır..Erzurum ve yarın Erzincan ..Kış sporlarında merkez olacaklar.Erzincan Ergan dağı projesi mutlaka gerçekleşecek.Kemaliye 2,5 saatlik mesafedeki ilinden iyileşen yol imkanları ilede mutlaka daha çok misafir çekecek cazibeye ulaşmalıdır.
EÄŸinli zekidir ,çalışkandır ama” kollektif “çabalarda çok daha yol almamız gerekmektedir.Kollektif çabalar ve bencillik bir arada yürümez.
Memleketini seven herkesin herkesimin,hele hiç bir çaba göstermeden eleştirenlerin,mutlak somut çabalar içinde olmaları,ellerini taşın altına koymaları gerekmekte.
Tekrar hatırlatayım, 28 Ocakta Sepetçiler kasrında KEMAV mütevelli heyeti toplantısı var.KEFTUD ve köy dernek baÅŸkanları ilede buluÅŸulacak. Bu toplantılarda 4.Uluslararası Kemaliye DoÄŸa Sporları ÅženliÄŸi nin davetiye ve afiÅŸleri,4 dilde yeni kent rehberleri dağıtılacak.Özellikle afiÅŸ ve davetiyeleri üniversitelere ve tanıtımda yararlı olabilecek yerlere,kiÅŸilere ulaÅŸtırabilecek “yerdeÅŸlerimizi” bekliyoruz.National Geographic dergisinin Ocak sayısını ve yine ücetsiz Ulusoy Travel dergisinin Ocak sayısını mutlaka edinin.
Sevgi ve saygılarımla..
Mustafa Ferudun Çelikmen
Popularity: 2% [?]
Sevgili HemÅŸehrilerimiz ve Kemaliyeseverler,
Gelecekte bu tür “Çevre Sorunları” ile gerek DivriÄŸi gerekse Ilıç Çöpler Madeni nedeni ile karşı karşıya kalma olasılığımız yüksektir.
Bu nedenle bu sorunlara oluşmadan, öncesinden tepki verebilmemiz ve önlemleri aldırtabilmemiz için çok değerli bilim adamlarımızdan kurulu bir komisyonun sivil toplum örgütlerimiz arasında tek vakfımız olan KEMAV altında kurulmasını öneriyoruz.
Bu çevrede oluşabilecek riskleri gözönüne çıkartabilecek bilimsel bilgiye sahip bilim adamlarımızın vereceği raporlara göre bir önleme eylem planını uygulamaya sokmalıyız. Bu sayede proaktif yani olmadan önlemeye çalışabiliriz.
Bir olay olduktan, doÄŸa ve canlılar öldükten ve doÄŸa kirletildikten sonra bir tepki vermekte bir yoldur. Belki ÅŸu anda bu da doÄŸrudur. Ancak ileride bu tür olayların hele hele bir de demir cevheri yerine siyanürle tekrarı olursa. Biz Kemaliye’yi ve yukarı Fırat Havzasını artık eski resimlerinden çocuklarımıza anlatırız.
Olmuş olan bu çevre felaketi ile ilgili tepkimizi verirken, yukarıda açıkladığımız türde bir komisyonun da oluşumunu sağlamamız akılcı olacaktır. Ayrıca medya ve devlette ulaşılabilen ve sonuç alınabilen kişi ve mercilerinde bir envanterinin oluşturulması sağlanmalıdır. Şimdilik biz isim, email, telefon ve faksları, Kemaliye Haber Ajansında bir köşede tüm halkımıza açık olarak yazılı olarak biriktirmeye gayret edeceğiz.
İnşallah bu tür olayların tekrarının olmamasını temenni etmenin ötesinde, bu tür olayları önleyebilecek proaktif önlemleri alabilecek bir komisyon ve bu komisyonun alacağı eylem planları çerçevesinde doğasına sahip çıkacak bir sivil toplum örgütlenmesini oluşturabiliriz.
Kemaliye Haber Ajansı olarak 3285 adedi Kemaliye Hemşehrilerimiz olmak üzere 30 bini aşkın kişinin emailine Felaketle ilgili haberimiz gönderilmiştir. Sayfalarımız 2745 kişi tarafından okunmuştur.
Saygılarımızla
Kemaliye Haber Ajansı
“Gerçek Haberin Adresi”
Popularity: 71% [?]
(Resimlerin üzerine çift tıklandığında büyük haliyle resimleri görebilirsiniz.)
Zaten güzelliği dillere destan memleketimizi daha da görsel yönden zenginleştirmek,yaşayan insanımıza şevk ve gelir getirecek bir kent görünümü kazandırmak için gerçekleştirilebilir bazı öneriler. Elbetteki bu düşünceler de değerli hemşehrilerimizin ve Kemaliye yi sevenlerin görüş ve önerilerine açıktır.
Özellikle yazın ortalarında gerçekleştirilen geleneksel Panayır başta olmak üzere artık ilçe ve çevre köylerden gelen ahalinin sığmadığı aşikar olan mevcut konser alanı na alternatif, gayet basit bir harfiyat ve çevre düzenlemesi ile, hastane üstünd
eki alan “çok amaçlı anfi tiyatro “olarak hizmete sunulmalıdır. Mevcut helikopter pisti, sahne önü görevini üstlenip,basit bir platform yanına birkaç göz (soyunma odaları ve wc, enerji, su müştemilat) prefabrik oda düzenlenebilir. Burada su ve elektrik halen mevcut olup,yalnızca kepçe ile Kemaliye ye bakan yamaçta herkesin minderini kapıp oturabileceÄŸi,belki ilerde hazır (DoÄŸsan üretiyor) oturma gruplar ile donatılacak taraçalandırma yapılmalıdır.Bu alan hastaneyede çıkacak raylı teleferiÄŸin son istasyonu olacak ve hertürlü koÅŸulda yaÅŸlı,hasta insanımızın hizmetinde olacaktır.
Çevre ilçe ve köylerden ilçemize alışveriş, gezme ve eğlenme amaçlı insan çekmek için, komşu yerleşimlerin başta mülki amirlik ve yerel yönetimler ile işbirliği içinde tanıtım çalışmalarına başladık. Tanıtım ve turizm amaçlı bu çabaların meyvalarını geçen sezonun ikinci yarısında almaya başladık. Hafta sonlar başta olmak üzere hatırı sayılır bir ziyaretçi ilçemize geldi. Bu sene bu sayının çok daha artmasını ve ilçenin değişik ürünler sunumuyla bu hareketlilikten daha fazla getiri edinmesini hedefliyoruz.
Karanlık kanyonun doğ
al yapısını bozmadan, kanyonun başlangıcına yakın bir kulvarda Türkiyenin ilk ve tek, maksimum güvenli tırmanma parkurunu oluşturacağız. Alplerde oldukça yaygın olan bu sistemde heryaşta doğa sever çelik halat ve merdivenlerle donanmış rotalardan kayalara tırmanmakta, her türlü açıdan ve yükseklikten başta yaban hayatı olmak üzere doğanın tüm güzelliklerini izleme şansına sahip olmaktadır. Özellikle büyük illerden ve yurt dışından misafirler için cazibe oluşturacağını düşündüğümüz bu projeye bu yıl başlamayı düşünüyoruz.
Dilli deresi kanyonu ve yukarı vadisinin dünya çapında bir doğal yaşam alanı olduğu aşikardır.Bu sene Sayın KEMAV başkanımız ve değerli ağabeyimiz, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan ın girişimleri ile, Kemaliye köylerinin altyapı sorunlarının tümden çözümü kapsamında, yukarı köylerimizden, Ağıllar, Dilli ve Gözaydın başta olmak üzere kanalizasyon probleminin mutlaka çayı kirletmeyecek şekilde çözüme kavuşturulmasına çalışılacaktır. Eğer 1-2 sene bu doğa harikası çayı insan ve hayvan
atıklarından koruyabilirsek zaten kendiliğinden temizlenmeye başlar ve Fırat a döküldüğü ağızdaki menfez yerine altından insan ve kayıkla geçilebilecek bir de köprü yapabilirsek şahane bir gezi parkuru daha kazanmış oluruz.
Bu sene 4. sünü inşallah gerçekleştireceğimiz Doğa Sporları Şenliğinin Uluslararası olması, gereksede içerik ve katılımının yüksek seviyede tutulması için tüm Kemaliye severlerin katkısına ihtiyacımız vardır. Gelebilecek tüm hemşehrilerimizi 18-24 Mayıs tarihleri arasında i
lçemize bekliyoruz. Bu sene açılışı gece yapacağız. Konserler,gösteriler ve güzel sürprizler sizleri bekliyor. Daha çok köy gezileri ile çevre yerleşimlerimizle ilçe merkezinin kaynaşıp bütünleşmesi çabasını bu senede sürdüreceğiz. Uzak köylerimizde açılış ve davet yemekleri özellikle Kemaliyelinin sıcak ve iyilik dolu karakterini konuklarla paylaşma imkanı verecek. Arazili araçlarla off-road parkurlarında en uzak yerleşimlerimize kadar gidip,oralarıda şenlendireceğiz. Artık gelenekselleşen cirit, dağ bisikleti yarışmaları ve Dağcılık f
aaliyetlerine ilaveten uluslarası kapsamda bu sene Kemaliye triatlonuna yabancı konuklarıda davet ettik. Fırat ın yüzü gene rengarenek, dağlar ve kabanlarımız, patikalarımız cıvıl cıvıl olacak. İlk kez Kemaliyeliler uzun yıllar sonra ecdadımız gibi, dağlarda yürüyüşün ardından ateş başı sohbetinden sonra çadırlarımızda kamp yapacak ve sıcacık uyku tulumlarında uyuyup sabahın seherini binbir çeşit kır çiçeklerinin kokusunda karşılayacaklar. Bol bol yürüyüp şehrin zehirlerini atacağız. Daha nice farklı etkinlik ve doğanın bu en cömert günlerinde düzünelerce yenilik sizleri bekliyor..
Kemaralarınızı, fotoğraf makinalarınızı ve bol bol filmle, yürüyüş ayakkabılarınızı yanınıza alamayı sakın unutmayın..
Sevgi ve selamlarımla..
Mustafa Ferudun Çelikmen
Popularity: 23% [?]
DeÄŸerli dostlar,
4. Kemaliye Doğa Sporları Şenliği Hazırlık toplantısını bugün (4 Ekim 2006,çarşamba)saat 20 de C katı Adana salonu,Yeşilyurt Polat Renaissanca Hotelde gerçekleştiriyoruz.Bu sene inşallah uluslararası gerçekleştireceğimiz Şenliğimizin hazırlık çalışmalarında bizlere destek vermek isteyen,Kemaliyemizin güzel geleceğine inanan hemşehrilerimizi ve Kemaliye sevenlerini toplantımıza bekliyoruz.
Mustafa Ferudun Çelikmen
(İftara katılmak isteyenler saat 18 de aynı otel lobisinde buluşacağız)
Popularity: 1% [?]
KEMALİYE KÜLTÜR VE KALKINMA VAKFI
KEMALİYE’Lİ ÖĞRENCİLERE BURS VERECEKTİR
KEMAV Vakfımız, önceliÄŸi ailesi Kemaliye’de ikamet edenler olmak üzere Kemaliye nüfusuna kayıtlı, Fen ve Anadolu Lisesinde, Meslek Yüksek okulunda ve üniversite de okuyan ihtiyaç sahibi öğrencilere 2006-2007 EÄŸitim ve Öğretim döneminde baÅŸlamak üzere burs verme kararı almıştır. Burs yılın 9 ayında düzenli olarak öğrencilere verilecektir. Burs miktarı bu dönem için aylık Fen ve Anadolu Lisesi öğrencilerine 100 YTL, Meslek Yüksek Okulu öğrencilerine 125 YTL, Üniversite öğrencilerine 150 YTL olarak Yönetim Kurulumuzca belirlenmiÅŸtir.
KEMAV belli sayıda öğrenciye burs vermekle beraber, burs vermek isteyen değerli hayırsever hemşerilerimize de aracılık yapacaktır. Bu konuda gerek burs almak isteyenler ve gerekse burs vermek isteyen hemşerilerimiz, KEMAV ile irtibata geçebilir veya www.kemav.org.tr adresinden bilgi alabilirler.Burs Başvuru Formları KEMAV İstanbul Merkezimizden veya Kemaliye ofisimizden temin edilebilinir.
Duyurulur.
Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı
Tel:0212 2439050
Fax:0212 2439051
Popularity: 1% [?]
KEMAV Vakfımız, önceliÄŸi ailesi Kemaliye’de ikamet edenler olmak üzere Kemaliye nüfusuna kayıtlı, Fen ve Anadolu Lisesinde, Meslek Yüksek okulunda veya Üniversite de okuyan ihtiyaç sahibi öğrencilere 2006-2007 EÄŸitim ve Öğretim döneminde baÅŸlamak üzere burs verme kararı almıştır. Burs yılın 9 ayında düzenli olarak öğrencilere verilecektir. Burs miktarı 2006-2007 dönemi için aylık Fen ve Anadolu Lisesi öğrencilerine 100 YTL, Meslek Yüksek Okulu öğrencilerine 125 YTL, Üniversite öğrencilerine 150 YTL olarak Yönetim Kurulumuzca belirlenmiÅŸtir.
KEMAV belli sayıda öğrenciye burs vermekle beraber, burs vermek isteyen değerli hayırsever hemşerilerimize de aracılık yapacaktır. Bu konuda gerek burs almak isteyenler ve gerekse burs vermek isteyen hemşerilerimiz, KEMAV ile irtibata geçebilir veya www.kemav.org.tr adresinden bilgi alabilirler. Burs Yönetmeliği ve Burs Başvuru Formları KEMAV İstanbul Merkezimizden veya Kemaliye ofisimizden temin edilebilinir.
Duyurulur.
Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı
Tel:0212 2439050
Fax:0212 2439051
www.kemav.org.tr
Popularity: 1% [?]
Değerli hemşehrilerim, Sevgili Kemaliyeliler..Kemaliye sevdalıları..
KEMAV vakfımız bünyesinde ,son yaptığımız yönetim kurulu toplantısında öncelikle ilçemiz kökenli ve Kemaliyede ikamet edenler öncelikli ,eğitim yılı boyunca ve tüm eğitim süresince,yüksek öğrenim ve paralı orta öğrenim görenler ağırlıklı olmak üzere, karşılıksız burslar düzenlemeyi kararlaştırmış bulunmaktayız.Aylık 50-100 YTL(yıllık 9 ay için) civarında düşünülen bu burslarla ilgili genç kardeşlerine katkıda bulunmak isteyen ağabeylerimizi,ablalarımızı,hayrsever hemşehrilerimizi bu kampanya ya katılmaya davet ediyoruz.Aşağıda okuyacağınız yazı gerçek bir öyküdür.Kemaliyenin yırtık pırtık giysilerle ,ödünç kitaplarla büyük kentlerde yaşamı zorlayan ve bugünün başarılı işadamları,mühendisleri ,doktorları olan evlatlarının geçmişlerindeki acılarını anımsatan bu öykünün
kahramanlarından biride siz olabilirsiniz.Konu ile ilgili Vakfımızın numaraları 0212 243 90 50-51(FAX)
Mustafa Ferudun Çelikmen
KEMAV Yönetim Kurulu Üyesi
———Gerçek Bir Hikaye——–
Kendisini karşılayan sekretere; Nazif Beyle görüşmek istediÄŸini söyledi. Bunun üzerine sekreter birden ciddileÅŸti: “Nazif Bey mi?” dedi.
“Evet, Nazif Bey!” diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla, “Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.” dedi.
Hiç beklemediÄŸi bu haberle bir acı saplandı yüreÄŸine. “Ya, öyle mi…?” diyebildi sadece. Hicranlı bir suskunlukla bir müddet öylece
kalakaldı. Gözlerine hücum eden yaÅŸlar yanaklarından süzülüp göğsüne damladı. Kendisini toparlayıp, “Onun adına görüşebileceÄŸim
bir yakını var mı acaba?”diye sordu.
“Evet var, oÄŸlu Selim Bey….” Titrek bir sesle, “Öyleyse Selim Beyle görüşebilir miyim?” dedi.
Görevli hanım, insanda saygı uyandıran bu kibar beyefendiye, “Selim Bey oldukça meÅŸgul bir insan, randevusuz görüşmek pek mümkün olmuyor, ama ben yine de kendisine bir haber vereyim.” dedi ve telefona yöneldi..
Sonra, “Kim diyelim efendim?” diye sordu. “Kendimi ona ben tanıtmak istiyorum kızım.” cevabı üzerine sekreter dahili telefonu çevirdi. Daha sonra mütebbessim bir çehreyle, “Selim Bey sizinle görüşmeyi kabul etti, lütfen beni takip edin.” dedi.
Beraber merdivenden çıktılar. İnce bir zevkle döşenmiÅŸ geniÅŸ bir salondan geçip büyük bir kapının önünde durdular, sekreter kapıyı açarak, “Buyurun!” dedi.
O da içeri girdi. Kendisini ayakta bekleyen vakur ve mütebbessim gence doğru hızlı adımlarla yürüdü, elini uzatarak,
“Merhaba, ben Prof. Dr. Mehmet Baydemir.” dedi.
“Bendeniz de Selim Cebeci… Lütfen buyurun, oturun.” dedi, genç iÅŸ adamı. Mehmet Bey, kendisine gösterilen yere oturur
oturmaz; “Yirmi üç yıl, tam yirmi üç yıl… Vaktiyle bana burs verip okumama vesile olan insanın elini öpmek için bu ânı bekledim.” dedi ve dudakları titredi, gözleri doldu. “Ama o büyük insanın elini öpmek nasip deÄŸilmiÅŸ, bunun için ne kadar üzgünüm
anlatamam.”
YaÅŸarmış gözlerini kuruladıktan sonra Selim Beye döndü: “Fakat en azından o büyük insanın mahdumunun elini sıkmaktan da bahtiyarım.” Misafirin bu sözleri üzerine Selim Bey yerinden fırladı, kulaklarına inanamıyordu. Kelimelerinin her biri birer hayret nidâsı gibi dizildi cümlelerine; “Mehmet Baydemir demiÅŸtiniz deÄŸil mi, Tosyalı Mehmet Baydemir mi?”
Profesör, delikanlının bu heyecanlı haline bir anlam veremeyerek başıyla “Evet” dedi. Bunun üzerine Selim Beyin gözleri sevinçle
parladı. “Babamla sizi uzun yıllar aradık; ama bulamadık.” dedi.
Profesörün yanına gelerek iki eliyle elini tuttu, candan bir dost gibi sıktı ve “Sizi karşıma Allah çıkardı.” dedi.
Bu sözler profesörü çok ÅŸaşırtmıştı “Uzun yıllar beni mi aradınız? Peki ama neden?” dedi.
Selim Bey gülen gözlerle profesöre bakarak, “Bizdeki emanetinizi vermek için…” deyince, profesörün ÅŸaÅŸkınlığı iyiden iyiye arttı.
“Emanet mi?” dedi.
Selim Bey cevap vermeden yerine geçip telefonu çevirdi. Karşısındakine “Gelebilir misiniz?” deyip telefonu kapattı.
Mehmet Bey, şaşkın gözlerle Selim Beye bakarken kapı çalındı, odaya iyi giyimli bir bey girdi. Selim Bey ona yanına gelmesini işaret etti, sonra kulağına bir şeyler fısıldadı. Gelen kişi bir şey söylemeden geldiği kapıya yöneldi. O çıkarken Selim Bey, misafiriyle tatlı bir sohbete başladı. Sohbetleri koyulaştıkça, çehrelerindeki şaşkınlık, yerini birbirlerine hasret kırk yıllık ahbapların yeniden
buluşmalarındaki sevinç, samimiyet ve güvene bırakmıştı.
Mehmet Bey yurt dışındaki tahsilinden, araÅŸtırmalarından ve yirmi üç yıl boyunca her yıl büyüyen memleket hasretinden bahsetti. Sonra Nazif Beyin duvardaki portresini göstererek; “Bu günlerimi ÅŸu büyük insana borçluyum.” dedi.
“Bana yalnızca maddî destek vermedi, mânen de beni hiç yalnız bırakmadı. Yurt dışında tahsil görürken yanlışa her yeltendiÄŸimde hayalen yanımda hazır oldu. “Sana bunun için burs vermedim.” diyerek bana istikamet verdi. Ona her namazımda dua ediyorum.” dedi ve gözlerini Nazif Beyin duvardaki fotografına mıhladı.
Sonra gözleri portrenin altındaki ilk anda mânâ veremediği diğer tabloya kaydı. Son derece şık bir çerçevenin içinde, bazı yerleri yamalı ve tamir görmüş oldukça eski bir çift çorap duruyordu. Biraz daha dikkatli baktığında çerçevede bazı cümlelerin de sıralandığını fark etti.
“Bir müddet zeytin yiyeceÄŸiz, sonra…” Selim Bey, kendisine bir soru sorduÄŸu için başını ona çevirdi, fakat aklı tabloda kalmıştı.
Selim Beye cevap verirken tabloya bir daha baktı.
İkinci cümle de birinci cümle gibi üç nokta ile bitiyordu: “Bir müddet sabredeceÄŸiz, sonra…” İyice meraklanmıştı. Bu ilk görüşmeleri olmasaydı, yanına gidip tabloyu iyice inceleyecekti, fakat bu uygun düşmez, düşüncesiyle yalnızca sohbet arasında göz ucuyla merakını gidermeye çalışıyordu.
Ancak her seferinde biraz daha artan bir merakın içinde kalıyordu. Üçüncü cümlede; “Bir müddet yürüyeceÄŸiz, sonra…” diye yazıyor ve altta böyle birkaç cümle daha sıralanıyordu. Artık aklı hep tablodaydı. Sonunda dayanamayıp, “Selim Bey merakımı mazur görün. Åžu tabloya bir mânâ veremedim.” dedi. Selim Bey kendisine has bir gülüş ile misafirine baktı, derin bir nefes alarak “Malumunuz, babam varlıklı bir insandı. Oldukça iyi bir hayatımız vardı. Sonra ne olduysa her ÅŸeyimizi kaybettik. O zenginlikten geriye hiçbir ÅŸey
kalmadı. Köşkümüzdeki hizmetçiler de gitti. Yemekleri artık annem yapıyordu. Hatırlıyorum da bir sabah, kahvaltıya sadece zeytin koyabilmişti.
O zengin kahvaltılarımıza bedel, yalnızca zeytin… ÅžaÅŸkınlık içinde, “BaÅŸka bir ÅŸey yok mu?” diye sormuÅŸtum. Bu soru karşısında annemin hüngür hüngür aÄŸlayışı gözümün önünden hiç gitmiyor. Annemin aÄŸlayışına mukabil babam, “Bir müddet zeytin
yiyeceÄŸiz, sonra…” dedi ve durdu, güçlü bakışlarını üzerimizde gezdirdi, “Alışacağız.” dedi.
Ve iÅŸtahla bir zeytin alıp aÄŸzına attı. Birkaç gün sonra haciz memurları gelip köşkümüzü de elimizden aldılar. Kenar bir mahallede küçük, eski bir eve taşındık. DoÄŸru dürüst bir eÅŸyamız da kalmamıştı. Annem bezgin bir sesle, “Bu evde hiçbir ÅŸey yok!
Burada nasıl yaÅŸayacağız.” diye haykırdı. Bunun üzerine babam: “Bir müddet sabredeceÄŸiz, sonra alışacağız.” dedi.
GittiÄŸim özel okuldan ayrılmış, bir devlet okuluna yazılmıştım. Sabahleyin okula servisle gitmeyi umarken, babam elimden tuttu, “Bu ilk günün, okula beraber gideceÄŸiz.” dedi. Yürümeye baÅŸladık. Okul oldukça uzak gelmiÅŸti bana, yorulup geride kaldığımı hatırlıyorum. Babam kim bilir hangi düşüncelere dalmıştı. Geride kaldığımı fark etmemiÅŸti. Biraz sonra fark edince bana döndü.
İsyan dolu bakışlarımı yüzünde gezdirdim. Bir an bana ızdırapla baktıktan sonra, yanıma geldi. Bir ÅŸey söylemesine fırsat vermeden, kızgın aynı zamanda nazlı bir tavırla, “Yoruldum.” dedim. Babam oldukça sakin bir ÅŸekilde: “Bir müddet yürüyeceÄŸiz, sonra alışacağız.” dedi.
Babam her sabah erkenden çıkıyor, geç saatlerde ancak dönüyordu. Döndüğünde ise küçük odaya çekiliyor, bazen saatlerce orada kalıyordu. ÇoÄŸu zaman buradan gözyaÅŸları içerisinde çıktığını görüyordum. Bir gün, merakıma yenilip babamın küçük odasına girdim. Yerde bir seccade, seccadenin üzerinde de bir tespih vardı. Duvarda ise Arapça bir ibarenin altında ÅŸu yazı vardı: “Allah borcunu ödeme niyetinde olanın kefilidir.”
Babamın dediği gibi oldu, zor da olsa zamanla alıştık. Bu hal birkaç yıl sürdü. Bir gün babam eve çok farklı bir yüz ifadesiyle
geldi. AÄŸlamaklı bir yüz ifadesi vardı. Her birimize bir paket getirmiÅŸti. Köşkten ayrıldığımız günden beri ilk defa paketlerle eve geliyordu. Bizi bir araya topladı. “Bugün, benim için ne mânâya geliyor biliyormusunuz?” dedi, kelimeleri boÄŸazına düğümlendi, gözlerine yaÅŸlar hücum etti. Sözlerini kesmek zorunda kaldı. Her birimize hediyelerimizi teker teker verdi ve bizi ayrı ayrı kucaklayıp yanaklarımızdan öptü, kendisi de bir koltuÄŸa oturdu.
Cebinden gazeteye sarılı bir şey çıkardı. O sırada da ağlıyordu. Hepimiz şaşkınlık içinde babama bakıyorduk. Gazeteyi açtı, içinden bir çift yeni çorap çıkardı. Bu gözyaşlarıyla, bir çift çorabın alâkasını kurmaya çalışırken babam, beklemediğimiz bir şey yaptı.
Çorabı burnuna götürdü, kokladı, kokladı. Arkasından hıçkırarak aÄŸlamaya baÅŸladı. Hepimiz ÅŸok olmuÅŸtuk, tek kelime bile söylemeden bekledik. Babam nihayet kendisini topladı ve “Bir zaman önce, büyük bir borcun altına girmiÅŸtim. Borcumu ödeme niyetiyle yeniden çalışmaya baÅŸladığım zaman kendi kendime, “Bütün kazancım, borçlarımı ödeyinceye kadar alacaklılarımın hakkıdır. Onların hakkını vermeden ayağıma bir çorap almak bile bana haram olsun.” demiÅŸtim. Bugün ise, Allah’ın yardımıyla, borcumu bitirdim. Artık kimseye tek kuruÅŸ borcum kalmadı.” dedi.
Sonra gözyaşları içinde ayağındaki çorapları çıkarıp yeni çoraplarını giydi. Ben de o eski çorapları hem aziz bir baba yadigârı, hem de bir ibret nişanesi olarak sakladım.
Bu çoraplar her gün bana, “Paralarını ödeyinceye kadar bütün kazancım alacaklılarının hakkıdır.” diyor. Selim Beyin bakışları bilinmez âlemlere dalarken o,nemlenen gözlerini kuruladı, sonra dönüp duvardaki siyah-beyaz fotografa hayran hayran baktı.
“Babanız sandığımdan da büyükmüş Selim Bey. Ben olsaydım öyle müreffeh bir hayattan sonra anlattığınız gibi bir darlıkta, herhalde çıldırırdım.” Selim Beye döndü ve “Siz ne yapardınız?” diye sordu. Selim Bey kendisine has tebessümü ile; “Bir müddet
zeytin yerdim, sonra…” dedi ve gülümsedi. O sırada kapı çalındı, biraz önceki beyefendi elinde bir kutuyla içeriye girdi.
Kutuyu Selim Beyin masasına bırakıp çıktı. Selim Bey yerinden kalkıp kutuyu alarak Mehmet Beye uzattı.
“Buyurun, yıllarca size vermek istediÄŸimiz emanetiniz.” dedi. Mehmet Bey bilinmez duygular içerisinde kutuyu açtı. İçinden kadife bir kese çıktı. Keseyi açıp içini kutuya boÅŸalttığında merakı iyiden iyiye arttı. Keseden birkaç tane cumhuriyet altını ile bir not çıkmıştı. Mehmet Bey hassasiyetle katlanmış kâğıdı açıp okumaya baÅŸladı. “Sevgili Mehmet Bey oÄŸlum, Bazen istediÄŸimizi yaparız, çoÄŸu zaman da mecbur olduÄŸumuzu…
Tahsil hayatınız boyunca size burs vermeyi taahhüt etmiştim. Ancak eğitiminizin son altı ayında size burs verme imkânını bulamadım.
Bir müddet sonra imkânlarıma yeniden kavuştum; lâkin bu sefer de size ulaşamadım. Dolayısıyla size borçlandım ve borçlu kaldım.
Eğer böyle bir borcu gözyaşı ve ızdırapla ödemek mümkün olsaydı, ben bu borcu fazlasıyla ödemiş olurdum. Zira sevgili oğlum, bu altı aylık zaman diliminde bursunu verememenin ızdırabıyla kaç gece ağladım. Her neyse, bursunuzu tarihlerindeki değeriyle altına çevirdim. Bu altınlar sizindir. Bunlar elinize ulaştığında, borçlarımın tamamını ödemiş olacağım.
Sevgilerimle, Nazif Cebeci.” Mehmet Bey neye uÄŸradığını ÅŸaşırmıştı. Bu büyük insanın yüceliÄŸi karşısında bir çocuk gibi yalnızca aÄŸlıyor, aÄŸlıyordu. Selim Bey de bir hayli duygulanmıştı. Onun da yanaklarından yaÅŸlar süzülüyordu. Bir ara yaÅŸlı gözlerle babasının siyah-beyaz portresine baktı. Kendisine yıllarca hüzünle bakan gözleri, bu sefer sevinçle bakıyor gibiydi.
Yarının Büyük adamları,Bilimadamları bazen yanıbaşınızda mahsun mahsun bakan çocuklardır.Onlara mutlak bir şans vermemiz lazım.Kemaliye bağrından çok büyük insanlar çıkarmıştır.Ve Dünya çapında daha çok değerli isanlar çıkaracaktır.Saygı ve sevgilerimle.
Mustafa Ferudun Çelikmen
Popularity: 1% [?]
DeÄŸerli dostlar..
Geleneksel Kültür ve Turizm Åženlikleri,Milli Piyango çekiliÅŸi ve deÄŸerli hemÅŸehrimiz,meslekdaşımız sn Gülnur Gürler’in büyük çabalarıyla gerçekleÅŸtirdiÄŸi “Dut Sempozyumu” ile son derece baÅŸarılı ve keyifli geçti.Emek verenleri,gerek ÅŸenlikte gerek sempozyumda özveri ile çalışanları tebrik ediyor ve giderek daha geliÅŸkin yönde çabalarının devamını diliyorum.Åžimdi baÅŸta bu sempozyum olmak üzere tüm deÄŸerli bilimsel katkıları yazılı dökümante etme zamanı.Kalıcı kültürü ancak böyle oluÅŸturabiliriz.Yoksa kulaktan kulaÄŸa aktarımla bilimsellik ve kalıcı katkılar saÄŸlayamayız,onca emek zamanla dezenforme hale gelir.Dezenformasyon yani bir baÅŸka deyimle yanlış bilgilendirme ve bilgilenme yoÄŸun tanıtım çabaları içinde olduÄŸumuz ilçemizin en çok dikkat etmemiz gereken sorunlarından biri haline gelmektedir.
Atlas dergisinden Tijen ve Erdem arkadaÅŸlarımız geçen sene KEMAV vakfımızın davetlisi olarak, düzenlediÄŸimiz 2. DoÄŸa Sporları Åženliklerine geldiler,bazen bağımsız ve bazende gezilerimize de katılarak,bizden lojistik destek alarak ilçemizi görüntülediler ve yazdılar .Yazı ve fotoÄŸraflar İbrahim KöroÄŸlu nun da dediÄŸi gibi ancak bu sayıya (AÄŸustos 2006)girebildi.Ama 16 sayfalık uzunca bir yer verilmiÅŸ olması ve oldukça detaylı ele alınmış olması genel hatlarıyla ilçemiz açısından tanıtım yönüyle olumlu.Benim kiÅŸisel olarak katılmadığım,muhtemelen görüştükleri hemÅŸehrilerimizden edindikleri birtakım bilgilere istinaden yazdıkları bazı bölümler ise yukarıda bahsettiÄŸim “Dezenformasyon”sorunu açısından kaygı verici.Kemaliye nin geçmiÅŸini ve gününü bilen büyüklerimiz baÅŸta olmak üzere tüm bilinçli kesimin özellikle baÅŸta basın mensupları olmak üzere gelen misafirlere “objektif ” ve gereksiz abartılardan,mesnetsiz iddialardan arınmış tarihi,bilimsel gerçeklere dayalı bir ortak argüman üzerinden bilgi vermesi yararlı olacaktır sanırım.Aksi takdirde geçenlerde bir gazetenin ekinde de yer aldığı gibi,Kemaliye nin ülke genelinde bir çok yerleÅŸime örnek olacak farklı mezhep ve düşünceleri kucaklayan,hoÅŸgörü ve insani deÄŸerleri yücelten yapısını görmezden gelen yaklaşımlar,özellikle uÄŸraÅŸ verdiÄŸimiz tanıtım çabalarımıza zarar verecektir.
BardaÄŸa dolu yönüyle baktığım bu bölümün ardından sizlere hersene yepyeni atılımlarla büyüyen ,Türkiyemizin en büyük “DoÄŸa Sporlar ÅženliÄŸini” 2007 den itibaren inÅŸallah “Uluslararası” yapacağımızın müjdesini vermek istiyorum.3.Åženliklerin haber ve görüntülerini de önümüzdeki günlerde “National Geographic” dergisinin Türkiye baskısında ve ayda 2 Milyon tiraja ulaÅŸan ,uluslararası havaalanlarımızda ücretsiz dağıtılan ve Türkçe -İngilizce çıkan “Gate” dergisinde görebileceksiniz.Gene Almanların dünya çapındaki “Geo “dergisinin Türkçe basımıda önümüzdeki ÅŸenliklere büyük yer verecek.Dünyanın sayılı akarsu parkurları arasında gösterilerek “Canu” dergisine giren “Kemaliye”,bu kezde Amerikalıların “Canoe&kayak” dergisinde yeralacak.
Önümüzdeki DoÄŸa Sporları ÅženliÄŸinde,bugüne kadar gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz ilklere bir yenisini daha ekleyecek ve ilk kez Allah bir mani vermezse,Kemaliye nin karşısına 15 kiÅŸilik deniz uçağı indireceÄŸiz.İlkini bu sene gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz Triatlona bu sana yurt dışından takım katılımları olacak.Bisiklet ve DaÄŸcılık sporlarında da yabancı misafirleri ağırlayacağız.Yabancı folklor ve halk oyunları ekiplerini davet etmek ve dah bir çok sürpriz gene “Kemaliye
Sevdalılarını ” bekliyor.
Kemaliyemizin de,Doğa Sporları ve Doğa nın önemini anlayan diğer uygar ülkelerde olduğu gibi,modern ve çağdaş gerekleri yerine getiren ,ilçenin turizm altyapısına katkı sağlayacak,kooperatif anlayışında hizmet verecek bir şirketi merkezi var artık..KEDOST,Sanayi BakanımızAli Coşkun ağabeyimizin ,KEMAV başkanımız ve Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan ağabeyimizin de şereflendirdiği bir açılışla ,profesyonel bir hizmet anlayışıyla düzenlenmiş bürosunda hizmet vermeye başladı.
Yepyeni bir sürü projeye ve ilçemizi gönençli günler taşıyacak atılımlara destek verecek “gerçek” Kemaliye sevdalılarını KEMAV çatısı altındaki çalışmalarımıza bekliyoruz.
Sağlıcakla kalın
Mustafa Ferudun Çelikmen
Popularity: 2% [?]
Muhlis ağabey, Dutağacı gazetesindeki yazısında Kedost ve Kemavı eline
almış, banada; oldukça belden
aşağı(yalan, takkiye, samiyetsizlik, vefasızlık, güvensizlik vs içeren
ifadelerle)saldırılarda bulunmuştur.KEMAV genel kurulunda ki benzer sözlü
saldırıları, provakatif çıkışları, suçlama ve ithamlarına cevap verirken dahi
dinlememesi artık onun iyiniyetli, yapıcı eleştiri yaklaşımında olmadığını
düşündürmektedir.Hiç olmazsa bu kez ve cımbızlama (Metnin içinden belli
bölümleri anlam bütünlüğünü yitirecek şekilde çekip kullanma)yapmadan, yazılanı
tam anlayarak ve başkalarınında, çarpıtmasına meydan veremeden okuyup
anlayacağını bilerek, karmançorman ifadelere kaçmadan, varsa bir cevabı vermesini
diliyorum.
Görüldüğü ve yazılanlardan anlaşıldığı üzere bir kaç hemşehrimiz Vakfı yıkmak ve
daha emekle dönemine dahi girmeyen KEDOST u yok etmek için ellerinden geleni
yapmaya çalışacaklar izlenimi vermekteler.Öncelikle kendilerine yakışanı
yapabileceklerini, ama yaşlı başlı bir üyemiz gibi tüm Kemaliyelileri
kandıramayacaklarını bilmelerini isterim.Hele hele daha öncede birkaç kişinin
denediÄŸi bizans oyunları ile beni, Günhan’ı ve Ömer’i diÄŸer kardeÅŸlerimizden
ayırabileceklerini hiç zannetmesinler.Kemaliye belki küçük bir şehirdir ama
insanlarının büyük bölümü gurbette olsun isterse yerleşik, iyi niyetle -kötü
niyeti ayırdedebilme yeteneğine sahiptirler.Yıpratmaya çalışan yıpranır, yıkmaya
çalışan da Allahından bulur..
1.Muhlis Cuher ağabeyimiz ve varsa diğer yönetim heveslileri neden bir liste
yapıp Genel Kurulun karşısına mertçe çıkmamışlardır? Bazıları bunun yerine
patenti ve menÅŸei belli ifadeler yazdırtıp “antidemokratik seçim” suçlamasında
ve daha başka çirkin ithamlarla tüm mütevelli heyetine hakaret etmekte ve zan
altında bırakmaktadırlar.”Gerekirse bu vakfı yıkarım yerine yeni Vakıf kurarım”
bende sana bir kınacı yollarım..Birileri kendini Eğinin ağası zannetmekte
belliki..Bu ilçe yıllarını ve insanlarını böyle egoist ve ufuksuz düşünceler
yüzünden yitirdi..
2.KEMAV bünyesinde düzenlenen 1.Doğa Sporları Şenliği, birçok altyapı, kamp yeri
, havuz başı harcamalarını da üstlenerek, 30 Milyar civarında artı bütçe ile ilk
şenliği kapatmış, bunun lafı bile edilmezken, 2. Şenlikde başlangıçta, finans
kaynaklarını başkanımızın çizdiği yoldan tamamen proje grubunun bulduğu
gelirlerin, KEMAV Kemaliye bürosunun inşaası, değirmenin eksiklerine yönelik
harcamaların tamamı, Su sporları malzemeleri, 2.Şenlik bütçesinin harcama
kalemine dahil edilmiş ve 17 milyar zarardan sözedilmiştir.Yani sözü geçen
bölümde harcamalar özellikle abartılabildiği kadar abartılmaya çalışılmıştır.
3.Sponsor size para verirken öncelikle ona ne gibi”reklam, basın yayında yer
alma” imkanları sunduÄŸunuza bakar.Al parayı kasana tık diye destek olmaz.Bu
nedenle basının uçakla getirilip ağırlanması, özellikle basına yönelik geziler
yaptırılması ve tüm bunlardan ücret alınmaması “Sponsorluk gereÄŸidir”.Burada
Muhlis ağabeyin haklı olduğu husus ilçe ile köylerini bütünleştireceğini
düşündüğümüz gezilerde basın için ayrılan araçlara gelip binen
hemşehrilerimizden ücret talep edememek hüsnüniyetimiz olmuştur.
4, Araştırmasından(2ay)yurtdışı pazarlığına(2ay), getirilip, omuzlarımızda
gümrükten çekilmesine, kamyona aktarılmasına, ilçemize ulaştırılmasına büyük
özveri ile çalıştığımız, Kemav ın şenlik grubunun çabaları ile ilçeye
kazandırdığımız”Kanolar”, ÅŸenliÄŸin ardından geçen sürede, tüm yaz, bazen bedava
, bazende KEMAV Kemaliye ofisinin kontrolünde ücretlendirilerek
kullanılmıştır.Ortalama 500 milyon gibi Vakfa kira geliri getirmiştir.Ama bu
arada kanoların malzeme ve kullanımında bir takım aksaklıklar, arızalar oluşmaya
başladığı gözlemlenmiştir.KEDOST un öncelikleri arasında, ilçeye gelen misafir
ve basın mensuplarını Karanlık Kanyona ve baraj gölüne götürüp getirecek, karşı
yaka köylerden kestirme hasta naklinde kullanılabilecek çevrede ses ve atık
kirliliği yaratmayan bir gezinti teknesi almak vardı.Ama kanoların
kullanımındaki profesyönel altyapı eksikliğine binaen eski yönetim kurulunun
gene bizim gibi en çok çaba sarfeden üyelerinden bir ağabeyimiz, kanoları vakfın
menfaatlerini de gözeterek Kedost un işletmesini önerdi.Eski yönetim kurulunda,
önce kano kira bedeli üzerinden(örn.günlük 5mlyn) bu işte çalışacak ilçe
gençlerine pay verilmesi, bunun denetim ve kontrolunun zor olacağı düşünülüncede
bir kira sözleşmesi önerildi.Max 4ay civarında olacağı düşünülen Kano
yapılabilirlik sezonunun hafta sonu ve tatil günleri de hesaplanarak, 13 kanonun
sezonluk getirisinin hemen tamamına yakınının, ilgelenecek gençlerimizin cep
harçlığı, iaşe giderleri düştükten sonra, yıllar içinde artacak potansiyele
istinaden artan miktarlarda Vakfa ödenmesi şeklinde uzun süreli kiralama
sözleşmesi düşünüldü.Bu tür malzemelerin ortalama doğa ortamındaki kullanım
ömrünün 10 yıl olarak belirtilmesine istinadende, özenli bakım, yenileme ve
işletme becerisi teşviki olsun diye süre bitiminde devir önerildi.O toplantıda
bu aşamaya kadar olan önerilerin hiç birini ben yapmasamda, şu anki İlçeye gelen
misafir yada Kano kullanıcısı olabilecek hemşehrilerimizden gelecek kira
bedelinde KEDOST un özellikle ilk dönem gelir gider dengesinde zarar
edileceğinide bilsem, onca emekle getirdiğimiz malzemenin heder olmaması için
, kendi adıma bu işe olumlu baktım.
5.Değerli Muhlis Ağabey, haklısın sende dahil, bizimle aynı cefayı çekecek her
hemşehrimize KEDOST kapıları açıktır.Hatta bana sorarsan sen özellikle bu
şirkete katılmalısın.Aramıza katılıp bize ne denli haksızlık yaptığını, bizleri
olmasada memleket için birşeyler yapan, yapmak isteyen diğer gençleri ne kadar
ürküttüğünü, şevklerini kırdığını anlamalısın.
6.Başkanımız Hasan Basri Aktan beyin, özellikle KEMAV la geçen şu süreçte,
İlçeye yaptığı hizmetleri, kazandırdığı eserleri takdir etmemek için ise ya kör
olmak lazım yada nankör.
7.Sevgili Muhlis ağabey, ben AKUT un ismini veren, logosunu çizen, misyon, vizyon
ve değerlerini belirliyen ilk kurucu başkanıyım.3 yılı resmen ve öncesinde de 2
yıl olmak üzere bu gruba liderlik yaptım.Yurt içi ve dışı onlarca felakette
yüzlerce insanı “yalnızca Allah rızası” için yaÅŸama kazandırdık.Ekmek paramı
kazandığım hekimlik mesleğim 2. plana düşmeye başladığında hastanemin isteği ile
görevi devrettim.Ben başkanlığı bıraktığım dönem AKUT Türkiyenin en güvenilen
kurumu idi.Nobel Barış ödülüne adaydık.O yüzden” AKUT macerası” deyimin bana
göre çok yanlış bir ifadedir.Akut la koştururken tanıştığım basın mensubu
arkadaşlarım bir telefonumda Kemaliye ye koşup gelmekteler.Para ile
yaptıramayacağımız haber sonrası saatlerde, prime time da onlarca tekrarlı
Kemaliye tanıtımı yapmaktalar.Kedost la ilgili Akut bağlamın ise tamamen
yanlıştır.Gurbet okuyanlar yada biriktirenler hatırlarlar, KEMAV dan daha önce
Doğa sporları ile ilgili bu isimde bir sivil oluşum arayışlarımız vardı ve
Değerli ağabeyim Ümit Yeğengil ile tüzüğünü bile hazırlamıştık.Muhlis ağabey
..Yani pes..senin Tursab daki toplantılar katılıpda, oradaki şirket
temsilcilerinin, Turistleri havaalanından havaalanına “kim
götürüp, gezdirip, yedirip getirecek”taleplerine cevap verecek KEDOST veya benzeri
profesyonel bir yapıdan başka bir düşüncen varmı?
8.Ben KEDOST -YİMPAŞ benzetmesini yaparken, Yozgatı köy olmaktan çıkaran, iş ve aş
imkanı yaratan yönünü vurgulamıştım.Senin “yeÅŸil sermaye” istismarı
yapabileceğini düşünemedim..Bizim ne yeşil ne kara parayla ilgimiz olmaz..
9 KEDOST un uğraş alanlarını ise formal bir yapı gereği, birdaha tüzük
değişikliği olmasın diye baraj inşaatı, salça fabrikası, yatlimanı, demiryolu
inşaatı vs yazdırmış ilgili arkadaşlar., düşüncesi bile güzel..Neden
korkuyorsunuz anlamıyorum, sizin uğraş alanlarınızla bizim hayatta işimiz
olmaz..Ayrıca birçok deÄŸerli büyüğümüz “Ya çocuklar ne iyi yapmışsınız aman ilçe
civarındaki tüm ihalelere katılın, millet ta Diyarbakırdan, Adanadan, Trabzondan
, Rizeden gelip işi kapıyor, ilçe kökenli bir şirket alsa daha iyi olur
“dediler..Herhalde senin böyle bir ÅŸey pek hoÅŸuna gitmiyor?
10.Sana bir kez daha teşekkür ederiz, kötümü oldu, ödüllendirdiğimiz gençlerin bir
bölümü, Erzincanda bölge yarışmalarında iyi dereceler aldılar.Sporcuyu teşvik
konusundaki çabalarının devamını dileriz.
11, Sürekli Fabrikanın çalıştırılmamasından sende şikayetçisin, çok
şükür, imkanların var gözüküyor, yanına birilerinide bulacağına şüphemiz
yok.Birşeyleri(örneğin KEDOST u) tahrip etmek yerine Fabikaya bi el atsan ya be
aÄŸabeyim..Vakfa kuruluÅŸundan itibaren nakit para verilmesi
konusundaki”bazılarının cabinde eÄŸribocik var” deyiÅŸinde de haklısın, peki 2
senedir böyle bir çabaya niye öncülük etmedin?
Sevgili Muhlis ağabey, bu ölümlü Dünyada beni ençok mutlu eden nedir
bilirmisin?Her yılbaşı ta Tayvandan, Yunanistan, bayramlarda
Adapazarından, Gölcükten gelen tebrik kartları, telefonlardır..
Hastalarımın hayır dualarıdır..Ben iki dedesi de(Eğinin en eski ailelerinden)
zamanının hem insanlarına hem hayvanlarına şifa dağıtan bir aileden
geliyorum..Yaşam çizgimde, hayat felsefemde belirgindirdir..Bugüne kadar çook
iftira atmak isteyende, bizans oyunu çevirmek isteyen de oldu..Seni bizi
anlayan, çabalarımızı anlayan, canı gönülden destekleyen bir ağabeyimiz olarak
görüyorduk..Ama şu son tavırların, ihtiras ve haset dolu düşünce sahipleriyle
elele, yapmaktan çok yıkmaya yöneldiğin gibi bir izlenim uyandırmıştır..
Memleketin hayrına ne ise o olsun..Umarım seni hakkımızdaki yanlış
düşüncelerinden ötürü mahçup ederiz..
Mustafa Feridun Çelikmen
Popularity: 4% [?]
KEMAV, KEMALİYE İÇİN DAHA ÇOK ÇABA DÖNEMİNE BAŞLIYOR.
Bu satırları yazdığım, tatil dönüşü, daha seçimlere neredeyse bir hafta olmasına raÄŸmen güzel memleketimizin geleceÄŸi ile ilgili çok ümit ler taşıdığımız Vakfımızın bünyesindeki çalışmalarımızın, geceli gündüzlü, yurtiçi, yurt dışı koÅŸuÅŸturmalarımızın, memlekete gidiÅŸlerimizde rekor kırdığımız günlerin muhasebesini yapıyorum..Televizyonda görüntülere, fotoÄŸraflara dalıyorum..Ethem Kılıç ın ve daha birçok hemÅŸehrimizin vakfın kuruluÅŸ toplantısında dile getirdikleri “KEMAV Kemaliye için son bir umutdur, ÅŸansdır “sözlerini hatırlıyorum..Ve çok şükür, Sırrı Özerdal ın yalnızca 2005 bilançosunda dahi deÄŸerlendirdiÄŸi çabaların bir çoÄŸunda Vakıf üyelerinin, baÅŸta baÅŸkanımız Sn.Hasan Basri Aktan beyin, deÄŸerli aÄŸabeyimiz, reisimiz Mustafa Haznedar ın ve tüm dinamik çalışkan hemÅŸehrilerimizin gayretlerini saptıyorum.KEMAV en önemli misyonunu, “UmutsuzluÄŸu” kırmak görevini baÅŸarmıştır.Yalnızca kuruluÅŸ çabaları döneminde dahi bunu baÅŸarması bence takdire ÅŸayandır.Åžimdi zaman bayrağı daha ileriye taşıma dönemidir.DeÄŸiÅŸen kent çehresi, çaÄŸdaÅŸ yaÅŸamı, insanca ve uygarca yaÅŸama hakkı tüm yerleÅŸik hemÅŸehrilerimizin de hakkıdır.İlçemizi bulunduÄŸu bölgede bir “inci”, hatta her saygın konuda “birinci” yapma dönemidir.Kemaliye ve Kemaliyeli tüm iyi ve güzel sıfatları haketmektedir çünki.
Bilgi, görgü, deneyim paylaşıldıkça anlam kazanır, amacına ulaşır.Dibini dahi aydınlatmayan bazı mumlar ise erir kaybolurlar.Kemaliye baÄŸrından çok deÄŸerli, eÄŸitimli, kültürlü, bilgili insanlar çıkarmıştır.Ama gelin görünki bunların bir kısmı memleketlerine birkez gitmek biryana, maddi manevi birikimlerinde, kırıntıları bile ecdad diyarına aktarmakta hasis davranırlar.Oysa ki ÅŸu geçtiÄŸimiz dönemde Vakıf bünyesinde gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz DoÄŸa Sporları ÅženliÄŸinde, daha önce adını bile bilmediÄŸimiz ne can dostlarla tanıştık.Bazen tek ortak paydamız “Kemaliyelilik” olan bu hemÅŸehrilerimizle uzun yıllara taşıyacağımızı düşündüğüm, inandığım dostluklar kurduk.Bir kısmı Vakfın kuruluÅŸunda dahi yer alamayan bu arkadaÅŸlarımız, çabalarımızda var güçleriyle destek oldular.Vakıf böylelikle “Çatı” vizyonu nu da yüzünün akıyla gerçekleÅŸtirmiÅŸ oldu.Kemaliyelilerin ve Kemaliye sevdalılarının üye olduÄŸu bu gruba da son derecede aydınlatıcı, ufuk açıcı mailler gönderen dostların bazıları bu çatının altında olmasalar dahi, Kemaliyenin yepyeni ve ışıldayan yüzününün yeni deÄŸerleri oldular
2006 Kemaliye için, DoÄŸunun uzak bir köşesinde mahsunluÄŸuna terkedilmiÅŸliÄŸin sona erdiÄŸi, çevre il ve ilçelerin gıpta ile baktığı bir kent olma yolunda çok önemli adımların atıldığı bir dönemeç olacaktır.Hayırlısı ile DoÄŸa Sporları ÅženliÄŸinin 3. sünü, yepyeni sürprizlerle, ilçenin turizm alt yapısına kazandırılacak yeni eserlerle süsleyeceÄŸiz.Åžimdiden 2.ÅŸenliÄŸin DVD si uluslararası kalitede sevgili Hikmet YaÅŸar Yenigün aÄŸabeyimizin özverili çabaları ile ilçemiz envanterine kazandırıldı.Kent rehberi 40 sayfaya çıkarıldı ve ingilizce ilavelerle 50 sayfa olarak yeniden basımına hazırlanıyor.Tüm bu eserlerde o kadar özveriyle çalışan sevgili dostların emekleri varki, bazılarının isimlerini zikretmeden geçemeyeceÄŸim.Onca yoÄŸu iÅŸinin arasında tüm eserlerin grafik tasarımlarını hazırlayan, birlikte sabahladığımız Åžinasi (Halmügeli)Ersoy, yepyeni bir web sayfası hazırlayan aynı zamanda da bu grubun moderatörü Mustafa Kellekçi kardeÅŸim ve takımımızın deÄŸiÅŸmez üyeleri Günhan Ünsal, Ömer Keskinkılıç, Mustafa Köse, Aytül ErdaloÄŸlu, Serdal-Kadriye Ünal, Mehmet-Nurtül Mısırdalı, Canan Çimen, Mustafa AÄŸrikli ve zaman zaman da olsa aramıza katılıp destek veren tüm dostlar….Onlar Vakfımızın kuruluÅŸunda, Kurucular kurulunun belirlediÄŸi Vakfın “Misyon, Vizyon ve DeÄŸerlerinin”yaÅŸaması için çok gayret sarfettiler.Hepsine ne kadar teÅŸekkür etsek azdır.Ve vakfımızın yönetim kurulunda yer alıp, bize güç veren, sırtımızı sıvazlayan, çalışmalarımız da moral ve motivasyon saÄŸlayan baÅŸta baÅŸkanımız olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerine de teÅŸekkür ederiz.
KEMAV yeni yönetimi, şirin ilçemize, memleketimize ve ulusumuza hayırlı olsun.
Mustafa Feridun Çelikmen
Önemli not: Lütfi Özgünaydın ağabeyin İstanbul AKM deki Mardin konulu sergisine tüm hemşehrilerimiz davetlidir.17 ocaktan-;(Salı saat 18 de açılış ve kokteyl)sonra gezilebilecek sergide ayrıca Mardin konulu kitabında tanıtım ve imza sı var.
Popularity: 1% [?]
Farkındamısınız dostlar, dörtbir yanda bir grup hemşehrimiz habire durup
dinlenmeden, yepyeni projeler üreterek, uygulayarak memleket için didinip
duruyor.Geçen hafta sonu KEMAV ın desteğiyle, aynı zamanda KEDOST üyeside olan
bir minübüs dolusu genç, enerjik Eğinli İzmir de idiler.Büyük bir Turizm fuarında
Kemaliye yi tanıttılar.Egelileri memleketimize davet ettiler.Önümüzdeki günlerde
İzmir anılarını dostlardan dinleyeceğiz.
Önümüzdeki bayram gene Doğa Sporları grubundan bir kaç arkadaşın
önderliğinde, yerel gazetelerimizinde organizasyonel desteğiyle Kemaliye ye
gidilecek.İlçede herkesim üzerine düşen yükümlülük
çerçevesinde, indirimlerle, çeşitli kolaylıklarla Gurbetçi hemşehrilerimizi
bağırlarına basacaklar.Sizlere birkaç hafta önce sevgili Eğinimizin Hazan
güzeliklerinden derlediğim görüntüleri yolluyorum ki sevda ateşiniz biraz
alevlene…Alevleneki koÅŸa koÅŸa gidesiniz yarenin kollarına..Oyunlar
oynayasanız, tandırlara gömülüp öyküler anlatasınız, “AkbaÅŸ” fırınlı soba
“boburdanırken”, bulgur bulgur patatesler yiyesiniz..Klarnetin yanık fon
müziğinde Enver Gökçeden, Ahmet Kutsi Tecerden şiirler okuyasınız..Mustafa
Özgül ün ve daha nice lerinin türküleri ile geçmişi, güzel günleri
yadedesiniz..Yusuf Ziya Ademhan ın izinden dağlarda, Fırat kıyılarında
ciğerlerinize bayram ettirip, kameralarınızla dağ keçilerini, keklikleri
ölümsüzleştiresiniz..
Yoksa gitmeyip de, gri ÅŸehirlerin köhne semtlerinde “aptal kutusunun”
karşısındamı pinekleyesiniz, yada bir yere gittiğinizi zannederken, canavar
şehirlerin boğucu kalabalığında, trafiğe tutsak olup yollarda
bekleyesiniz?Otobüs bile yarı fiyatına!Uçak, tren neredeyse bedava!
Hele birde kar yağarsa ..Uza başından öteye telli duvaklı gelin
misali”EÄŸin”..Kimseyi de tutsak etmez merak etmeyin..Zamanı geldiÄŸinde tadı
damağınızda dönersiniz gene ömür törpüsü, zorunlu ekmek
teknelerinize, sağlıksız kentlere..
Şimdi vefa zamanı..Fotoğraf makineleriyle, video kameralarla koşup, Eğinimizin
sadık muhafızları ile kucaklaşma zamanı..
Bakın kitaplara..Eğini anlatan eserlere..O yalçın kayaların arasına sıkışıp
kalmış yemyeÅŸil vadiler manzumesi güzeller güzeli sevgili “EÄŸin”, baÄŸrından
kimleri çıkarmış..Akıp giden ne zamana kayıtsız, ne yaşadığı
ülkeye, sıkışmışlığın, yalnızlığın çaresizliğine küs!.Hüzünlüde olsa serzenişler
herbiri yaşama bağlı, sımsıkı, umut dolu, sevgi dolu ve çoğu kez de
hasret…Türkülerde ÅŸiirlerde..
İster bakan ol ister yalnızca şair..İllada Eğin sevdası her dizede..Artık yaz
kış koşup gelen bilim adamları, kimileride unuttuğu baba memleketini, kendi
benliğindeki kütüğüne kazıyanlar, gördükçe duyduklarından daha güzel olan Eğini
oracıkta “bende”EÄŸin”liyim diye yazılanlar..Yeni trend bu dostlar..Yani
yeni”moda” canı gönülden “EÄŸinliyim” Kemaliyeliyim”demek, diyebilmek..En radikali
bile yeri geldiğinde bu ülkeye, bu topraklara yürekten sadık..Kopup
gidenler, ülke dışında olanlar dahi havasını soluduÄŸu, suyunu içtiÄŸi, “uzun”
ekmeklerini yediği bu memlekete sonsuza dek özlemle, tutkuyla aşık.
Amma velakin”sevmek vermektir”.Seviyorsanız EÄŸin i, siz de yalnız yaz aşığı
değil, dört mevsim aşığı olmalısınız Eğin in. Ve koşup gitmelisiniz, tatlı
, tertemiz serinliğine sakin huzurlu günlerin, güzden kışa dönerken benzersiz
doğasına Eğinimizin.
İnanın dini vecibeleri yerine getirmek bile büyük kentlerde bir
ızdırap..İtiş kakış arasında mezbahaya dönen yollarda kaçan zavallı
hayvanların ızdırabı, Avrupa kapısındaki bir ülkeye yakışmayan
görüntüler..Kemaliye de bayram namazı, kurban kesimi.. Düşünebiliyormusunuz ne
kadar huzurlu, sakin, amacına uygun..Komşularla bayramlaşma, paylaşma, saygı
, sevgi..Ve daha nice artık büyük kentlerde raslayamayacağınız geçmişin bayramı,
“bayram” yapan kutsiyetleri..
En keyif aldığım yolculuklar hangileridir bilirmisiniz?Termosumda sıcacık
çayımla şehirden kaçıp yollarına düştüğümde Eğin in, kilometreler erir gider,
güzel bir müziğin ritminde ve derken bir bakarımki Dut belini inmekteyim..
Birde can, sohbeti koyu dostlar varsa yoldaş yanımda..Deymeyin
keyfimize..Otobüs yolculuğu, hele tren yolculuğu kafa dengi bir grupla ölene
kadar unutulmaz Eğin yolunda..Evelki sene yaptığımız özel otobüsle
“Kemaliye, DivriÄŸi, Harput, Nemrut”turunun ünü ta Kanada lara, Japonyalara
yayıldı..(Abartmıyorum, Mike ve Sonny biriKanadalı diğeriJapon iki misafirimiz
hala gönderdikleri maillerde gezinin anılarını anlatıyorlar)..
Evet dostlar ÅŸimdi EÄŸin e vefa zamanı..Yanızca “dut, meyve yemek, peynir
basmak, pekmez piÅŸirmek”, bir ÅŸeyler dermek için gitmeyelim
memleketimize..Saygıyı, sevgiyi ve huzuru da arayıp bulmaya, herşeyimizi
borçlu olduğumuz, ana kucağımıza, baba ocağımıza, atalarımızın yurduna gidelim bu
bayram..HerÅŸey daha kolayken, bahaneler daha az iken..
Sevgiyle kalın
Mustafa Feridun Çelikmen
celikmen@bistek.net.tr
Popularity: 4% [?]
KEMALİYE İÇİN DAHA ÇOK ÇABA..
Gurbet gazetesi, Lütfü ağabeyin çıkardığı dönem, Kemaliyeliler arasında, Özden
le birlikte haberleşmenin, tanışmanın, iyi ve kötü günde dayanışmanın
araçlarıydı.Çok severek yazılar yazdık.Sonra Lütfü ağabey gazete çıkarmanın
zorluklarını tek başına daha fazla göğüsleyemeyince yayın hayatına son verdi.Dut
ağacı, Özden e kardeş geldiğinde Kemaliyede çok yönlü umut vaad eden bir dönem
de ilerlemekte idik artık.
Anadoluda pek az ilçeye nasip olur 3 gazeteye birden sahip olmak.Bu sayede fikir
zenginliğinin, ilçe yararına girişimlerin artacağını, dedikodu yerine özgürce
tartışmanın yaygınlaşacağını, hainlik ve hasetin yok edilemese bile azalacağını
ümit etmekteyiz.Anadolu basını, yerel basın öyle büyükkentlerde, gömüldükleri
koltuktan dolarlar avro lar içinde yüzüp, memleket gündemini belirleyen, bir
dakikada iktidarlarla, şirketlerle oynayan gazete ağalarının yaptığı türden bir
gazetecilik değildir elbet.Çok büyük özveri, gönüllülük ve sevgi
gerektirir.Karşılığında ise tek bir yarenin, memleketin menfaatleri, yaşayan bir
canlının her soluyuşta mutlu gülümsemesi ödül dür.Doğru işlerin
desteklenmesi, ufuk açıcı fikirlerin beyan edilmesi ne kadar doğruysa, bu
uğurda, yapısında yer aldığımız KEMAV, KEDOST gibi STK lara (sivil toplum kuruluşları
) ve sivil girişimlere olan desteğimizin, tüm yerel basınada; tanınan fırsatlar ölçüsünde
sürdürülmesi şartdır.Yerel basının en büyük misyonu ise ilçe ile büyük
kentlerdeki Kemaliyeliyim diyen insanımız arasındaki haberleşmeyi
saÄŸlamaktır.Her “EÄŸinliyim” diyen, basınımıza destek olmalıdır.İmkanı ölçüsünde
her üçünüde okumalıdır.Ticarethanesi olanlar reklam ve ilan la destek
vermelidir.
Kemaliye de bir pastane açıldığında, özellikle Doğa Sporları Şenliği esnasında
ilçeye gelen dağcı, bisikletçi ve diğer sporculara hizmet verdiğinde, ilçe bir
tezgah daha kazandı diye sevinmiştik.Sonra artan yüksek okul
öğrencileri, misafirlerle bu ilgi sağlıklı bir arz talep dengesi doğurur da bu
fırın tütmeye devam eder diye umudumuzu sürdürdük.Dağcılık federasyonu
başkanı, yılların dostu Alaattin ağabey(Karaca), yıllık 40 ı aşkın etkinliklerinin
hiç birinde sabah çadırdan çıkar çıkmaz taptazecik çöreklerle
karşılaşmadıklarını, Kemaliyenin bu sıcak konukseverliğini Temel eğitim kampına
katılan hiç bir dağcının unutamayacağını ifade etmişti.Sonra bir duydumki Erdem
pastanesi ilgisizlikten, sahip çıkılmadığından kapanmış, sahibi de hastalanmış.
Değerli dostlar dayanışma;yalnızca kuru laflarla, ikramlarda halay
çekmekle, eşrafın yanında arzı endam eyleyip, yağcılık yapmakla
olmaz..Bedenen, madden, var gücünle sahip çıkacaksın memeleketin yararına olan
herşeye.Bir mum da sen yakacaksın bazen bir çörek alırken..
Eğinin eti budu belli..Ekonomik olarak bir deri kemik kalmış desek
yeri..Ammavelakin ısrarla Eğini ve Eğinliyi sömürmek isteyen harici ve dahili
bedbah larda mevcut maalesef.Bu noktada Kemaliyelinin uyanık olması tek
güvencemiz.Dostla düşmanı ayırtedip memleket için didinenlere omuz vermesi
lazım.Yoksa son umutlarda tükendiğinde çevremizdeki fukara yerleşimlerden pek
farkımız kalmaz.Korku dağları beklerken ve yanıbaşımızda terör pusudayken belki
10 belki 100 kat tetik olmak lazım, dirlik ve birlik içinde.Aş, iş, yatırım hepsi
huzurun olduğu yere gelir.Bu huzuru bozmamak, bozdurmamak lazım.Bu
topraklarda, kardeşliğin, dostluğun örneğini oluşturup, gelişmişlik ve huzurla
perçinlersek etrafdaki yerleşimlere de örnek oluruz.Doğa Sporları özündeki
“spor”la kardeÅŸliÄŸin mayasıdır.Bu meyanda çabalar devam etmelidir.KEMAV yeni
yönetimi ilçeye ve yöreye yadsınmaz katkılarıyla “Kültür Åženlikleri”ile “DoÄŸa
Sporları”nı ayrı ayrı ama birarada destekleyerek yaÅŸatmalı ve
sürdürmelidir.Kemaliyenin daha çok hareketliliğe ihtiyacı vardı.Alışkın
olmayanlar da bir müddet sonra uyum sağlıyacaklardır.Ankara da memleketini çok
seven ağabeylerimiz vardır, ilçede de çalışkan mülki amairler ve yerel
yöneticiler.Özellikle yakın dönemdeki hayırsever bir hemşehrimizin miras
bıraktığı ekonomik imkan akılcı değerlendirildiğinde çok güzel kalıcı işler
yapılabilir.Ama “Kalitede”den, “Yakışandan “ödün vermemek kaydıyla.Yapılan her
iÅŸde, her yapıda “Eser”ölçüsü aranmalıdır.Sıradanlık, uydurukçuluk, baÅŸtan
savmalık artık geride kalmalıdır.Özen ve denetim, parasal imkanlarımızında
iyileştiği bu dönemde gereğinden fazla gösterilmelidir.Sit alanı ilan edilen
yerler dışında da “şıklık”, “tarihsel ve kültürel”dokuya uygunluk dan ödün
verilmemelidir.
Şimdilik sağlıcakla kalın, yeni Gurbet memleketimize hayırlı olsun.
Mustafa Feridun Çelikmen
celikmen@bistek.net.tr
Popularity: 4% [?]
Tüm Kemaliye sevdalılarına merhaba..
Epey zamandır kimsenin pek sesi soluğu çıkmıyordu, sevgili moderatörümüz Mustafa nın askerliği de birkaç güne kadar bitiyor, daha çok yeni üye ile memleket için üretmeye devam..
DeÄŸerli dostlar, 2.DoÄŸa sporları ÅŸenliÄŸinden sonra, geçen seneki gibi kapanış konuÅŸmamıza, en sevindirici olayın bu seneki ÅŸenliklerin de kazasız, belasız tamamlanması olduÄŸunu belirterek son vermiÅŸtim.Åženliklerin 2 yıldır, gerek katılım gereksede içerik olarak “Türkiye nin en büyük doÄŸa sporları ÅŸenliÄŸi “olduÄŸunu, bu nedenle de her türlü kaza vs ye karşı maksimum özenle hareket etmek gerektiÄŸini, organizasyona aylarca çok büyük emek veren, Kemaliye, Ankara, İstanbul arasında mekik dokuyan, koÅŸuÅŸturan tüm can dostlarım gayet iyi bilirler.İller nezdinde yapılan, koskaca bir bölgenin adını alan Gap ÅŸenliÄŸinde maalesef 2 sporcu gözgöre göre boÄŸularak yaÅŸamlarını yitirdiler.Bundan sonra da, daha önce olduÄŸu gibi bu acı olayı da göz önünde bulundurarak doÄŸa sporlarının özünde yer alan bir dizi yaÅŸamsal tedbirlerden asla ödün vermememiz lazım. 2 senedir yaptığımız ÅŸenlikte, uçurumların yanında uçarcasına giden bisikletliler hep yanıbaÅŸlarında bir ambulansın, kayalarda tırmanan daÄŸcılar çok ivedi durumlarda hazırda bekleyen bir helikopterin güvencesindeydiler.Su sporlarında hiç kimseyi can yeleksiz botlara bindirmedik, takipte botlarla, gereÄŸinde yıldırım gibi yetiÅŸebilecek sürat teknesinin varlığıyla yüzlerce insanı istenmeyen aksiliklere karşı kolladık.Ötesi zaten yüce yaradana emanet .Yaptığımız iÅŸin, doÄŸaya, çevreye, masum insan dışı canlıları da koruma ya , mahzun memleketimizi ÅŸenlendirip, ekonomisine katkıda bulunmaya da dönük olması, Rabbimizin de yanımızda olacağı na inancımızı güçlendirdi.
DeÄŸerli arkadaÅŸlar, Åženlikler ve diÄŸer projelerimiz öyle ya da böyle devam etmelidir.Genel olarak bazı hemÅŸehrilerimiz yapılmakta olan iÅŸin ulusal ölçekteki büyüklüğünü, memlekete direk ve dolaylı katma deÄŸerini tam olarak anlamamış da olabilirler.Bu konuda olabildiÄŸince çok insanımızı kucaklamak ve inandırmak zorunda olduÄŸumuzdan, hepimize görev düşmektedir.Åženlikler esnasında çekilen belgesel ve haber programlar (Yalnızca CNNTürk de, hemde haber sonrası saatlerde tam 23 kez !), hemen tüm ulusal kanallarda defalarca yayınlandı.Anlayanlar, böylesi tanıtımın büyük illere bile nasip olmadığını belirttiler, defalarca, yurdun çok uzak yerlerinden dahi aradılar, Kemaliyeli olsun olmasın bir sürü ilgili, benden ve arkadaÅŸlarımdan bilgi aldılar.KEMAV vakfı, tüzüğünde yer alan “Tanıtım ve Turizm”iÅŸlevini de bu saye de büyük ölçüde gerçekleÅŸtirdi.Bu çabalarımızda bizi baÅŸtan beri yüreklendiren ve destekleyen herkesi, en baÅŸta da saygıdeÄŸer baÅŸkanımız, Kemaliye için gerçekten çok büyük ÅŸans olan Hasan Basri Aktan beye, bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Doğa Sporları Şenliği İle Festivalin birleştirilemeyeceği, birleştirilmemesi konusundaki, nedenleri içeren görüşlerimi Dut ağacı gazetesinde ve mailin ekinde bulabilirsiniz.
Dut ağacı gazetesi de memleketimiz e hayırlı olur umarım, iyiniyetle elimizden gelen desteği vereceğiz.
YeÅŸilyurt spor kulübünde ki” ApçaÄŸa “konulu fotoÄŸraf sergisine tüm hemÅŸehrilerimizi bekliyoruz .Gün, dayanışma, memleketimize ve tüm deÄŸerlerine sahip çıkma günüdür.17 Eylül cumartesi akÅŸamı (hemde tatil günü, hiç bir bahaneniz olmamalı!), saat 18 de açılış kokteyli var…
Popularity: 1% [?]