Doğa sporlarına destek mi köstek mi?

Erzincan’ın en uzak ilçesi olan Kemaliye’de ilçe esnafı ve İstanbul’da yaşayan gurbetçiler tarafından 2005 yılında kurulan KEDOST Kemaliye Doğa Sporları Şirketi ile ilçenin turizm potansiyelini artırmak amacıyla 2005 yılında Fırat Nehri Baraj Gölü kenarına yapılan barınağın açılışı yapılması planlanırken, kıyı kanununa müdahale, ettiği gerekçesiyle mahkemelik oldu. Fırat Nehri kenarında 2005 inşaatına başlanılan gemi barınağı geçen 4 yıl süreye rağmen bir türlü tamamlanamıyor. İlçe turizmine katkı sağlamak amacıyla yapılan barınağı hakkında, kıyı kanuna uymadığı gerekçesiyle yıkım kararı verilirken, geçen süre içerisinde aynı bölgeye afet konutları yapıldı. 1990 yılında çıkan Kıyı Kanunu’na göre nehir ve denizlerin kıyı sınırı tespit edilerek ancak bu sınırdan 50 metre uzaklıkta konut ya da barınak tarzı binaların yapılması kararı yer alıyor.  Türkiye’de Doğa sporlarının merkezi haline getirilmesi düşünülen Erzincan’da su sporlarının daha iyi yapılabilmesi için yapılan binaya yıkım kararı çıkması düşündürücü. Yapılan tesis kullanılarak bölgeye gelen turistlere Karanlık kanyon gezisi yaptırıldığı, Kemaliye’nin doğal hayatının tekne ile gösterildiği, Kemaliye triatlonu’nun yine bu tesislerin sayesinde yapılabildiği dikkate alındığında bu tesisin Kemaliye ve Erzincan açısından ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Yıkım kararı çıkan binaya emsal teşkil eden diğer binalar için bir işlem yapılmaması ise kafalarda soru işareti bırakıyor. Erzincan İl Encümeni tarafından verilen yıkım kararına bir anlam veremediklerini ifade eden KEDOST (Kemaliye Doğa Sporları ve Turizm Ltd. Şti) ortaklarından Ömer Keskinkılıç, “Şirketimiz tarafından su sporları malzemelerinin saklanması amacıyla yaptırılan depo ile ilgili bir mahkeme süreci var. Ama buna rağmen mahkeme sonucu beklenmeden yıkım kararı çıkartıldı. Bu karara bir anlam veremiyoruz” dedi. Kemaliye ilçesinde ilk defa 2004 yılında Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu adına Doğa Sporları festivalinin düzenlediğini anımsatan KEDOST şirketi ortaklarından Ömer Keskinkılıç,  “Bu tarihten sonra ilçede bir takım su sporları ile ilgili bot, kano ve tekneler alındı. Ve bu malzemelerin korunması için bir depo yapıldı. Aradan geçen süre içerisinde yapılan depo ve iskele için yıkım kararı çıktı.” dedi.
10 GENÇ BİRARAYA GELEREK KEMALİYE DE TURİZM ALT YAPISINI OLUŞTURMAK İSTEDİK

Açıklamasının başında KEDOST’ un nasıl kurulduğu konusunda bilgi veren Keskinkılıç, “Bu işin başlangıcında bir kısmı Kemaliye de bir kısmı İstanbul da ikamet eden 10 genç bir araya geldi. İnandığımız tek nokta Kemaliye’nin gelecekte Türkiye turizminde büyük bir yer alacağıydı. Bunun için kendi imkanlarımızla Kemaliye de turizm alt yapısını oluşturmak istedik. Öncelikle alt yapı derken gelen insanları belli standartlarda konaklatacak veya gezdirecek bir alt yapının oluşturulması gerekiyordu. Bunun için bir gezi teknesi aldık. Bunun haricinde doğa sporları malzemeleri alındı. Ve bu malzemelerin korunması için bir bina yaptık” dedi.

BURADA BİR İKAMET YOK

Malzemelerin korunması için yapılan binanın kıyı kanununa muhalefetten yıkım kararı ile karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Ömer Keskinkılıç, “Bizimde bu konuda eksikliklerimiz olmasına rağmen netice itibariyle kıyı kanununa muhalefetten bu binanın yıkılmasını istiyorlar. Burada bir ikamet yok. Sadece kullanım amacı olarak insanların gezi teknesine veya su sporları araçlarına rahatça inip binebilmeleri için yapılmış bir bina. Bunun yanı sıra kışın çok sert geçtiği için malzemelerin belirli bir şekilde korunması için yapıldı. Alınan malzemelerin suya yakın ve uygun şartlarda sağlıklı bir koruma yapılabilmesi için bir depoya ve suya yıl boyunca rahat bir şekilde indirilmeye ve binmeye uygun sosyal amaçlı, iskele, çekek yeri ve tamir yapılmaya uygun alan ihtiyacı ortaya çıktı. Böyle bir tesisin yapılması için özel idare veya bir kamu kurumunun yapması teklifi yapıldı. Ancak ne belediye ne kaymakamlık böyle bir tesisi yapamayacaklarını bildirmeleri üzerine KEDOST şirketi ortakları olarak kendi aramızda para toplandı. Dönemin mülki amirine bu konu anlatıldı. Köy muhtarı, köy meclisi ve mülki amirin onayı ile tamamen halka açık ve tüm ilçede bu faaliyetlerde bulunan herkesin faydalanacağı, kar güdülmeyen sosyal amaçlı bir iskele, kamp yeri ve çekek yeri yapımına başlandı. Erzincan ve ülke turizmine önemli katkısı olacak bu çalışmaların başlamasından yaklaşık 6 ay sonra son aşamada şikâyetle durduruldu. Kıyı kanununa muhalefetten yıkım kararı çıktı. Dönemin mülki idaresinden onay alındığında kıyı kanunu ile ilgili uyarı yapılsaydı tabiî ki bu hata yapılmazdı. Bu tesisten, üniversitenin eğitim ve bilimsel araştırma yapabilmesi, tüm resmi kurumların ve emniyet birimlerinin görevleri icabı her an kullanabilmesi için şirketimiz taahhütte bulunmuştur. Ülke turizmini geliştirme amaçlı, şirketimizin yapmış olduğu çekek yeri, kayıkhane ve kamp yerini, bedelsiz olarak, yine aynı amaçta kullanılmak üzere ve Kemaliye’de bu amaçta hizmet eden her kesimin kullanımına açık olmak şartı ile herhangi bir kamu kuruluşuna devretmeye de hazırdır. Yeter ki yörenin ihtiyaç duyduğu bu alanın fayda sağlamasıdır. Ayrıca il özel idaresi encümenince verilen yıkım kararı, kıyı kenar çizgisi belirlenmeden verilerek hata yapılmıştır. 1990 yılında özellikle deniz kıyılarında uygunsuz binaların yapılmasını engellemek amacıyla yürürlüğe giren kıyı kanunu, yine bu tarihten sonra kıyılarda yapılan tüm yapıları kapsıyor. Yalnız kıyı kanunun ilgili maddesinde belirtilen “uygulamalı imar planı yapılarak yapılabilir” ibaresi dikkate alınarak, ilçede emsal teşkil eden tüm yapıların kıyı kanununa uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır. Aksi taktirde şikayete konu olan yukarda bahsedilen kayıkhane, çekek yeri ve kamp alanı dışında bir çok yapı,(üstelik kıyılar da yapılması zaruri yapılar dışında kalanlar) kıyı kanununa muhalefet etmektedir” diye açıklamada bulundu.

KIYI ŞERİDİ BELLİ DEĞİL

Kemaliye’de Fırat nehrinin belirli dönemlerde debisinin çok düşük olduğuna vurgu yapan Keskinkılıç, bu bölgede kıyı şeridinin belli olmadığına vurgu yaparak, “Burada kıyı şeride belli değil. Böyle bir çalışmada bu güne kadar yapılmamış. Yapılan bu alan Devlet Su İşlerinin bünyesinde görünüyor. Binanın yapılması esnasında o dönem ki kaymakamın vermiş olduğu bir sözleşme var. Bu çalışmaları biz tamamen yetkililerin bilgisinde yaptık. Buradaki amacımız kesinlikle para kazanmak değil. Zaten teknenin kanyona gidip gelmesi bir masraf. Bununla da kalmıyor teknenin bakımı bin ile bin 500 TL arasında tutuyor” dedi.

MAHKEME SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Yapılan bina ile ilgili Sivas Bölge Mahkemesine dava açtıklarını ifade eden Ömer Keskinkılıç, bu davanın sonucunun beklenmesinin daha sağlıklı olacağını kaydetti. Keskinkılıç, “Geçen dönemde burası için yıkım kararı çıktı. Bizde Bölge İdare Mahkemesine bir dava açtık. Dava henüz sonuçlanmış değil. Sivas Bölge İdare mahkemesinde devam ediyor. Açılan davayı kazandık. Fakat dava Danıştay’a gitti oradan gelecek sonuç bekleniyor. Bu arada tabi tekrar yeni bir yıkım kararı daha çıkardılar. Aslında bir önceki davanın sonucunu beklemek hukuksal açıdan daha iyi olurdu” dedi.

BU BİR ÇİFTE STANDART

Yıkım kararı çıkan binaya emsal bölgede başka binalarında bulunduğuna dikkat çeken Ömer Keskinkılıç, yaşanan durumu tam anlamıyla bir çifte standart olarak değerlendiriyor. Keskinkılıç açıklamasına şöyle devam etti; “Bu binaya emsal binalar var. Bunlar yıllardır kullanılıyor. Bu bir çifte standart. Bu binaya emsal teşkil eden binalar her hangi bir soruşturma kapsamında değilken Kemaliye de turizmin alt yapısını tutturmaya çalıştığımız bu bina yıkılmak isteniyor” dedi.

TÜRKİYE DE DOĞA SPORLARININ DESTEKLENMESİ LAZIM

Türkiye’de doğa sporlarının mutlaka desteklenmesi gerektiğini savunan KEDOST ortaklarından Ömer Keskinkılıç, “Burada önemli olan insanların buradan hoşnut olarak ayrılması ve diğer insanları Kemaliye yi görmeye teşvik etmesi. Türkiye de turizm özel firmaların çabalarıyla daha da iyi yerlere geliyor. Türkiye de doğa sporlarının desteklenmesi lazım. Özellikle devletimizden ve büyüklerimizden beklentimiz Kemaliye de yaşayan insanların burada kalarak Kemaliye ye sahip çıkmaları için desteklerini vermeleri lazım. Kemaliye de sanayi olmaz, hayvancılık yok, tarım yapılacak bir alan da yok.  Kemaliye de yapılabilecek tek şey eko turizm. Yani kültür veya doğa turizmi diyebiliriz” diye konuştu.   KEDOST’un diğer faaliyetleri hakkında da bilgi veren Ömer Keskinkılıç, “Tabii ki şirketimizin faaliyetleri bunlar değil. Bunların haricinde özellikle EMITT fuarına verdiğimiz destek ve doğa sporları kataloglarında yer almak için yoğun bir çalışma içerisindeyiz. İkinci bir ayak olarak ta Kemaliye de belli bir marka bilincinin oluşması açısından Türkiye de ki insanların Kemaliye deyince bir şeyler çağrıştırmaya başladığı işler yapmaya çalışıyoruz. Bu noktadan sonra buraya gelen insanlara bazı alternatifler sunmak gerekiyor. Bizde İstanbul da ki turizm firmalarına 3 kişi olsa dahi yapmış oldukları turun tüm işlemlerini burada karşılama sözü verdik. Bu sayede ulusal düzeyde çalışan birçok acenteden Kemaliye ye turlar gelmeye başladı. Öncelikle yakın çevrede ki iller geldi. Ama bunun haricinde de yerlerden gelenler oldu. Türkiye de turizm potansiyelinin en fazla olduğu yerler Ankara ve İstanbul bu illerden iki ayrı firma Kemaliye ye tur düzenlemeye başladı dönemsel olarak. Uzun mesafenin bazı olumsuzlukları olmasına rağmen Kemaliye’nin korunmasında da bu mesafe bir avantaj olmuştur” diye konuştu.

Kaynak: Habercan

Popularity: unranked [?]

Cevap yazn.