Harput tarihi

Kalesi,camileri,çeÅŸmeleri, hamamlarıyla harika bir tarihi kent Harput…

HARPUT TARİHİ

Elazığ ili dahilinde yapılan kazı ve araÅŸtırmalara göre; Elazığ, bu nedenle de  Harput çevre tarihi Paleolitik ÇaÄŸ’ a kadar inmektedir.
M.Ö.715′lerde Medler; Önce Asurlular’ı, ardından UrartularI yıkarak (M.Ö.660) bölgeyi ele geçirirler. M.Ö.334′de İskender’in ordularınca fethedilen bölge, İskender’inM.Ö.323′te ölümünden sonra, komutanlarından Selevkos’a kalır.     Selevkos’un ölümünden sonra yerine geçen I.Antiokhos, Mısır’daki Photemais Devleti’yle karşı karşıya gelince, İranlıların bu durumdan yaralanıp, Ermeniler’i kışkırtırlar.
M.Ö.69′da Lukullus komutasındaki Roma ordusu, Tigran üstüne gönderilir.Lukullus, Melitene(malatya) ve Sophane(Harput-Dersim) yörelerini yaÄŸma ettikten sonra,Silvan’a kadar ilerler.
1018 yılında önce akınlar ÅŸeklinde, ÇaÄŸrı Bey komutasında, Anadolu’ya gien Türkler, 1042′de Van’a kadar gelirler. Sultan Alparslan’ın ölümünden sonra, Malatya ve Elbistan Bölgesi, TuÄŸrul Arslan’a kalır.Bu sıralarda ArtukoÄŸlu Belek Bey, TuÄŸrul Arslan’ın annesi AyÅŸe Hatun ile Palu’da evlenir ve yaşı küçük olduÄŸu için TuÄŸrul Aslan’ın atabeyi olur.Mehmet Bey’in hasta halefenin,Harput idaresini ise;Belek, atabey sıfatı ile Harput’a giderek ÅŸehri teslim alır.
Belek Gazi 1124′de Menbic kuÅŸatması sırasında öldükten sonra, ülkesini yönetmek üzere vasiyet ettiÄŸi amcasının oÄŸlu Hüsameddin TimurtaÅŸ’ın, yönetim gücü ve yeteneÄŸine sahip olmaması nedeniyle; kardeÅŸi Süleyman, Belek’in Harput ve Palu’daki beyliÄŸine sahip olur.Bir yıl kadar hüküm süren Süleyman’ın ölmesi üzerine, Hısn-ı Keyfa Artuklu hükümdarı SökmenoÄŸlu Davud, yönetimi ele geçirir.Davud’un 1144′de ölmesinden sonra ise, yönetim onun oÄŸlu Fahrettin Karaaslan’a kalır.Bir ara kardeÅŸi Arslan DoÄŸmuÅŸ yönetimi ele geçirirse de, 1146′da Fahrettin Karaaslan, Selçuklu Sultanı Mesud’un yardımı ile tekrar baÅŸa geçer.
Karaarslan, Harput’un idaresini büyük oÄŸlu Nasreddin’e vererek, 1163′te Erzen hakimi Devlet -Åžah’ın kızı ile evlendirir.Nasreddin’in 1164′te ölümü ve 1167′de de Karaaslan’ın ölümü üzerine idare, Nureddin Muhammed’e geçer.Muhammed ise, Harput’un idaresini kardeÅŸi İmameddin Ebubekir’e bırakır.Daha önceleri Selahattin Eyyubi ile ittifak yapmış olan Nureddin Muhammed, 1185′te Eyyubi’nin yardım isteÄŸi üzerine, kardeÅŸi İmameddin Ebubekir’i Eyyubi’nin yardıma gönderir.Ebubekir’in gidiÅŸinden sonra, Muhammed’in ölmesiyle birlikte, kardeÅŸinin yerine Kutbettin Sokman geçirilir.Bu olay üzerine İmameddin Ebubekir, Harput’a geri dönerek kenti ele geçirir ve adına para bastırır.  1258′deBaÄŸdat’a giren Hülagu, ardından El Cezire’ye yürür ve buraları da alarak Fırat’ı geçip Suriye’ye döner.1289′da Anadolu, Hülagu tarafından paylaÅŸtırılır ve Harput bölgesi ile doÄŸusu Gazvinliye verilir.
Kanuni Dönemi’nde 1552′de, III.İran seferi için ordular Harput’ta toplanır.1635 ve1638 yıllarında IV.Murad, Revan ve BaÄŸdat seferlerinde üç defa Harput’tan geçer.1834′de ReÅŸid Mehmed PaÅŸa, bölgede düzenlemeler yapmak üzere, yetkililerle Sivas, Diyarbakır ve Harput valiliÄŸine atanır. Ancak, vergi vermeyi reddedip, ayaklanan halk ve aÅŸiretler, paÅŸanın geliÅŸini hoÅŸ karşılamaz.ReÅŸit Mehmed PaÅŸa, Harput’u ordu merkezi yapar.Bu sıralarda bölgede yaÅŸanan çatışmalarda pek çok sivil ve asker ölür.GeliÅŸmeler sonucu Harput kent merkezi, Harput’un hemen altında bulunan ”Mezre” denilen yere taşınır ve “Memuret-ül Aziz” adını alır.1851′de Dersim, Diyarbakır eyaletinden ayrılarak Harput’a baÄŸlanar.1871′de Diyarbakır’dan ayrılarak bağımsız ÅŸehir olusa da, 1878′de vilayet durumuna getirilir.Cumhuriyet sonrası, merkez sancak Elaziz’den bozulma, ElazÄŸ adını alır.
ARTUKLU DÖNEMİ YAPILARI
Dış Kale
Elazığ il merkezini 5 km kuzeydoÄŸusunda, tamamen tahrip olmuÅŸ durumundadır.Osmanlı Dönemi’nde stratejik önemini yitirdiÄŸinden, zamanla kalenin taÅŸları ev yapımı için bugünkü Elazığ olan Mezra’nın oluÅŸumunda çekilmiÅŸtir.Günümüzde Dış Kale’den geriye kalan tek iz;DaÄŸ Kapı giriÅŸini güneyinde bulunan sivil yapıya temellik yapan burç ile, yine DaÄŸ Kapı giriÅŸinde saÄŸda bulunan kuleizidir.
Dış kaleye ait kitabe bulunmadığından, yapım tarihi ile ilgili kesin veri yoktur.Ancak, dış kalenin 1605 yılında Tavi Mehmed adlı bir eşkiya tarafından tamir ettiriliğini bilmekteyiz.
 İç Kale
Harput Süt Kale, Harput Kalesi, Hısn-ı Ziyad gibi isimlerle anılan İç kale, Dış Kaleye göre daha sağlam durumdadır. Geç Roma/Erken Bizans, Artuklu, Dulkadirli, Akkoyunlu dönemlerine ait izler görülebilmektedir.
Ulu Cami
Camii Kebir, Cami-i Muazzam, Cami-i Azam ve EÄŸri Minareli Cami gibi isimlerde alınan Ulu Cami, aynı adla anılan mahallede, Nizameddin cad üstünde kaleye giden yolun güneyinde yer alır.Halen ibadeti açık olup, yapılan son resturasyonlardan sonra yapıdaki orjinallik büyük ölçüde kaybolmuÅŸsada “minare, giriÅŸ kapıları, avlu payeleri ve mihrapta kısmende olsa orjinal malzeme korumaktadır.
Esediye Camii
Aslaniye Camii ve Aslanlı Camii olarakta anılan esediye camii, aynı adla anılan mahllede Aslanlı sokak Ahi Musa Mescid ve Türbesi’nin kuzeyinde yer alır.Günümüzde büyük ölçüde tahrip olmuÅŸ olup, harim güney ve batı duvarları kısmen ayaktadır.Avluya giriÅŸi saÄŸlayan portal ise, yıkılmak üzere olup, avlu çevre duvarları son dönem onarımıdır.
Fetih Ahmet Baba Mescid Ve Türbesi
Fetih/Fatih Ahmet Baba Türbesi yada Åžeyh-i Kainat Mescid ve türbesi olarak anılan yapı, Harput’un yaklaşık 1.5-2km doÄŸusundan aynı adla anılan yerdedir. Türbedeki ahÅŸap sanduka üzerinde yer alan, “kainatın ÅŸeyhi Harputlu Fatih Ahmet Kebir, sözünde duran alimlerin seyidi kainatın ÅŸeyhi, altının velisi cemas -el Ahir aıyının (mayıs) beÅŸinde sene 713″ ÅŸeklindeki 713H./1313M. tarihli kitabede yola çıkılarak tarihlendirme yapılsada, kitabenin verdiÄŸi tarihin daha çok moÄŸol etkinlik dönemine gelmesi, bu kitabenin banie ait orjinal sanduka konusunda kuÅŸku uyandırmaktadır.
Mansur Baba Türbesi
Ulu Cami Mahallesi, Nizamettin Caddesi ile İmameddin Sokak’ın birleÅŸtiÄŸi köşede, doÄŸuda yer alan türbe, geçirdiÄŸi restorastonla tamamen yenilenmiÅŸ durumda olup, yapım tarihini belirten kayıt ve kitabe olmamasına karşın, plan özellikleri ve arÅŸiv resimlerindeki malzem - tekniÄŸe dayandırarak XII. yy sonu ile XIII. yy başıortasına tarihlrndirmekteyiz.Nurettin ArdıçoÄŸlu ve Kemal Can, yapıyı tarih vermeden XIII:yy başında Harput’ta hüküm süren İmameddin Ebubekir’in “Elmelik il’Mansur” ünvanı taşıdığını belirtir.
SELÇUKLU DÖNEMİ YAPILARI
Arap Baba Mescid ve Türbesi
Alacalı Mescid ve Arap Baba Cammii adlarıyla da bilinen Arap Baba Mescid ve Türbesi, Sara Hatun Mahallesi, Yakut Sokak No 18′de yer almakta olup, giriÅŸ kapısı üzerinde yer alan, “Allahın mescidlerini, ancak Allaha ve ahiret gününe inanan, namazlarını kılan, zekatlarını veren ve allahtan baÅŸkasından korkmayan kimseler yapar ve iman ederler, umarım ki, bunlar doÄŸru yolu bulmuÅŸ ve hidayete ermiÅŸ kimselerdir.Bu metin ve ali bina, Selçuk Sultanlarından din ve dünyası ma’mur ve abadan olan büyük Sulta Kılıç Arslan’ın oÄŸlu Keyhüsrevin zamanında ve onun istek ve emirleriyle, Åžabanın torunu ve Arabi Åžahin oÄŸlu Sahibül-Ataya vel’ihsan olan Cenab-ı Hakkın rahmetini rica eden Yusuf tarafından hicreti 678 yılı yapılmıştır” ÅŸeklindeki kitabesine göre, 678 H./1276 M. yılına tarihlendirilir.
AKKOYUNLU DÖNEMİ YAPILARI
Sara Hatun Camii
Sara hatun Camii, Saray Hatun camii ve uzun Hasan OÄŸulları Camii isimleriyle anılan yapı, aynı adla anılan mahallede Aslanlı Sokak’ın meydanla birleÅŸtiÄŸiyerde Meydan Camiinin karşısında bulunur.Yapım tarihini veren bilgi ve kitabesi bulunmamasına karşın, adını Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın annesi Sara/Sare Hatun’dan alan yapı, Akkoyunlular Dönemi olan XV. yy ikinci yarısına tarihlendirilmekte olup; ilk yapının, 993 H./1585 M. tarihinde  Hacı Mustafa ve 1848 M.yılında Harput Müftüsü Hacı Ahmet tarafından yapılan onarımlarda bozulduÄŸu bilinmektedir.Bugünkü minare ise, 1898 yılında eklenmiÅŸtir.GeçirdiÄŸi onarımlar nedeniyle aslından oldukça uzaklaÅŸmış olan yapı, son ÅŸeklini Osmanlı Dönemi’nde almışsa da, Cumhuriyet Dönemi’nde de yeniden onarılmıştır.
OSMANLI DÖNEMİ YAPILARI
Harput AÄŸa (pervane) Camii
Harput’a Dar Kapı’dan giriÅŸte soldaki evlerin hemen devamında, eski adı ile AÄŸa mahallesinde Hükümet ve Saraçhane caddelerinin birleÅŸtiÄŸi köşe başında bulunan AÄŸa Camii, yerel olarak “Pervane Camii” olarak da anılmaktadır.
Harput KurÅŸunlu Cami
Ahmet kabaklı Bulvarı üzerinde kaleye giden yolun sağında Hoca Hamam’ın hemen üzerinde, Jandarma karakolun karşısında, asırlık çınar aÄŸaçları bulunan bahçe içerisinde bulunmaktadır.ÇeÅŸitli dönem kaynaklarında camin Kömür meydanı ile Hükümet konağı arasında ve Hükümet caddesi üzerinde büyük bir site halinde dört bir tarafı medrese ve mekteplerle çevrili olduÄŸu belirtilmektedir.
Harput Meydan Camii
Harput kent merkezinin ortasında, kaleye giden yol üzerinde Sara Hatun Camisi ve ÇemÅŸid Bey Hamamı’nın karşısında, eski adı ile Meydan Mahallesi’ndedir.ÇeÅŸitli kaynaklarda Cami;Mescid-i Atik-i der Meydan, Atik Mescidi ve Cedid mescidi isimleri ile anılmaktadır.
Dere Hamamı
Harput Kalesinin kuzeydoğu tarfında ve Meryem Ana Kilisesinin alt kısmındaki Dabakhane Deresi içinde, kim tarafından hangi tarihte yapıldığı bilinmeyen eski bir hamamdır.Ancak, yapının gayri müslim mahalleler içinde buluması, yapının bu cemaat tarafından yapıldığını düşümdürürken, kesin bir tarih verilmemesi de Osmenlı Dönemi içinde, XVIII ya da XIX.yy yapıldığı tahmin edilmektedir.
Kale Hamamı
Harput Kalesi’nin giriÅŸ kapısının karşısında Feth Ahmet’e giden yol üstündedir.Yapım tarihini veren kitabe ya da belge bulunmamasına karşın, kaledeki asker ve diÄŸer personelin temizlik ihtiyacını gidermek için yapıldığı varsayılan hamam, Osmanlı Dönemi eseri olarak kabul edilir. Türk hamam mimarisinde olduÄŸu haç ÅŸeklindedir.Yani karşılıklı 4 eyvan ve gene karşılıklı 4 halvetten oluÅŸur.Yaklaşık 3×3 m. ölçülerindeki halvetlerin üzerleri küçük kubbelerle, eyvanların üzeri ise beÅŸik tonozla kapatılmıştır.Buradaki kubbe ve tonozlarda soÄŸukluktaki büyük kubbe gibi tuÄŸladan yapılmıştır ve hepside yıkılmıştır.
Cemşid Hamamı
Sarahatun Camii bitiÅŸiÄŸinde, klasik tipte bir Osmanlı yapısıdır.Hamamın banisi 16. yy Palu Hükümet beyi ve Yavuz Sultan Selim’in sipahi beylerinden olan Kara CemÅŸid Beydir.17.yy ikinci yarısına ait 1667 (1077) tarihli bir Åžerriye Sicili kaydında ise CemÅŸid Bey Hamamı’ndan bahisle yıllığı 24.000 akçaya kiraya verdiÄŸini öğreniyoruz.
Esediye Hamamı
Harput’un kuzeyinde Esediye Külliyesinin kuzeyindeki der yatağı içinde yer alır.Artuklu Dönemi eseri olan Esadiye Külliyesi (günümüzde camisi) ile olan isim benzerliÄŸinden dolayı, Artuklu Dönemi’ne baÄŸlama aÄŸilimi bulunsa da, Klasik Osmanlı Dönemi eserlerinden biri olarak, külliyeye bu dönemde eklenmiÅŸtir.Artuklu Dönemi’ne ait olup, bu yapıdan biraz daha aÅŸağıda yer almakta iken günümüzde yok olan Dere Hamamı nedeniyle de bu karışıklık olmuÅŸ olabilir.
Nazar (Nadir) Baba Mescid ve Türbesi
Sara Hatun Mahallesi’nde, Sokubaşı ve Kayabaşı’na giden yolun saÄŸ tarafında,Arap Baba Türbesi’nin doÄŸusunda yer alır.Yapılış tarihi kesin olarak belli deÄŸildir.Kimi kaynaklarada yapıdan aynı zamanda tekke olarak söz edildiÄŸi görülmektedir.Tekkenin katibi olduÄŸu anlaşılan bir belge ve taamiyesi hakkında da bir belge bulunduÄŸu belirtilmektedir ki aynı zamanda türbenin bitiÅŸiÄŸinde aynı isimle anılan, bir Kadiri tekkesinin bulunduÄŸu ifade edilmektedir.
Harput Ankuzu Baba Türbesi
Harput’un 7-8 km. doÄŸusunda ve kendi adıyla anılan, Harput’un kuzeydoÄŸusundaki Buzluk Kayalıkları (gavur taşı) denilen, Ankuzu Kayalığı’nın tam tepesidir.Kayalarla kaplı olan bu tepe Harput çevresinin en yüksek yeridir.Türbeye yürüyerek ulaÅŸmak mümkündür.”Ankuzu” veya ”Eykuzu” Baba Türbesi olarak da anılmaktadır.
Üryan Baba Türbesi
Harput’un güneyinde, Elazığ’dan Harput’a çıkışta, Harput’a varmadan hemen önce saÄŸ tarafta kendi adıyla anılan mezarlık alanı içinde, Tilkiler kayalıkları’nın önündeki taÅŸlık arazi üzerindedir.Yapım tarihi belli deÄŸilse de, türbeye adını veren Üryen Baba’nın cesedinin üzerinde bulunan lahit, Alaca Mescit Mahallesi’nde bir evde oturan Hacı Ali adlı bir kiÅŸi tarafından 1278 H./1861-62 M. yılında ortaya çıkmıştır.
Surp Agop Kilisesi
Harput’a giderken eski Åžehroz Mahallesi’nin hemen giriÅŸinde, Harput Dar Kapı giriÅŸinin batısında, yol kodundan aÅŸağıda yer almaktadır.Ancak, XVIII-XIX yy yapıldığı tahmin edilmektedir.
Surp Karabet Kilisesi
çeÅŸitli kayanaklarda Kızl Kilise olarakta tanımlanan yapı, Harput’un doÄŸusunda, Kaleden Dabakhane’ye doÄŸru inerken solda, eski Gürcübey Mahallesi’nde yer alır.İlk yapım tarihine ilÅŸkin kesin bilgiler bulunmamasına karşın;ilk yapının ahÅŸap olduÄŸu, 1266H./1850 M. yılında hükümetten alınan bir izinle yıktırıldığı, çevresinde bulunan kimi evlerin de satın alınması ile birlikte, daha geniÅŸ bir alan üzerinde bugünkü yeni binasının yapımına baÅŸlandığı ancak tamamlanamadığı, ilk yapının tarihi çok net bilinmese de, günümüze ulÅŸan yapının, yıkımından 60 yıl sonra 1910 yılı civarında tamamlandığı kaynaklarda belirtilmektedir.
   Meydan Çeşmesi
Sara Hatun Camii’nin batısında, Meydan Camisinin sağında yer alır.Åžuanda kullanılmamakta ve suyu akmamaktadır.
Üç Lüleli Çeşme
Harput’un DaÄŸ kapı giriÅŸinden hemen sonra kaleye giden yol üzerinde solda, AÄŸa Camisi’nin güneydoÄŸu köşesinde yol kenarındadır.Üç tane lüleden suyu aktığı için, halk bu çeÅŸmeye “Üç lüleli ÇeÅŸme” adını vermiÅŸtir.
Kuru Çeşme
Kaleye giden yol üzerinde KurÅŸunlu Camisi’nin karşısında, Jandarma Karakol binasının bahçe duvarının altında yer alan çeÅŸme, halk arasında “Kemerli ÇeÅŸme” ve karakol binasının yerinde eskiden Halkevi binası olduÄŸundan, “Halkevi ÇeÅŸmesi” olarak da bilinmektedir.Yapım tarihini veren kitabe ya da bilgi bulunmasa da, XX.yy baÅŸlarında yapıldığı sanılmaktadır.
Çukur Çeşme
Ağa Camisinin kuzeydoğusunda yeniden kurulmuş olsa da, yol yapım çalışmaları nedeniyle ana yoldan taşındığı söylenmektedir.
Zeynep Çeşmesi
Esediye Camisi’nin hemen batısında yer alan ve cami ile olan yakınlık nedeniyle “Esediye ÇeÅŸmesi” olarak da anılan çeÅŸmenin, yapım tarihini belirten kitabe ya da belge bulunmamasına karşın, XVII. yy sonu, XX. yy başına tarihlemek mümkündür.
Yarı Çavuş Çeşmesi
Harput’un kuzeyinde, Esediye Camisi’ni geçtikten sonra, dere yatağında yukarda 1km kuzeyde yer alır.Yapım tarihini belirten kitabe ya da belge bulunmamasına karşın, XVII. yy sonu, XX. yy başına tarihlemek mümkündür.
Ortapınar Çeşmesi
Harput’un yaklaşık 5 km kuzeydoÄŸusunda, Feth Ahmet Mescid ve Türbesinin 2 km kuzeyinde, Feth Ahmet’ten Dabakhaneye giden yolun sağında yer alan ve halk arasında “Ortapınar ÇeÅŸmesi” ve yapım tarihinde olsa gerek, “Seferberlik ÇeÅŸmesi” olarak da anılan çeÅŸmenin, yapım tarihini belirten kitabe ya da belge bulunmamasına karşın, halk arasındaki adı ve yapım teknikleri ile planı ile birlikte 1870′li yıllara tarihlemek mümkündür.
 Selvi Pınarı Çeşmesi
Harput’un 3 km kuzeyinde, DaniÅŸment Mahallesi’nde, DeliktaÅŸ yol ayrımını solunda yer alır .Yapım tarihi belirten kitabe ya da belge bulunmamasına karşın, XVII: yy sonu, XX. yy başına tarihlemek mümkündür.
Çahpur Çeşmesi
Harput’un 1 km kuzeybatısında, Çocuk Yuvası’nın 500 m kuzeyinde yer alır.Yapım tarihi belirten kitabe ya da belge bulunmamasına karşın, XVII. yy sonu, XX. yy başı tarihlemek mümkündür.
Mezarlıklar
Meteris Mezarlığı
Harput’un kuzeyinde yer alır.Burada metfun bulunan Beyzade Efendi, İmam Efendi, Kazım Efendi, Bekir Efendi, Hulusi Efendi, Hacı mahser Efendi, Tayyar Baba gibi büyük din alimlerinin mezarları bulunmaktadır.
Duğa Dağı Mezarlığı
Çok eskiden Harput’un yaÄŸmur duasına buradan çıkılır ve alimler bu tepelerde dua edrlerdi.Harput’un giriÅŸinde yolun sağında ve solunda yer alır.Yolun geniÅŸlemesinden dolayı büyük kısmı tahrip görmüştür.
Top Top Mezarlığı
Harput’un kuzeyinde Meteris mezarlığının saÄŸ tarflarnda yer alır.Esediye Camisi’nin karşısında yer alan tepelerde uzanır.Bu mezarlığın içinde yer alan aynı ismi alan çeÅŸmesi halen suyu akmakta olan bir çeÅŸmedir.Bugün artık kullanılmayan bu mezarlıkta özellikle eski mezar taÅŸlarıyla dikkat çeker.
AÄŸ Yol Mezarlığı:Yarı ÇavuÅŸ’un altında patika üzerinde yer alır.Bu yol Harpu’un köyleriyle baÄŸlantısını saÄŸlayan bir yol olup, eskiden çok iÅŸlek durumdaydı.Eski mezarların büyük bölümü seçilemese de, duvarlarla çevrilen yeni mezar alanları görülmektedir.
Yarı ÇavuÅŸ Mezarları:Ebu Tahir Mahallesi’nde Yarı ÇavuÅŸ ÇeÅŸmesi etrafında, Harput’un kuzeyinde yer alır.
Fatih Ahmet Baba Mezarlığı
Fatih Ahmet Baba Mescid ve Türbesi’nin etrafında yer alır.Çok eski bir mezarlık olup, türbeyle birlikte tarihlendirmek mümkündür.Fatih Ahmet’in ÅŸehit olan arkadaÅŸlarının defnedlmesinden sonra kullanılan bir mezarlık olduÄŸu söylenmektedir.
Gurey Dağı Mezarlığı:Gureybaşı olarak adlandırılan çeÅŸme ve ÅŸelalenin üst kısımlarında yer alır.Çok eskiden Harput’lu Süryaniler’in kullandığı mezarlık alandan, Harput’a doÄŸru yürününce Ermeni maÅŸatlığı karşımıza çıkar.
Çakpur Mezarlığı:Harput’a giriÅŸte solda bulunan Çocuk Yuvası’nın kuzeyinde yer alır.Eski bir mezarlıktır.
Maşatlık (Ermeni Mezarlığı):
Dabakhanenin üstünde yer alan tepededir. Fatih Ahmet Baba Mescid ve Türbesi’ne doÄŸru giden yolun solunda, geniÅŸ bir alana yayılmıştır.
Tarihi Harput Evleri
AhÅŸap, taÅŸ ve kerpiç gibi malzemelerle yapılan Harput evlerinin büyük bir bölümü iki veya daha fazla katlı olup, yine bu evlerin birçoÄŸu ÅŸehniÅŸin de denilen cumbalı tipteydi.Evlerin caddeye bakan cephelerin üstünde “Ya Hafız Ya Allah” ya da “İnna Fetehnaleke Fethen Mübina” gibi levhalar asılırdı.
Genellikle iki katlı olan Harput evlerini bir dış avlu çevreler.Dış avlu insanların ve hayvanların aynı kapıdan evin kapalı kısımlarına geçiÅŸini saÄŸlayan ev ile sokaka arasında kalan mekandır.Avluya yuvarlak taÅŸ kemerli, demir dokmaklı ve saçla kaplı iki kanatlı “Dervaze” denilen bir cümle kapısı ile girilir.
Haremlik ve selamlık olarak iki ana bölümde biçimlenen Harput evlerinin haremlik kısmının iç avlusuna taş kemerli ve tezyin edilmiş bir kapıdan girilir.Üzeri kapalı olan iç avluda, üstü kapalı ve önü açık bir tandırlık, odunluk, tuvalet yer alır.İç avludan taş merdivenle hareme çıkılır.Harem dairesi daha çok ev hanımlarının gününü geçirdikleri bölümdür.Harem dairesi sofa denilen kapalı bir salon ve buraya açılan muhtelif odalardan oluşur.Oturma, misafir, yatak odaları gibi.Bu bölümün gerek alt kattan, gerekse üst kattan bir kapı ile selamlık kısmına bağlantısı vardır.
Gezilecek ve Görülecek Diğer Yerler
Gureybaşı (Kureybaşı) Şelalesi
Dabakhaneden yukarıya Fatih Ahmet’e giden yolun üzerindedir.Dabakhaneden sonra 200 m gidince bu güzel sayfiye yerine varılır.
Güzel çeşmesi ve bahar aylarında akan şelalesiyle meşhurdur.Döneminde yörede yaşayan Süryani, Ermeni ve Müslümanlar çoğunlukla piknik yapmak ve eğlenmek amacıyla buraya gelip eğlenirlermiş.Gureybaşı, burada bulunan suyun soğukluğu ve çeşmeden dolayı ismini almış bir yerdir.Gurey, Süryanice çeşme anlamına geldiği için, bu ismi aldığı söylenmektedir.
Gavur Taşı/Mor Ahron
Harput Buzluk tepesi ile Anguzu Baba tepesi arasında bulunan ve aynı isimle anılan kayalık bir tepedir.
1Mayıs günü olarak bilinen “Mor Ahron Günü” gününde, yörede yaÅŸayan Hristiyanlar tarafından ziyaret edilen önemli bir manastır olarak deÄŸerlendirilse de, kayalık alan üzerinde bulunan ve yaklaşık 6X6 m’lik plan vermeyen yıkıntının, bir manastırı ya da kiliseyi ifade etmeyeceÄŸinden, bu yapının daha çok Urartu Dönemi’nden kalma bir Kikle/Dirhe (dev evi) olabileceÄŸi düşünülmektedir.
Harput Balak Gazi Anıtı

   Harput’un DaÄŸ Kapı giriÅŸinde saÄŸda, Kayabaşı olarak adlandırılan tepenin üstünde Harput2lu heykeltraÅŸ Nurettin Orhan tarafından yapımına 1962 yılında baÅŸlanmış ve 2 yılda tamamlananbilmiÅŸtir.1964 yılında biten Harput balak gazi Heykeli, bu tarihten itibaren Harput ve Elazığ’ın adeta sembolü haline gelmiÅŸtir.
Harput Buzluk Mağaraları
   Harput’a 6 km uzaklıkta bulunan Buzluk MaÄŸarası, kendine has özellikleri ile en fazla ziyaret edilen yerlerden biri olma özelliÄŸine sahiptir.Çünkü bu maÄŸara yaz aylarında doÄŸal olarak soÄŸumakta ve buz oluÅŸturmakta, buna karşılık kış aylarında ise ılık bir havaya sahip olmaktadır.Türkiye’de bu özelliÄŸi ile eÅŸi bulunmayan Harput Buzluk MaÄŸarası, aynı zamanda Pertek Kalesi, Keban Baraj Gölü, Munzur DaÄŸlarını görmek isteyenlere de çok güzel bir seyir tepesi özelliÄŸi ile muhteÅŸem görüntüler sunmaktadır.
         Kader KAHRAMAN  
http://www.bizimharput.com

Popularity: unranked [?]

Cevap yazýn.