Köprü Dizisi: İlk Bölüm

Genel Hikaye

Ayşe Kulin’in aynı adlı kitabından senaryolaştırılan bu hikaye, birkaç yıl önce bir trafik kazasında hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcoğlu’nun hayatından yola çıkılarak kaleme alınmıştır.
Hikayemiz, idealist bir valinin (FİKRET YAZICI), merkeziyetçi-bürokratik yapının doğal sonucu olarak  ‘soğuttuğu’, birbirinden uzaklaştırdığı, hatta kimi zaman kopardığı devlet-halk ilişkisindeki kısır döngüyü kırma çabası üzerine odaklanır. Bu çabanın görünürdeki somut hedefi ise, yaklaşık otuz yıldır, yukarıda sayılan sebeplerden ötürü bir türlü yapılamayan bir KÖPRÜ’dür. İktidarlar gelip geçer, o yöreden seçilen milletvekilleri, her defasında birbir umutla Ankara’ya gönderilir, içlerinden bakanlar, başbakanlar çıkar. Sayısız, raporlar, projeler hazırlanır, ama köprü ne hikmetse bir türlü yapılamaz. Bu arada hastalar hastaneye yetişemez, çocuklar okuluna gidemez, bazıları Karasu’nun hışmına uğrayıp sulara kapılır, gencecik anneler, karınlarında çocuklarıyla ölür.. isyan feryatları ayyuka yükselir… ve karşılık olarak köprünün ‘zarureti’ üzerine bir rapor daha tutulur.

Vali Fikret Yazıcı, şehre atandıktan kısa bir süre köprü sorununa el atar. Yaşadığı birkaç trajik olay, özellikle Başbağlar katliamı.. nehrin karşı yakasında terör örgütü insanları acımasızca öldürürken, köprüsüzlük yüzünden devletin, o insanların yardımına koşamayışı, zaten inatçı bir yapıya sahip olan Vali için köprüyü, nerdeyse bir ölüm-kalım meselesi haline getirir. Şu cümle beynine ve ruhuna mıh gibi çakılmıştır: “GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR!” aynı sınırlar içinde yer almak, eğer ‘gidemiyorsan’ hiçbir şey ifade etmez!

Vali, köprü için çıktığı uzun ve çileli yolculuk, sayısız engelle doludur. Başta merkezi devlet ve onu temsil eden kurumların durağan yapısı. Fikret Yazıcı, buna karşı halkın kendi gücüne başvurur. Bölge insanlarını örgütler, nerdeyse ‘imece’ sayılabilecek yöntemlerle işe koyulur ama ‘bürokratik çark’, kendi bir şey yapamadığı gibi, yapılanları da engellemek üzere devreye girmekte gecikmez. Kaldı ki Fikret Yazıcı, sıra dışı uygulamalarıyla öteden beri ‘mimli’ biridir ve belli çevreler onun başarısızlığını zaten dört gözle beklemektedir. Onun da ötesinde, köprünün yapım süreci içinde,  birlikte yola çıktığı insanlarla da zaman zaman derin görüş ayrılıkları yaşayacaktır. Bütün bu çabalarında ona yakından destek veren iki kişi vardır. İlki, attığı her adımda yanında olan, onunla aynı idealleri paylaşan, ömrünün en uzun yol arkadaşı, karısı MELEK… İkinci ise, hikayeye daha sonra dahil olan ve köprüyü akıl almaz metotlarla var edip, nehrin üzerine yerleştiren.. bir başka sıra dışı insan: Mühendis Tekin…
Tekin, vali gibi büyük idealleri olan biri değildir. Dahası, o güne kadar sadece kendisi için yaşamıştır. Köprülere aşıktır sadece.. bir de karısına. Ancak gün gelir, karısı kendisini başka bir erkek için terk eder. Tekin’in hayatla arasındaki bütün  köprüler yıkılır! Öylesine ki, hayatına son vermeyi bile düşünür. Derken o sırada Vali çıkar karşısına. Sert bir karşılaşmadır. Bu karşılaşmadan birkaç gün sonra Tekin, kendisi Elazığ’da bulur. Bir süre sonra da şehirdeki bir lisenin müdiresi Leyla ile tanışır. Leyla’da büyük şehirlerin birinden, gerisinde hazin bir gönül hikayesi bırakarak gelmiş, kalbinin kapıları ‘epeydir’ dünyaya kapalı bir kadındır.
Kim bilir, belki de Tekin’in yapımına başlayacağı Karasu nehri üzerindeki bu mütevazı köprü.. hem onların tek tek hayatla barışmalarını sağlayacak bir vasıtadır, hem de pek çok insanın birbiriyle ve hayatla yeniden kuracakları bir ilişkinin başlangıcı…

1. bölüm

“Sıra dışı icraatları, halktan yana ve adil uygulamalarıyla ün yapan Faruk Yazıcı, Elazığ’a vali olarak atanır… Yazıcı’nın kente gelir gelmez ilgilendiği sorunlardan biri de Karasu Nehri üzerine yapımı tasarlanan ancak yaklaşık 30 yıldır bürokratik engeller yüzünden yapılamayan köprü inşaatıdır… Bu arada Güneydoğu’da askerliğini tamamlayan Erdal’ı oldukça sıkıntılı günler beklemektedir. Kardeşi Elmas’ı kaçıran Mevlüt’ü ararken trafik kazası geçirir ve annesi Hacer’le babası Hurşit’i kaybeder. Bu kaza sonrası şuurunu yitiren ve deliler gibi kaçan Erdal, gözlerini açtığında dağdaki bir mağaradadır… Yanında da onu saflarına davet eden terör örgütü militanları…  Öte yandan gecenin geç bir saati hamile karısını nehrin karşı kıyısındaki hastaneye ulaştırmaya çalışan Bayram, bunu başaramaz. Güllü, çocuğunu dünyaya getirip orada ölür. Ertesi sabah Vali Faruk Yazıcı’ yı, ömrünün sonuna kadar unutamayacağı bir olay beklemektedir…

Kaynak: Star TV 

5 thoughts on “Köprü Dizisi: İlk Bölüm

  1. Administrator Post author

    “Kopru” dizisinin yapimci firmasi “Koliba film”.

    Yetkililer bolumde konusu gecen yorenin Kemaliye olmadigini, Tunceli olarak alt yazi ile belirtildigini soylediler. Kemaliye’nin gelecek bolumlerde diziye yansiyacagi belirtildi.

    Elestiri ve talepleriniz icin

    Koliba film
    Tel : (212) 249 59 84
    (212) 249 87 50
    Fax :(212) 249 74 61
    koliba@kolibafilm.com

    Ahmet Enis Eren

  2. Administrator Post author

    From: Mehmet Özer
    Date: Tue Dec 5, 2006 11:55 am
    Subject: Köprü Dizisi
    Değerli Kemaliyeli’ler,

    Malum dizi ile ilgili görüşlerimizi birbirimize aktarmaktan çok gerekli yerlere sesimizi duyurmakta fayda var.

    Lütfen Eğin’liye yakışan tepkimizi ve demokratik hakkımızı sonuna kadar kullanalım.

    Konuya ilişkin Kaymakam’lığımızın bir girişimi oldu mu bilmiyorum. Bu konuda derneğimiz neler yapıyor?

    Yapılan telefon görüşmesinde karakterlerin giyisilerinin ve konuşulan yöresel dilin Eğinimize uygun hale getirilebileceğini ifade etmeye başladılar.

    İlgili dizi filminin yapımcı firması ve Star tv’nin iletişim bilgileri aşağıda verilmiştir.

    Selam ve Saygılarımla,

    Mehmet ÖZER

    Boylu (Hinge) Köyü

    STAR TV

    Star TV ile ilgili her türlü görüş, öneri ve eleştirilerinizi
    0 (212) 478 07 87 Alo Star Hattı’na yöneltebilirsiniz…

    Doğan Tv Center, 34204 Bağcılar / İstanbul
    Telefon : (212) 413 50 00
    Faks : (212) 413 55 50
    Görüş ve önerileriniz için bizeyazin@startv.com.tr adresinede mail atabilirsiniz.

    KOLİBA FİLM, Dizi Filmin Yapımcısı

    Tel : 0212 249 59 84

    Fax : 0212 249 74 61

    e-mail : koliba@kolibafilm.com

  3. Administrator Post author

    From: fatih biçak
    Date: Tue Dec 5, 2006 10:52 am
    Subject: KÖPRÜ
    Köprü dizisini merakla bekledim ama büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Tüm
    eğinlilerin bu saçma dizinin kaldırılması için dizinin yayınlandığı kanala
    tepki göstermesini rica ediyorum. Yöre halkıyla uzaktan yakından alakası
    olmayan insan tiplemelerin bulunduğu bu dizi bozuntusu memleketimizin
    reklamı açısından olumsuz olacaktır. Önce adam gibi bir araştırma yapsınlar
    ondan sonra becerebiliyorlarsa diziye başlasınlar.

  4. Administrator Post author

    From: Yusuf “Hakkı” BAKIRHAN
    Date: Tue Dec 5, 2006 10:50 am
    Subject: Kopru dizisi acemi isi…

    Sevgili Hemsehrilerim, dun aksam star tvde yayinlanan
    diziyi sonuna kadar seyrettim… Ben Erzincan
    Merkezdenim.. Yoreye sikca giden ve taniyan biri
    olarak ne dizideki karakterlerin Eginimizi ve
    Erzincanimizi yansitmadigini dusunuyorum. Dizidekiler
    bu haliyle daha cok Guneydogu insanina benziyorlar.
    Esini kaybeden ve tek cocuguyla kalan babanin ne kilik
    kiyafeti ne de konusmalarinin bizlerle uzaktan
    yakindan alakasi yok. Yoresel dizi cekmek bilgi ve
    deneyim ister. Bence diziyi cekenler derhal
    uyarilmali, yore iyice etud edilmeli ve dizide
    oynayanlar Erzincan sivesini ogrenmelidirler. Bu
    konudaki basarili ornekler icin uzaga gitmeye gerek
    yok; Yabanci Damat dizisini seyredenler ne demek
    istedigimi bilirler.

    Ayrıca dizinin cogu kismi ne alakasi varsa
    Eskisehirde cekilmis… Erzincanda adam mi yiyorlar
    anlamadim dogrusu.

    Tek kelimeyle berbat…�

    YUSUF HAKKI BAKIRHAN

  5. Administrator Post author

    Sayin Ayse Kulin Hanim “Kopru” kitabini yazinca, bir cirpida okumustum. Genel olarak guzeldi.En azindan yoremiz hakkinda yazilmis nadir romanlardan biriydi. Asil koprunun hikayesinden pekcok farkliliklar vardi. Bazi olmayan karakterler eklenmis, Rahmetli Huseyin Sipahi Amcaya da (Romandaki Hudayi) bazi haksiz ithamlar yapilmisti.

    Ancak bu bir tarih kitabi olmayip, merakla okunmasi gereken bir roman oldugundan bu tur mizansenler normal karsilanmaliydi.

    Ama simdi hazirlanan Kopru dizisinin ilk bolumunu izleyince hayrete kapildim.

    Erzincan’in Baspinar’i diye bahsediliyor ve koyluler posulu eskiyalar gibi gosteriliyordu. Bildigimiz Baspinar nur yuzlu, akilli, kulturlu insanlarin yeridir.

    Ara sira Kemaliye’nin resmi cikiyor, egin Turkuleri soyleniyor, Karasu deniliyor, ama koy halkini PKK ile isbirligi yapan, PKK’lilarin bu nezih bucagimizda cirit attigini gosteren sahneler yayinlaniy ordu.

    Hadi diziyi Kemaliye’de cekmediler, ancak bugune kadar hicbir koyumuz dahil hic bir Kemaliyeli’nin bulasmadigi bu kepazeligi Kemaliye’ye mal etmeye hayret etmemek mumkun degildir.

    Basta ilcemize bizzat gelerek onurlandiran eser sahibi Sayin Ayse Kulin Hanimefendi olmak uzere tum yetkililerin bu sacma dizinin durdurulmasini ya da, hikayeye sadik kalinmasa bile dizi karakterlerinin aslina uygun bir hale getirilmesini saglamalari gerekir.

    Bu diziyi seyreden insanlarin Kemaliye’ye gelmeye cekineceklerini dahi zannediyorum.

    Bu hic te haketmedigimiz kotu bir reklam.
    Hepinize saygilar,

    Mehmet Agrikli

Leave a Reply