Ariv: 'Erdemir Demir-Çelik Maden İşletmeleri - Divriği' Kategorisi

Kemaliye, un village attachant

arşamba, Ocak 3rd, 2007

Détail de ferrure sur une porte à Kemalye

Etape idéale après avoir visité la mosquée créative et exubérante de Divrigi, ce village est le plus beau de ce voyage. Surplombant

l’Euphrate, c’est un endroit où l’on pourrait rester plusieurs jours, tant l’accueil est chaleureux, le restaurant sympathique et l’hôtel Bozkurt confortable.

C’est ici que nous nous régalerons du plus délicieux des fromages, vendu par un vieux paysan qui semble si pauvre qu’on aimerait l’aider pour l’encourager à continuer à fabriquer ce délice probablement voué à disparaître avec lui.

Protégé par la distance et par la mauvaise route, il est resté incroyablement authentique avec ses belles maisons de bois pas encore détruites ou transformées dont les portes sont ornées de ferrures précieuses. La plupart conservent des menuiseries, placards et boiseries et le sol de pierre d’origine.

Une cascade le traverse, bondissant entre les maisons, pour se jeter environ trois cents mètres plus bas, dans l’Euphrate. Il faut peu de temps pour faire le tour du centre où se tient le marché et rencontrer les artisans traditionnels : boulanger, forgeron et ferronnier, cordonnier et tailleur, etc.

Popularity: 15% [?]

Fırat’ı Kirlettiği İddia Edilen İşletme Faaliyetlerini Durdurdu

Cuma, Aralık 1st, 2006

Erzincan Valisi Ali Güngör, Fırat Nehri’ne Bıraktığı Kimyasal Atıklarla Nehrin Kirlenmesine Neden Olduğu İddia Edilen Sivas’ın Divriği İlçesi’ndeki Demir-çelik İşletmeleri’nin Faaliyetlerini Durdurduğunu Açıkladı.

Erzincan Valisi Ali Güngör, Fırat Nehri’ne bıraktığı kimyasal atıklarla nehrin kirlenmesine neden olduğu iddia edilen Sivas’ın Divriği İlçesi’ndeki Demir-Çelik İşletmeleri’nin faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.

Gazetecilerin konuyla ilgili sorusu üzerine bir açıklama yapan Erzincan Valisi Ali Güngör, çevre kirliliğine neden olan olayla ilgili gerekli tedbirlerin alındığını ve konunun yargıya intikal ettiğini belirterek, sorumluların cezalandırılacağını söyledi. Divriği’deki demir-çelik fabrikasının atıklarının, Kemaliye İlçesi’nden geçen ve Fırat’a karışan Çaltı Çayı’nda önemli oranda kirliliğe neden olduğunu belirten VAli Güngör, “Biz olayın ardından hemen devreye girerek elimizden geleni yapmaya çalıştık. Olay, Sivas bölgesinde gerçekleştiği için müdahale etmemiz söz konusu değildi. Ancak Sivas Valiliği’yle irtibata geçerek işlemlerimizi başlattık. Bu arada fabrika, faaliyetini müdahale anından itibaren durdurdu. Arıtma tesisinde yenilikler yapılmaya başlandı. Ayrıca Kemaliye Savcısı duruma müdahale etti. Tabi görev yeri sebebiyle konu Divriği Savcılığı’na devredilecektir” dedi.

Çevre konusunun çok önemli olduğunu vurgulayan VAli Güngör, “Bize düşen görev, çevreyi korumaktır. Buna özen göstermediğimiz için birçok canlı yok oldu. Bu dağınıklık devam ederse insanın kıyameti de bu olacaktır. Kirli hava, kirli toprak, kirli suda hiç bir canlı yaşayamaz, yer alamaz. Bu nedenle de çevremizi korumamız gerekiyor” diye konuştu. (İhlas Haber Ajansı)

Popularity: 24% [?]

Fırat’ı kirleten tesislere acımak yok

Perşembe, Kasım 30th, 2006

Park Maden Enerji - Çevre Felaketi: Sivas Divriği Demir Çelik madeni Ereğli Demir Çelik Çevreyi Kirletiyor.Kimyasal atıklarıyla Fırat Nehri’ni kızıla boyayan demir-çelik işletmelerinin faaliyetleri yargı kararıyla durduruldu. Erzincan Valisi Göngör: Kimse ‘Pardon’ gibi söylemlerde bulunamaz

30/11/2006

SİVAS / ERZİNCAN- Kimyasal atıklarını bıraktıkları Fırat Nehri’nin kızıla boyanmasına yol açan Sivas’ın Divriği ilçesindeki Erdemir Maden ve Park Maden Enerji şirketlerinin faaliyetlerinin yargı kararıyla geçici olarak durdurulduğu açıklandı.
Demir-çelik üretimi yapılan şirketlere ait atık demir dinlendirme havuzlarının Fırat Nehri suyunun rengini kızıla çevirdiği ve kirlettiği yönündeki haberler üzerine Sivas Valiliği’nce soruşturma başlatılmıştı. Valilikten dün yapılan açıklamada, bu şirketlerce işletilen cevher zenginleştirme tesisi atıklarının havuzlarda dinlendirildikten sonra Çaltı Çayı’na deşarj edildiği belirtildi. Açıklamada, su kirliliği kontrolü yönetmeliği gereğince her iki işletmeden daha önce farklı tarihlerde numuneler alınarak laboratuvarlarda incelendiği ve standartlara uygun olması üzerine 3 Ağustos 2006 tarihinde ‘Deşarj izin belgesi’ verildiği anımsatıldı. Son şikâyetlerin ardından şirketlerde ve havuzlarda İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nce yeniden inceleme başlatıldığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

Park Maden Enerji ve Ereğli Demir Çelik - Divriği Demir Çelik Madeninin Kirli Atık Boşalttığı Nokta. Çevre Felaketi buradan başlıyor.Kirlilik gözle görülememiş
“23 Kasım 2006′da yapılan incelemede Çaltı Çayı’nın kızıl renkte aktığı yönünde basında yer alan görüntülerin aksine gözle tespit edilecek kirliliğe rastlanmamış, ancak akarsuda kirliliğin halen devam edip etmediğini tespit etmek amacıyla işletmeler baz alınarak, Çaltı Çayı’nın akış aşağı ve akış yukarı yönünden su numuneleri, işletmelerden atık su numuneleri ve akarsu kıyısından çamur numuneleri alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Referans Laboratuvarı’na analize gönderilmiştir.
Park Maden Enerji İşletme Müdürü Hasan Geyik’in beyanına göre, 18 Kasım 2006 tarihinde saat 12.00′de aşırı yağışlara bağlı olarak oluşan taşkın nedeniyle bir vadi içerisinde yer alan, işletmeye ait iki gözlü atık barajının ikinci gözünde setin tahrip olması sonucu, akarsuda kirlilik yaşandığı ve bu nedenle saat 15.00′te işletmenin faaliyetine son verildiği beyan edilmiştir. 23 Kasım 2006 tarihinde söz konusu cevher zenginleştirme tesisinde İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nce yapılan incelemede tesisin faaliyette olmadığı ve atık barajının kaya ve kil dolgu yapılmak suretiyle geçirimsizliğinin sağlanması ve güçlendirilmesi yönünde inşaat çalışmalarının devam ettiği tespit edilmiştir. Atık barajında gerekli çalışma tamamlanmadan tesiste üretime geçilmeyecek olup, tekrar üretime başlandığında kontrol amacıyla atık su numunesi alınarak bu doğrultuda değerlendirme yapılacaktır.”

Çevre Felaketi - Çevre Sorunları - Yukarı Fırat Havzası‘Pardon demekle olmaz’
Nehrin geçtiği Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde de kirlilik açıkça fark edilirken, Erzincan Valiliği Sivas Valiliği ile temasa geçmişti. Erzincan Valisi Ali Güngör, Divriği Cumhuriyet Savcılığı’nın doğal kaynakların kirletilmesiyle ilgili soruşturma açtığını ve şirketlerin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Güngör soruşturmasının sürdüğünü belirterek, şu açıklamayı yaptı: “Olay Sivas’ta geçtiği için müdahale etmemiz söz konusu değildi. Ancak valilikle irtibata geçerek işlemlerimizi başlattık. Divriği’deki demir-çelik işletmelerinin faaliyetleri yargı kararıyla geçici olarak durduruldu. Arıtma tesisinde yenilikler yapılmaya başlandı. Artık bu olayla ilgili adli seyir başlamıştır. Kimse çıkıp da ‘Pardon, arıtma tesisimiz taşmış’ gibi söylemlerde bulunamaz.” (dha, aa)

Kaynak: Radikal Gazetesi 

Popularity: 31% [?]

Fırat’ı boyayan işletmeye durdurma

Perşembe, Kasım 30th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden geçen Fırat nehri ile Keban Baraj Gölü’nü kızıla boyadığı tesbit edilen Sivas’ın Divriği ilçesindeki demir çelik maden işletmelerinin faaliyetleri durduruldu.

30 Kasım 2006 Perşembe

SİVAS - Sivas’ın Divriği ilçesindeki Demir-Çelik Maden İşletmesi tarafından kimyasal atıkların Fırat Nehri’ne bağlanan Çaltı Çayı’na atıldığı iddiaları üzerine soruşturma başlatılmıştı.

Divriği’de demir-çelik üretim tesislerinin boşaltma havuzlarından örnekler alan uzmanlar, kusurun Erdemir Madenciliğe ait Park Maden Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin olduğunu belirledi.

Söz konusu maden işletmelerinin faaliyetlerinin yargı kararıyla geçici olarak durdurulduğunu açıklayan Erzincan Valisi Ali Güngör, Divriği Cumhuriyet Savcılığı’nın doğal kaynakların kirletilmesiyle ilgili olarak soruşturma açtığını bildirdi.

Kaynak: NTVMSNBC

Popularity: 29% [?]

Fırat Nehrini Kirleten Park Maden Enerji ve Ereğli Demir Çelik’e ait Maden İşletmesinin Faaliyeti Durduruldu

Perşembe, Kasım 30th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden geçen Fırat Nehri’nin renginin kiremit renginde akmasına sebep olan işletmenin faaliyeti durduruldu.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden geçen Fırat Nehri, 18 Kasım 2006 tarihinde kiremit renginde akmıştı. Fırat Nehrinin, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Demir-Çelik Maden İşletmeleri’nin kimyasal atıkları sebebiyle renginin değiştiği belirtilmiş, nehirdeki atıkların çevreye zarar verip vermediği ise ilgili kurumlar tarafından araştırıldı. Erzincan Valisi Ali Güngör, gerekli incelemeyi yaptıklarını, Sivas bölgesi olduğu için kendilerinin gidip müdahale etmesinin söz konusu olmayacağını belirtti. Sivas’ta ki yetkililer ile görüşüldüğünü, onlarda yapılan çalışmalar ile ilgili bilgiler alındığını ve şahsen Sivas Valisine de yazılar yazdığını ifade eden Vali Güngör,”Şuanda oradaki faaliyet durmuş vaziyettedir. Anında müdahale edilerek fabrikanın faaliyeti durduruldu. Fabrika arıtma tesisini yeniden yaptırıyor. Ayrıca Kemaliye Savcısı duruma müdahale etti, tabi görevsizlik sebebiyle durumu Divriği Savcılığına intikal ettirecektir. Artık bu olayla ilgili adli bir seyir başlamıştır. Kimse çıkıp ta ‘Pardon arıtma tesisimiz taşmışta’ gibi söylemlerde bulunamaz. Herkes bilsin çevre konusu çok önemli. Her canlı kendisine uygun çevrede yaşar, bu çevreyi kaybettiğimiz zaman canlılar yok olacaktır. Eğer bu çevreyi kaybetmeye devam edersek, her halde insanların kıyameti de bu olacaktır. Kirlenmiş bir su, kirlenmiş bir toprak, kirlenmiş atmosfer içerisinde canlının yaşaması mümkün değildir. Ülkemiz ve dünya için en büyük denge çevre konusudur.”diye konuştu. 18 Kasım 2006 tarihinde Çaltı Çayı’na verilen atıklar, buradan Fırat Nehri’ne karışarak, doğa güzelliğine sahip Kemaliye’de çevreye zarar verirken, bu kirlilik Keban Barajı’nı da tehdit etmişti. Aynı çevre kirliliğinin bundan 5 yıl öncede aynı firma tarafından ortaya çıktığını ve bu noktada araştırmalar yapan bazı profesörler, konunun incelenmesi için gerekli mercilere müracaatlarda bulunmuşlardı.

Bundan yaklaşık 5 yıl önce, Şırzı Köprüsü dibinde Fırat’ın bir kolu olan Karasu’yun çok yoğun bir şekilde kırmızı renk aldığını ve yapılan ilk kaba gözlemlerde bu kirlenmenin demir oksitlerden kaynaklanabileceği sonucuna götürdüğü için iki meslektaşı ile birlikte, nehir boyunca tarama yaparak Divriği Maden İşleme Tesislerine kadar gittiklerini açıklayan Hacattepe Üniversitesi  Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demirsoy,”O gün ve daha sonraki yıllarda bu tesisin yıkama suyunun boşaltıldığı, sözüm ona dinlenme havuzlarını ve deşarj borularını gözledik ve fotoğrafladık” dedi. Kemaliye civarında yaklaşık 17 balık türünün yaşadığını ve bunların çoğu da ekonomik türler olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Demirsoy,” Bugün bu kirletilme durdurulsa dahi sedimenlere (dip çamurlarına) karışmış olan olası zararlı elementler, yüzyıllarca bu kültür nehrindeki insanları zehirlemeye devam edecektir. Böyle bir duruma düşmanlarımız dahi razı olamaz. Bu nehir insanlık tarihinin şahitlerinin bize bıraktığı mirastır, korunması bir uygarlık ve insanlık borcudur. Bu nehrin tapusu bize verilmemiştir, kullanma hakkı verilmiştir. Onu hor kullandığınızda, nehir üzerindeki egemenlik hakkımız da er yada geç tartışmaya açılacaktır.”şeklinde konuştu. Kemaliye civarında nehrin dip çamurlarından alınan örneklere bakarak, beklenilenden çok daha az bir canlılık yoğunluğuna ve çeşidine rastlandığını vurgulayan Prof. Dr. Ali Demirsoy,”Dumlu’dan çıkıp, Erzurum’un, Erzincan’ın ve geçtiği her kasabanın kanalizasyonunu, atıklarını yüklenmek durumunda kaldığı için ekolojik hoşgörüsü iyice kısıtlanmış olan bu uygarlık nehrine, son hançeri de Divriği ve Çaltı yada bir başka yerdeki maden atık yada artık suları vurmaktadır. Böyle giderse, bu nehir yakın zamanda, biyolojik olarak tahminlerin çok ötesinde fakirleşecek, en kötüsü de olası ağır metal birikimi bizi ve gelecek kuşakları tehdit edecektir.”şeklinde konuştu. Kemaliye İlçe Belediye Başkanı Mustafa Haznedar ise konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamasında, Kemaliye’nin çevre felaketi ile karşı karşıya olduğunu belirterek,”karasu Nehri Keban Baraj Gölünün son dolum noktasıdır. Akarsu ile baraj gölünün buluştuğu bu noktada 2001 yılına kadar çeşitli balıkların yumurtalarının bıraktığı, onlarca çeşit balık yavrusunun yetiştiği bir havza idi. Ancak Divriği’de bulunan demir madeninin yıkandığı havuzda ki maden atıklarının Çaltı Çayına bırakılması sonucu, bu çayın karıştığı Keban Barajı Gölünde kirlenmeler başlanmıştır.”diye konuştu.

Kaynak: Habercan

Popularity: 29% [?]

Erzincan: Fırat Nehri Kızıl Aktı

arşamba, Kasım 29th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nden Geçen Fırat Nehri’nin Rengi Kızıla Döndü. Olayı Görenler Şaşkınlıklarını Gizleyemedi.

Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nden geçen Fırat Nehri’nin rengi kızıla döndü. Olayı görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi.

Edinilen bilgiye göre, Sivas’ın Divriği İlçesi’ndeki bir demir-çelik işletmesinden Fırat Nehri’ne bıkarıldığı iddia edilen atıkların sebep olduğu renk değişimi, vatandaşların tepkisini topladı. Fabrikanın atık suları sebebiyle Fırat’ta bir çevre katliamı yaşandığını ifade eden Kemaliyeli vatandaşlar, yetkililerin biran önce tedbir almasını istedi. Fırat’taki balık neslinin bu sebeple tehlike altında olduğunu kaydeden vatandaşlar, “Fabrika, özellikle atık su bırakmak için kış aylarını ve yağmur yağdığı zamanları tercih ediyor. Özellikle Çaltı Çayı çevresinde hayvancılıkla uğrayan insanlar, sudaki bu kirlilik sebebiyle yerlerini yurtlarını terkedip büyük şehirlere göç etti. Artık bu çerve katliamına birilerinin dur demesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, nehirdeki kızıl renk bir süre sonra normale döndü. (İhlas Haber Ajansı)

Popularity: 29% [?]

FIRAT KİRLENMESİ

Salı, Kasım 28th, 2006

(Resimleri büyük olarak görmek için üstüne tıklamanız yeterlidir.)

İşte boşaltılma noktasıBundan yaklaşık 5 yıl önce, Şırzı Köprüsü dibinde Fırat’ın bir kolu olan Karasu’yun çok yoğun bir şekilde kırmızı renk aldığını ve yaptığımız ilk kaba gözlemlerde bu kirlenmenin demir oksitlerden kaynaklanabileceği sonucuna götürdüğü için; iki meslektaşımla birlikte (Doç. Dr. Aydın Akbulut ve Uzm. Yusuf Durmuş), nehir boyunca tarama yaparak Divriği Maden İşleme Tesislerine kadar gittik. O gün ve daha sonraki yıllarda bu tesisin yıkama suyunun boşaltıldığı sözüm ona dinlenme havuzlarını ve deşarj (boşaltma) borularını gözledik, fotoğraflar çektik. Beş yıl önce, iki yıl önce ve şimdi çekilmiş fotoğrafları bilgilerinize sunuyoruz. Gazetelerde yetkililer tarafından, bu kirlenmenin galiba Çaltıda sed yıkılmasından meydana geldiği, Divriği Maden Yıkama tesislerinde böyle bir şey olmadığı, olsa da atılan suyun zararlı olmadığı (hangi araştırmaya dayandırıldığı belli olmayan) açıklanmaktadır.

İşte Çevre Felaketinin Başladığı YerFarklı yıllara ait bu tesisten akarsuya fütursuzca doğrudan jel kıvamında suyun boşaltıldığına ilişkin fotoğraflar gönderiyorum; durumu takdirlerinize sunuyorum.Sevgili Hemşerilerim. Kemaliye civarında yaklaşık 17 balık türü yaşamaktadır ve bunların çoğu da ekonomik türlerdir. Özellikle cinsinin en büyük balıklarından biri olan, ağırlığının 100 kg. kadar çıktığı söylenen ve çaput olarak bilinen Barbus esocinus balığının birkaç yumurtlama yerinden biri olan Kemaliye civarı ne yazık ki bu ve diğer kirlenmelerden dolayı niteliğini yitirmiştir. Bilebildiğimiz kadarıyla bu hayvanlar Pertek civarlarındaki Peri suyuna kaymaya başlamıştır. Diğer balıkların şimdiki durumu ve geleceği de büyük bir olasılıkla bundan farklı değildir. Ne yazık ki elimizde yeterince bilimsel veri mevcut değildir.
Sivas Divriği Kirlenme Noktası
Fırat sadece balıkların mekânı değildir, su samurları, su kuşları ve diğer birçok canlının yaşam ortamıdır da.

SEVGİLİ HEMŞERİLERİM, HİÇBİR MADEN KURAL OLARAK DOĞADA SAF OLARAK BULUNMAZ; BİRÇOK ELEMENT, MADENİ OLUŞTURAN ESAS ELEMENTE EŞLİK EDER. ELİMİZDE YAPILMIŞ BİR ÇALIŞMA OLMAMASINA KARŞIN, ŞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ: Çevre Felaketi: Sivas Divriği Demir Çelik madeni Ereğli Demir Çelik Çevreyi Kirletiyor.DEMİR MADENİ İLE BİRLİKTE, ESER HALDE OLSA DA KURŞUN, MANGAN, MANGENEZ, ARSENİK, CİVA VE DİĞERLERİ, BU MADENE EŞLİK ETMEKTEDİR VE YIKAMA SUYU İLE KARASUYA KARIŞMAKTADIR. BUNLARIN HEMEN HEPSİ İNSAN VÜCUDUNDA DOĞRUDAN (KULLANMA SUYU OLARAK) YA DA DOLAYLI (SUDAN ELDE EDİLEN, BALIK GİBİ BESİNLERLE) İNSAN VÜCUDUNA GEÇMEKTE, BÖBREK KARACİĞER, SİNDİRİM SİSTEMİ BAŞTA OLMAK ÜZERE BİRÇOK ORGANDA TAHRİBAT YAPMAKTADIR; AĞIR METAL BİRİKİMİNE NEDEN OLMAKTADIR. BÜTÜN BUNLARIN OLMADIĞINA İLİŞKİN –GÜVENİLİR BİR KURUMDAN- BİR RAPOR SUNULABİLİR Mİ? HİÇ ZANNETMİYORUM.

Çevre Felaketi: Sivas Divriği Demir Çelik madeni Ereğli Demir Çelik Çevreyi Kirletiyor.EN KÖTÜSÜ BUGÜN BU KİRLETİLME DURDURULSA DAHİ SEDİMENLERE (DİP ÇAMURLARINA) KARIŞMIŞ OLAN OLASI ZARARLI ELEMENTLER, YÜZYILLARCA BU KÜLTÜR NEHRİNDEKİ İNSANLARI ZEHİRLEMEYE DEVAM EDECEKTİR. BÖYLE BİR DURUMA DÜŞMANLARIMIZ DAHİ RAZI OLAMAZ.

BİR ŞEYİ DAHA UNUTMAMAK GEREKİYOR, DÜNYANIN EN ESKİ UYGARLIKLARI BU NEHİR BOYUNCA KONUÇLANMIŞTIR. BU NEHİR İNSANLIK TARİHİNİN ŞAHİTLERİNİN BİZE BIRAKTIĞI MİRASTIR; KORUNMASI BİR UYGARLIK VE İNSANLIK BORCUDUR. BU NEHRİN TAPUSU BİZE VERİLMEMİŞTİR, KULLANMA HAKKI VERİLMİŞTİR. ONU HOR KULLANDIĞINIZDA, NEHİR ÜZERİNDEKİ EGEMENLİK HAKKIMIZ DA ER YA DA GEÇ TARTIŞMAYA AÇILACAKTIR.

Ereğli Demir Çelik - Divriği Demir Çelik Madeninin Kirli Atık Boşalttığı Nokta. Çevre Felaketi buradan başlıyor. Birkaç yıl önce birkaç kişiyle (Kemaliye Yüksek Okulunda öğretim görevlisi olarak çalışan sayın Mustafa Erkan Özgür’ün ve bazı meslektaşlarımın katkılarıyla) kabaca görüşlerimizi içeren bir rapor hazırlayıp, birkaç yere sunmuştuk; galiba o zaman yetkili merci Çevre Bakanlığı idi. Bu raporu o zaman Cumhurbaşkanımıza da sunarak müdahale etmesini talep edecektik; bu arada, artık, cevherin yıkanmayacağı ve nehre akıtılmayacağı söylendi; girişimlerimizi askıya aldık. Zaten böyle bir diretmeyi sonunu kadar yapamazdık; çünkü bilimsel yöntemlere göre elde edilmiş kesin veriler elimizde bulunmuyordu; bu gün de bulunmamaktadır. Ancak, son zamanlarda Kemaliye civarında nehrin dip çamurlarından aldığımız örneklere bakarak, beklenilenden çok daha az bir canlılık yoğunluğuna ve çeşidine rastladığımızı söyleyebiliriz.Ereğli Demir Çelik - Divriği Demir Çelik Madeninin Kirli Atık Boşalttığı Nokta. Çevre Felaketi buradan başlıyor.

Dumlu’dan çıkıp, Erzurum’un, Erzincan’ın ve geçtiği her kasabanın kanalizasyonunu, atıklarını yüklenmek durumunda kaldığı için ekolojik hoşgörüsü (töleransı) iyice kısıtlanmış olan bu uygarlık nehrine, son hançeri de Divriği ve Çaltı ya da bir başka yerdeki maden atık ya da artık suları vurmaktadır.

Böyle giderse, bu nehir yakın zamanda, biyolojik olarak tahminlerin çok ötesinde fakirleşecek, en kötüsü de olası ağır metal birikimi bizi ve gelecek kuşaklarıi tehdit edecektir.

Ülkesini, dünyayı, doğduğu yeri seven, insani değerlerini yitirmemiş herkesi duyarlı olmaya ve bu yıkıcı faaliyetin durdurulması için mücadeleye davet ediyorum.

Çok zor olmasına karşın, bir gün mavi-yeşil “Fıratımız” da gönül rahatlığıyla yine yüzmemizi, çocuklarımızın elinden tutarak, onlara balık tutmayı öğreteceğimiz günlerin gelmesini diliyorum.

Prof.Dr. Ali DEMİRSOY
Hacettepe Üniversitesi
Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü
Beytepe\Ankara
Tel: 0312 297 80 40

Popularity: 30% [?]

İntihar

Pazar, Kasım 26th, 2006

İntihar… 24/11/06

Fotoğrafta kıpkırmızı, bulanık, bir nehir görüntüsü.
Nerede o eski günlerdeki, yıllardaki pırıl pırıl akan, çevresine ve doğadaki tüm canlılara yaşam veren Fırat nehri, nerede bu fotoğraftaki pislik saçan zehir yuvası… Habere göre, Sivas’ın Divriği ilçesinde Erdemir Demir-Çelik Maden İşletmeleri‘ne ait dinlendirme havuzlarından boşaltılan zehir yüklü atıklar, Çaltı çayına boşaltılmaya başlanmış. Atıklar, çaydan, Fırat nehrine akmış. Oradan Keban baraj gölünü de etkilemiş…
Kemaliye’de bulunan Su Ürünleri Yüksekokulu tarafından yapılan bir incelemede, daha önceden balıkların yumurtalarını bıraktıkları bölgede, atıklar nedeniyle artık söz konusu balık yumurtalarına rastlanamadığı saptanmış. Demek artık, marifetli ‘insan türü’ orada yaşamı sonlandırmış. Çevredeki birki örtüsünü yok etmiş. Kuşları zehirli atık haline gelmiş Fırat nehrinin sularıyla zehirlemiş…

* * *
Hatırlarsınız, Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı; Caretta Caretta’ları, İztuzu Plajı ve kanalıyla ünlü Dalyan beldesinde koruma altındaki sazlıklar da geçtiğimiz aylarda esrarengiz bir şekilde yanmıştı. Türkiye’de yaşayan 450 kuş türünün 180′e yakınının yaşam alanı olan bölgedeki yangında, 25 bin dönüm sazlık alandan 500 dönümü kül olurken, bölgede rahat ‘kaçak avcılık’ yapmak için buraların yakıldığı söylenmişti…
15 yıl öncesine kadar dünyanın en önemli sulak alanları arasında gösterilen Konya’nın Ereğli ilçesindeki ‘Akgöl sazlıkları’ bugün kupkuru.
Sazlıkları besleyen İvriz kaynağının üzerine 1980′li yıllarda kurulan “İvriz Barajı”nda su 6.8 milyon metreküple minimum seviyesinin altına indi. Yüzyılların doğal dengesi bozuldu. Önceden yaklaşık 200 türde binlerce kuşun geldiği Akgöl’e kuşlar da küsmüş vaziyette…
207 kuş türünün barındığı Kırşehir’deki ‘Seyfe gölü’ için de tehlike çanları çalıyor. Son 3-4 yılda göl, çöl sahası haline gelmiş.
Çevre Bakanı Osman Pepe’nin geçtiğimiz aylarda yaptığı resmi açıklamaya göre; 14 bin 837 hektar alan kurutulmuş. Türkiyenin Göller Yöresi’nde son 35-40 yıl içinde kurutulan alanlar arasında Avlan Gölü (850 hektar), Karagöl (1280 hektar), Ovagelemiş Köyü (1350 hektar), Ketsel Gölü (2300 hektar), Gökçeli Gölü (740 hektar), Gencali Gölü (317 hektar), Pınarbaşı Gölü (1000 hektar), Söğüt Gölü (6500 hektar), Alparslan Gölü (500 hektar) dikkati çeken sulak alanlar arasında. Kurutma işlemlerinin çoğu DSİ Genel Müdürlüğü’nün planladığı ve uyguladığı projeler nedeniyle gerçekleşmiş. Ama gelin görün ki, ‘tarım arazisi’ elde etmek için bu değerli alanların kaybına karşılık elde edilen tarımsal arazilerden de beklenen verim sağlanamamış, tuzlanma ve rüzgar erozyonu gibi nedenlerle toprak verimsizleşmiş…
Türkiye’de yönetimler, önce en verimli tarım alanlarını sermayeye peşkeş çekiyor, üzerlerine otomobil fabrikası, sigara fabrikası kurulmasına onay veriyor, yasa çıkartıyor tarım arazilerinin üzerine kurulan Cargill’i affediyor. Sonra da tarım arazisi oluşturmak için bilinçsizce gölleri, sulak alanları kurutuyor!..
Zaten vahşi, bilinçsiz ve akılsız olan insan türünün, Türkiye’deki gözü dönmüş uygulamalarıyla varılan nokta bu: İntihar!
Kendi türü ile birlikte tüm diğer türleri ve yaşamı yok etme girişimi. Hızlı yok oluş…

Kaynak: Birgün Gazetesi - Yalçın Ergündoğan, yergun@birgun.net

Popularity: 29% [?]

Fırat Nehri kırmızı akıyor

Cuma, Kasım 24th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden geçen Fırat Nehri, son günlerde kiremit renginde akmaya başladı. OYAK Erdemir’e ait Divriği Demir Çelik Fabrikası’nın dinlendirme havuzlarının sel nedeniyle yıkıldığı ve atık suyun direkt Çaltı Çayına karışmasından dolayı suyun kiremit renginde aktığı açıklandı.

Park Grup Cevher Zenginleştirme İşletmesi Müdürü Hasan Geyik, dinlendirilmemiş suyun ellerinde olmayan bir nedenle sadece yarım gün çaya aktığını söyledi. Nehrin, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Demir-Çelik Maden İşletmeleri’nin kimyasal atıkları sebebiyle renginin değiştiği iddia ediliyordu. Sivas İl Çevre Koruma Kurulu’ndan uzman bir ekip dün ilçeye gitti. Dinlendirme havuzlarını gezen ekip, fabrikada kullanılan suyun Çaltı Çayı’na karıştığı kısmından numüne aldı. Alınan numüne incelenmek üzere Ankara’ay gönderildi. Fabrika yetkilileriyle görüşen ekip, daha sonra fabrikadan ayrıldı. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe ise bu konunun sadece Divriği’ye has bir olay olmadığını belirtti. Pepe, “Bakanlık olarak Türkiye’deki su kaynaklarını yakından takip ediyoruz. Tesislere para cezası ve kapatmaya kadar giden cezalar oluyor. Gazeteleri okuduktan sonra gerekli talimatları verdim. Arkadaşlarımız konuyla ilgili olarak hazırlanan raporu bana getirecek.'’ dedi. Erzincan, Sivas, Cihan

Popularity: 29% [?]

Sivil Toplum Girişimleri

Cuma, Kasım 24th, 2006

Sevgili Hemşehrilerimiz ve Kemaliyeseverler,

Gelecekte bu tür “Çevre Sorunları” ile gerek Divriği gerekse Ilıç Çöpler Madeni nedeni ile karşı karşıya kalma olasılığımız yüksektir.

Bu nedenle bu sorunlara oluşmadan, öncesinden tepki verebilmemiz ve önlemleri aldırtabilmemiz için çok değerli bilim adamlarımızdan kurulu bir komisyonun sivil toplum örgütlerimiz arasında tek vakfımız olan KEMAV altında kurulmasını öneriyoruz.

Bu çevrede oluşabilecek riskleri gözönüne çıkartabilecek bilimsel bilgiye sahip bilim adamlarımızın vereceği raporlara göre bir önleme eylem planını uygulamaya sokmalıyız. Bu sayede proaktif yani olmadan önlemeye çalışabiliriz.

Bir olay olduktan, doğa ve canlılar öldükten ve doğa kirletildikten sonra bir tepki vermekte bir yoldur. Belki şu anda bu da doğrudur. Ancak ileride bu tür olayların hele hele bir de demir cevheri yerine siyanürle tekrarı olursa. Biz Kemaliye’yi ve yukarı Fırat Havzasını artık eski resimlerinden çocuklarımıza anlatırız.

Olmuş olan bu çevre felaketi ile ilgili tepkimizi verirken, yukarıda açıkladığımız türde bir komisyonun da oluşumunu sağlamamız akılcı olacaktır. Ayrıca medya ve devlette ulaşılabilen ve sonuç alınabilen kişi ve mercilerinde bir envanterinin oluşturulması sağlanmalıdır. Şimdilik biz isim, email, telefon ve faksları, Kemaliye Haber Ajansında bir köşede tüm halkımıza açık olarak yazılı olarak biriktirmeye gayret edeceğiz.

İnşallah bu tür olayların tekrarının olmamasını temenni etmenin ötesinde, bu tür olayları önleyebilecek proaktif önlemleri alabilecek bir komisyon ve bu komisyonun alacağı eylem planları çerçevesinde doğasına sahip çıkacak bir sivil toplum örgütlenmesini oluşturabiliriz.

Kemaliye Haber Ajansı olarak 3285 adedi Kemaliye Hemşehrilerimiz olmak üzere 30 bini aşkın kişinin emailine Felaketle ilgili haberimiz gönderilmiştir. Sayfalarımız 2745 kişi tarafından okunmuştur.

Saygılarımızla
Kemaliye Haber Ajansı
“Gerçek Haberin Adresi”

Popularity: 30% [?]

‘ERDEMİR Madencilik doğaya zarar veriyor’

Perşembe, Kasım 23rd, 2006

23 Kasım 2006 ERDEMİR Madencilik doğaya zarar veriyor’

ERZURUM (A.A)

Erzincan’ın Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar, “Bölgemizdeki doğa katliamı devam ediyor” dedi.

Haznedar, Sivas’ın Divriği ilçesindeki ERDEMİR Madenciliğe ait işletmenin, fabrikadaki demir cevherlerinin atıklarını Çaltı Çayı’na bıraktıklarını ileri sürerek, bu durumun doğaya zarar verdiğini söyledi. Söz konusu sıkıntının 2000 yılından beri devam ettiğini anlatan Haznedar, şunları kaydetti:

“Bölgemizdeki doğa katliamı devam ediyor. Divriği ilçesindeki fabrikanın atıkları Çaltı Çayı kanalıyla Keban Baraj Gölü’ne akıtılıyor. Söz konusu atıklar, fabrika yetkililerince gece ve akıntının fazla olduğu dönemlerde çaya bırakılıyor. Kendilerini sürekli uyarıyorduk. Ancak inkar ediyorlardı.”

Haznedar, ayrıca Kemaliye’de bulunan Su Ürünleri Yüksekokulu tarafından yapılan bir inceleme sonucunda, daha önceden balıkların yumurtalarını bıraktıkları bölgede, atıklar nedeniyle artık söz konusu balık yumurtalarına rastlanamadığını ifade etti. Hayvanların dahi suyu içmediklerini iddia eden Haznedar, konuyu ilgili makamlara ilettiklerini ve yetkililerden duyarlılık beklediklerini bildirdi.

KEMALİYE KAYMAKAMI KURT

Kemaliye Kaymakamı Yılmaz Kurt ise Çaltı Çayı’nda kirliliğin yaşandığı gün ilçede olmadığını belirterek, Belediye Başkanı Haznedar’ın durumu iletmesi üzerine olayı Çevre Müdürlüğü yetkililerine aktardıklarını söyledi.
“Çayda gerekli inceleme yapıldıktan sonra kesin sonuç belli olacak” diyen Kurt, şöyle devam etti:

“İlçede yeni göreve başlamam nedeniyle söz konusu çayda daha önce böyle bir şey yaşandığı konusunda net bir bilgim yok. Ancak belediye başkanımızın uyarısıyla harekete geçtik. Çevre ve Orman Müdürlüğü yetkililerine durumu ilettik. Onlar da gerekli numuneleri alarak incelemeye götürdüler. Yapılacak kontrollerin ardından kesin sonuç ortaya çıkacak.”

Popularity: 29% [?]

Aldatılıyor muyuz? - Erdemir’den Çelişen Açıklamalar Dizisi

Perşembe, Kasım 23rd, 2006

Fırat’ın ve çevresindeki canlıların katledilmesine neden olan ÇEVRE FELAKETİ ‘nin ardına çevreyi katledenler ne açıklayacaklarını şaşırdılar.

—————————————————————————————–

Hürriyet Gazetesinde Yayınlananlar:

23 Kasım 2006 ERDEMİR Madencilik‘ten yalanlama

SİVAS (A.A)

Sivas’ın Divriği ilçesindeki ERDEMİR Madenciliğe ait işletmenin yetkilileri, fabrika atıklarının Fırat ırmağına karışması diye bir şeyin kesinlikle söz konusu olmadığını öne sürdü.

Fabrika yetkilileri, bazı basın kuruluşlarında yer alan, fabrikalarının atıklarının Fırat’ı kirlettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Bu konuda bir profesörün Sivas Valiliği’ne yazı yazdığını öğrendiklerini, ancak iddiaların hiçbirinin doğru olmadığını öne süren yetkililer, şu bilgileri verdiler:

“Bunların hiçbirinin doğru olmadığına dair zaten biz gerek Sivas Valiliği’ne, gerek Divriği Kaymakamlığı’na gerekli yazıları belgesiyle birlikte gönderdik. Tam tersine basamak basamak şu ana kadar en son haddine kadar iyileştirme yapıldı ve halen de yapılmaya devam ediliyor. Çin ile yapılan görüşmeler, Azerbaycan ile yapılan görüşmeler hep daha nasıl iyi olabilir diye en üst düzeyde alınan önlemler. Önceki dönemlerde daha çok fazlaydı. Şu dönemde böylesi bir şeyin çıkmasını gerçekten açıkçası anlayamadık. Ama tamamen söylenenler ve yazılmış olan şeylerin çürütüleceğine dair belgeler kendilerine gönderildi. Bu cevabı beklemeden böyle bir yazı yazmak anlamsız.”

“VİCDANIMIZ RAHAT”

Bu konuda vicdanen rahat olduklarını, her türlü belge ve önlemlerinin bulunduğun anlatan yetkililer, “Daha önceki dönemlerde olmayan iki tane çökertme havuzu yaptırdık. Çok büyük bir havuz. Bir tanesi 7 bin metre kare, diğeri ondan biraz daha küçük. Ve sürekli bunların kenarları yükseltiliyor ve ırmağa akmasın diye içi boşaltılıyor. 4-5 yıldır bu böyle. Buna rağmen nasıl oluyor da ırmaklara gidiyormuş” dediler.

Çok büyük maliyetler getirmesine rağmen o havuzun içinin sürekli alındığını anlatan yetkililer, “Irmağa karışma diye bir şey kesinlikle söz konusu değil. Ayrıca ırmağın suyu ile dinlendirme havuzlarının suyu da sürekli ölçümlere gidiyor. Bunların ölçüm değerleri elimizde. O belgeler ve analiz raporları var. En ufak bir problem yok” diye konuştular.

DİVRİĞİ BELEDİYE BAŞKANI GÜRESİNLİ: YETERLİ ARITMA YAPILMIYOR

Divriği Belediye Başkanı Mehmet Güresinli de yaptığı açıklamada, bir basın kuruluşunda yer alan “Divriği Belediye Başkanı Çevre Bakanlığı’nı ‘Keban’ı kurtarın’ diye uyardığı” şeklindeki ibarede bir yanlışlık olabileceğini, çünkü kendisinin böyle bir başvurusunun olmadığını söyledi.

Ancak fabrikanın atıklarıyla ırmağın kirletilmesi konusunun doğru olduğunu öne süren Güresinli, “Bence yeterli arıtma yapılmıyor. Gerekli önlemler istenildiği gibi alınmamış. Ama benim o şekilde bir başvurum olmadı” dedi.

Divriği’den Fırat’ın kolunun geçtiğini ifade eden Güresinli, “Fırat’ın ana kollarından biri Murat, biri Karasu. Divriği’den geçen de Karasu’ya bağlı Çaltı çayı. Kirlenen Çaltı çayı. Tabii o da devam ediyor, Fırat’a kadar gidiyor. Çaltı yıllarca kızıl aktı, şimdi de zaman zaman akıyor” diye konuştu.

—————————————————————————————–

‘Fırat’ta sağlık açısından risk yok’

DİVRİĞİ (Sivas), (DHA)

SİVAS’ın Divriği İlçesi’ndeki Erdemir‘e ait Maden Demir Çelik İşletmeleri‘nin atık suları nedeniyle Fırat Nehri’nin kan renginde akması konusunda işletmenin Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kurt açıklama yaptı. Kurt, “Son olayda suyun tahliyesi istem dışı olmuştur. Bu suyun canlılara herhangi bir zararı yoktur” dedi.

ERDEMİR Demir Çelik İşletmeleri‘nde bulunan dinlendirme havuzlarının Çaltı Çayı’na boşaltılmasıyla birlikte Fırat Nehri’nin kiremit rengini alması, bölgede yaşayanları tedirgin etti. İşletme Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kurt, işletme çevresinde, biri kendi bünyelerinde diğeri ise Park Enerji adlı şirkette iki dinlendirme havuzu bulunduğunu belirterek, “Kendi tesislerimizdeki havuzda demir cevherinin ince atıkları biriktiriliyor.

Buradaki havuzda suyun rengi siyaha yakın oluyor. Su dinlendirilen manyetik malzemenin rengini alıyor. Dinlenme sonrasında su süzülerek deşarj ediliyor. Bu suların da her türlü tıbbi incelemeleri yapılıyor. İnsan sağlığı ve canlılar açısından hiçbir etkisi yok. Tıbkı doğada bulunan madenlerin yağmur suyuyla temas ederek akarsuya katılması gibi birşey” dedi.

İşletmenin yanında bulunan ve Park Enerji şirketine ait yerde ise demir cevher atıklarının yeniden işlenerek kendilerine satıldığını söyleyen Kurt, “Burada Çaltı çayının hemen kenarında bir dinlendirme havuzu var. Tamamen doğal olarak yapılmış bir havuz. Burada bulunan cevher atıkları ise hematit olduğu için suda kırmızımsı bir renk oluşuyor. Cumartesi günü Çaltı Çayı’nın sularının yükselmesi sonucu havuzun kenarı tahrip olarak burada biriktirilen su istemdışı tahliye olmuş. Bu ilk kez yaşanıyor. Sürekli çaya su tahliyesi yapılmıyor. Buradaki işletme 9 yıl önce kurulmuş. İşleyip bize sattığı malzeme stokunun 15 yılda tükenmesi söz konusu. Ancak şu anda gerekli tedbirler alınmıştır. Buradaki suyun da herhangi bir sağlık tehlikesi bulunmamaktadır” dedi.

Kaynak: Hürriyet

Popularity: 29% [?]

FIRAT, KAN AKIYOR…

Perşembe, Kasım 23rd, 2006

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden geçen Fırat Nehri, son günlerde kiremit renginde akmaya başladı.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinden geçen Fırat Nehri, son günlerde kiremit renginde akmaya başladı. Nehrin, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Demir-Çelik Maden İşletmeleri’nin kimyasal atıkları sebebiyle renginin değiştiği iddia edilirken, nehirdeki atıkların çevreye zarar verip vermediği ise ilgili kurumlar tarafından araştırılacak. Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar ise sorumluların konuyla ilgilenmesini istedi. Divriği’de bulunan özel bir işletmeye ait demir- çelik maden işletmelerinin dinlenme havuzlarının boşaltılması nedeniyle Kemaliye ilçesinin ortasından geçen Fırat Nehri’nin Keban Barajı’na kadar olan bölümü kiremit rengine büründü. 18 Kasım 2006 tarihinde Çaltı Çayı’na verilen atıklar, buradan Fırat Nehri’ne karışarak, doğa güzelliğine sahip Kemaliye’de çevreye zarar verirken, bu kirlilik Keban Barajı’nı da tehdit ediyor. Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar ise bu durum karşısında Divriği’deki maden işletmelerini arayarak atıkların boşaltılmamasını yetkililere ilettiğini belirtti. Sivas Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Çevre ve Orman Bakanlığı’na durumu bildiren Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar, bu durumun hem Kemaliye, hemde Keban’ı tehdit ettiğini kaydetti. Kemaliye Kaymakamı Yılmaz Kurt ise, Fırat Nehri’nin 18 Kasım tarihinde kiremit renginde aktığını ve şu anda nehrin normale döndüğünü ifade ederek, “Biz ilgili yerlere ve kuruluşlara gerekli müracaatları yaparak, konunun incelenmesini istedik. Geçmiş tarihlerde de bu şekilde olayla karşılaşılmıştır. Herhangi bir çevre kirliliği veya balık ölümlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda Çevre ve Orman Müdürlüğüne gerekli müracaatlar yapıldı. Bu konunun gereğini Sivas’taki yetkililer yapacaktır.” şeklinde konuştu. Öte yandan Fırat Nehri’nin kiremit rengine dönüşmesi ile birlikte Kemaliye ve İstanbul’da yaşayan Kemaliyeliler, bu duruma derhal çözüm bulunmasını isteyerek, Çevre ve Orman Bakanlığı ile ilgili kuruluşu faks, telefan ve e-mail yağmuruna tuttu. Bu arada geçtiğimiz aylar içerisinde Türkiye’nin değişik noktalarında işletmelerin nehirlere bıraktığı atıklar sebebiyle binlerce balık ölümü gerçekleşmişti. Balık ölümleri nedeniyle Erzurum Ilıca Şeker Fabrikası’na ise 60 YTL ceza kesilmişti.

Kaynak: Habercan

Popularity: 24% [?]

Divriği demir çelik nehri

Perşembe, Kasım 23rd, 2006

Abdullah ATAMAN, DHA

Fırat Nehri, Divriği’deki Demir-Çelik Maden İşletmeleri’nin kimyasal atıkları nedeniyle kiremit renginde akmaya başladı. Divriği Belediye Başkanı, Çevre Bakanlığı’nı “Keban’ı kurtarın” diye uyardı.

Divriği Demir Çelik NehriSİVAS’ın Divriği İlçesi’nde bulunan OYAK Erdemir’e ait demir- çelik maden işletmelerine ait dinlendirme havuzlarının boşaltılması nedeniyle Fırat Nehri kiremit renginde akıyor. Divriği İlçesi’ndeki demir-çelik madeninin bulunduğu işletmelerdeki dinlenme havuzları, 18 Kasım gününden itibaren Çaltı Çayı’na verildi. Bunun üzerine Çaltı Çayı’ndan Fırat’a gelen kiremit rengindeki atıklar, Keban Baraj Gölü’nü de etkiledi. Belediye Başkanı AKP’li Mustafa Haznedar, Divriği’deki maden işletmelerini arayarak atıkların boşaltılmamasını istedi. Ardından Sivas Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Çevre ve Orman Bakanlığı’na durumu bildiren Haznedar, “Keban’ı kurtarın” diye konuştu.

5 YIL ÖNCEDEN RAPOR

Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ali Demirsoy, “Fırat’ın bizzat demir belirtisini ifade eden kızılımsı rengini, Sivas’ın Divriği’ndeki demir- çelik maden ocağının atıklarından almaktadır. Maden işletmesi bünyesinde bulunan arıtma sisteminin tam kapasite ile çalıştırılmadığı ve yetersiz olduğu için sık sık Fırat’ın rengi değişmektedir. Hazırladığımız raporu ilgili kuruluşlara 5 yıl kadar önce gönderdik” dedi.

Binlercesi ölmüştü

GEÇTİĞİMİZ haftalarda Sakarya ve Karasu nehirlerinde toplu balık ölümleri görülmüştü. Sakarya Nehri’ndeki balık ölümlerine, atık su bırakarak yol açtığı belirlenen fabrikaya 24 bin YTL para cezası uygulanmıştı. Karasu Nehri’ndeki ölümlere ise Erzurum’un Aşkale İlçesi’ndeki Şeker Fabrikası’nın atıkları neden oldu.

Kaynak: Hürriyet

Popularity: 18% [?]

Büyük Çevre Felaketi: Fırat Kan Ağlıyor!

Salı, Kasım 21st, 2006

(Resimleri büyütmek için üstlerine çift tıklayınız!)

Fırat Kan AğlıyorFırat acı günlerini yaşamakta. Fırat’a herhangi bir filtrelemeden geçirilmeden gelişigüzel bırakılan atıklı, topraklı, lığalı sular Fırat’ın kan ağlamasına neden oluyor. Tüm Nehir içindeki ve etrafındaki bitkiler ve daha önemlisi hayvanlar bu atıklı sulardan dolayı kötü etkilenmekte. Çevredeki yerleşim birimlerinde besi hayvanları Fırat’ın sularına yaklaştırılmamakta.

Fırat yine kaderine terkedilmiş, adına yakılan ağıtların, yazılan türkülerin içindeki acılarda olduğu gibi rengini kan rengine çevirmiş. Bu rengi kan rengine çevirenler ise utanmıyorlar. Göz göre göre Yukarı Fırat Havzasında canlıların hayatına son veriyorlar. Bu ülkenin taşına toprağına, nehirine, canlılarına sadece sözde değil eylemde de sahip çıkan her Türk Vatandaşını, her sivil toplum kuruluşunu ve bu hali görmezlikten gelen devlet mercilerini eyleme ve bu konuda bir şeyler yapmaya davet ediyoruz.

Çevre Felaketi - Çevre Sorunları - Yukarı Fırat HavzasıAyrıca bu sularla topraklı, lığalı sularla KEBAN BARAJ GÖLÜ’nün de dolması ile yakın gelecekte Orta Fırat Havzası’da olası sel felaketlerine sehne olacak. Barajın ömrünün kısalmasından dolayı kaybettiğimiz yüzmilyonlarca dolardan ise şimdilik bu canlı ve doğa katliamının arasında bahsetmeye dilimiz varmıyor.

Lütfen çağrımızı duyun. Fırat’ın çığlıklarını duyun. Canlıların ve doğanın sessiz çığlıklarını işitin.

Kemaliye Haber Ajansı
“Gerçek Haberin Adresi”
http://www.Ajans.Kemaliye.net

Not: Kemaliye’den çekilmiş fotoğraflardan Fırat’ın kan ağlayan rengini görüp sizlerde katledilen balıklar, ceylanlar, bitkiler için ağlayabilirsiniz. Elinizden birşeyler geliyorsa bu kanı durdurmak için lütfen eyleme geçin. Yukarı Fırat Havzası’nın çığlıklarını lütfen duyun! Özellikle Divriği lütfen duy çığlıklarımızı! Maden işletmecileri sizlerde duyun sesimizi!

Greenpeace - Yeşil Barış bilgi@greenpeace.org.tr Tel: (212) 248 2661 Faks: (212) 248 1859
———————————————————————————————————————-
ERZİNCAN ÇEVRE ve ORMAN İL MÜDÜRLÜĞÜ Tel: 0.446.223 73 08 Fax: 0.446.223 08 55 e-posta:erzincan@cevreorman.gov.tr
Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe bilgi@osmanpepe.com.tr, ozelkalem@osmanpepe.com.tr
Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanı Önder KIRAÇ : okirac@ockkb.gov.tr
Özel Çevre Koruma Kurumu Başkan Yrd. Ahmet ÖZYANIK : aozyanik@ockkb.gov.tr
Etüt Plan Proje Uyg. Daire Bşk T.Cengiz KAMAN : tckaman@ockkb.gov.tr
Çevre Koruma Araş. İnceleme Daire Bşk. Mehmet MENENGİÇ : mmenengic@ockkb.gov.tr
Personel Daire Bşk Erdoğan AKGÜL : e.akgul@ockkb.gov.tr
İdari Mali İşler Daire Bşk. Orhan YAPICIOĞLU : o.yapicioglu@ockkb.gov.tr
Mali Hizmetler Birimi Yetkilisi Vural ÖZTÜRK : v.ozturk@ockkb.gov.tr
—————————————————————————————————————
ÇEKÜL info@cekulvakfi.org.tr
—————————————————————————————————————
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası cmo@cmo.org.tr Telefon: 0212.245 89 15-16 Faks: 0212.245 89 17 Telefon : 0312.432 52 62 Faks: 0312.430 64 35
—————————————————————————————————————
Ekolojik Yaşam Portalı info@ekoses.com
—————————————————————————————————————
Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü AGM Fax: 0312 207 57 56 İletişim Formu: http://www.agm.gov.tr/iletisim5.asp
—————————————————————————————————————
Çevre ve Kültür Kruluşları Dayanışma Derneği bilgi@cekud.org Telefon : 212 621 77 00 Faks : 212 631 32 69
—————————————————————————————————————
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği Tel/Faks : 0 312 425 94 14 E-posta : kirsalcevre@kirsalcevre.org.tr kirsalcevreormancilik@yahoo.com
—————————————————————————————————————
Doğal Hayatı Koruma Vakfı Tel: (0212) 528 20 30 Faks: (0212) 528 20 40 E-mail: info@wwf.org.tr
—————————————————————————————————————
DİVRİĞİ KAYMAKAMLIĞI KAYMAKAM 0346 418 10 01 YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ 0346 418 24 92
—————————————————————————————————————
SİVAS VALİLİK SANTRALI 0346 224 45 45, 0346 221 51 74
—————————————————————————————————————
SİVAS DİVRİĞİ BELEDİYE BŞK. 0346 418 10 02
—————————————————————————————————————
Buğday Ekolojik Yaşam Kapısı Telefon : +90 (212) 252 52 55 Faks : +90 (212) 252 52 56 ePosta : portal@bugday.org
—————————————————————————————————————

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Eğitim ve Araştırma Birimi
http://stk.bilgi.edu.tr
—————————————————————————————————————
STGP Sivil Toplum Geliştirme Programı & STK Rehberi
http://www.turksiviltoplum.org/list.php?pageid=7&kriter=3
—————————————————————————————————————
Tarih Vakfı STK Bilgi Bankası
http://www.tarihvakfi.org.tr/stkbm/searchform.asp

—————————————————————————————————————

Popularity: 20% [?]

KÖŞE YAZARLARI E-POSTA ADRESLERİ

Salı, Kasım 21st, 2006

KÖŞE YAZARLARI E-POSTA ADRESLERİ
GAZETELER : Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, Radikal, Sabah, Vatan

KÖŞE YAZARI ADI-SOYADI e-POSTA ADRESİ

HÜRRİYET
Ahmet Hakan ahmethakan@hurriyet.com.tr
Ayşe Arman aarman@hurriyet.com.tr
Bekir Coşkun bcoskun@hurriyet.com.tr
Cüneyt Ülsever culsever@hurriyet.com.tr
Deniz İnceoğlu dinceoglu@hurriyet.com.tr
Doğan Hızlan dhizlan@hurriyet.com.tr
Ebru Çapa ecapa@hurriyet.com.tr
Emin Çölaşan ecolasan@hurriyet.com.tr
Enis Berberoğlu eberber@hurriyet.com.tr
Figen Batur fbatur@hurriyet.com.tr
Kanat Atkaya katkaya@hurriyet.com.tr
Mehmet Y.Yılmaz mehmetyilmaz@hurriyet.com.tr
Murat Bardakçı mbardakci@hurriyet.com.tr
Nora Romi nora.r@superonline.com
Nuran Çakmakçı ncakmakci@hurriyet.com.tr
Pakize Suda psuda@hurriyet.com.tr
Sibel Arna sarna@hurriyet.com.tr
Şükrü Küçükşahin skucuksahin@hurriyet.com.tr
Tolga Akyıldız takyildiz@doganburda.com
Tufan Türenç tturenc@hurriyet.com.tr
Yalçın Doğan ydogan@hurriyet.com.tr
Yurtsan Atakan yurtsan@hurriyet.com.tr
Zeynep Göğüş zgogus@hurriyet.com.tr

RADİKAL
Erdal Güven eguven@radikal.com.tr
Hakkı Devrim hdevrim@hurriyet.com.tr
Haluk Şahin hsahin@radikal.com.tr
Hasan Celal Güzel hcelalguzel@yahoo.com
İskender Aruoba iskenderaruoba@yahoo.com
İsmet Berkan ismet.berkan@radikal.com.tr
M. Serdar Kuzuloğlu serdar@kuzuloglu.com
Murat Yetkin myetkin@radikal.com.tr
Nur İçtay A. nur.cintay@radikal.com.tr
Tarhan Erdem t.erdem@e-kolay.net
Türker Alkan t.alkan@yahoo.com

SABAH
Aslı Aydıntaşbaş aydintasbas@sabah.com.tr
Atilla Dorsay al.dorsay@superonline.com
Balçiçek Pamir balcicek@sabah.com.tr
Burçak Güven G. burcakguven@sabah.com.tr
Emre Aköz emreakoz@sabah.com.tr
Emre Konuk emrekonuk@sabah.com.tr
Erdal Şafak esafak@sabah.com.tr
Ergun Babahan ebabahan@sabah.com.tr
Erhan Afyoncu eafyoncu@sabah.com.tr
Fatih Altaylı altayli@sabah.com.tr
Güntay Şimşek gsimsek@sabah.com.tr
İpek Alpkökin ipekalp@sabah.com.tr
Kazım Kanat kanat@sabah.com.tr
Kıncal Uluç uluch@sabah.com.tr
Mahmut Övür mahmutovur@sabah.com.tr
Mehmet Ali Kılıçbay makilicbay@superonline.com
Mehmet Altan maltan@sabah.com.tr
Mehmet Barlas mbarlas@sabah.com.tr
Metehan Demir mdemir@sabah.com.tr
Muharrem Sarıkaya msarikaya@sabah.com.tr
Neşe Mesutoğlu nese@sabah.com.tr
Oben Budak obudak@film.com.tr
Okan Müderrisoğlu okanm@sabah.com.tr
Onur Uysal ouysal@sabah.com.tr
Öncel Öziçer oncel.ozicer@gmail.com
Özgür Akman ozgur.akman@gmail.com
Özlem Demir ozlemdemir@sabah.com.tr
Pembe Candaner pembecandaner@sabah.com.tr
Refik Durbaş rdurbas@sabah.com.tr
Sait Gürsoy saitgursoy@final.com.tr
Seda Kaya Güler sedakg@ttnet.net.tr
Soli Özel cozepo@yahoo.com
Turgay Noyan tnoyan@sabah.com.tr
Ufuk Sandık usandik@sabah.com.tr
Umur Talu utalu@ttnet.net.tr
Yaprak Özer yaprakozer@sabah.com.tr
Yasemin Taşkın romasabah@yahoo.it
Yavuz Baydar okur@sabah.com.tr
Yavuz Donat ydonat@sabah.com.tr
Yılmaz Özdil yozdil@atv.com.tr
Yüksel Aytuğ yaytug@sabah.com.tr

MİLLİYET
A.Esra Yalazan eyalazan@milliyet.com.tr
Abbas Güçlü aguclu@milliyet.com.tr
Ahmet Turhan Altıner a.t.altiner@superonline.com
Ali Eyüboğlu aeyuboglu@milliyet.com.tr
Alin Taşçıyan alin.t@milliyet.com.tr
Can Dündar can.dundar@e-kolay.net
Cemal Saydam saydam@hacettepe.edu.tr
Cengiz Eren cengizeren@erenalp.com
Çetin Altan c.altan@bnet.net.tr
Derya Sazak dsazak@milliyet.com.tr
Ece Temelkuran ecetem@hotmail.com
Ecmel Ayral ecmel@bilgi.edu.tr
Elif Berköz eberkoz@milliyet.com.tr
Fatih Türkmenoğlu fturkmenoglu@milliyet.com.tr
Fatoş Karahasan karahasanf@e-kolay.net
Fikret Bila fbila@milliyet.com.tr
Güneri Civaoğlu gunericivaoglu@milliyet.com.tr
Güngör Uras gungoruras@superonline.com
Hasan Cemal h.cemal@milliyet.com.tr
Hasan Pulur h.pulur@milliyet.com.tr
Hicran Tekin htekin@milliyet.com.tr
İdil Türkmenoğlu iturkmenoglu@milliyet.com.tr
İlber Ortaylı ilber@bilkent.edu.tr
Mehmet Yalçın myalçin@tnn.net
Melih Aşık m.asik@milliyet.com.tr
Menderes Ozel mozel@milliyet.com.tr
Meral Tamer mtamer@milliyet.com.tr
Murat Beşer muratbeser@muratbeser.com
Nedim Gürsel nedim.gursel@free.fr
Özcan Yüksek oyuksek@doganburda.com
Sami Kohen skohen@milliyet.com.tr
Semih İdiz sidiz@milliyet.com.tr
Taylan Kümeli tkumeli@milliyet.com.tr
Taha Akyol t.akyol@milliyet.com.tr
Tuba Akyol tubaakyol@milliyet.com.tr
Vedat Milor vmilorster@gmail.com
Yalvaç Ural yural@milliyet.com.tr
Yasemin Çongar ycongar@erols.com

VATAN
Asaf Savaş Akat aakat@gazetevatan.com
Ayşe Brav bravayse@yahoo.com
Betül Memiş bmemis@gazetevatan com.tr
Buket Aşçı basci@gazetevatan.com
Donatella Piatti donatellapiatti@hotmail.com
Ebru Drew drew@gazetevatan.com
Güngör Mengi gmengi@gazetevatan.com
Haşmet Babaoğlu hasmetb@gazetevatan.com
Mehmet Tezkan mtezkan@gazetevatan.com
Mine G.Kırıkkanat mine.gokce@wanadoo.fr
Mustafa Mutlu mmutlu@gazetevatan.com
Necati Doğru ndogru@gazetevatan.com
Okay Gönensin ogonensin@gazetevatan.com
Reha Muhtar rmuhtar@gazetevatan.com
Ruşen Çakır rcakir@gazetevatan.com
Sanem Altan saltan@gazetevatan.com
Selahattin Duman sduman@gazetevatan.com
Teoman Hünal teomanhunal@thenorthshield.com
Tuğçe Baran tbaran@gazetevatan.com
Yavuz Semerci ysemerci@gazetevatan.com
Zülfü Livaneli zlivaneli@gazetevatan.com

CUMHURİYET
Ali Sirmen asirmen@cumhuriyet.com.tr
Ataol Behramoğlu ataolb@cumhuriyet.com.tr
Aylin Kotil aylin@kotilsarigul.com
Berat Günçıkan bguncikan@yahoo.com
Deniz Kavukçuoğlu dkavukcuoglu@superonline.com
Emre Kongar ekongar@cumhuriyet.com.tr
Erdal Atabek erdalatak@gmail.com
Hikmet Bila hikmet.bila@ntv.com.tr
Hikmet Çetinkaya hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Işık Kansu kansu@cumhuriyet.com.tr
Laleper Aytek lalepera@superonline.com
Leyla Tavşanoğlu leyla.tavsanoglu@cumhuriyet.com.tr
Mustafa Balbay ankcum@cumhuriyet.com.tr
Oktay Ekinci ekinci@cumhuriyet.com.tr
Oral Çalışlar oralcalislar@cumhuriyet.com.tr
Orhan Bursalı obursali@cumhuriyet.com.tr
Orhan Erinç oerinc@cumhuriyet.com.tr
Osman Bahadır bahadirosman@hotmail.com
Şükran Soner soner@cumhuriyet.com.tr
Zeynep Oral zeynep@zeyneporal.com

Tümüne Ek Olarak :

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Popularity: 20% [?]

Kemaliye’de Çevre Felaketi

Pazartesi, Kasım 20th, 2006

BU GÜN KEMALİYE İÇİN KÖTÜ GÜNLERDEN BİRİYDİ.
Güzel bir sonbahar günü, güzel bir pazar sabahı uyanıpta Fıratın kıpkırmızı rengini görmek, zaten siyah rengine alıştırılmış olan bizleri üzmeye yetti.
Altı yaşındaki oğlumun
- “Baba bu fırat niye durmadan renk değiştiriyor, niye kitaplardaki sular gibi rengi mavi değil?” sorularına yanıt veremedim.

Bugün Kemaliye Belediye Başkanı Mustafa Haznedar Bey ile beraber çayın Fırata karıştığı yere kadar gittik. Böyle bir aymazlığı ne kadar cahilde olsa insan yapamaz. Çayın çevresinde köylülerle konuştuk. Arıtmadan suya bıraktıkları kıpkırmızı toprak, kilometrelerce yeri kaplamış, şu an Başpınar köprüsüne ulaşmış durumda. Divriğinin bu ilgisizliğine şaşırmamak elde değil. Köylüler yetkililer hakkında şaibeli durumlar olduğunu ve hayvanlarına su veremediklerini anlattılar. Bu konuda geniş açıklamalar Dut Ağacı gazetesinde çıkacak.

Yarın Kemaliye Belediye Başkanımız tarafından tüm kurumlara şikayetler yapılacak ama daha öncede yapılan şikayetler ilgi görmedi ve baraj gölümüz öldü. Artık balıkların içi bile siyah çıkıyor.

- YARINDAN İTİBAREN NE YAPMALIYIZ?

-TÜM ÇEVRE ÖRGÜTLERİNE ULAŞALIM

-ÇEVREMİZDEKİ YETKİLİ KİŞİLERE ULAŞALIM

-ÖZELLİKLE ERZİNCAN SİVAS VE DİVRİĞİDE BULUNAN TÜM KAMU VE ÖZEL KİME ULAŞABİLİRSEK MAİL BOMBARDIMANI YAPALIM

-İLGİLİ BAKANLIKLARA KEMALİYE NET ÜYELERİ OLARAK TEK TEK ULAŞALIM

-BASIN ÇEVRESİ OLANLAR İLGİLENSİN

AV.MUSTAFA ALPTEKİN BİR DÖNEM DAVA AÇMIŞTI BU SÜRECİ DAHA YOĞUN DEVAM ETTİRELİM

Bu gibi çalışmalar neler olur bilmiyorum ama bizi özellikle Kemaliye ve yakın çevresini bu çevre katliamından artık kurtaralım. Bu durum bize yakışmıyor. Bu basit durumu bile engelleyemeyen bir Kemaliye yarın altın madeni ve siyanürle nasıl başa çıkacak bilemiyorum.
SAYGILARIMLA ETKİNLİK GÜCÜNÜZÜ BEKLİYORUZ.
ETEM KILIÇ,
Kemaliye

Popularity: 18% [?]

Fırat ın Türküsü..

Pazartesi, Kasım 20th, 2006

6 sene kadar önce idi, o zamanki kaymakamlık yazı işleri müdürü değerli ağabeyim Ümit Yeğengil arayıp Fırat ın simsiyah aktığını söylediğinde ilçedeki arkadaşlarla konuşmuş ve ardından CNN Türk den gazeteci arkadaşım Tanyel Yılmaz a durumu anlatmıştım.Tanyel aynı gün atlayıp ilçe ye gitti.Bir hafta boyunca yayınlanan tam 5 haber yaptı Kemaliyeden.Oldukça ses getirdi.Divriği kaymakamı aradı işletme ile ilgili bilgiler verdi.O kaymakam gitti başkası geldi.O dönemden sonra yok işletme rolantiye alındı yok, kapanacak dendi.”Ağır, kirli su”bir dönem Fırat a verilmedi.Ve döngü tekrar etti.Çünki Kemaliyeliler yeterince konuyla ilgili örgütlenemedi, tüm çevre sorunları gibi bağrından akan Fırat ın, istisnasız evcil -yabani tüm canlıların yaşam kaynağı Fırat ın ancak “karardığında” kirlendiğini düşündüğü Fırat ın, artık “yorgun aktığının” farkına varabildi.

Gözesinden, Keban barajına kadar, hiç bir yerleşim yoktur Kemaliye gibi Fırat ı bağrına basan, ta yüreğinden akıtan..Tercan dan, Kemah dan hatta yanıbaşından Ilıçtan geçer de Fırat hızlıdır, durmaz pek, bazı aymazların dediği gibi kir tutmaz pek..Ne zamanki salına salına aktığı, soluklandığı ve yeşille, kültürle yıkandığı Kemaliye yamaçların ulaşır bu kezde duraksadığına bin pişman olur adeta..Kardeşleri ile kucaklaşacağı onca yörelerden, yerleşimlerden, ecdadın suyunu içtiği derelerden, çaylardan bu kez oluk oluk lağımlar, aç gözlü, sorumsuz, duyarsız idarecilerin göz yumduğu işletmelerden sanayi-maden atıkları, çöpler boca edilir balıklara, kuşlara, geyiklere, börtü böceğe ve “insana”hayat veren sularına..

Gerizekalılık veya cehalet değilse nedir peki ?Hainlik mi, alçaklıkmı, yoksa açgözlü yamyamlıkmı, yağan yağmurları fırsat bilip koca bir çayın önünde biriken onca “ağır, kirli cevher atığı tortuyu”bir kepçe darbesiyle Fırat a göndermek?Yetersiz se yeni çökelti barajı yaparak, kirliliğe neden olacak cevher yıkama atıklarını, tortularını zaman zaman çay yatağından uzaklaştırarak “sorumluluğunu” yerine getirmek yerine..Ama bu gibi konularda, tüm ülke, hatta “çevre bilinci” konusunda geri kalmış tüm ülkeler genelinde olduğu gibi, burda da sorumlular yerine karşımıza hep sorumsuzlar çıkmakta..”Nehirler aşağı akar” elbette ve bal gibide pislik, kir tutar, hatta ölümlere hastalıklara dahi yol açar .Sorumsuz sorumluların sa canı yanmadıkça kılı kıpırdamaz, onlara göre”para “ile direk ilişkisi olmayan bu gibi konularda..

Bu kez.. Kemaliyeli eğer Kemaliyeyi gerçekten seviyorsa, memleketim diye koşup gittiğinde hep yukarı yerleşimlerin pislikleri ile kirletilmiş Fıratın yamacındaki mahzun bir yerleşim yerine, Yusuf Ziya Ademhan ın fotoğraflarındaki gibi, mavi -turkuaz suların da yeşilin yıkandığı bir küçük şehir istiyorsa bu soruna tavır koymalıdır.Elimizde kalan kirlenmemis bir avuç doğamız, bir avuç insanımız ve köklü kültürümüzdür.Onada sahip çıkamazsak, gelecek kuşaklar bizi affetmez.Sizlere duyuracağımız internet erişimlerine, fax adreslerine ve kişilere mutlaka tepkilerinizi iletiniz.Memleketteki kardeşlerimiz bizim göndereceğimiz basın mensubu arkadaşlara konunun aciliyetini ve önemini gereğince anlatıp yardımcı olunuz.Başta yeni kaymakamımız, belediye başkanımız olmak üzere, memleketimizin yöneticileri, ilgili tüm resmi kurumlar, bakanlıklar ve adli merciler nezdinde hukuki yollar da dahil her türlü girişimi başlatınız lütfen!Divriği maden işletmesi her cevher yıkama barajı dolumunda en kolay yolu seçmekte ve biriken tüm pisliği doğruca Fırat üzerinden bizim üzerimize boca etmektedir.Konuyla ilgili yerinde tesbitleri zaman geçirtmeden yaptırıp sorumsuz sorumlular hakkında gerekirse en ağır maddi manevi cezaları uygulatmalıyız.

Temiz Fırat, Temiz Kemaliye dileklerimle..

Mustafa Ferudun Çelikmen

Popularity: 18% [?]

Erzincan’da yaban hayvanlarının şüpheli ölümü

Salı, Kasım 7th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde son dönemlerde meydana gelen yaban hayvanlarının şüpheli ölümü sebebiyle araştırma başlatıldı.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde son dönemlerde meydana gelen yaban hayvanlarının şüpheli ölümü sebebiyle araştırma başlatıldı. Erzincan’a 150 kilometre uzaklıkta bulunan Kemaliye ilçesinin coğrafi konumunun dağlık olması sebebiyle bünyesinde, dağ keçisi ve ceylan gibi bir çok yaban hayvanını barındırıyor. Kanatlı av hayvanların bol miktarda bulunduğu ilçede, son dönemlerde meydana gelen ölümler üzerine inceleme başlatılıyor. İlçenin dağlık alanlarında geyik ve keçi leşine rastlanması ve bazı hasta yaban hayvanlarının karayollarına kadar inmesi ilçe halkını tedirgin etti. Hasta ve bakıma muhtaç şekilde bulunan bazı yabani hayvanlar köylüler tarafından bulunarak evlerinde bakımları sağlanıyor. Köylüler yaptıkları ilk incelemelerde hayvanların üzerinde çok sayıda kene olduğunu gözlemlediklerini belirttiler. Erzincan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yaban hayvanlarının incelenmesi için gerekli çalışmalar başlatıldı.

Kaynak: http://www.habercan.com/detay.asp?hid=2194

Popularity: 13% [?]

Erzincan İli Maden Envanteri

Pazartesi, Ocak 30th, 2006

Madenin Cinsi

Bulunduğu Yer

Kalite

(Tenör)

Gör+Muh.

Rezerv (ton)

Mümkün Rezerv (ton)

Demir

Kemaliye - Bizmişen

% 40-60 Fe

23.796.209 gör.

-

İliç - Akdoğu (Hığdar)

% 30-63 Fe

311.800

-

İliç - Fındıklı Dere

% 64 Fe

125.000

-