Ariv: Şubat, 2007

Dut paneli duyurusu-Katılımcılar

arşamba, Şubat 28th, 2007

Katılımcılar:
- Çevre ve Orman Bakanlığı,
- Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü,
- Prof.Mustafa Kemal Yalınkılıç(ya da temsilcisi),
- Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü
DoçDr.Erol Yalçınkaya,(ya da temsilcisi)
- H.Ü.Ağaç Endüstrisi Mühendisliği Ana Bilim Dalı Başkanı
Prof.Dr.Salih Aslan
- Ekotar Organik Tarım ve Sertifikasyon Kuruluşu Başkanı
Vahap Eryılmaz
- Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Üyesi,
Dr.Dt.Gülnur E.Gürler

Panel Duyurusu:

KEMAV çatısı altında, “Dut’un ekonomik bir değer olarak ortaya çıkması ve daha iyi değerlendirilmesi” konusunu işleyecek bir Panel düzenlenecektir.

Panel konusu: Dut’un ekonomik bir değer olarak geliştirilmesi
Tarih: 24 Şubat 2007
Saat: 16:30 - 19:30
Yer: Üsküdar Blediyesine bağlı
Çamlıca Sabahattin Zaim Eğitim Merkezi
Bulgurlu Mahallesi, Alemdar Cad.,
Hanımseti Alt Sokak No. 2
Büyükçamlıca - İstanbul
Telefon: 0216-412 92 03 (Çamlıca Eğitim Merkezi Tel. No.)

Konu ile ilgilenen hemşehrilerimizi, Köy Dernek Başkan ve Temsilcilerinin katılması dileriz.

KEMAV

Popularity: 1% [?]

Ne Adalet Ama!

arşamba, Şubat 28th, 2007
14 Şubat 2007 Çarşamba
neadalet.jpgKendi tabirleri ile; hakkın ve hukukun, adaletin ve eşitliğin, barışın ve güvenin, refahın ve mutluluğun sağlandığı Türkiye için yola çıkan hassasiyet sahibi işadamlarının yaptığına bak!NE ADALET AMA!

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD), İstanbul İli, Çatalca İlçesi, Hadımköy Beldesi, Deliklikaya Köyü sınırları içerisinde kalan yaklaşık bin dönümlük araziyi kamulaştırmak için TOKİ aracılığı ile Başbakanlık Makamına yazı gönderdi. Başbakanlığın kamulaştırılması için onayladığı arsalar ise şahıs mülkiyetinde bulunuyor.Deliklikaya Köyü sınırları içerisinde kalan yaklaşık bin dönümlük araziyi kamulaştırmak için (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) TOKİ’yi aracı kullanan Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD), hangi amaçla değerlendireceği bile belli olmayan arsaları, mal sahiplerinden yarı fiyatının da altında bir bedelle almak için diretiyor.Şahıs mülkiyetinde bulunan taşınmazlara göz diktiği yetmezmiş gibi 150 milyonluk değer biçilen arsaların metre karesini 27 buçuk milyondan almak isteyen MÜSİAD, arsa sahiplerini çileden çıkardı.

NE YAPILACAĞINI BİLMEDEN ONAYLADI

1973 yılında isref yapılan yerleri sözde “kamulaştırmak” amacı ile kullanmak isteyen MÜSİAD, TOKİ’yi devreye sokarak Başbakanlık makamından onay aldı. Konuyla ilgili gazetemize açıklamada bulunan Deliklikaya Mahalle Muhtarı Nadir Erol, “MÜSİAD, TOKİ’ye talepte bulunmuş. Bu derneğe üye iki kooperatif var. Biri Özar, diğeri Demirciler. Bu iki kooperatif 1 milyon metre karenin üzerinde yer aldılar. Bu yerler şahıs mülkiyeti, bir o kadar daha yer var. TOKİ’nin Başbakanlık makamına yazmış olduğu yazıda bu yerlerin hangi amaçla kullanılacağı belirtilmemiş. Başbakanlık, TOKİ’nin orayı kamulaştırmasına izin vermiş ama hangi amaçla kamulaştırılacak? Kamu yararına yapılacaksa biz bedelsiz vermeye hazırız. Yani hastane mi yapılacak, okul mu, köprü mü, yol mu? Eğer sanayileştirilirse orası üç beş sanayiciye peşkeş çekilecek” dedi.  

(Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) TOKİ’nin Başbakanlık makamına yazdığı dilekçe şöyle:

İstanbul İli, Çatalca İlçesi, Hadımköy Beldesi, Deliklikaya Köyü sınırları içerisinde kalan, EK-1′deki haritada belirtilen sahadaki şahıs mülkiyetinde bulunan taşınmazların, idarimize yapılan kamulaştırma talepleri de dikkate alınarak, 1164 sayılı Arsa Üretimi ve Değerlendirilmesi Hakkındaki Kanun amaçlarında değerlendirilmek üzere kamulaştırılması öngörülmektedir.

Makamınızca da Uygun görüldüğü takdirde taşınmazların 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanun hükümlerine göre Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına kamulaştırılmasını olurlarınıza arz ve teklif ederim.  

“TÜRKİYEDE HERŞEY BİR BİRİNE KARIŞTI

Muhatabın Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirten Muhtar Nadir Erol, “5216 sayılı yasaya göre bölgenin bütün imar planlarını Büyükşehir Belediyesi yapacak. Onun himayesinde. Buraların daha önceden planları belirlenmiş. Vasfı değiştirilemez. Yasalar geçmişe dönük işlemez ancak Türkiye’de her şey birbirine karıştı. O zaman köy muhtarı diye seçildik, şimdi ise mahalle muhtarıyız. Başbakan diyor ya ‘beni halk seçti, Cumhurbaşkanını da benim meclisim seçer’ diye. O zaman beni de halk seçti. Ama halk beni köy muhtarı seçti, mahalle muhtarı olarak seçmedi. Bende Başbakanla aynı yasaya tabiyim.” Diye konuştu.

YARI FİYATINDAN BİLE DAHA DÜŞÜK

TOKİ’nin kendisine en son gönderdiği yazıda 39 sayfalık bir adres olduğunu belirten Muhtar Erol, “Tahminim 600 kişilik bir arsa sahibinin adresi var bu sayfalarda. Üstelik buralar zamanında bedeli ödenerek çiftlik sahibinden satın alınan yerler, hazine yeri değil. Yani tarım arazisinden çıktı, arsa olarak görülüyor. 1993 yılında belediye mücavir alanına girdi. Biz burada metresini 150 milyona sattığımız arsalara onlar 27 buçuk milyon teklif verdi. Ömerli’de yada başka yerlerde 100-150 milyona satılıyorsa burada neden 27 buçuk milyona alınmak isteniyor? Bıraksınlar da vatandaş malını istediği gibi değerlendirsin.” Şeklinde konuştu.

“PASTAYI PAYLAŞAMIYORLAR”

Ne İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin nede İstanbul Metropoliten Planlama Merkezi (İMP)’nin bu konuda sağlıklı bir açıklama yapmadığını kaydeden Erol, ayın 15′inde mahkemelerinin olduğunu sözlerine ekledi. Sonucu büyük merakla beklediklerini söyleyen Muhtar Erol, “Burası resmen peşkeş çekilmek isteniyor. Yalnız ben şunu anlamıyorum; Hadımköy Belediyesi bir kısım yeri konut olarak, bir kısım yeri de sanayi olarak belirtmiş. Hadımköy Belediyesinin sanayi alanı olarak gösterdiği yere Büyükşehir Belediyesi ‘lojistik olacak’ diyor. Yani ortada bir pasta var ve bu pasta paylaşılamıyor.” Şeklinde ifade etti.

“BU İŞİN ARKASINDA KİMLER VAR?”

“TOKİ burayı kamulaştırırsa köyün tamamı gider” diyen Muhtar Nadir Erol, bu durumda tarım ve hayvancılığın biteceğini söyledi. Erol, sözlerine şöyle devam etti: “MÜSİAD’daki insanların kimler olduğunu bilmiyoruz. Bu işin arkasında sadece MÜSİAD değil, MÜSİAD’a üye sanayiciler ve kooperatifler de var”

Deliklikaya Mahalle Muhtarı Nadir Erol, açıklamalarının ardından ekibimizi alınmak istenen arsaların olduğu yerlere götürerek, görüntü almamızı sağladı.

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) hakkında Derneğin web sitesinden edindiğimiz bilgiler şöyle:

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD); hakkın ve hukukun, adaletin ve eşitliğin, barışın ve güvenin, refahın ve mutluluğun sağlandığı; tarihe ve topluma mal olmuş mahalli ve evrensel değerlerin korunduğu, gözetildiği; kendi içinde bütün, bölgesinde etkin, dünyada saygın bir Türkiye
için yola çıkan hassasiyet sahibi iş adamlarının, 5 Mayıs 1990′da İstanbul’da kurdukları bir “İŞADAMLARI DERNEĞİ”dir.
Kişilerin ve kurumların, ülkemizin ve toplumumuzun, bölgemizin ve dünyanın sosyal ve kültürel, siyasal ve ekonomik, bilimsel ve teknolojik kalkınmasına katkıda bulunmak amacıyla oluşturulan bir “GELİŞİM-DİYALOG-İŞBİRLİĞİ-GÜÇBİRLİĞİ PLATFORMU”dur.
1990 yılından bu yana, şube sayısı 26′ya ulaşan, üye sayısı 2000′i aşan; en olumsuz şartlar altında bile misyonuna bağlı kalarak, kuruluş amaçlarına uygun davranma dirayetini ve hassasiyetini gösteren; iş dünyası için olduğu kadar toplumun diğer kesimleri içinde örnek bir eğitim, rehberlik, danışmanlık merkezi haline gelen, uygulama ve çalışmalarını profesyonel düşünce zeminine oturtan, kurumsal kimliğini tamamlayarak, bunu ISO 9001:2000 Kalite Belgesi’yle tasdik ettiren güçlü bir
“SİVİL TOPLUM KURULUŞU”dur.

Kaynak: http://www.musiad.org.tr/

  Yorumlar (4)
 

1. mafyanın kralı bunlar
Yazan ali akgül, 2008-01-21 10:09:22
bunlar bize verdikleri parayla sevgililerine saksıda çiçek alıyorlar.1993 te sıfır doğan slx marka aracımızı satıp varımızı yoğumuzu bu arsalara yatırdık.b
üzerindeki iki katlı evimize 3600ytl fiat biçmişler. onların müslümanlığından da şüphe duyarım bunlar mafyadan da beter arsa konumundaki devletin verdiğitapuyuda hiçe sayarak tarla ve tarım arazisidir diye dava açmışlar yazıklar olsun onların insanlıklarına bı ülkede hala adalet olduğuna inanıyorum adalet tecelli edcektir.

2. BİZİMLEMİ KAZANDINIZ
Yazan Bünyami AKTAŞ, 2007-07-13 11:25:22
Babamın Yıllarca almanya da temizlik işinde çalışıp biriktirdiği el emeğine göz dikecek hiç kimseyi tanımıyorum. HODRİ MEYDAN.

3. ALAMAZSINIZ
Yazan ismet güler, 2007-06-10 01:05:49
77 lerde alıp yatırım olsun diye senelerce bekleyip sonrada birilerine rant sağlanacak diye yok pahasına satılacak bir arsamız bulunmamaktadır
hukuki anlamda hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı ve bizim gibi mağdur olan diğer toprak sahiplerininde aynı şekilde davranacağını biliyor ve umuyorum

İSMET GÜLER

4. adalet
Yazan tevfik, 2007-02-16 18:09:37
adelet dedikleri bu olsa gerek

KAYNAK: Yörünge Gazetesi  http://www.yorungegazetesi.net/index.php?option=com_content&task=view&id=133&Itemid=34

Popularity: unranked [?]

Küresel ısınma aç bırakacak

Pazar, Şubat 25th, 2007

Küresel ısınma nedeniyle 2080’e kadar 200 ila 600 milyon insan açlık çekecek, 1,1 ila 3,2 milyar insan da susuzluktan etkilenecek.130 ülkeden 2 bin 500 bilim adamının katılımıyla BM tarafından oluşturulan “Hükümetlerarası İklim Değişimi Uzmanlar Grubu”nun hazırladığı rapora göre, küresel ısınma nedeniyle 2030’a kadar 7 milyon insan su baskınlarıyla karşı karşıya kalacak. Dünyanın en büyük organizması Büyük Resif de tamamen kaybolacak.Paris’te devam eden toplantıda Cuma günü açıklanması beklenen ve Avustralya’da yayımlanan The Age gazetesinin ele geçirdiği rapora göre, 1900’den bu yana 0,7’den 0,8 dereceye ulaşan yeryüzünün sıcaklığı iki ila üç dereceye ulaşırsa, tüm Amazon ormanları da tehdit altında kalacak.Ülkenin sıkıntısını çektiği kronik su yokluğundan ötürü hassas bir durumda bulunan Avustralya Alpleri’nin tamamen kaybolacağı uyarısı yapılan raporda, yeryüzündeki biyoçeşitliliğin büyük kayba uğrayacağına dikkat çekiliyor.Raporda, küresel ısınmanın insani ve ekonomik bedelinin özellikle Afrika gibi en yoksul ülkelerde ve su kenarındaki Bangladeş ve Büyük Okyanus’taki adalar gibi yerlerde büyük olacağına işaret ediliyor.

Popularity: 1% [?]

Neler yapabiliriz?

Pazar, Şubat 25th, 2007

Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. küresel ısınma, küresel ısınma nedir, küresel ısınmanın nedenleri, küresel ısınmanın sebepleri, küresel ısınma videoları, küresel ısınma resimleri Kyoto’da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir. ürünleri seçin.WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

Tarım, amonyak ve metan gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90′ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.

Biz neler yapabiliriz? küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri
* Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
* Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
* Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
* Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
* Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.

Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri
* Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
* Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
* Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
* Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
* Akan tesisatlar onarılmalı.
* Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
* Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri
Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.
* Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
* Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
* Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
* Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
* Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri
Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.
* Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
* Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
* Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
* Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
* Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
* Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
* Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.

Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri
* Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
* Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
* Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
* Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.

Popularity: 1% [?]

Küresel ısınmanın sonuçları

Pazar, Şubat 25th, 2007

Küresel ısınmanın sonuçları  BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) çalışmaları sonucunda, küresel ısınmanın Avrupa’da, kutuplarda, küçük ada devletlerinde ve dünyanın başka bölgelerinde yol açabileceği sonuçlar belirlendi.  Taslak halindeki rapor, 130′u aşkın ülke hükümetinin desteklediği ve 2000 dolayındaki bilim adamını ve hükümet temsilcisini kapsayan IPCC’nin yarın başlayacak toplantılarında ele alınacak ve nihai şekli, 6 Nisanda Brüksel’de açıklanacak.

-İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN AVRUPA’DA BEKLENEN ETKİLERİ- küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

küresel ısınma, küresel ısınma nedir, küresel ısınmanın nedenleri, küresel ısınmanın sebepleri, küresel ısınma videoları, küresel ısınma resimleri -Nehir yatağı havzalarının, şiddetli ve tehlikeli akıntılara sahip kısımları yüzde 19′dan, 2070 yılında yüzde 34-36′ya çıkacak.

-Batı Avrupa’da muhtemelen milyonlarca insan, sulak alanlarla iç içe yoksunluk içerisinde yaşayacak.

-Küresel sıcaklık ortalamalarının hızla yükseleceği bir senaryonun gerçekleşmesi halinde 2080′lerde yılda fazladan 2,5 milyon kişi daha kıyı şeritlerindeki sellerden etkilenecek.

-Çeşitli senaryolara göre 2070′lerde akarsu potansiyelleri Avrupa’nın Akdeniz kısmında yüzde 20-50 arasında düşerken, Kuzey ve Doğu Avrupa kısımlarında yüzde 15-30 arasında artacak. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

-Alp buzullarının küçük olanları ortadan kalkacak, büyükleri 2050 itibariyle yüzde 30-70 arasında eriyecek.

-Akdeniz’e yönelik turizm yazın düşerken, ilkbahar ve sonbaharda artacak.

-KUTUPLAR VE BAZI DİĞER BÖLGELER- küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

-Kuzey kutbundaki deniz buzulları 2100′e kadar yüzde 22-33 arasında azalacak, Antarktika’da ise tamamen ortadan kalkabilecek. Deniz dışı alanlardaki buzullarda önemli incelme olacak ve bu, yeryüzündeki deniz seviyesini yükseltecek. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

-2100 yılına kadar deniz seviyesindeki yükselmenin 18-59 santimetre arasında olabileceği tahmin ediliyor.

-Şu anda 500 bin kilometre kare olan Himalaya buzul alanı, 2030′da 100 bin kilometre kareye kadar gerileyebilecek.

-Asya’da birçok ülkede açlık sorunu olacak. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

-Asya’da 2020 yılında su sıkıntısı çeken kişi sayısı 1,2 milyar kişiye kadar yükselebilecek. küresel ısınma küresel ısınma nedir küresel ısınmanın sebepleri küresel ısınmanın nedenleri küresel ısınmanın etkileri

-Ada devletlerde genellikle kıyılara inşa edilen uluslararası havaalanları ve yollar su altında kalabilecek.

Popularity: 1% [?]

Panel Duyurusu: Dut Hakkında

Perşembe, Şubat 22nd, 2007
Panel Duyurusu:

KEMAV çatısı altında, “Dut’un ekonomik bir değer olarak ortaya çıkması ve daha iyi değerlendirilmesi” konusunu işleyecek bir Panel düzenlenecektir.

Panel konusu:      Dut’un ekonomik bir değer olarak geliştirilmesi
Tarih:                     24 Şubat 2007
Yer:                         Üsküdar Blediyesine bağlı
                               Çamlıca Sabahattin Zaim Eğitim Merkezi
                               Bulgurlu Mahallesi, Alemdar Cad.,
                               Hanımseti Alt Sokak No. 2
                               Büyükçamlıca - İstanbul
Telefon:                 0216-412 92 03 (Çamlıca Eğitim Merkezi Tel. No.)

Konu ile ilgilenen hemşehrilerimizi, Köy Dernek Başkan ve Temsilcilerinin katılması dileriz.

KEMAV

Popularity: 1% [?]

Dut Paneli - İstanbul

Pazartesi, Şubat 19th, 2007

Değerli Dostlar,

Kemav çatısı altında, “Dut”‘un ekonomik bir değer olarak ortaya çıkması ve daha iyi değerlenebilmesi gayesiyle bugüne kadar çalışmalar yapmış Gülnur Gürler Hanımefendinin gerçekleştireceği ve konu ile ilgili akademisyenler ve konuşmacıların katılacağı bir panel düzenleyeceğiz.

Panel 24 Şubat 2007
Cumartesi günü, saat 16:30 - 19:30 arasında, İstanbul-Çamlıca- Kısıklı’da ki Üsküdar Belediyesi Kültür Evi’nde, Değerli Hemşehrimiz Dr. Faruk Olgunöz’ün yardımlarıyla gerçekleştirilecektir.

Toplantıya, konu ile ilgilenen hemşehrilerimizi, yöremizin nadide basın kuruluşlarını, ve Köy Dernek Başkanları ve temsilcilerini bekliyoruz.

Saygılarımızla
Günhan Ünsal
Kemav Yönetim Kurulu Üyesi

Popularity: 1% [?]

Kemaliye Vidoları

Cuma, Şubat 2nd, 2007

  MEDYADA YAYINLANAN KEMALİYE HABERLERİ

 HALUK ERCAN’DAN KEMALİYE BELGESELİ 

Erzincan Kemaliye ( EĞİN) KEKİKPINARI (ÖŞNEDEN) KÖYÜ. ÇELİK AİLESİ SÜNNET DÜĞÜNÜ. 

Köyünü özleyen Kemaliyelilere 

Popularity: 1% [?]

Acil Gündem: A.B.D.’de Sözde Ermeni Soykırımı İddiaları

Perşembe, Şubat 1st, 2007

Onumuzdeki hafta Amerikan Kongresine getirilmesi dusunulen Ermeni tasarisi ile ilgili
olarak Türk toplumunu aktif goreve davet ediyoruz.

Yapabilecegimiz seyler:

1    Tanidigimiz ABD Kongre uyelerine ornegini gonderdigim maili kullanarak
email, fax ve telefonlar ile dusunceleriniz bildirmeniz.
2    Tanidigimiz tum Türk ve Türk Amerikan kuruluslarinda uye bulunanlardan da
ayni seyleri yapmalarini rica etmek.

ABD Kongresindeki ve Parlemantodaki milletvekili ve senatorleri
http://www.visi.com/juan/congress/index.html linkinden bulabiliriz.Tum
senatorlere ve milletvekillerine gonderebilirsiniz. BU sayfalaradan email
ve telefon adreslerine ulasabilirsiniz.

Asagidaki e mail ornekleri size bir fikir versin diye gondriyorum. Siz
kendinize gore uyarlayabilirsiniz.

————————-Örnek Yazı——————————–
An Open Letter to Congress

Dear Congress member;

On September 11, 2001, we lost 3,000 brave, innocent civilians to a vicious
terrorist attack. I am sure that no one will ever forget where they were
when they first learned the terrible news. At least I won’t. I had just
walked into the office when I saw several of my co-workers were huddled
around a TV set. Cheerfully, I asked, “Whassup guys?” Mike looked at me
incredulously, “You mean you haven’t heard?” Puzzled, but worried by the
distressed faces of all my coworkers, I looked at the TV. The twin towers
were burning, people were dying, jumping to deaths trying to flee the
flames. We all cried that day. It was the trigger that plunged our nation
into war – a war that would take us into many countries. First Afghanistan,
and now Iraq.

Could you imagine what it would have been like, if instead of losing 3,000
Americans to terrorism, if we had lost tens and thousands of people to an
invading army – an army being aided and cheered by some of our citizens?
What would we do to protect our homeland? What would we do to the citizens
supporting such a heinous act? Would we pack them all of to camps, like we
did to the Japanese-Americans in World War II? How far would we go to
defeat the invaders and root out evil?

While you think about the answer to this question, I want you to consider a
similar event that happened a little bit over 90 years ago. I want you to
go back to the year 1914, the year that the cities of Kars and Ardahan were
invaded by Armenian and Russian troops, in which 30,000 Turks – civilians,
guilty only of being Turkish – were savagely butchered by the invaders. I
want you to remember the siege of Van, in early 1915, during which
Ottoman-Armenian citizens welcomed the invading Russian and Armenian
troops, and during which over 86,000 Turkish civilians were massacred.

Back then, the Ottoman government decided on an action not unlike our own
Japanese internment: relocation to parts of the country where there was
little fighting. During these relocations, some Armenians were attacked by
rogue Kurdish bands seeking revenge. Some died of inflictions that claimed
the lives of many Ottomans during that time: disease and starvation. The
plight of the Armenians became well known throughout the western world,
although not a tear was shed for the 100,000 Turks murdered during 1914 and
1915.

In mid 1918, the Ottoman government reversed its relocation policy, and
began to bring Armenians back to their original homes, kicking out their
new Turkish inhabitants, many of whom themselves were refugees, victims of
ethnic cleansing in the Balkans. Then the newly established Republic of
Armenia in the Caucasus decided to take advantage of the Mondros Armistice,
which disarmed all Ottoman soldiers and initiated the widespread occupation
of Ottoman lands by Allied armies.

The goal was grabbing all of eastern and southern Turkey for themselves,
uniting it with Russian Armenia to form a Greater Armenian state. However,
even before the relocations, the Ottoman Armenians were a decided minority
in Eastern Turkey, considered by Europeans to be “historic Armenia,”
comprising only 20-25% at most of the population. Anatolia had been a
Turkish homeland for over a thousand years, nevertheless Armenians wished
to reclaim their former empire and engaged in merciless, false propaganda
in the West to garner Allied support for their brutal military campaigns.

Europe, for her part, had her own political and economical motives in
supporting Armenia, violating terms of Mondros to occupy even Cilicia and
other parts of Turkey. Armenians flocked back from overseas to take part in
Allied armies, such as filling the Armenian Legion in the French army. In
1919, Armenian General Boghos Nubar boasted that Armenians had contributed
over 200,000 troops to Allied armies.

Turks paid the price of this new invasion with their blood. Armenian
militias roamed the countryside, butchering Turkish villagers. Rape,
murder, torture, robbery were all crimes committed by these Armenian
militants. Sometimes the bodies were thrown into the river, sometimes into
a well. In the Hakmehmet village of Igdir, over 90 bodies were dug out of
one such well. Oftentimes, they were dumped in mass graves, after having
been shot execution-style or burned in ovens. The sanctity of mosques was
violated with their use as stables to house their horses, and over 1
million Turks were forced to flee for their lives into Central Anatolia. In
fact, there were more Turkish refugees due to Armenian violence, than there
were relocated Armenians. Turkey was a tinderbox that burst into flames, as
inter-communal fighting broke out all across the nation.

Had not the Turkish Liberation Movement, led by Mustafa Kemal Ataturk, been
successful in driving out the invading British, French, Greek, and Armenian
forces, eastern and southern Turkey would have been cleansed of their
majority Turkish population, not unlike the way the Turks were driven out
of the Balkans in 1912-1913. Indeed, the 1919 King-Crane report openly
mentioned that the creation of an Armenian state would require “convicing”
the Turkish majority to migrate elsewhere, leaving the Armenians in
majority. France also brought thousands of Armenians into southern Turkey,
deporting tens of thousands of Turks, to try to artificially create an
Armenian majority in Cilicia.

At the end of the day, Ottoman archives reflect that over 500,000 Turks
were massacred by Armenians, with over 2.5 million Muslims murdered during
the years of 1914-1923. Armenian deaths for the same period are estimated
at 600,000 – not the 1.5 million that the Armenian lobby claims. Census
data from Ottoman and European sources reflect that the entire Ottoman
Armenian population was not even 1.5 million! Furthermore, many deaths did
not even occur during the relocations, but afterwards, during the bloody
chaotic period that followed Mondros, or were due to disease and
starvation. Yet the Armenian lobby unjustly strives to blame all Armenian
losses on the Ottoman government, completely oblivious of the Armenian
revolution’s own war crimes.

Armenians lost their bid to conquer Anatolia, and since then have been
blaming the Ottoman government for genocide. In fact there is no proof
whatsoever indicating that the government ever ordered the massacre of any
Armenians. In the 1920s, the Armenian Revolutionary Federation even tried
to claim government involvement by presenting fake documents that were
rejected because they were believed to be forgeries.

Now, Armenians are asking my government – the American Government – to
declare that Armenians were victims of genocide. Not only is such a
statement untrue to facts, but insulting to the memory of my forefathers,
who were mercilessly butchered by Armenians. Turkish victims are not less
important than Armenian victims. All humans are equal before God - it would
be a grave mistake for America to remember the Armenian dead, while failing
to remember Turkish dead.

Armenians should not be allowed to manipulate history through political
resolutions. I ask that you not let yourself be made part of politicized
distortion of history, and that you vote against any resolution that aims
to blame the Ottoman government of genocide.

Respectfully Yours,

—————–İkinci Örnek —————————–

The Honorable House Speaker Nancy Pelosi,
Fax 202 225 4188

We extend our warmest congratulations on your reelection to the U.S.
Congress and your historic selection to be the Speaker of the House.
As Turkish-Americans, we are grateful for the opportunities this country
provides, but also proud of our rich heritage and culture, and the close
relations between Turkey and the U.S., based on shared values and common
interests. As you undertake your duties and responsibilities, and are asked
to make foreign policy decisions, we hope you will take the following
points into consideration.
Turkey, is a secular democracy, with a free market economy. This makes
Turkey unique among nations with an overwhelmingly Muslim population.
Indeed, having undertaken significant political reforms over the years,
Turkey has now entered the final stage of its integration with the European
Union. Turkey’s progress serves as an inspiration to the countries of the
Broader Middle East and North Africa.
In July 2006, the US and Turkey signed a “Shared Vision Document,” which
outlines a strategic vision for bilateral cooperation and coordination on a
wide range of matters of common concern. It sets a broad agenda between the
two countries to advance their common objectives: the promotion of peace,
democracy, freedom and prosperity.
Turkey, having lost almost 30,000 lives over 15 years to terrorism, has
always emphasized the importance of genuine international cooperation in
combating terrorism in all its manifestations on a worldwide scale. In
Afghanistan Turkey assumed command of the International Security Assistance
Force two times. In Iraq, Turkey was the only Muslim country to authorize
sending up to 10,000 troops to Iraq (October 2003). Turkey has made its
base at Incirlik available as a transit point for American troops in Iraq
returning to the United States. Turkey also granted the US over flight
rights for attack strikes, and also is helping significantly in the
re-supply of coalition troops.
On Cyprus, while it was the Turkish Cypriots who voted for reunification of
the island, it was the Greek Cypriot side which became a member of the EU.
Yet economic and political sanctions against Turkish Cypriots continue. We
seek your consideration of this inequity.
Here in the U.S., Turkish Americans have become an indispensable element of
American society. We have rapidly integrated into our communities, working
for the betterment of our country in every way, while promoting our
culture, which enriches the diversity of our great nation.
Please be aware that numerous House, Senate or Joint “Armenian Genocide”
resolutions have been introduced in Congress since 1983, charging that
Ottomans perpetrated “genocide” against Armenians in the beginning of the
20th Century. None have passed the Congress. We hope that if and when you
will be asked to sign letters, make statements, or cosponsor legislation on
this issue, you will consider all sides before making all decisions.
Turkish Americans believe that it is historians, not Congress who should
decide what happened so many years ago. In 2003 Turkish Prime Minister
Tayyip Erdogan proposed a joint commission be established to study the
facts based on the archives of many nations. The Armenians rejected the
proposal, prefer to push through a one sided view that would seriously
damage U.S.-Turkish relations.
We will be glad to direct you to resources that provide a balanced view on
this difficult period of history. We would like the opportunity to discuss
all the issues affecting U.S.-Turkish relations. We would be very honored
to meet with you and kindly request to schedule a visit to your office in
Washington DC.
Sincerely,

İsminiz Soyadınız
Ünvanınız

http://www.Ajans.Kemaliye.net 

“Gerçek Haberin Adresi” 

Popularity: 1% [?]

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ OCAK AYI SEMİNER TOPLANTISI KAŞ MERKEZ OLMAK ÜZERE,KALKAN DEMRE FİNİKE ELMALI İLÇELERİNDE YAPILDI.

Perşembe, Şubat 1st, 2007

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ OCAK AYI SEMİNER TOPLANTISI KAŞ MERKEZ OLMAK ÜZERE,KALKAN DEMRE FİNİKE ELMALI İLÇELERİNDE YAPILDI. Sizlerin fazla zamanınızı almamak için teknik olmayan ilgimi çeken ve bizlere yol gösterecek bilgileri aktarmak istiyorum. -Antalya Kaş arası oldukça virajlı ve zor bir yol. -Kaş liçesinde kış aylarında 2500,yaz aylarında 50.000 kişi yaşıyor. -Bölgenin en berrak ve entemiz ve soğuk denizine sahip.Yeraltı soğuk su kaynaklarından dolayı. -Kötü olan ulaşımı 15 kişilik minübüsler sağlıyor. -Ada fakiri Akdeniz ve ada zengini Ege Kaş bölgesinde birleşiyor. -Dağ ve deniz arasındaki tarihi üretim ve yaşam biçimi bitmiş ve yerini hizmet üretimi ve deniz kenarındaki menkul kıymet bedelleri almış. -Kaş’da kullanılan bir söylem, ARKASI TAŞ ÖNÜ YAŞ BURASI KAŞ FIRSAT BULDUNMU KAÇ. -Antik tiyatro,Başaran ULUSOY ve ÇEKÜL desteği ile restore ediliyor. -Kaş meydanı ve çarşısı ÇEKÜL gözetiminde restore edilecek. -Kent kitle turizmi,yani 5 yıldızlı otel turizmi istemiyor. -Toplantıdan bir gün önce Belediye hoparlörü: Sayın kaşlı hemşerilerimiz,ilçemizde cumartesi ve pazar çok önemli konuklarla toplantılar yapılacağından,işyerlerinizi açık tutunuz. ???

TARİHSEL DOKUNUN KÜLTÜREL TURİZM AMAÇLI YENİLENMESİ VE İŞLEVLENDİRİLMESİ konulu panel. -Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müd.Yrd. Yalçın KURT 81 il envanteri yapıldı. Yapılması gereken en önemli şey:Stratejik plan dahilinde çalışmak. Finansman modeli belirlenmeli. Sivil mimarlık örneklerine hibe veriyoruz. Toplu konut idaresi düşük faizli ve 10 yl ödemeli destek sağlıyor. Kültürel yatırımlar artık kamunun asli görevleri olmuştur. Emlak katkı payları özel idarelerde birikmeye başlamıştır.Projelerinizi bekliyor. 5228 sponsorluk yasası çok büyük bir olanaktır. Kültür varlıklarını koruma konusunda 5366 sayılı yasa UNESCO tarafından dünyanın bu konuda en ileri yasası seçilmiştir. Artık korumalı imar planı olmayan kent kalmasın.Türkiye tarihinin kültürel yatırım ve restorasyonlara en büyük imkanlarını veren bu kanunlardan yararlanmanın ilk ve en önemli ayağı Korumalı imar planı.

TARAKLI Belediyesi örneği:

Emlak vergilerinden aktarılan kültürel yatırımlar katkı payı ile.Konuk evi ve 3bina restorasyonu.Kent atölyesinin kurulması ve yapılan işlerin ucuza getirilmesi.Yapılan binaların tefrişi.Yöresel elsanatlarını sürdüren kişileri bir araya toplamak ve kent çarşısını,arasta çarşısını tekrar ayağa kaldırmak.50evin dış cephe ve çatılarını aktarmak suretiyle kentin bir bölüm görüntüsünü ortaya çıkarma.Ahşaphan reyorasyonu ve alınan iki evin otele dönüştürülmesi.Bunların hepsi ve daha fazlası 75 gün içinde yapılmış,tabi bir stratejik plan dahilinde.Kuru kahveci MEHMET EFENDİ sponsorluğunda bir tepe rekreasyon alanı olarak düzenleniyor.

GAZİANTEP eski çarşısının dönüşümü örneği:

Geçen sene Gaziantep TKB toplantısında gezdiğimiz tarihi çarşısı tüm katılımcılar tarafından hayret uyandırmıştı.Çünkü koskoca ve zengin bir kentin tarihi çarşısı bu kadar berbat olamazdı.2006 yılı bu bakırcılar çarşısının kurtuluşu olmuş.385 adet işyerinin cephe ve saçakları,levhaları,elektrik ve telefon hatlarının yer altına alınması,özel seçilen kaldırım ve su oluk taşları,sokak aydınlatmaları ile bitirilmiş ve sadece 780 000 ytl harcanmıştır.

ÇEKÜL BATI AKDENİZ KOORDİNATÖRÜ Mimar Recep Esengil:

Kültür turizmi hassas ve bıçak sırtı olan bir konudur. Kıyılara yığılan ve uçakla gelen toplu turizm,argo tabirle koloni turizmi artık gerileme ve gelir getirememe haline gelmiş ve ülkeye bir yarar getirmemektedir.Avrupa bu sistemi seneler önce denemiş ve artık ilerki senelerin planlamalarını değiştirmektedir. Turizm artık havza boyutunda olacak ve farklı kültür ve insanları tanıma şeklinde değişecektir. Kültür varlıklarını koruma konusunda çok önemli kaynaklar oluştu ama hala yerel yöneticiler bunları kullanmasını bilmiyorlar. Yaz okulları üniversitelerle beraber çalışmanın yolunu açıyor.Üniversite desteği çok önemli. Meslek yüksek okulları restorasyon bölümleri çok başarılı. Artık kültür değerlerini bozmadan koruyan kentler 5 yıldızlıdır gelecek bu kentlerindir.

Kısa olarak bazı bilgileri aktardım.Daha detaylı bilgi almak isteyenlere açığım. Ayrıca ÇEKÜL Kemaliye Temsilcisi Sn.Hilmi BALİOĞLU tarafından hazırlanan yazı ve fotoğraflarla Kemaliye TKB Yerel Kimlik dergisinde yayınlandı.Kendisine saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.Bu güne kadar yaptığı çalışmaların ve uyarılarının hep gerisinde kaldık,bir çok zaman yanlız bıraktık ve hızına heyecanına ve azmine yetişemedik.Kendisine uzun ömürler ve sağlıklar diliyorum.Bize öğrettiği ve uygulamalarla gösterdiği her şey için binlerce teşekkürler.

Etem KILIÇ

Kemaliye

Popularity: 1% [?]