TEK DİŞLİ CANAVAR*** Avrupa Tarihi Üzerine
Konu: Tek dişli canavar
Adil Güven’den
Perinçek’in İsviçre’de mahkum edilişine neden olan temel bir ögeye açıklık getireceğiz. İlk önce şu satırları okuyalım :
“Aramızda yaşadıklarına ve yalanları, küfürleri ve lanetleri hakkında her şeyi bildiğimize göre bu reddedilmiş, kahrolası Yahudi ırkına karşı ne yapacağız? Yaşamlarını, lanetlerini ve küfürlerini paylaşmasak da onlara tahammül edemeyiz. Ne yapacağımız konusunda ben dürüst fikrimi söyleyeyim : 1. Bütün sinagogları yakmak 2. Kutsal kitaplarını yok etmek 3. Din eğitimlerini yasaklamak 4. Evlerini yıkmak 5. Yolları ve pazar yerlerini yasaklamak 6. Borç vermelerini yasaklamak 7. Mülklerine el koymak 8. Ağır işler yapmaya zorlamak 9. Şehirlerden kovmak.”
Sizce bunu kim söylemiş olabilir ?
Ahmedinecad ?.. Bin Ladin ?.. Zarkavi ?.. Taliban veya Hamas ya da Hizbullah lideri ?.. Eichman ?.. Himmler ?.. Hitler ?
Hayır !.. Hiç biri değil.
Bu sözler, Reform hareketinin önderi diye makbul bir tarihi kişilik olarak reklamı yapılmış, Protestan mezhebinin kurucusu Martin Lüther’e ait. Bunu ilk kez duyanların tereddüt geçirebileceklerini, kuşku duyabileceklerini düşünerek, öyle bir iki tane değil, tam on adet dayanağı bu yazının sonundaki ‘kaynaklar’ listesinin ilk on sırasına koyduk.
Siz Batılıların Yahudi soykırımını bir dönem her nasılsa yaşanmış bir çılgınlık gibi göstermeye çalışıp sorumluluğu Nazilerin sırtına yıkmaya çalışmasına bakmayın. Yüzyıllar boyu mayalayıp geliştirmiş oldukları insanlık suçu niteliğindeki duygu ve düşüncelerinin tüm faturasını, mağlup ve mevta olduğu için Hitler’in omuzlarına yıkmaları tiksindirici bir ikiyüzlülüktür.
Aslında, Lüther’i de yadırgamayınız. Yahudi düşmanlığı o toprakların Lüther’den de eski bir töresidir. Örneğin daha 13. Yüzyılın başlarında Yahudilerin toplum hayatından dışlandıkları, Hristiyanların yaptıkları ticaret ve mesleklerden yasaklandıkları, ayırt edilebilmeleri için farklı elbiseler giyip özel işaretler taşımalarının öngörüldüğü, hatta bazı yörelerde “şeytanın çocukları” olarak boynuzlu şapkalar giymeye zorlandıklarının kayıtları var. Ayrıca, “hamursuz” denilen ekmeklerini kaçırdıkları Hristiyan çocuklarının kanlarıyla yaptıkları, Avrupa’yı kasıp kavurmuş büyük veba salgınının sorumlusu oldukları, kuyuları zehirledikleri gibi iddialarla yüzbinlercesinin katledildiği, kazıklara bağlanıp canlı canlı yakıldıkları da bilinmektedir.(3)
Konumuz Yahudiler değil. Biz çektiklerini Yahudiler kadar dillendiremeyen bir başka halktan, Çingenelerden söz edeceğiz ve özellikle de İsviçre üzerinde duracağız.
Nazilerin toplam ne kadar Çingene öldürmüş oldukları maalesef bilinmiyor. Bu konuda iki milyon rakamını telaffuz edenler bulunmakla birlikte en az beşyüzbin olduğu genel kabul görmektedir. Naziler elbette bu konuda da günah keçisi konumundadırlar. Çünkü Çingenelere zulmetmek ve öldürmek de Avrupalıların eski bir töresidir.
Hristiyanlık öğretisinde ışık ile karanlığın çelişkisi ve mücadelesinden söz edilir. Beyaz renk melekleri, kara ise şeytanı ve kötülüğü simgeler. Çingenelerin esmer ten renkleri, kötü ve aşağılık yaratıklar oldukları konusunda aleyhlerinde önyargı geliştirilmesine dayanak yapılmıştır. Türklere benzedikleri, Türk casusu oldukları, iblis ruhlu gezgin Yahudilerden başka bir şey olmadıkları gibi temelsiz iddialarla aleyhlerinde sürekli düşmanlık geliştirilmiştir.
Çingenelerin Avrupa kıtasına 1428’de vardıkları belirtilmektedir. Çingene düşmanlığı yansıtan ilk yasanın da, bugün İsviçre toprakları içerisinde olan Lucerne kentinde Kral Stefan tarafından 1471 yılında çıkartıldığını ve onyedibin Çingenenin çalıştırılmak üzere köle olarak Moldavya’ya satıldığını görmekteyiz.(11) Yine bugünkü İsviçre topraklarına karşılık gelen bölgede 1510 yılında yayımlanan bir emirle görüldükleri yerde öldürülmelerine başlanmış, Çingenelerin kaçıp ormanlara saklanması üzerine de 1514 yılında aynen tilki avı gibi Çingelere yönelik sürek avı aşamasına geçilmiştir. (Katılanlara ve Çingene avlayanlara ödüller verilen bu av partileri, İsviçre topraklarından bugünkü Hollanda ve Danimarka topraklarına kadar uzanan bir bölgede 19. Yüzyıla kadar sürdürülmüştür). Daha sonra 1543’te Martin Lüther’in, ne kadar aşağılık yaratıklar olduklarını kavramaları için Yahudilerin ve Çingenelerin ahırlara kapatılmasını önerdiğini görmekteyiz. 1722’de ise, Prusya Kralı Frederik Wilhelm dünyaya Çingene olarak gelmenin yeterli bir suç olduğunu belirterek 18 yaşından büyük tüm Çingenelerin asılmasını emretmiştir. Alman Kralı VI. Şarl ise, 1726’da, Çingene erkeklerinin ele geçtikleri an öldürülmeleri, kadın ve çocukların da birer kulakları kesilip kırbaçlandıktan sonra sınır dışı edilmeleri yönünde bir yasayı uygulamaya koymuştur. (12) (13)
Görüldüğü üzere; Nazilerin tutumu, Avrupalıların iğrenç birikimlerinin daha ileri teknoloji ve üst düzey organizasyonla dışavurumundan başka bir şey değildir.
Şimdi biraz daha yakın tarihlere ve İsviçre özeline gelelim.
Konuya hele Çingene düşmanlığı açısından bakılacak olursa, İsviçrelileri Nazilerin önderi kabul etmek mümkündür.
İsviçre Federal Hükümeti’nin Çingeneleri zorunlu iskâna tabi tutma, dışarıdan gelenleri sınır dışı etme politikası 1850 yılına, yurttaşı olanları ülke içinde yolculuktan menetme politikası ise 1906 yılına dayanır. 1913’ten itibaren de çingene ailelerinin enterne edildiklerine, erkeklerin zorunlu çalışma yerlerine, kadın ve çocukların çoğu akıl hastanesi olan özel yerlere sevkedildiklerini, bu süreçte ırksal profilleri çıkartılmak üzere soruşturma ve incelemeye tabî tutulup özel bir “Çingene kayıt sistemi” oluşturulduğunu, inceleme bitince de topluca sınır dışı edildiklerini görüyoruz.
1926’dan itibaren de, insanlık tarihinin en utanç verici uygulamalarından birine geçilmiş, “insan neslinin ıslahı ve geliştirilmesi” teorisi uyarınca çıkarılan bir yasayla ‘Pro Juventute’ adlı bir vakıf kurularak Çingene çocuklar (salt Çingene olmaları nedeniyle ‘akıl hastası’ kabul edilen) ailelerinden zorla toplanmaya başlanmış, bakıcı aileler yanına ya da yetimhanelere teslim edilmişlerdir. Bu çocuk toplama işinin aile reislerinin askerde olduğu zamanlar fırsat bilinerek yapılması, çocuklarını vermek istemeyen ya da götürüldükleri yerden kaçırmak isteyen annelerin tımarhanelere tıkılması, önemli psikolojik travmalar yaşayan çocukların çoğunun da yine tımarhane ya da hapisaneye düşmeleri konunun trajik boyutlarıdır. Bu programın sinsi sinsi 1973’e kadar sürmüş olduğu ise ancak 1986’da ortaya çıkmıştır.(14) (15) (16) (17)
Bu program çerçevesinde kaç Çingene ailesinin parçalandığı, kaç çocuğun toplandığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Bir yasa ile 2050 yılından önce açılması yasaklanmış olduğu için, kayıtlar çocuklarının izini sürmek isteyen ailelere bile kapalıdır.
Zihinsel özürlülerin kısırlaştırılması konusunda Avrupa’da ilk yasayı çıkarma öncülüğü de İsviçre’ye aittir. Vaud Kantonu’nun 1928’de çıkartmış olduğu ve Hitler’in kendi düzenlemelerine örnek aldığı bu yasa uyarınca Çingeneleri de hedef alan uygulamalar 70’li yılların ortasına kadar sürmüş, İsviçre kamuoyu bile bu konuyu ancak 1997’den sonra duyabilmiştir. Bu yasanın kurban sayısı da yine maalesef bilinmemektedir.(18) (19)
İsviçrelilerin Nazilere öncülüğü bunlardan ibaret değildir. 1933’te Almanya’da “Irk Temizliği Derneği”nin kurulmasına yardım edip başkanlığını üstlenen İsviçre’nin Basel Üniversitesi Psikiyatri Şefi Ernst Rüdin olmuştur. Nazi Partisi’ne de kaydolan Rüdin’in düzenlenmesine katkıda bulunduğu “Irsî hastalık sahiplerinin zürriyetinin önlenmesi yasası” uyarınca, 1993’ten itibaren 400 bin zihinsel özürlü, şizofren, saralı, kalıtımsal kör ve sağır ile alkoliğin kısırlaştırıldığı, 1939’dan sonra da ötenazi uygulamasına geçildiği bilinmektedir.(16)
Soykırımcı yaklaşımlarda İsviçre’nin Nazilere desteği elbette savaş boyunca da sürmüş, Nazilerin elinde kesin ölüme mahkum olduklarını bilmesine karşın özellikle Çingene sığınmacılara sınırlarını kapayarak toplu kıyımlarında rol almıştır.(20) Ölüm kamplarına sevk edilen Çingenelerin çoğunlukla kamplara dahi alınmadan trenden iner inmez platformlarda kurşuna dizildikleri bilinmektedir.(21)
Savaş sırasında Avrupa’daki Çingenelerin % 70 ilâ % 80’inin yok edildiği düşünülmektedir. Ama onlara karşı olan ayırımcı duygular savaşla da bitmemiştir. Nurmberg Mahkemesine bir tek Çingene dahi tanık olarak çağırılmamış, kendilerine herhangi bir tazminat ödenmemiş,(22) 1995’te soykırımın 50. yılı münasebetiyle ölüm kamplarında yapılan törenlere de alınmayarak tel örgülerin dışında tutulmuşlardır.(23)
Elbirliği ile öldürmüş olan yarım milyon dolayındaki Çingene’nin itibar edilen tek anısı, sökülmüş altın dişlerinin ve boyunlarından, bileklerinden, parmaklarından kopartılmış takılarının eritilmesi sonucu oluşturulmuş ve İsviçre bankalarını zenginleştiren altın külçeleridir.
Çağlar boyu sürmüş ve artık töreleri olmuş soykırım suçunu yaygınlaştırmak amacıyla kendilerine ortak arayan, bu tür toplumsal hastalıklara sahip olmamamız nedeniyle karşımızda ezilip hırçınlaşan ve bu yüzden bize bulaşan Batı dünyası işte budur.
KAYNAKLAR :
(1) : http://www.sevivon.com/jewish_history.asp?id=59
(2) : http://www.salom.com.tr/?PID=2&HID=4438
(3) : http://www.dinlertarihi.com/dosyalar/makaleler/sturan03.htm#_ftnref17
(4) : http://en.wikipedia.org/wiki/Martin_Luther_and_the_Jews
(5) : http://www.jewishvirtuallibrary.org/jsource/anti-semitism/Luther_on_Jews.html
(6) : http://www.flholocaustmuseum.org/history_wing/antisemitism/reformation.cfm
(7) : http://www.answers.com/topic/martin-luther-and-the-jews
(8) : http://www.biblebelievers.org.au/luther.htm
(9) : http://www.fordham.edu/halsall/source/luther-jews.html
(10): http://www.bibletopics.com/biblestudy/117.htm
(12):http://isurvived.org/Frameset_folder-2/-GypsiesRace.html
(13): http://www.geocities.com/~Patrin/timeline.htm
(14): http://www.wsws.org/articles/2000/dec2000/repo-d18.shtml
(15): http://en.allexperts.com/e/y/ye/yeniche_(people).htm
(16): http://www.errc.org/cikk.php?cikk=1203
(17): http://www.errc.org/cikk.php?cikk=1203&archiv=1
(18): http://www.radoc.net:8088/RADOC-26-SWISSCOMP.htm
(19): http://romnews.com/community/modules.php?op=modload&name=News&file=article&sid=147
(20): http://www.errc.org/cikk.php?cikk=675&archiv=1
(21): http://en.wikipedia.org/wiki/Porajmos
(22): http://www.osi.hu/rpp/holocaust.html
Popularity: 2% [?]

