Ariv: Kasım, 2006

2008-09 akademik yılı Fulbright Bursları www.fulbright.org.tr

Perşembe, Kasım 16th, 2006

2008-09 akademik yılı Fulbright Bursları www.fulbright.org.tr web sayfamızda ilan edildi. Uygun gördüğünüz takdirde, potansiyel öğrenci, araştırmacı ve öğretmen tanıdıkların başvuru yapmasını teşvik etmenizi rica ediyoruz.

Saygılarımızla

Kemaliye Haber Ajansı

http://www.Ajans.Kemaliye.net

————————————————————————————–

The Turkish Fulbright Commission was established by a binational agreement signed between the United States and Turkey in 1949. The Turkish Fulbright Commission supports Turkish and American graduate students, academicians and secondary school teachers through grants which include travel and living expenses and offers educational advising for Turkish students wishing to study in the U.S. 

The Fulbright Program is the U.S. Government’s premier scholarship program. It enables U.S. students and artists to benefit from unique resources in every corner of the world and students, teachers, and academics from all over the world to study in the U.S. The Fulbright Program provides all the chance to gain international competence in an increasingly interdependent world. 

The U.S. Congress created the Fulbright Program in 1946, immediately after World War II, to foster mutual understanding among nations through educational and cultural exchanges. Senator J. William Fulbright, sponsor of the legislation, saw it as a step toward building an alternative to armed conflict. The Fulbright 50th Anniversary Commemoration was celebrated in 1996. 

Since the creation of the Commission in 1949, funding has been provided by the governments of Turkey and the United States.  The Commission also seeks private donations to augment this funding.  The Turkish Fulbright program has supported more than 3000 Turkish and American scholars in its fifty years of existence.  In Turkey, special priority is given to the preparation of staff for teaching in Turkish universities.  Many graduate students have received their M.A., M.S. or Ph.D. degrees in the U.S. and are now teaching in Turkish institutions. American scholars coming to Turkey have made major teaching and research contributions in a variety of disciplines ranging from science and engineering to business to history and literature.  Returning Fulbrighters from both countries occupy important positions in their academic institutions, public service and the private sector.  They maintain ties with their host country, thereby carrying out the goals of the Fulbright Program. 

Scholarships to study in the U.S.

· ABD’ye Gitmek İçin Nasıl Vize Alabilirim?

· 2007 - 2008 Meslek Yüksekokulu Öğrenim Bursu 

·  2008 - 2009 Doktora Sonrası Araştırma Bursları Hakkında Bilgi 

·  2008 - 2009 Öğrenci Bursları Hakkında Bilgi 

·  2007 - 2008 Humphrey Bursları Hakkında Bilgi

·  Kokkalis Bursları Hakkında Bilgi

·  2007 - 2008 New Century Scholars Program

·  2007 - 2008 Öğretmen Değişim Bursu 

· 2007-2008 Foreign Language Teaching Assistant (FLTA) Program  

 

 

Educational Advising

The Commission provides educational advising in its Ankara and İstanbul offices. Directories, catalogues and CD-ROMs about undergraduate and graduate programs in American universities and colleges are available. Our advising offices offer accurate, comprehensive, and objective information about educational opportunities in the United States and guidance on how to best access those opportunities. 

Information and application materials on standardized tests can also be obtained at the Commission’s counseling centers or on-line. 

  • TOEFL Test of English as a Foreign Language 
  • GRE Graduate Record Examinations 
  • GMAT Graduate Management Admission Test 
  • SAT Scholastic Assessment Test
  • ACT American College Testing
  • LSAT Law School Admission Test
  • USMLE United States Medical Licensing Examination

 

The TOEFL, GRE and GMAT are computer-based tests administered by the Educational Testing Service. The SAT is administered by the College Board. The ACT is administered by American College Testing.The LSAT is administered by the Law School Admission Council. USMLE is administered by the Educational Commission for Foreign Medical Graduates. You can consult their web sites for more information. 

 

Scholarships to study in Turkey

U.S. citizen senior lecturers, senior research scholars, secondary school teachers and graduate students may apply for scholarships for study in Turkey. For general information on eligibility, please visit the US State Department, Bureau of Educational and Cultural Affairs web site.

Popularity: 1% [?]

Erzincan: Erzincan’da Yaban Keçilerinin Ölüm Nedeni Belirlendi

Perşembe, Kasım 16th, 2006

Erzincan: Erzincan’da Yaban Keçilerinin Ölüm Nedeni Belirlendi
Haber: Erzincan: Erzincan’da Yaban Keçilerinin Ölüm Nedeni Belirlendi
Resmi büyütmek için tıklayın - Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nde Doğal Ortamlarında Yaşayan Yaban Keçilerinde Görülen Hastalık ve Ölümlerin Nedeni Belirlendi.

- Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nde doğal ortamlarında yaşayan yaban keçilerinde görülen hastalık ve ölümlerin nedeni belirlendi.

Yaban keçilerinde görülen hastalığın ardından olaya el koyan Erzincan Tarım İl Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarını tamamlaması üzerine Tarım İl Müdürü Abdulbaki Şahin bir basın açıklaması yaptı. Kemaliye’de hastalanan ve daha sonra ölen bazı yaban keçilerinin Tarım İl Müdürlüğü veteriner hekimleri tarafından incelendiğini ve gerekli numunelerin alınarak, Erzurum Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne gönderildiğini ifade eden Erzincan Tarım İl Müdürü Abdülbaki Şahin, yaban keçilerinin numune ve kadavraları üzerinde yapılan inceleme ve laboratuar testlerinin tamamlandığını ve ölümlerin nedeninin belirlendiğini söyledi.

Yaban keçilerinin ölümlerinin, özellikle küçükbaş hayvanlarda, sonbahar ve yaz aylarında sıklıkla görülen bakteri kökenli bir hastalık olan Enterotoksemi’den kaynaklandığının kesinleştiğini dile getiren Tarım İl Müdürü Abdulbaki Şahin şunları söyledi; “Bu hastalığa, aşırı beslenme, ani gıda değişikliği, besin maddelerinin çeşitleri, yorgunluk, yaralanmalar, iç ve dış parazitler, iklim ve yaş gibi faktörler neden olmaktadır. Kemaliye’de yaban keçileri bilindiği üzere yüksek kayalık kesimlerde yaşamlarını sürdürüyor. Ancak yaz döneminde yaşanan kuraklık nedeniyle yaban keçileri yaşadıkları yüksek kesimlerden ot bulabilmek amacıyla dere kenarlarına inerek bu bölgedeki yeşil otlarla beslenmişlerdir. Dere kenarlarında sonbahar döneminde yeşeren taze otlarda Enterotoksemi hastalığına neden olan klostridiumlar yoğun miktarda bulunduğundan dolayı hayvanların gerek besin değişikliği, gerekse ani iklim değişiklikleri yüzünden bu hastalığa yakalandıkları anlaşılmıştır.”

(İS-İRT-Y) (İhlas Haber Ajansı)

Popularity: 1% [?]

“Köprü” Dizisi Eskişehir’de Çekiliyor

arşamba, Kasım 15th, 2006

Yazar Ayşe Kulin’in Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun Görev Yaptığı Sırada Yaşadığı Bir Olayı Ele Alan “Köprü” Adlı Romanından Uyarlanan Dizi Filmin Çekimlerine Eskişehir’de Başlandı.
Yazar Ayşe Kulin’in merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun görev yaptığı sırada yaşadığı bir olayı ele alan “Köprü” adlı romanından uyarlanan dizi filmin çekimlerine Eskişehir’de başlandı.

Erzincan’daki olumsuz hava koşulları sebebiyle Eskişehir’de çekimlerine başlanan “Köprü” adlı dizi filmin yönetmenliğini Sadullah Şentürk üstlendi. Ahmet Yurdakul’un yazar Ayşe Kulin’in “Köprü” adlı romanından senaryolaştırdığı dizi filmde, merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yaşadığı bir olayın konu alındığını belirten Şentürk, “Vali Yazıcıoğlu’nu, Erdal Beşikçioğlu oynuyor. Hikayenin başrolünde idealist, halkla bütünleşmiş, bürokrasiye karşı gelen Vali Yazıcıoğlu var. Bu vali portresi, pek alışık olduğumuz devlet adamlarının dışında kalıyor. Dizide Doğu’nun mahrum kalmışlığı, halkla el ele verip daha iyi bir hayat için mücadele eden bir vali portresi çizilecek. Dizideki köprü konusu, gerçek köprüden daha çok insanların hayatlarındaki yıkılmış köprülerin yeniden inşasını anlatıyor” dedi.

Sadullah Şentürk, dizinin Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’ne bağlı Başpınar Köyü’nde bir köprü bulunmaması sebebiyle insanların hayatlarında çektikleri sıkıntı çevresinde konumlandırıldığını anlatarak, “Eskişehir, dizi çekimi için uygun koşulları taşıyan bir kent. Erzincan ve Elazığ, kış şartlarının etkisinin yoğun olarak hissedildiği kentler. Diziyi söz konusu 2 ilde çekmek çok zor olacaktı. Bu nedenle cumhuriyet mimarisi dokusu bulunan ve görsel açıdan önemli yapıtları olan Eskişehir, bizim için doğru bir tercih oldu” diye konuştu.

Dizi filmin Eskişehir Valiliği önünde süren çekimleri ise vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. (İhlas Haber Ajansı)

Genel Hikaye

Ayşe Kulin’in aynı adlı kitabından senaryolaştırılan bu hikaye, birkaç yıl önce bir trafik kazasında hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcoğlu’nun hayatından yola çıkılarak kaleme alınmıştır.
Hikayemiz, idealist bir valinin (FİKRET YAZICI), merkeziyetçi-bürokratik yapının doğal sonucu olarak ‘soğuttuğu’, birbirinden uzaklaştırdığı, hatta kimi zaman kopardığı devlet-halk ilişkisindeki kısır döngüyü kırma çabası üzerine odaklanır. Bu çabanın görünürdeki somut hedefi ise, yaklaşık otuz yıldır, yukarıda sayılan sebeplerden ötürü bir türlü yapılamayan bir KÖPRÜ’dür. İktidarlar gelip geçer, o yöreden seçilen milletvekilleri, her defasında birbir umutla Ankara’ya gönderilir, içlerinden bakanlar, başbakanlar çıkar. Sayısız, raporlar, projeler hazırlanır, ama köprü ne hikmetse bir türlü yapılamaz. Bu arada hastalar hastaneye yetişemez, çocuklar okuluna gidemez, bazıları Karasu’nun hışmına uğrayıp sulara kapılır, gencecik anneler, karınlarında çocuklarıyla ölür.. isyan feryatları ayyuka yükselir… ve karşılık olarak köprünün ‘zarureti’ üzerine bir rapor daha tutulur.

Vali Fikret Yazıcı, şehre atandıktan kısa bir süre köprü sorununa el atar. Yaşadığı birkaç trajik olay, özellikle Başbağlar katliamı.. nehrin karşı yakasında terör örgütü insanları acımasızca öldürürken, köprüsüzlük yüzünden devletin, o insanların yardımına koşamayışı, zaten inatçı bir yapıya sahip olan Vali için köprüyü, nerdeyse bir ölüm-kalım meselesi haline getirir. Şu cümle beynine ve ruhuna mıh gibi çakılmıştır: “GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR!” aynı sınırlar içinde yer almak, eğer ‘gidemiyorsan’ hiçbir şey ifade etmez!

Vali, köprü için çıktığı uzun ve çileli yolculuk, sayısız engelle doludur. Başta merkezi devlet ve onu temsil eden kurumların durağan yapısı. Fikret Yazıcı, buna karşı halkın kendi gücüne başvurur. Bölge insanlarını örgütler, nerdeyse ‘imece’ sayılabilecek yöntemlerle işe koyulur ama ‘bürokratik çark’, kendi bir şey yapamadığı gibi, yapılanları da engellemek üzere devreye girmekte gecikmez. Kaldı ki Fikret Yazıcı, sıra dışı uygulamalarıyla öteden beri ‘mimli’ biridir ve belli çevreler onun başarısızlığını zaten dört gözle beklemektedir. Onun da ötesinde, köprünün yapım süreci içinde, birlikte yola çıktığı insanlarla da zaman zaman derin görüş ayrılıkları yaşayacaktır. Bütün bu çabalarında ona yakından destek veren iki kişi vardır. İlki, attığı her adımda yanında olan, onunla aynı idealleri paylaşan, ömrünün en uzun yol arkadaşı, karısı MELEK… İkinci ise, hikayeye daha sonra dahil olan ve köprüyü akıl almaz metotlarla var edip, nehrin üzerine yerleştiren.. bir başka sıra dışı insan: Mühendis Tekin…
Tekin, vali gibi büyük idealleri olan biri değildir. Dahası, o güne kadar sadece kendisi için yaşamıştır. Köprülere aşıktır sadece.. bir de karısına. Ancak gün gelir, karısı kendisini başka bir erkek için terk eder. Tekin’in hayatla arasındaki bütün köprüler yıkılır! Öylesine ki, hayatına son vermeyi bile düşünür. Derken o sırada Vali çıkar karşısına. Sert bir karşılaşmadır. Bu karşılaşmadan birkaç gün sonra Tekin, kendisi Elazığ’da bulur. Bir süre sonra da şehirdeki bir lisenin müdiresi Leyla ile tanışır. Leyla’da büyük şehirlerin birinden, gerisinde hazin bir gönül hikayesi bırakarak gelmiş, kalbinin kapıları ‘epeydir’ dünyaya kapalı bir kadındır.
Kim bilir, belki de Tekin’in yapımına başlayacağı Karasu nehri üzerindeki bu mütevazı köprü.. hem onların tek tek hayatla barışmalarını sağlayacak bir vasıtadır, hem de pek çok insanın birbiriyle ve hayatla yeniden kuracakları bir ilişkinin başlangıcı…

Kaynak: http://www.startv.com.tr/programdetail.aspx?id=218

Popularity: 2% [?]

AYŞE KULİN’İN ‘KÖPRÜ’ SÜ DİZİ OLUYOR.

Salı, Kasım 14th, 2006

Köprü, dev oyuncu kadrosuyla Kasım ayında Star TV ekranlarına gelecek… Super Vali Recep Yazıcıoğlu’nu Erdal Beşikçioğlu canlandırac..
KOLİBA Film, Türkiye’de “Super Vali” olarak tanınıp sevilen, sıradışı kişiliği ve cesur icraatlarıyla tarihe geçen Recep Yazıcıoğlu’nun yaşam öyküsünden kesitleri anlatan Köprü romanını dizi olarak çekiyor.

Yazar Ayşe Kulin’in aynı isimli romanından Ahmet Yurdakul’un senaryolaştırdığı Köprü’nün yapımcılığını KOLİBA FİLM “Ata Türkoğlu”, yönetmenliğini ise Sadullah Şentürk üstleniyor.

Köprü, dev oyuncu kadrosuyla Kasım ayında Star TV ekranlarına gelecek… Super Vali Recep Yazıcıoğlu’nu Türk Sineması’nın yetenekli oyuncularından Erdal Beşikçioğlu’nun canlandıracağı dizide, Haldun Boysan, Melis Birkan, Yurdaer Okur, Ayşegül Ünsal, İdil Fırat, İpek Karapınar, Gökhan Soylu, Uğur Demirpehlivan, Batuhan Levent, Demet Yekeler, Deniz Oral, Selim Bayraktar, Hakan Şahin, Melih Görgün, Nihat Nikerel, Koray Ergun, Ülkü Ülker, Hüseyin İlker, Sekvan Serinkaya, Ali Hakan Beşen ve Koray Ergun oynuyor….

Köprü dizisinde Super Vali’yi canlandıracak aktör konusunda değişiklik yaptıklarını belirten Ata Türkoğlu, “Biz diğer iki dizimiz Hayat Türküsü ve Geniş Zamanlar’da olduğu gibi Köprü’de de senaryo, mekan ve özellikle cast konusunda aylar süren çalışmalar yaptık… Köprü, gerçekten de Türk televizyonlarında olay yaratacak çok büyük bir proje… Yaptığı icraatlarla tarihe damgasını vurmuş, kaymakamlık ve valilik yaptığı her ilçe ve ilde halkın sevgilisi olmuş, gerçekten de “süper” bir valinin yaşam öyküsünden kesitler çekiyoruz…. Eser, ünlü yazar Ayşe Kulin’in en çok satan romanlarından biri…. Köprü projesi bizim için çok büyük önem taşıdığı için oyuncu kadrosunda da titiz davrandık… Super Vali Faruk Yazıcı’yı oynaması için Fikret Kuşkan’la görüşmüştük. Ancak daha sonra bazı konularda fikir ayrılığına düştük ve yine Türk Sineması’nın gerçekten çok yetenekli isimlerinden biriyle, Erdal Beşikçioğlu ile anlaştık…. Beşikçioğlu, Super Vali Recep Yazıcıoğlu’nu canlandıracak. Dizimizde ayrıca Haldun Boysan, Yurdaer Okur, Ayşegül Ünsal gibi güçlü oyuncularla İpek Karapınar, Melis Birkan gibi sinemamızın genç ve güzel yıldızları da rol alacak ” dedi.

Dizide, Vali’nin eşi “Melek Yazıcı”yı Ayşegül Ünsal, Köprü’nün müteahhidi “Hüdai”yi Haldun Boysan, “Elmas”ı Melis Birkan, Mühendis Tekin’i Yurdaer Okur, Lise Müdürü Leyla’yı ise İpek Karapınar oynayacak.

Popularity: 2% [?]

IPYD ITIG Etkinligi - Uluslararası Projelerde Risk Yönetim Forumu

Pazartesi, Kasım 13th, 2006

İstanbul Proje Yönetim Derneği
İnşaat Tasarım İlgi Grubu Etkinliği - Sohbet Toplantısı
” Uluslararası Projelerde
Risk Yönetim
Forumu”
İnşaat ve Gayrimenkul Projelerinde Risk Faktörü

Konuşmacılar:
Arpat OMUR, PE, PMP
Ahmet TAŞPINAR, PMP, REP

Tarih          :  21 Kasım 2006 Salı
Saat           :  19:30 - 22:00
Yer            :  DİVAN CITY ISTANBUL ( Büyükdere Cad. No:84 34398 Gayrettepe)
Ücret          :  50,00 YTL (IPYD Üyeleri) , 75,00 YTL (Genel Katılım)
Ödeme       : Garanti Bankası Kızıltoprak Şubesi, Hesap No: 6200675
(www.ipyd.org adresinden sanal pos üzerinden ödeme yapılabilir)
Son Başvuru Tarihi: 18 Kasım  Cumartesi  günü, saat 16:00�ya kadardır.

ISTANBUL PROJE YONETIM DERNEGI
Tel:                  +90 216 449 16 33
Fax:                 +90 216 449 28 48
E-mail:             ipyd@ipyd.org
Adress:            Kordere Sok. 6/3 Kiziltoprak 34724 Istanbul, Turkey
Web site:         www.ipyd.org

Popularity: 1% [?]

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ve Keneler

Pazar, Kasım 12th, 2006

Değerli dostlar..

Geçen sene hatırlayanınız vardır.kuş gribi vs derken ülkemiz yeni bir bulaşıcı hastalık belası ile daha tanıştı..Özellikle kenelerle bulaşan ve tedavisi olmayan,ölümcül bir viral hastalık;KKKA ve ya açılımıyla “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi”..

Söz konusu virus,Bunyaviridae ailesinin Nairovirus grubundan ve özellikle memelilerde adından da anlaşılacağı gibi yüksek ateş ve kanamalarla ölüme yol açan bir hastalık.Bulaşma şekli özellikle göçmen kuşlarla seyahat eden ve şaka gibi gelecek ama ta Afrikadan(Kongo gibi),ülkemizin hemen üst komşusu Kırım yarımadasına uzayan bir Kuş göç yolu parkurunu izlemekte.Bir kuğunun yaklaşık 50 civarında kene taşıdığı gözlemlenmiş(bir kısmı enfekte erişkin vektör ve yavruları olan)Zaten ilk vaka tanımlamalarıda buralarda yapıldığından hastalık bu adla anılır oldu.Anlayacağınız bu kaçak yolcular,büyük kanatlılar başta olmak üzere uçucu göçmen kuşların bedenlerinde sinsice yolculuk ederek,Anadolunun devasa sulak alanlarında da molalar vererek,bazende beğendiği yörelerde inip,memelileri konak seçerek yaşamlarını sürdürmekteler..

Viroloji,yani virus denilen mikroorganizmaları inceleyen bilimin gelecek için en büyük tehdit unsuru gördüğü ve insanoğlunun belkide dinazorlar gibi yeryüzünden sillinip gitmesine ,kıyamet e yol açacak bu enküçük “mikrop” formları, en büyük tehditi sık sık şekil(tanınmamak için giysi değiştirmek gibi ) değiştirerek ,mutasyona uğrayarak başlıca savunma aracımız olan immun(bağışıklık)sistemimizi aldatmak üzerine kurgulamış durumda..

Geçen sene malesef ülkemizde aralarında sağlık personelinin de bulunduğu bazı vatandaşlarımız bu ölümcül hastalıktan dolayı yaşamlarını yitirdiler.Keneler ,özellikle kan emdikleri yerden bilinçsizce çıkarma veya dağ keçisi vs gibi diğer memelilerin ısırılan bölgeyi toynakları ile kaşımaları esnasında tükrükbezlerindeki virusları canlının dolaşımına kusmakta ve viremi dediğimiz tüm vücuda yayılan enfeksiyon haline yol açmaktalar.

Kemaliyemiz,özellikle baraj gölü havzası ve yüksek yaylarımızdaki sulak alanlarımız nedeniyle göçmen kuşların mola yolları üzerindedir.Bizler farkına varmasakda her yıl tekrarlanan bu döngüde muhtemeldirki kışlamak için Afrikanın sulak alanlarına giden büyük kanatlıların bir bölümü,geçen sene enfeksiyon vakalarının görüldüğü Sıvas,Tokat,Çorum ve diğer bazı Karadeniz yerleşimleri gibi cennet memleketimizde de mola vermiş ve bazı “kaçak yolcularını” indirmiş olabilirler..Çok net teşhis edilemeyen ve kanatimce fazla bilimsel olmayan açıklamaların yerine dağ keçileri vs bu tür ölü memelilerden, il veteriner ve sağlık müdürlüklerinden uzmanlar nezaretinde gerekirse otopsi yapılıp,kan numunesi alınarak kesin tanı için Ankara ve İstanbulda ki merkezlere gönderilmelidir.Vatandaşlarımızın,avcıların özellikle bu vakalar gündemde iken ve kesin nedenler aydınlatılıncaya kadar yaban hayvanları ile temasdan kaçınmaları kendilerinin ve başta aileleri olmak üzere çevrelerindeki insanların sağlıkları için doğru olacaktır.Hasta hayvanlar ile temas edenlerin de durum aydınlatılıncaya kadar sağlık kuruluşları ile iletişimde olmalarında yarar var.

Kenelerin olaki ısırmaları halinde öncelikle sağlık kuruluşlarınca ,mümkün değilse şayet,çok dikkatlice,ince uçlu bir cımbız benzeri aletle deriyi deldiği baş kısmının olabildiğince cilde yakın kısmından ve tek bir hareketle,asla gövdesini sıkmadan çıkarmaya çalışmak lazım.Mutlakada gecikmeden en yakın sağlık kuruluşuna gitmek lazım.Değerli hemşehrilerimiz bu keneler başka!Hepimizi hayatımızın bir döneminde ısıran küçük ve büyük baş hayvanlarımızın parazitlerine benzememekte..Çok ölümcül bir mikrop taşıyabilirler!

Başta yeni Kaymakamımıza görevinde başarılar dilerken,konuyla ilgili gerekli aydınlatıcı giirişimleri başlatacığına inanıyoruz.

Sağlık ve esenlik dolu günler dilerim..

Mustafa Ferudun Çelikmen

Popularity: 1% [?]

Kemaliye’deki Oğlakların Durumu İyi Gibi, Kontroller Devam Ediyor

Cuma, Kasım 10th, 2006

Bir Televizyon kanalında dağ keçileri ile ilgili bazı haberler çıkmıştır. Yörede geçen hafta içinde üç tane yavru oğlak hasta olarak bulunmuştur. İlçe Tarım Müdürlüğünde gerekli müdahale yapılmıştır. Hayvanlarda yoğun kene ye rastlanmıştır. Keneler dolayısı ile güçsüz düşen yavru hayvanlar hastalanmıştır. Bunlardan biri öldü, diğeri kısa zamanda iyleşti ve bulunduğu bölgede tekrar özgürlüğüne kavuşması için selbest bırakıldı. Diğeri ise görme bozukluğu teşhis edildi tedavisi yapılıyor. Bu tür kene özellikle oğlakların zayıf düşmesine ve hastalanmasına, devamında ölümüne sebep verebilen normal bir vaka. Daha sonra bölgede yapılan gözlemlerde bu hayvanların normal yaşamları sürüler halinde devam ettiği, hastalık ve ölümlere rastlanmadığı tesbit edilmiştir. Bu durum eksik bilgilendirme ile televizyonda alt yazı olarak geçmiştir.

Latif Yalçıner
Erzincan Kemaliye’den Bildiriyor

Popularity: 1% [?]

Ata

Cuma, Kasım 10th, 2006

Atatürk`ün dünyada `basögretmen’ sifatli tek lider oldugunu; bir geometri kitabi yazdigi, üçgen, açi, dikdörtgen gibi ve 48 tane
geometri teriminin (Türkçe) isim babasinin bizzat Mustafa Kemal oldugunu.
Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim oldugunu.
‘’Atatürk'’ çiçegi’nin adini, çiçegi bulan Wanderbilt Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk Landin`in koydugunu ve bu çiçegin tüm dünyada bu isimle üretilip satildigini.
Yunan baskomutani Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baski olmadan her Cumhuriyet bayraminda Atina’daki Türk büyükelçiligine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtigini ve saygi durusunda bulundugunu.
‘’Mimber'’ adinda bir gazete çikarttigini ve 52 sayi yayimlanan gazetede ilk defa sansür kelimesi geçtigini.
Kurtulus Savasinda rütbe alan bir çok kadin askerlerimizin oldugu, dünya tarihine geçen tek bir üstegmenimizin oldugunu, Üsttegmen Kara Fatma’nin 700 erkek, 43 kadindan olusan bir müfrezenin reiseligine bizzat Atatürk tarafindan atanmis oldugunu.
Bir röportajda Birlesmis Milletlere üye olmayi düsünüyor musunuz?” diye soruldugunda “Sartlarimizi koyariz, kabullerine bagli. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düsünürüz” dedigini ve bunun üzerine BM yasasinin degistirildigini ve üyelige davet edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti oldugunu.
1938′de, General McArthur’un en zor, en problemli,en buhranli döneminde, danisman, senatör ve bakanlarindan olusan yüz yirmiden fazla kisiye; “Su anda hiçbirinizi degil, büyük istidadi ile Mustafa Kemal’i görmek için neler vermezdim” dedigini.
1938′de Ata`nin ölümünde Tahran gazetesinde yayinlanan bir siirde; “Allah bir ülkeye yardim etmek isterse onun elinden tutmak isterse basina Mustafa Kemal gibi lider getirir” denildigini.
1996′da Haiti Cumhurbaskaninin vasiyetinde, mezar tasina yazilmasini istedigi metinde; “Bütün ömrüm boyunca Türkiye’nin lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamis ve uygulamis olmaktan dolayi mutlu öldüm” yazdigini.
2000′de ABD Baskani’nin milenyum mesajinda; ‘’ Milenyumun hiç süphe yoktur ki tek devlet adami Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çünkü o yilin degil asrin lideri olabilmeyi basarmis tek liderdir” denildigini.
2005′de Amerika’nin en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr Johns`un önerisinin “Türkiye ekonomiyle savasta bir tek Atatürk’ü örnek alsin yeter” oldugunu.
BILIYOR MUYDUNUZ ?

Kendisini 10 Kasımda Hasretler Anıyoruz!

Popularity: 1% [?]

Elveda Bülent Ecevit

Perşembe, Kasım 9th, 2006
Türkiye siyaseti insani özellikleri, dürüstlüğü, nezaketi, entellektüelliği ve bir zamanlar kuyrukları göze alarak sergilediği bağımsız duruşuyla, örnek alınacak bir lideri daha yitirdi.
Bir Ak Güvercin daha uçtu gitti, sözleri kaldı geride… Uğurlar olsun Bülen Ecevit… Sevenlerinin başı sağolsun. Tüm Kemaliye’liler olarak rahmetle anıyoruz.
Esra Kahraman
YARIN
     birşeyler olacak yarın
     duruşundan belli
     kırdaki atların
     bulutların koşusundan belli
     kazışından köstebeklerin toprağı
     karıncaların telaşından belli
     birşeyler olacak yarın
     belki bir tomurcuk
     belki bir ağacın düşen yaprağı
     belki de bir çocuk
     pek o kadar göremesek de uzağı
     kuşlarin uçuşundan belli
     birşeyler olacak yarin
     öbürgünden önemsiz

     bugünden önemli (1975)

Not: Bülent Ecevit Kemaliye’yi görevde iken ziyaret eden tek Başbakandır.

Popularity: 1% [?]

Hoşgörü Örneği: 3. Selim’in Eğin Fermanı

Perşembe, Kasım 9th, 2006
3. Selim Fermanı
Fermân
III. Selîm Dönemi h. Evâhir-i N. 1208 / m. Nisan-Mayıs 1794
Konusu
Eğin’deki Hızır İlyas Kilisesi’nin harab olan yerlerinin, eski şekliyle tamir edilmesine dâir.
Yazı Çeşidi
Fermân, dîvânî hat ile yazılmıştır. 11 satırdır.
Ebâdı
53×94,5 cm.
Tuğrası ve Tezyinatı
Tuğra, altınla çekilmiş olup, siyah tahrîrlidir. Boşlukları, açık renk zemîn üzerine, koyu renk, negatif çiçeklerle tezyîn edilmiştir. Hayat ağacı formunun yüzeyindeki hatâî kompozisyon, halkârî bezenmiştir. Zemîne serpiştirilen natüralist çiçekler (çiğdem ve gül), taranarak renklendirilmiştir. Şemselerin dendanlarına, iğne perdah yapılmıştır. Desen, iki sıra geçme arasında, bir sıra yapraklı bordür ile çevrilmiştir. Etrafındaki yapraklar halkâr, aralarındaki küçük yapraklar ise renkli halkâr çalışılmıştır. Ayrıca, tuğranın her iki yanında da hatâî motifli halkâr çalışması mevcuttur. Tepedeki şemse içinde, halkâr bezemeli simetrik hatâî dalı görülmektedir. Mahall-i tahrîr, simetrik olarak halkârî yapraklar ve ucunda bir hatâî ile bezenmiştir. Satır araları, mücevher noktalıdır. Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem
Sol alt köşede, fermânın yazıldığı yerin kaydı vardır.
Fonu ve Tasnif Numarası
BOA. Müzehheb Fermânlar, No: 449/3

Popularity: 1% [?]

Erzincan’da yaban hayvanlarının şüpheli ölümü

Salı, Kasım 7th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde son dönemlerde meydana gelen yaban hayvanlarının şüpheli ölümü sebebiyle araştırma başlatıldı.

Erzincan’ın Kemaliye ilçesinde son dönemlerde meydana gelen yaban hayvanlarının şüpheli ölümü sebebiyle araştırma başlatıldı. Erzincan’a 150 kilometre uzaklıkta bulunan Kemaliye ilçesinin coğrafi konumunun dağlık olması sebebiyle bünyesinde, dağ keçisi ve ceylan gibi bir çok yaban hayvanını barındırıyor. Kanatlı av hayvanların bol miktarda bulunduğu ilçede, son dönemlerde meydana gelen ölümler üzerine inceleme başlatılıyor. İlçenin dağlık alanlarında geyik ve keçi leşine rastlanması ve bazı hasta yaban hayvanlarının karayollarına kadar inmesi ilçe halkını tedirgin etti. Hasta ve bakıma muhtaç şekilde bulunan bazı yabani hayvanlar köylüler tarafından bulunarak evlerinde bakımları sağlanıyor. Köylüler yaptıkları ilk incelemelerde hayvanların üzerinde çok sayıda kene olduğunu gözlemlediklerini belirttiler. Erzincan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yaban hayvanlarının incelenmesi için gerekli çalışmalar başlatıldı.

Kaynak: http://www.habercan.com/detay.asp?hid=2194

Popularity: 13% [?]

Erzincan: Yabani Hayvan Ölümleri Araştırılıyor

Salı, Kasım 7th, 2006

Erzincan Tarım İl Müdürlüğü, Kemaliye İlçesi’nde Yaşanan Yabani Hayvan Ölümlerinin Sebebinin Belirlenmesine Yönelik Çalışma Başlattı.

Erzincan Tarım İl Müdürlüğü, Kemaliye İlçesi’nde yaşanan yabani hayvan ölümlerinin sebebinin belirlenmesine yönelik çalışma başlattı.

Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Tarım İl Müdürü Abdulbaki Şahin, Kemaliye İlçe Tarım Müdürlüğü’ne 2-3 Kasım 2006 tarihlerinde vatandaşlar tarafından kırsal alanda bulunarak getirilen ve 5-6 aylık oldukları tahmin edilen 2 adet yabani keçi yavrusunun yapılan muayenelerinde, kene enfestasyonu, gözlerinde keretokonjiktivitis ve ağız bölgelerinde yaralar mevcut olduğunun belirlendiğini belirterek, yabani hayvanların tedavilerine bu tespit doğrultusunda başlandığını kaydetti.

Açıklamasında, Kemaliye İlçe Tarım Müdürlüğü’ne getirilen dağ keçisi yavrularından birinin, 5 Kasım tarihinde öldüğünü ifade eden Tarım İl Müdürü Şahin, “Ölen yavru keçinin kadavrası ve yaşayan diğer keçi yavrusundan alınan kan örnekleri Erzurum Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne gönderildi. Müdürlüğümüz veteriner hekimleri tarafından yapılan tetkik ve incelemelerde ise, söz konusu kenelerin insanlarda hastalık oluşturan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsünü taşıyan kenelerden olmadığı tespit edildi. Dolayısıyla vatandaşlarımız bu konuda endişe etmesine gerek yok. Kaldı ki, söz konusu yabani keçilerin ölüm nedenleri sadece bu keneler değil, gözlerindeki hastalıktan dolayı hayvanların hareket kabiliyetlerinin kısıtlanması sonucu beslenme imkanlarının kaybolması ve bünyelerinin zayıf düşmesidir. İlk bulgular bunlar olmakla birlikte Erzurum Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne gönderilen numunelerin incelenmesi neticesinde kesin teşhis konacaktır” dedi. (İhlas Haber Ajansı)

Popularity: 1% [?]

Erzincan: Erzincan’da Şüpheli Hayvan Ölümleri

Pazartesi, Kasım 6th, 2006

Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nde Son Zamanlarda Yaban Hayvanlarının Şüpheli Ölümleri Vatandaşları Tedirgin Ediyor.

Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nde son zamanlarda yaban hayvanlarının şüpheli ölümleri vatandaşları tedirgin ediyor.

Erzincan’a 145 kilometre uzaklıkta bulunan ve dağlık yapısıyla özellikle dağ keçileri, keklik ve vaşak gibi yaban hayvanlarının yaşam alanı olan Kemaliye İlçesi’nde arazide bulunan yaban hayvanı leşleri ve ilçe merkezine kadar gelen hasta yabani hayvanlar vatandaşlarda salgın hastalık olabileceği endişesine yol açtı. Önceki gün yol kenarında hasta bir şekilde buldukları dağ keçisi yavrusunun üzerinde çok sayıda kene olduğunu gören vatandaşlar yetkililerin konuyla ilgili inceleme yapmasını istedi. Kemaliye’deki vatandaşların verdiği bilgiler doğrultusunda Erzincan Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinin de konuyla ilgili inceleme başlattıkları bildirildi. (İhlas Haber Ajansı)

Popularity: 1% [?]

Ayşe Kulin’in Köprü adlı eseri TRT’ye dizi oluyor…

Pazartesi, Kasım 6th, 2006

Köprü Dizisi - Vali Recep Yazıcıoğlu

KOLİBA Film, Türkiye’de “Süper Vali” olarak tanınıp sevilen, sıra dışı kişiliği ve cesur icraatlarıyla siyaset tarihimize geçen Recep Yazıcıoğlu’nun yaşamından bir kesiti anlatan Köprü romanını dizi olarak çekiyor.

Türk Sineması’nın yetenekli oyuncuları Fikret Kuşkan, Güven Kıraç, Bahar Kerimoğlu ve Ayşegül Ünsal’ın başrollerini paylaştığı dizi, Kasım ayından itibaren TRT 1′de ekrana gelecek…

Yazar Ayşe Kulin’in aynı isimli romanından Ahmet Yurdakul’un senaryolaştırdığı Köprü’nün yapımcılığını KOLİBA FİLM “Ata Türkoğlu”, yönetmenliğini ise Sadullah Şentürk üstleniyor.

2003 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yaşamından yola çıkılarak çekilen dizide, Vali’yi Fikret Kuşkan, Vali’nin eşi “Melek Yazıcı”yı Ayşegül Ünsal, köprünün müteahhiti “Hüdai”yi Güven Kıraç, “Elmas”ı Bahar Kerimoğlu, “Lise Müdürü Leyla”yı Özlem Çakman oynuyor. Dizide, Deniz Oral, Hakan Şahin, Selim Bayraktar gibi oyuncular da önemli roller üstleniyor.

Çekimlerine Ekim ayında Elazığ’da başlanacak dizide, idealist vali Faruk Yazıcı’nın (Fikret Kuşkan) merkeziyetçi ve bürokratik yapının yol açtığı sorunların getirdiği devlet-halk ilişkisindeki kısır döngüyü kırma çabası anlatılıyor. Bu çabanın somut hedefi ise, yaklaşık otuz yıldır bir türlü yapılamayan bir KÖPRÜ’dür. İktidarlar gelip geçer, o yöreden seçilen milletvekilleri, her defasında binbir umutla Ankara’ya gönderilir, içlerinden bakanlar, başbakanlar çıkar. Sayısız raporlar, projeler hazırlanır ama köprü ne hikmetse bir türlü yapılamaz. Bu arada hastalar hastaneye yetişemez, çocuklar okuluna gidemez, bazıları Karasu’nun hışmına uğrayıp sele kapılır, gencecik anneler, karınlarında bebekleriyle ölür… İsyan feryatları ayyuka çıkar… Ve bölgenin en trajik olayı Başbağlar katliamı yaşanır… Bu katliam sırasında devlet güvenlik güçleri masum insanların vahşice öldürülüşüne “köprü”süzlük yüzünden müdahele edememiştir…

Görev yaptığı her ilde halkı baş tacı eden, yaptığı sıra dışı hizmetlerle dikkat çeken Vali Faruk Yazıcı için “köprü” sorunu, artık bir ölüm-kalım meselesi olmuştur… Şu cümle idealist valinin beynine ve ruhuna mıh gibi çakılmıştır:

“GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR!”… Aynı sınırlar içinde yer almak, eğer “gidemiyorsan” hiçbir şey ifade etmez!..

Vali’yi Köprü için çıktığı uzun ve çileli yolculukta sayısız engeller beklemektedir… Devlet ve onu temsil eden kurumların durağan yapısına karşı halk gücüyle “imece” yöntemlerle işe koyulan Faruk Yazıcı’nın bürokratik çark ve diğer etkenlere karşı en yakın destekçileri ise attığı her adımda yanında olan, onunla aynı idealleri paylaşan, ömrünün en uzun yol arkadaşı, karısı Melek ve “köprü”yü akıl almaz metodlarla var edip nehrin üzerine yerleştiren bir başka sıra dışı insan: Mühendis Tekin’dir…

Karasu nehri üzerindeki bu mütevazı köprü, hem o bölgede yaşayanların hayatla barışmalarını sağlayacak bir araç olacak, hem de pek çok insanın birbiriyle ve hayatla yeniden kuracakları bir ilişkinin başlangıcını oluşturacaktır.

Çekimleri Elazığ ve Erzincan’da (Kemaliye) gerçekleştirilecek KÖPRÜ dizisi için hazırlıkların son hızla sürdüğünü belirten yapımcı Ata Türkoğlu, “Yaptığı icraatlar, cesur yaklaşımlar, inatçı ve tuttuğunu koparan azimli kişiliğiyle adını Türk Siyaset tarihine altın harflerle yazdıran merhum Valimiz Recep Yazıcıoğlu’nun yaşam öyküsünden yola çıkarak bir dizi yapmak bizim için onur oldu… Ayşe Kulin’in muhteşem bir şekilde kaleme aldığı KÖPRÜ eserini TRT 1 için dizi olarak çekiyoruz. Uzun zamandır oyuncu, mekan vb. araştırmalarımızı sürdürüyorduk. Elazığ’da KÖPRÜ dizisi için özel bir köprü inşa ettireceğiz… Oradaki halkımız, devlet kuruluşları ve oyuncu kadromuz birlikte el ele vererek gerçekten iyi bir senaryoyu ekranlara yansıtacağız… Halkımızın gönlünde taht kuran “Süper Vali”mizi de bu dizimizle anmış olacağız” dedi…

Popularity: 2% [?]

“Süper Vali” değişti

Cuma, Kasım 3rd, 2006

“Süper Vali” değişti


Türkiye’de insanların “Süper Vali” unvanına layık gördüğü tek isim olan merhum Recep Yazıcıoğlu’nun hayatından kesitleri ekrana taşıyacak “Köprü” dizisinin çekimleri başlamadan kadrosu tamamen değişti… Ünlü yazar Ayşe Kulin’in aynı adlı romanından televizyon dizisi yapılacak “Köprü” için aylar önce el sıkışıp anlaşan Koliba Film’in sahibi Ata Türkoğlu ile oyuncu Fikret Kuşkan, aralarındaki fikir ayrılığını gideremeyince işin başında yollarını ayırmaya karar verdi.
“Köprü”nün baş kahramanı “Süper Vali”yi oynayacak Fikret Kuşkan ayrılınca dizi kadrosundaki eşi Bahar Kerimoğlu da Kuşkan’la birlikte projeden ayrıldı. Kuşkan ve Kerimoğlu ile yollarını ayıran yapımcı, “Köprü”nün yeni oyuncu kadrosunu belirlemekte gecikmedi.
“Köprü”de Fikret Kuşkan’dan boşalan “Süper Vali Faruk Yazıcı” rolü merhum vali Recep Yazıcıoğlu’nu fizik olarak andıran Erdal Beşikçioğlu’nun oldu. Ayşegül Ünsal’ın “Vali’nin eşi Melek Yazıcı”yı, Haldun Boysan’ın “Köprünün müteahhidi Hüdai”yi, Melis Birkan’ın “Elmas”ı, Yurdaer Okur’un “mühendis”i, İpek Karapınar’ın da “lise müdürü Leyla”yı oynadığı dizinin çekimleri Eskişehir’de başladı. Yönetmenliğini Sadullah Şentürk’ün üstlendiği dizi Star TV’de ekrana gelecek.

Kaynak: Milliyet 

Popularity: 2% [?]

Search Engine Links

Cuma, Kasım 3rd, 2006

Search Engine Links

International Search Engine Directory