Ariv: 'Erzincan Haberleri' Kategorisi

Orda Bir Köy Var Uzakta, O Köy Apçağa Köyü

Pazartesi, Aralık 10th, 2007

Henüz 2000 yılında ÇEKÜL Vakfı, “7 Bölge 7 Kent” projesi kapsamında Kemaliye’de çalışmalara başlarken, ilçeye bağlı Apçağa köyünü de ayağa kaldırmayı hedef almıştı. Anadolu topraklarının bu özgün ve kimlikli köyünün yüce gönüllü sakinleri ve vefakar hemşerilerinin elele vererek gerçekleştirdikleri gurur verici sonuçları, Apçağa Köyü Dernek Başkanı Sn. Hadi Yurdakul’un kaleminden paylaşıyor, çabalarının tüm benzer yerleşimlere örnek olmasını diliyoruz. (more…)

Popularity: 6% [?]

Erzincan’da dağcılar nefes kesti!

arşamba, Haziran 20th, 2007

Dağcı kız

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde düzenlenen 4. Uluslar arası Doğa Sporları Festivali’nde dağcıların sportif kaya tırmanma yarışı, izleyenlerin nefeslerini kesti.Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından Horozgözü mevkiindeki kayalık bölgede gerçekleştirilen yarışa Türkiye, Bulgaristan, Rusya ve İran’dan toplam 15 dağcı katıldı. Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca’nın da izlediği yarışmada, dağcılar daha önce belirlenen hatlardan 18 metre yüksekliğindeki sarp kayalığa çıkmaya çalıştı. (more…)

Popularity: 3% [?]

Erzincan’ın yeniden yükselişi

Perşembe, Mayıs 10th, 2007

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
skucuksahin@hurriyet.com.tr

Erzincan’ın yeniden yükselişi

DOĞAN Yayın Holding (DYH) tarafından düzenlenen Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın 20’ncisi doğum yerim, baba memleketim Erzincan’da yapıldı.

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan da lise eğitimini aldığı Erzincan’daki bu toplantıya başından sonuna kadar katıldı.

Kendi adı verilen bir kız öğrenci yurdunun açılışını yaparak Erzincan’a desteğini sürdüren Doğan, toplantıda, “Gençliğimin Erzincan’ı, birkaç lisenin bulunduğu, caddelerinde birkaç aileye ait otomobilin görüldüğü bir kentti” dedi.

Erzincanlı olan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün verdiği şu çok çarpıcı bilgi ise Aydın Bey’in anlattığı yoksulluğun açıklaması gibiydi:

“1939 depreminde Erzincan, o günün Konya nüfusunun iki katı kayıp verdi.”

Anlayacağınız, aradan geçen sürede Erzincan’ın yaraları sarılmamıştı.

KADER YİNE DEPREMLE DEĞİŞTİ

İlkokul yıllarımın tatillerinde hayvan otlatmak üzere gittiğim Erzincan, otlayan koyunların dağlardan aşağı yuvarlanışı, bu yuvarlanıştan yükselen toz bulutuyla hafızama kazınan birini yaşadığım birçok depremden sonra, 1992’de yeniden yerle bir oldu.

Ancak bu kez hükümetler, Erzincan’a sahip çıktı ve Aydın Doğan’ın, “Artık benim gençlik yıllarımın Erzincan’ı yok” dediği modern bir kent doğdu.

Uçaktan bakıldığında daha iyi görüldüğü gibi ikinci dibe vuruşun ardından Erzincan, yükselişe geçmiş.

Hem Erzincan’da yaşayan hem de büyük illere göçmüş Erzincanlı işadamlarının da katkısıyla kentte yatırımlar yapılmaya başlanmış.

İstanbul milletvekili olmasına rağmen Erzincanlılığını hiç unutmayan, Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım’ın verdiği bilgiler de bunu gösteriyor.

Organize sanayi bölgesinin kapasitesinin dört yılda yüzde 50 arttığını, demiryolu bağlantısı sağlandığını anlatan Yıldırım, yeni kurulan üniversitenin yakın zamanda 15 bin öğrenciye ulaşacağını söyledi.

Yıldırım, tıp fakültesi için Bakanlar Kurulu kararı alındığı müjdesini de hemşerilerine verirken, yabancı bir firmanın demiryolu sektöründe Erzincan’da yatırım yapacağını, Ergan Dağı’ndaki turizm yatırımlarının kısa zamanda tamamlanacağını açıkladı.

MAĞDUR OLDUK DİYEMEYİZ

“Marka Güçtür” temalı DYH toplantısında iki bakan, Aydın Doğan ve diğer konuşmacılar başta peynir, bakır, üzüm ve su olmak üzere Erzincan’ın marka yaratacağı ürünleri bulunduğuna dikkat çektiler.

Ancak, Yıldırım’ın vurguladığı önemli bir noktayı göz ardı edemeyiz.

Yıldırım, “Kabul, Erzincan’a, her şeyi yapamadık; ama daha çok şey yapabilmek, marka yaratmak için hemşerilerimin daha çok çalışması lazım” dedi.

Bunu da yeterli görmeyen Yıldırım bir ilginç vurgu daha yapıtı:

“Erzincanlı, kendisiyle ilgili talepte bulunmayı pek gururuna yedirmez. Hükümetimizde Erzincanlı üç bakandık. Ama bu bakanlık koridorlarında bile Erzincan’ın işini takip eden hemşerilerimi hiç görmüyordum.”

Dileriz hemşerilerim, Erzincan’ın sorunlarını bundan sonra daha iyi anlatırlar; ama ben bu yazıya da siyasetsiz son vermeyeceğim.

Çünkü, Yıldırım’ın, “Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde AKP mağdur edildi, diyecek misiniz?” sorusuna verdiği şu yanıt dikkate değer bulunsa gerek:

“Size iktidar verenin karşısına, mağdur olduk diye çıkamazsınız. Muktedirsiz olmadık. O süreçte gerekeni yapmış bir hükümet olduk.”

Kaynak: www.hurriyetim.com.tr 

Popularity: 1% [?]

Değerli ustamız Lütfi Özgünaydın

Cuma, Mart 2nd, 2007

Değerli dostlar..
Kemaliyemizin yetiştirdiği kültür adamı,eğitim neferi,tanıtım gönüllümüz,saygın fotoğraf sanatçımız Lütfi Özgünaydın ın,Erzincan konulu ,EKEV sponsorluğundaki fotoğraf sergisi,12-26 Mart tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisinde gezilebilir.Cumhuriyet caddesi no 26F Taksim adresindeki serginin 12 Mart saat 18-20 arasındaki açılışına tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz.Adres ve diğer bilgiler için 0212 245 20 68 nolu telefonu arayabilirsiniz.
Saygı ve sevgilerimle

Mustafa Ferudun Çelikmen

- 03 Mart 2007 Kanaltürk Ana haber Bülteninde fotoğraf ustamız Lütfü
Özgünaydın Erzincan kitabını anlatacak.

- 12 Mart 2007 Taksim Sanat Galerisinde EKEV sponsorluğunda
gerçekleşecek olan “ERZİNCAN” konulu fotoğraf sergisi başlayacak.
Sergi 26 Mart 2007 tarihine kadar gezilebilir.
Yer: Taksim Sanat Galerisi
Adres: Cumhuriyet Cad. Belediye Gezi Dükkanları No:24
Taksim - İstanbul
Saat: 10:00-19:00 saatleri arasında açıktır. Pazar günleri
kapalıdır
- 7 Mart 2007 Cumhuriyet Gazetesinin “Gezi” ekinde Erzincan kapak
konusu. Ayrıca Doğa Sporları ve Karanlık Kanyon da işleniyor.

Popularity: 1% [?]

KÖPRÜ’NÜN ARDINDA BAŞPINAR VAR !

arşamba, Aralık 13th, 2006

KÖPRÜ’NÜN ARDINDA BAŞPINAR VAR !

(Erzincan, Kemaliye) Başpınar Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği Sayın Ayşe Kulin’in Romanı “Köprü” den televizyona uyarlanan “Köprü” dizisi ardından aşağıdaki düşüncelerini kamuoyuna sunar.

Kemaliye tarihi boyunca idari anlamda Diyar-ı Bekr, Sivas, Mamuret-ül Aziz, Malatya’ya bugün de Erzincan’a; Başpınar’da Çemişgezek, Arapgir, Kemaliye’ye bağlı olarak gelmişlerdir. Bu değişimler devam ederken değişmeyen tek şey Kemaliye ve bugün o’nun bir parçası olan Başpınar’ı da kapsayan geniş bir bölgenin kültür kökleri, folklorudur. Kısaca; köyü, kazası, vilayeti ne olursa olsun yöre insanı asırlardan beri süzülerek gelen bir kültür birikimini en doğru biçimiyle yaşatmakta, geleceğe aktarmak için de çalışmaktadır.

Yöremiz insanı; kültüründen aldığı feyz ile kaderinin tecellisinde etkili olmayı, öncülük yapmayı içinde yaşadığı topluma bir hizmet olarak kabul eder. Bunun en güzel örneklerini Taşyolu ya da Köprü deneyimlerinde göstermiştir. Yeri geldiğinde de fikirlerini topluma takdim etmesinden daha doğal bir şey olamaz.

BİZ KİMİZ ?

Başpınar güneyinde Çemişgezek’e, doğuda Munzur Dağları’nın zirvesine, batıda Fırat’ın ötesine, kuzeyde Kemaliye yönüne doğru geniş bir alana yayılan bir toprak parçasını yüzyıllardan beridir kullanarak gelmektedir. Kendine yeten yapılanması sayesinde geçmişte Nahiye Merkezi olarak da rol üstlenmiş, çevresindeki yerleşim yerlerinin ahalisi ile barış ve dayanışma içinde yaşamayı becermiştir. İstanbul’da ki sivil toplum organizasyonu olan derneği  ata yadigarı topraklara hizmet ederek 1952 yılından bugünlere gelmiştir.

Keban Barajı’nın tamamlanması ile su altında kalan tarihi Başpınar Köprüsü’nün yeniden inşa edilmesi yönünde gayretler sarfedilmiştir. Çevre köylerin de katılımı ile yeni ve güçlü bir yapılanma sayesinde daha etkili olunacağı öngörülmüş; 1969 yılında Başpınar ve Çevresi Köprü ve Yol Yaptırma Derneği kurulmuştur. Talepleri doğru vasıtalarla karşılama adında ortaya çıkan birçok organize toplum hareketine karşı verilen tepkilerde görüldüğü gibi bu konuda da destekler ya da köstekler olagelmiştir. Netice olarak dile getirdiğimiz zaruri talebimize kulak kesilen değerli Erzincan Valisi Sayın Recep Yazıcıoğlu’nun önderliğinde kesintiye maruz kalmadan mutlu sona ulaşılmıştır. Bu eserin “Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsü” olarak anılmasından büyük gurur duyuyoruz. Maddî ve malî yardımda bulunan, manevî desteklerini esirgemeyen herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Başta değerli valimize, ebediyete intikal etmiş olan diğer hizmeti bulunanlara rahmet diliyoruz.

Devlet – halk işbirliğinden sonuç alınacağına inanarak buna gerçekten önem vermiş valimizin gözümüzün önündeki bu eser ile hatırlanması, bugünün insanına ve gelecek nesillere benzeri yeni hizmetlerin sembolü olarak her vesile anlatılması gerektiğine gönülden inanıyoruz.

Bu bakımdan kıymetli zamanını bir roman vesilesi ile böyle bir temayı işlemeye ayıran; öncülük eden yazar Sayın Ayşe Kulin’e teşekkür ediyoruz. Bu basılı materyali ele alıp görsel biçimde topluma sunan film yapımcılarına,  günümüzün etkili haberleşme araçlarından birisi olan televizyon yayıncılarına da ayrıca teşekkür ediyoruz.

KÖPRÜ DİZİ FİLMİ HAKKINDAKİ TESBİTLERİMİZ !

Romandan uyarlanan dizinin belgesel olmadığını biliyoruz. Dolayısıyle, bir belgeselin detaylarını bu diziden beklememiz söz konusu olamaz. Her zaman hizmetlerini şükranla anacağımız valimizin hem de bu işbirliğinin bir parçası olan yöre halkının kültür değerlerinin ve yaşadığı mekanın hep bir arada ele alınarak bilhassa devlet – halk işbirliği ile neler yapılabileceğinin bu film vasıtasiyle en ideal biçimde tasvir ve takdim edilmesini arzu ediyoruz.

Ayrıca; yöre insanın doğasına aykırı gelebilecek tarzda gelişen harici zorlama ve dayatmalarla gelen rol örneklerine tepki göstermesi en tabii hakkıdır. Biz de yaratılan imaj’dan memnun ve mutlu olmayan romanın ana temasının bir unsuru olarak düşüncelerimizi fanatizme kaçmadan dile getirmek istedik.

·         Romancının dile getirdiği tabiat ve çevre şartları, yöre insanının kültür yapısı görüntü ve sese dönüştüğü şekliyle izleyiciye pek de gerçekçi gelmemektedir.

·         Romanda dile getirilen güncel sorunlardan kimi yerlerde uzaklaşıp popüler olma adına gerçekliği tartışılan, bölgemiz için de hayal dahi edilmesi mümkün olmayan ülkemizin güzide köşesi Doğu Anadolu’nun sinema dünyasındaki klişeleşmiş tasvirlerinden esinlendiği hissedilmektedir.

·         Tarihi veriler ve bölgedeki evler incelendiği zaman yöre ahalisinin eşkiyalık, çapulculuk, anarşi, terör hareketlerine  verdiği açık ve net tepki görülebilir. Geçmişte yaşanan acı olayları tarihin derinliklerine bırakmak ya da yorumlamadan ele almak yerine yöre insanına inanılırlıktan uzak abartılı bir rol yüklenmektedir. Böylece; bariz zıtlıklar lanse edilerek ya da belirgin olmayan nüansları filmin esas motifleri olarak ön plana çıkarıp adeta insanlar hür iradeleri dışında bir şeylerin tarafı olmaya zorlanmaktadır.

·         Romanın ruhuna ilham veren olaylar, çevre ve yaşam şartları, yöre insanının kültür köklerine inilerek hatta yeteri kadar uzman desteği alınarak bir daha gözden geçirilmeli idi. Halbuki; bunlar gözardı edilerek karakter yaratma, teknik ve estetik çözümler getirme adına dizi mantıklı olmaktan uzaklaşmış, oyuncular kimi zaman romandaki karakterler  yerine başkalarını dramatize eder olmuşlardır.

·         Sayın Vali’nin hayat ve hizmet felsefesinin esası olan, güçlenmesi gereğine inanıp ömrü boyunca yolunda emek sarfettiği devlet-halk işbirliği daha dizinin başlangıcında yer bulan terör sahneleri ile adeta gölgelenmiş seyircinin olaya katılımı da gözardı edilmiştir.

Kendilerini rahat hissetmedikleri bu konuda fikir beyan eden, resmi açıklamalar yapan, basın bildirileri yayınlayan bütün kurum ve kuruluşlara, yöremiz insanlarına gösterdikleri hassasiyet sebebiyle teşekkür ederiz. Onların gelecekle ilgili kaygılarını paylaşıyor bilerek ya da bilmeden temel değerlerimizi, kültürel normlarımızı, yöremizin parlak geleceğini etkilemeye yönelik bu türden yayınların devam etmesi halinde yapacağı tahribata dikkat çekmek istiyoruz. Bu bakımdan şüpheleri bertaraf etmek, senaryonun esin kaynağı olması gereken romanın sunduğu fırsatlardan istifade etmek yerine farklı konularda yeni tartışmalar açacak sunumlardan kaçınmak için konuların  doğru perspektiften ele alınmasının yararları daha fazla olacaktır.

DİZİNİN YÖREMİZE VE İNSANINA YÜKLEDİĞİ İMAJ ARDINDAN GELECEK MUHTEMEL KAYIPLARIMIZ !

·         Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmak üzere bölgeye gelmesi gereken insanlarda bir çekingenlik oluşacak yöre insanının başta sağlık, eğitim olmak üzere birçok hizmetlerden mahrum kalması sonucu ortaya çıkacaktır.

·         Bölgeye yatırım yapmayı planlayan işadamları yatırımlarını iptal edecek ya da erteleyecektir. İnsanımız ile iş-hizmet-istihdam ilişkisine girecek kesimler sonucu etkileyecek biçimde etki altına alınmış olacaktır.

·         Merkezi idare tarafından bölgeye tahsis edilecek yatırım ve hizmetlerin niteliği ve niceliği konusunda tereddütler oluşabilecektir.

·         Geçmişte devlet – halk işbirliği ile kalıcı eserlere teşebbüs etme gücünü kendinde bulan yöre insanının motivasyonunda deformasyon söz konusu olabilecektir.

·         Dünyanın değişen tercih ve taleplerini de göz önüne alarak  yöre insanın müşterek gayretlerle öne çıkardığı zengin doğal güzellikler, flora ve fauna yapısı, tarihi mirasının sunumundaki ivmede kırılmalar olacaktır. Çekim merkezi haline gelen bölgemize yönelik turistik girişlerde azalmalar olacaktır.

·         Ayrıca; coğrafyamızın, tarihi mirasımızın, yöresel kültürümüzün izlerinin geniş kitleler tarafından doğru bilinmesi, tanınması engellenmiş olacak; ülkesine kalbi duygularla bağlı, insanlığa hizmeti varoluş sebebinin gereği olarak kabul ederek azimle çalışan yöre insanını toplum barışına katkıdan uzaklaştıracaktır.

·         Nihayetinde takdim biçimi ve oluşturulmak istenen imaj ile kendi bildikleri ve yaşadıkları arasında tolere edemiyecekleri kadar farklılıklar bulunan yöre insanı toplum içinde huzurlu ve mutlu yaşamak yerine asabi bir tutum içine girecek ya da bunları bertaraf etmek için lüzumsuz bir gayret sarfetmeye zorlanacaktır.

BİZ NEYİ, KİMDEN İSTİYORUZ ?

·         Yargı yollarını takip ederek bizim de düzeltilmesini talep ettiğimiz hususları dile getirme hakkımızın var olduğunu ayrıca belirtmek isteriz.

·         Münferit olarak ya da Sivil Toplum Kuruluşlarımızı  harekete geçirip RTÜK ve diğer kamu kuruluşları nezdinde olması gerekenin takdim edilmesi yönünde talepte bulunmayı ayıp olarak görmüyoruz.

·         Bu kanallar yanında kendi coğrafyamıza, tarihi mirasımıza, yöremiz insanına hizmet yolunda kültür değerlerimizin ve folklorumuzun harici zorlamalardan etkilenmeden gelecek nesillere aktarılması adına; ticari kaygılarla yola çıkmış filmin yapımcısı ve yayıncısını daha az tepki daha çok reyting anlayışı ile hareket etmeleri yönünde çalışmaya davet ediyoruz.

·         Senaryonun kurgulanması esnasında mekan ve kişilerin ele alınması, yöre folklorunun asıl yapısına uygun takdim edilmesi yönünde ilave gayretler göstermelerini istiyoruz.

·         Birçok kesim tarafından anlaşılma ve beğenilme sonucunda senaryoya kitlesellik katacağı için kötülüklerini tartışmasız bilip kabul ettiğimiz terör  yerine bu olayın da ana teması olan devlet – halk işbirliğinin faydalarının daha fazla ortaya konulmasını arzu ediyoruz.

·         Onlardan dizinin seyircisi yöre insanının tepkilerini değerlendirmelerini, savunma mekanizmaları geliştirmek yerine uygun düzenlemeler yapmaya açık olmalarını bekliyoruz.

Pazarlama teknikleri için kullanılan bir argümanı bu film için de uyarlayabiliriz. Araştırmalar göstermiştir ki; memnun müşteri memnuniyetini az kişiye söylemektedir. Memnun olmayanlar ise şikayetini olabildiğince fazla kişiye ulaştırmaya çalışmaktadır.

Romandan senaryoya geçişte daha iyi tasvir ile geniş kitleler tarafından tasvip görme dolayısiyle daha kalabalık bir kesim tarafından izlenme sonucu ortaya çıkacaktır.

Dizinin yapımcısı ve yayıncısından devlet-halk işbirliğine verilen önemi, insanımızın ayakta durma ve yükselme için üzerinde titrediği kültür değerlerini, gerçekte olduğu gibi kabul ederek; topluma yansıtılmasında daha titiz davranmalarını bekliyoruz. Romanı özlü bir biçimde işlemek için daha fazla tahribata meydan vermeden gerekli redaksiyonları yapmalarını arzu ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Saygılarımızla,

Başpınar Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği,

YÖNETİM KURULU: Mehmet Güven, Başkan  Mehmet Tuncer, 2.Başkan  Çetin Özgen, Sekreter Üye  Emre Durbin, Muhasip Üye   Mehmet Karasan, Üye   Münir N. Gündüz, Üye  Osman Karasan, Üye

Küçükayasofya, Özbekler Sk No.26/2 Eminönü, İstanbul 34122 Tel. 0.212.5182026  E-Mail. dernek@baspinarkoyu.com Internet. http://www.baspinarkoyu.com

Popularity: 2% [?]

Olay Yaratan Köprü Dizisi Yazılı ve Görüntülü Basında Tartışılıyor!

Cumartesi, Aralık 9th, 2006

- Bu haftaki Aydınlık, hem diziyi hem kitabı geniş biçimde masaya yatırıyor. Çok sayıda Eğinli’nin görüşü bu dosyanın içinde yer alıyor. Aydınlık dergisi Pazar günü bayilerde.

- 14 aralık perşembe günü Star TV’de Kadir Çelik’in programı “Objektif” programında konu: Kemaliye ve Köprü dizisi.

Popularity: 2% [?]

Kemaliye Platformundan “Köprü” Dizine Tepki

Cumartesi, Aralık 9th, 2006

Türkiye’nin önde gelen yazarlarından Ayşe Kulin’in ‘Köprü’ isimli romanından esinlenerek 04.12.2006 tarihinde Star TV’de gösterimine başlayan Köprü dizisine Kemaliye’nin çeşitli derneklerinden tepki geldi.

Türkiye’nin önde gelen yazarlarından Ayşe Kulin’in ‘Köprü’ isimli romanından esinlenerek 04.12.2006 tarihinde Star TV’de gösterimine başlayan Köprü dizisine Kemaliye’nin çeşitli derneklerinden tepki geldi. Kemaliye(Eğin) Kültür Platformu tarafından yapılan yazılı açıklamada,”Ayşe Kulin’in Vali Recep Yazıcıoğlu’nun hayatından esinlenerek yazdığı Köprü romanından uyarlanan Köprü dizisi tüm Kemaliye’liler ve Kemaliye dostları tarafından büyük üzüntü ile izlenmiştir. Bilindiği üzere; Köprü romanında bahsi geçen köprü; bugün Erzincan İli Kemaliye İlçesinin önünden akarak Keban Baraj Gölü ile birleşen Karasu Nehri üzerine kurulu olan ve Kemaliye ile bağlı köylerinin ulaşımını sağlayan Vali Recep Yazıcıoğlu Köprüsüdür. Ayrıca; Köprü Romanında bahsi geçen olayların tamamına yakınının Kemaliye’de yaşandığı da bilinmektedir. Yine bilindiği üzere, romanın kurgulandığı ilçe Kemaliye’dir ve anılan köprüyü Merhum Vali Yazıcıoğlu’nun önderliğinde devlet-millet işliği çerçevesinde imece ile gerçekleştiren de Kemaliye halkıdır. Merhum Recep Yazıcıoğlu Kemaliye ilçesi ile bütünleşmiş, hizmetlerinden dolayı ilçemizin minnet ve şükran duyduğu çok değerli bir devlet adamıdır. Dolayısıyla; Merhum Yazıcıoğlu’nun Kemaliye’den ayrı düşünülmesi mümkün değildir.”şeklinde açıklamada bulunuldu.

DİZİ KEMALİYE’YE ZARAR VERECEKTİR

Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar, Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı Genel sekreteri, Kemaliye Doğa Sporları Koordinatörü Feridun Çelikmen, İstanbul Kemaliye Folklör Turizm Derneği Başkanı Hüseyin Duru, Ankara Kemaliye Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Gönül Önderoğlu, Kemaliye Kültür Turizm ve Folklör Derneği Başkanı, Kemaliye Kültür ve Kalkınma Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Şevket Gültekin ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı İsmail Yücel tarafından yapılan ortak açıklamada,”İlçemiz; özgün kültürü, tarihi, mimarisi ve doğası ile Anadolu’nun en şirin kentlerinden birisidir. Tarihi kentler birliğinin kurucu üyesidir. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı’nın “7 Bölge 7 Kent” projesi kapsamında yer alan Kemaliye, doğal-tarihsel ve kültürel özelliklerinin yanı sıra özgün mimari dokusuyla da Dünya Mirası Tarihi değerlerden biri olmak üzere UNESCO’ya aday gösterilmiştir. Hal böyle iken; Star TV de gösterime giren KÖPRÜ dizisinin ilk bölümünün izlenmesi sonucunda dizinin senaryosunun ilçemizin sosyal ve kültürel yapısını çarpıtarak yansıttığı anlaşılmıştır. Söz konusu  dizi; ilçemizin turizmde ortaya koyduğu vizyonu olumsuz etkileyecek bir içeriğe sahiptir. Gerek yerleşim mekanları ve gerekse yerel şive  ve kıyafetler hiçbir şekilde ilçe kültürünü ifade etmemektedir. Aksine şuana kadar bölgede hiç kullanılmayan dil aksanları ve kıyafetlere yer verilerek ilçemizin imajına zarar verilmektedir. Kemaliyeliler tarih boyunca Devletine ve kültürel değerlerine son derece bağlı yaşamışlardır. Kemaliye İlçesi mensupları olarak, hiçbir şekilde bizi ve bize ait kültürü, mimariyi ve  sosyal yaşamı yansıtmayan, ancak; konuları tamamen ilçemizde kurgulanmış KÖPRÜ dizisinin ilçemizin yanlış tanıtımına neden olacağına ve bunun  sonucu olarak da kültür turizmine zarar vereceğine inanıyoruz. Son yıllarda sayıları giderek artan televizyon dizilerinde görülen; doğal olanı yansıtamama ve özellikle Doğu Anadolu Bölgesinin kültür ve sosyal yaşamını topluma çarpıtarak gösterme alışkanlığının Köprü dizisinde de ön plana çıkması son derece üzücüdür. Bu gerekçelerle, tamamen ticari kaygılarla yapıldığını düşündüğümüz Köprü dizisinin gösteriminin durdurulmasını  veya ilçemizin ve köylerinin adının diziden tamamen çıkartılmasını istiyoruz. Aksi takdirde konu ilgili yasal haklarımızı kullanacağımızın bilinmesini istiyoruz.”diye açıklamada bulunuldu.

Kaynak: Habercan

Popularity: 2% [?]

Köprü Dizisi Yapımcı Firmasından Eleştirilere Cevap Geldi

Cumartesi, Aralık 9th, 2006

Tepkiler üzerine yazılı bir açıklamada bunan Köprü Dizisi yapımcı firması Koliba Film, dizinin ilk bölümünün halk tarafından büyük bir ilgi ile izlendiğini ve olumlu tepkiler alındığını ileri sürdü.

Yazar Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan ‘Köprü’ romanından esinlenilerek 4 Aralık 2006 tarihinde Star Tv’de ilk bölümü yayınlanan Köprü dizisine Erzincan halkından büyük tepki gelmişti. Diziye olan tepkisini dile getirmek isteyen binlerce Erzincanlı gerek dizinin yayınlandığı Tv kanalı gerekse dizinin yapımcı kuruluşuna fax çekip, mail atıp ve telefon yağmuruna tutmuşlardı. Diziye ayrıca Erzincan İl Genel Meclisi ve Kemaliye Kültür Platformu yaptıkları açıklama ile sert bir tepki göstermişlerdi. Tepkiler üzerine yazılı bir açıklamada bunan Köprü Dizisi yapımcı firması Koliba Film, dizinin ilk bölümünün halk tarafından büyük bir ilgi ile izlendiğini ve olumlu tepkiler alındığını ileri sürdü. Koliba film tarafından yapılan açıklamada, “Köprü Dizisinin çekim mekanları aylarca süren araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Koliba film ekibi, Erzincan ve Kemaliye yöresine bir çok ziyaretlerde bulunmuş, burada kamu ve özel kurum temsilcileriyle defalarca görüşmeler yapmıştır. Ayrıca dizinin Star Tv’de yayınlanan ilk tanıtım görüntüleri yine Kemaliye’de çekilmiş ve yayınlanmıştır. Ancak yaklaşan kış şartları, yaklaşık 100 kişilik ekibimizin ve kalabalık oyuncu kadromuzun konaklama ve geliş, gidiş trafiğinin en az sorunla çözülmesi için araştırılan diğer alternatif mekanlar arasından Eskişehir ili tercih edilmiştir. Yaz aylarına doğru çekimlerin Erzincan ve Kemaliye’de gerçekleştirilmesi ile ilgili planlar yapılmıştır” denildi. Dizinin birinci bölümü ile ilgili bilgilerin yer aldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi. “Köprü Dizisinin 1. bölümündeki köy baskını sahneleri ülkemizde 5 temmuz 1993 tarihinde yaşanan “Başbağlar katliamı”na bir gönderme bulunma için “Başpınar” isimli bir köyde geçmektedir. Senaryo gereği kişi ve mekan isimlerinde değişiklik yapılmıştır” “Dizide, köy halkı terörist guruba yardım ediyor” şeklinde yapılan eleştirilere de cevap veren Köprü Dizi yapımcı firması köprünün ileriki bölümleri izlendikçe konu daha detaylı anlatıldıkça eleştiri yapanların yanılacağını ileri sürdü. Köprü Dizisinin Kemaliye’nin ve Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu’nun belgeseli olmadığı belirtilen açıklamada, “Dizi bir romandan yola çıkılarak senaryolaştırılmıştır. Belli gerçeklerden yola çıkarak dramanın kuralları içinde hayalle beslenmiş bir dünya söz konusudur. İzleyiciler yakın bir gelecekte yöre halkının, namuslu, yurtsever bir tutumla, kötülere karşı nasıl yiğitçe direndiğinin, kahramanca mücadele ettiğinin öyküsüne de tanıklık etme imkanı bulacaklar. Diziye yönelik yapılan eleştirilerde belirtildiği gibi köprü dizisi salt ticari amaçla, para kazanmak için yapılmamıştır” denildi.

Kaynak: Habercan

Popularity: 2% [?]

Buyruk, “ÇİZİLEN PORTRE ŞEHRİMİZ İNSANINA HAKARETTİR”

Cumartesi, Aralık 9th, 2006

Buyruk, “ÇİZİLEN PORTRE ŞEHRİMİZ İNSANINA HAKARETTİR”

Köprü Dizsine tepki gösteren Erzincan Belediye Başkanı Mehmet Buyruk, “Teröristlere hiçbir direnç göstermeyen, onların her istediklerini yerine getiren, onlara iaşe yardımında bulunan bir Erzincan Köylüsü portresi çizilmesi, şehrimiz insanına ciddi bir hakarettir” dedi.

Ayşe Kulin’in aynı adlı kitabından senaryolaştırılan ve bir kaç yıl önce trafik kazasında hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcıoğlu’nun hayatından yola çıkarak kaleme alınan ve Star Tv’de ilk bölümü yayınlan Köprü Dizisine bir tepki de Erzincan Belediye Başkanı Mehmet Buyruk’tan geldi.  Star Tv’de yayınlanan dizinin ilk bölümünde izleyen Erzincanlılar dizinin Erzincan’ı farklı tanıtmasına tepki göstermişlerdi. Dün gazetemize yazılı bir açıklama yaparak diziye tepki gösteren Erzincan Belediye Başkanı Mehmet Buyruk, “Teröristlere hiçbir direnç göstermeyen, onların her istediklerini yerine getiren, onlara iaşe yardımında bulunan bir Erzincan Köylüsü portresi çizilmesi, şehrimiz insanına ciddi bir hakarettir” dedi. Köprü Dizisinin tüm Erzincanlılar tarafından merak ile izlendiğini ifade eden Belediye Başkanı Buyruk, ancak beklenenin aksine dizinin hem kendisini hem de Erzincan halkını hayal kırıklığına uğrattığını kaydetti. Dizinin Erzincan’da çekilmemesi için gösterilen “Erzincan soğuk bir il.” İfadesine katılmadığını belirten Başkan Buyruk, Çekimlerin yapıldığı Eskişehir’in iklim olarak Erzincan’dan daha soğuk olduğunun altını çizdi. Köprü dizisinin içeriğini de eleştiren Başkan Buyruk, “ Dizinin başında, Erzincanlı insanların kuyrukta bekleme sahnesi çekilirken, Erzincanlı insanı ile uzaktan yakında alakası olmayan giyimde insanlar göze çarpmaktadır. Birincisi Erzincan ili, Anadolu kültürünü bozulmadan yaşayan nadir illerden olmasına rağmen, ilimiz insanı yöresel kıyafetleri, dizide gösterildiği gibi değildir. Puşili, şalvarlı insanların, Erzincan  şehir merkezinde asla görülmesi mümkün değildir. Giyilen bu kıyafetler, ilimiz yöresel kıyafeti olmadığı gibi, Erzincan şehir merkezinde modern kıyafetli çağdaş kimlikli bir halk yaşamaktadır” diye konuştu. Erzincan dağlarını teröristlerin kol gezdiği mekanlar gibi gösteren bu dizinin, şehrin geleceği ile oynamakta olduğunu belirten Başkan Buyruk, “Mevzu bahis dağlar, önümüzdeki kış sezonunda kış turizmine açılmaya hazırlanmaktadır. Şehrimiz, bırakın Türkiye’yi, dünya çapında bir kayak ve kış turizmi merkezi olma yolunda milyonlarca dolarlık bir yatırımın eşiğindedir. Hele hele, teröristlere hiçbir direnç göstermeyen, onların her istediklerini yerine getiren, onlara iaşe yardımında bulunan bir Erzincan Köylüsü portresi çizilmesi, şehrimiz insanına ciddi bir hakarettir. Bu yapımda şehrimiz, tarihin karanlıklarından fırlamış feodal bir yapıya sahipmiş gibi gösterilmiştir. Halbuki Erzincan, çağdaş, modern, demokrat, entelektüel ve geniş ufuklu insanların yaşadığı bir kent kimliği ile öne çıkmıştır. Şehrimiz Türkiye genelinde suç oranı en az il olarak yetkililer tarafında ilan edilmiş, Anadolu’nun en yaşanılabilir kentidir. Erzincan’da yaşamayan Erzincanlı nüfusunun 1,5 milyonu aştığı bir gerçektir ve bu bir resmi araştırmanın sonucudur. Bu tiplemeler bütün Erzincanlılara hakarettir” şeklinde konuştu.  “Türkiye’de yaşanan yada zaman içerisinde yaşanmış sistem bozuklukları ve halkın karşı karşıya kaldığı zorluklar anlatılmaya çalışılırken, bir kentin Türk insanı gözünde küçük düşürülmesi asla kabul edilemez” diye açıklamasını sürdüren Belediye Başkanı Mehmet Buyruk, “Bütün Erzincanlılar, Merhum Valimiz Sayın Recep Yazıcıoğlu’na minnet ve şükran duyguları beslerken, bir kişiliği ön plana çıkarmak uğruna, bir kent halkını çarpık zeminin mağdurları olarak göstermeye çalışılmakta, sessiz, yılgın, yorgun, mazlum tiplemesi ile kentin ve kent halkının imajına zarar verilmektedir. Filmde ön plana çıkan vali tiplemesinin ise merhum Recep Yazıcıoğlu’nun kişiliği ile de bir benzerliği bulunmamaktadır. Filmdeki valinin sıra dışı bir yapı sergilemesi konusunda da Sayın Yazıcıoğlu’nun sıra dışı kimliğine yakın bir kimlik yakalanamamıştır. Filmdeki ekabir, üstten bakan tipleme, merhum valimizin halk nezdindeki imajına da zarar verir niteliktedir. Bu yapımın, gerekli düzeltmeleri yapılarak yayımlanması yada yayından kaldırılması en doğru karar olacaktır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Habercan

Popularity: 2% [?]

“Köprü Dizisi Erzincanlılarda Hayal Kırıklığı, şaşkınlık ve Öfke Yarattı.”

Cuma, Aralık 8th, 2006

Yazar Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan ‘Köprü’ romanından esinlenilerek 4 Aralık 2006 tarihinde Star Tv’de ilk bölümü yayınlanan Köprü dizisine Erzincanlı Sanayici ve İş adamları Derneği(ERSİAD)’ dan da sert tepki geldi.

Yazar Ayşe Kulin tarafından kaleme alınan ‘Köprü’ romanından esinlenilerek 4 Aralık 2006 tarihinde Star Tv’de ilk bölümü yayınlanan Köprü dizisine Erzincanlı Sanayici ve İş adamları Derneği(ERSİAD)’ dan da sert tepki geldi. Köprü Dizisi ile ilgili gazetemize yazılı bir açıklamada bulunan ERSİAD Başkanı Gülbey Sezgin, dizinin ilk bölümünün Erzincanlıları şaşkına çevirdiğini ve bir o kadarda öfkelendirdiğini kaydetti. Dizinin kesinlikle Erzincan’la ve Erzincanlı ile ödeşmediğini ifade eden ERSİAD Başkanı Sezgin, “Yazar Ayşe Kulin’in gerçek olaylardan yola çıkarak yazdığı romanın dizisinin ilk bölümü Erzincanlılarda hayal kırıklığı, şaşkınlık ve öfke yarattı. Dizide Erzincanlılarla hiç özdeşmeyen şive ve kılık kıyafetlerin Güneydoğululara has olduğunu herkes bilir. Teröre yüzlerce şehit veren Erzincanlıların terör konusunda ne kadar hassas olduğu bilinir. Buna rağmen dizide yansıtılan köylülerin davranışı ve PKK’lıların rahat tavırları bölgeye has bir durum değildir. Diziyi hazırlayan senaristin Erzincan ve bölge halkı ile ilgili bilgisinin hiç olmadığı anlaşılıyor. Dizinin diğer bölümlerinde, danışmanlar vasıtasıyla bölge halkını, kültürünü ve davranış biçimlerini doğru olarak yansıtmalarını diziyi hazırlayanlardan Erzincan halkı olarak bekliyoruz” diye açıklamada bulundu.

Popularity: 2% [?]

Hoşgörü Örneği: 3. Selim’in Eğin Fermanı

Perşembe, Kasım 9th, 2006
3. Selim Fermanı
Fermân
III. Selîm Dönemi h. Evâhir-i N. 1208 / m. Nisan-Mayıs 1794
Konusu
Eğin’deki Hızır İlyas Kilisesi’nin harab olan yerlerinin, eski şekliyle tamir edilmesine dâir.
Yazı Çeşidi
Fermân, dîvânî hat ile yazılmıştır. 11 satırdır.
Ebâdı
53×94,5 cm.
Tuğrası ve Tezyinatı
Tuğra, altınla çekilmiş olup, siyah tahrîrlidir. Boşlukları, açık renk zemîn üzerine, koyu renk, negatif çiçeklerle tezyîn edilmiştir. Hayat ağacı formunun yüzeyindeki hatâî kompozisyon, halkârî bezenmiştir. Zemîne serpiştirilen natüralist çiçekler (çiğdem ve gül), taranarak renklendirilmiştir. Şemselerin dendanlarına, iğne perdah yapılmıştır. Desen, iki sıra geçme arasında, bir sıra yapraklı bordür ile çevrilmiştir. Etrafındaki yapraklar halkâr, aralarındaki küçük yapraklar ise renkli halkâr çalışılmıştır. Ayrıca, tuğranın her iki yanında da hatâî motifli halkâr çalışması mevcuttur. Tepedeki şemse içinde, halkâr bezemeli simetrik hatâî dalı görülmektedir. Mahall-i tahrîr, simetrik olarak halkârî yapraklar ve ucunda bir hatâî ile bezenmiştir. Satır araları, mücevher noktalıdır. Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem
Sol alt köşede, fermânın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Fonu ve Tasnif Numarası
BOA. Müzehheb Fermânlar, No: 449/3

Popularity: 1% [?]

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

Pazar, Ekim 29th, 2006

Popularity: 1% [?]

İşte Fransız Malları ve Firmaları Rehberiniz

Perşembe, Ekim 26th, 2006

Fransız Parlamentosu sözde Ermeni soykırımına ceza öngören yasa tasarısı kabul etti. Şimdi yasa Fransız Senatosu’na sunulacak. Kongre metin üzerinde değişiklik yapmaz ise yasayı olduğu gibi Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’a sunacak. Yani Meclis’in yasayı kabul etmesi her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Ancak Hürriyet’ten Ferai Tınç buna katılmıyor. Tınç’a göre Türkiye’nin vakti kalmadı. Bir an önce harekete geçmeli.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle bu akıl tutulmasına en iyi cevabı yine Türk halkı verecek. Bu nedenle Fransa’yı boykot etmek isteyenler için hazırlanan yol haritasını yayınlıyoruz:

1. Önümüzdeki günlerde boykot ilerledikçe Türkiye’deki Fransız veya Fransız ortaklı büyük şirketlerden “Biz Türkiye’de üretim yapıyoruz, biz Türk firmasıyız” gibi açıklamalar geldiğinde bilin ki boykot işe yarıyor demektir. Çünkü istediğimiz bu büyük firmaların Fransa’daki üst düzey yöneticilerinden Fransız hükümetine baskı yapmalarını istemelerini sağlamak.

2. Fransa ekonomisi şu an kötü durumda. Fransız hükümeti ekonomiyi canlandırmak için en son çıkardığı iş yasasını halkın baskısıyla geri çekti. Bu olay aynı zamanda hükümetin otoritesini de sarstı. Şu anda yapacağımız başarılı bir boykot Fransız hükümetini iyice zor durumda bırakacaktır, halkın tepkisini yoğunlaştıracaktır.

3. Hangi ürünler boykot edilmeli? Tüm ürünler için aynı kalitede birçok seçenek var.

Benzin: Total, Elf

Süpermarket: Carrefour, Gima, Dia Endi, ChampionSA

İnşaat: Ondulin Avrasya (Onduline -Bituline-Isoline), Lafarge, Chryso, Weber Markem

Seyahat: Air France, Club Med, Fransa’da tatil, Fransız Kültür Merkezi

Tıraş Bıçağı: BIC

Çakmak: BIC, Cartier

Kırtasiye: BIC, Sheaffer

Yoğurt: Danone, Yoplait

Şişe Suyu: Perrier, Danone, Evian

Mutfak ve diğer ev eşyalar: Tefal

Oto Lastiği: Michelin, Uniroyal, Recamic

Oto Yedek Parça: Valeo

Otomobil: Renault, Peugeot, Citroen

Spor Ekipmani: Le coq sportif

Motosiklet, Bisiklet: Peugeot

Giyim: Lacoste , Givenchy, Pierre Cardin, Yves Saint Laurent, Etam, René Derby, Sonia Rykiel, Cacharel, Daniel Hechter

Çanta: Longchamps, Lancel, Louis Vuitton

Şampuan: L’Oreal, Studio Line, Lancome

Saç ürünleri: L’Oreal, Studio Line, Garnier, Kerastase

Cilt Bakım ürünleri: Clarins, Guerlain, Avon, Avene

Bebek giyim, mama, oyuncak: Bledina, Mellin, Majorette, DPAM, Petit Bateau

Kozmetik: L’Oreal, La Roche Posay, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Vichy

Parfüm: Chanel, Christian Dior, Clarins, Drakkar Noir, Fahrenheit, Lancome,Lavendar Harvest

Dergi: Marie Claire, Elle

Telekom: Alcatel

Sigorta: AXA, Günes Sigorta, Basak Sigorta, Basak Emeklilik (Groupama International)

Finans: Societe General Bankasi, TEB (Türk Ekonomi Bankasi)

İlaç firmaları Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur ortakligi): Servier, Fournier, Guerbet, Pierre

Kategorilere Göre Fransız Malları:

Fransiz Markasi

Ürün Kategorisi

Total

Benzin

Elf

Benzin

Carrefour

Süpermarket

Gima

Süpermarket

Dia Endi

Süpermarket

ChampionSA

Süpermarket

Air France

Seyahat

Fransa’da tatil

Seyahat

Club Med

Seyahat/Turizm

Fransiz kültür Merkezi (Dil Kursu)

Kültür

Pierre Cardin

Giyim/Aksesuar

Philip Patek

Giyim/Aksesuar

Lacoste

Giyim

Louis Vuitton

Giyim

Yves Saint Laurent

Giyim

Fred Joaillier

Giyim

Givenchy

Giyim

Berluti

Giyim

Christian Lacroix

Giyim

Louis Vuitton Malletier

Giyim

Thierry Mugler

Giyim

René Derby

Giyim

Sonia Rykiel

Giyim

Cacharel

Giyim

Daniel Hechter

Giyim

Berluti

Deri Giyim

Fred Joaillier

Deri Giyim

Givency

Deri Giyim

Hermes

Deri Giyim

Louis Vuitton Malletier

Deri Giyim

Etam

Iç Çamasiri

Valeo

Oto Yedek Parca

Peugeot

Otomobil, Motosiklet, Bisiklet

Renault

Otomobil

Citroen

Otomobil

Michelin

Oto Lastik

Uniroyal

Oto Lastik

Recamic

Oto Lastik

Sagem

Bilgisayar/Iletisim Ürünleri

Ondulin Avrasya (Onduline -Bitüline-Isoline)

Izolasyon, Insaat

Lafarge

Insaat, Çimento

Chryso

Insaat, Çimento

Weber Markem

Insaat, Çimento

Sanofi (Aventis&Synthelabo&Pasteur)

Ilaç Firmasi

Servier

Ilaç Firmalari

Fournier

Ilaç Firmalari

Guerbet

Ilaç Firmalari

Pierre Fabre Medicament

Ilaç Firmalari

Allegra Antihistamine

Ilaç

Benzac

Ilaç

Benzagel

Ilaç

Benzamycin

Ilaç

Nicoderm

Ilaç

Novahistine

Ilaç

Novalgin

Ilaç

Stimate

Ilaç

Ceva

Tarim/Asi

Chopin

Laboratuvar ve Test cihazlari

Areva, Groupe Schneider

(Telemecanique + Merlin Gerin + Square D)

Endüstriyel Ürünler

Metesan

Endüstriyel Ürünler

Legrand

Endüstriyel Ürünler

Helita Pulsar

Endüstriyel Ürünler

Duval Messien Satelit

Endüstriyel Ürünler

Franklin France

Endüstriyel Ürünler

Merlin Gerin

Endüstriyel Ürünler

SNR Rulmanlari

Sanayi Ürünleri

Telemechanique, Merlin-Geren, Square-D

Elektrik Ürünleri

Arcelor

Çelik Sektörü

Borcelik Celik San. ( Borusan Holding)

Çelik Sektörü

Beneteau (Jeanneau)

Denizcilik/Yat/Yelken

Societe General Bankasi

Finans

TEB (Türk Ekonomi Bankasi, BNP)

Finans

Sodexho

Yemek çeki

Ticket Restaurant

Yemek çeki

Bledina

Bebek Mamasi

Mellin

Bebek Mamasi

Petit Bateau

Bebek Giyim

DPAM

Bebek Giyim

Mahou

Bira

Athlon

Içecek

Janeiro Fruit Drink

Içecek

Orangina

Içecek

Peugot

Bisiklet

RCA

Müzik Çalar

Danone

Yogurt

Tikvesli

Yogurt

Yoplait

Yogurt

Delisle

Yogurt

Sprinkl’ins

Yogurt

Perrier

Sise Su

Danone, Hayat

Sise Su

Evian

Sise Su

Dorville

Brendi

Mouquin

Brendi

Pro Wonder

Video Kamera

RCA

Video Kamera

Small Wonder

Video Kamera

RCA

Video Kamera

La Pie qui Chante

Sekerleme

RCA

CD Çalar

Canard-Duchene

Sampanya

Krug

Sampanya

Mercier

Sampanya

Moet And Chandon

Sampanya

Piper Heidsieck

Sampanya

Rozes

Sampanya

Veuve Clicquot

Sampanya

La Vache Qui Rit

Peynir

Arpin

Peynir

Bel Paese

Peynir

Belle Des Champs

Peynir

Boisange

Peynir

Brie

Peynir

Camembert

Peynir

Chamois D’or

Peynir

Entremont

Peynir

Etorki

Peynir

Fine Bouche

Peynir

Fromageries Riches Monts

Peynir

Geramont

Peynir

Gerard

Peynir

Gervais

Peynir

Jockey

Peynir

Lepetit

Peynir

Montagnard

Peynir

Montrachet

Peynir

Mountain Farms

Peynir

New Holland

Peynir

Precious

Peynir

Roquefort

Peynir

St. Albray

Peynir

Taillefine

Peynir

Tourtrain

Peynir

Vieux Boulogne

Peynir

Hine

Konyak

Mumm Vsop

Konyak

Remmy Martin

Konyak

Napoleon

Konyak

Martell

Konyak

T-Fal

Mutfak Esyasi

Tefal

Mutfak Esyasi

Vichy

Kozmetik

La Roche Posay

Kozmetik

Accentous

Kozmetik

Biotherm

Kozmetik

Christian Dior

Kozmetik

Clarins

Kozmetik

Daniel Jouvance

Kozmetik

Dr. Pierre Ricaud

Kozmetik

Dulcia

Kozmetik

Fresh Lash

Kozmetik

Galerie Noemie

Kozmetik

Great Lash

Kozmetik

Guerlain

Kozmetik

Kiotis

Kozmetik

Lancome

Kozmetik

Le Crayon Glace

Kozmetik

Le Monde en Parfum

Kozmetik

Les Meteorites

Kozmetik

Long Wearing Lipstick

Kozmetik

Long Wearing Makeup

Kozmetik

Long Wearing Nail Polish

Kozmetik

L’Oreal

Kozmetik

Miami Chill

Kozmetik

Moisture Whip

Kozmetik

No Problem

Kozmetik

Orlane

Kozmetik

Phas

Kozmetik

Pierre Fabre

Kozmetik

Rene Furtherer

Kozmetik

Revitalizing

Kozmetik

Roc

Kozmetik

Shades of You

Kozmetik

Sheer Essentials

Kozmetik

Shine Free

Kozmetik

Summer Sensations

Kozmetik

Belin

Kracker

Jacob’s

Kracker

Hermes

Catal/Biçak

Bridel

Süt Ürünleri

Bridelice

Süt Ürünleri

Lactel

Süt Ürünleri

President

Süt Ürünleri

Societe

Süt Ürünleri

RCA

DVD Çalar

Square D

Elektrikli Aletler

Hermes

Ayakkabi

Minelli

Ayakkabi

Longchamps

Çanta

Lancel

Çanta

Louis Vuitton

Çanta

Anais Anais

Parfüm

Azzaro

Parfüm

Azzura

Parfüm

Cacharel

Parfüm

Chanel

Parfüm

Christian Dior

Parfüm

Clarins

Parfüm

Dioressence

Parfüm

Diorissimo

Parfüm

Drakkar Noir

Parfüm

Eau Sauvage

Parfüm

Fahrenheit

Parfüm

Feuille d’Herbe

Parfüm

Gardens of L’Occitane

Parfüm

Gio De Giorgio Armani

Parfüm

Giorgio Armani

Parfüm

Gloria Vanderbilt

Parfüm

Guerlain

Parfüm

Guy Laroche

Parfüm

Heritage

Parfüm

Hermes

Parfüm

Lancome

Parfüm

Lavendar Harvest

Parfüm

L’Heure Bleu

Parfüm

L’Occitane

Parfüm

Lou Lou

Parfüm

Miss Dior

Parfüm

Nahema

Parfüm

Orlane

Parfüm

Paloma Picasso

Parfüm

Poison

Parfüm

Samsara

Parfüm

Shalimar

Parfüm

Tresor

Parfüm

Tupic

Parfüm

Verbena Harvest

Parfüm

Vol De Nuit

Parfüm