DOGAL HAYATI KORUMA VAKFI GENEL MUDURU DR. FILIZ DEMİRAYAK: Turkiye’de 20 yil once kisi basina 4 bin metrekup su dustugunu animsatan Dr. Demirayak, ‘Bugun 1430 metrekup su dusuyor ve su fakiri ulkeler arasina girmis durumdayiz!’ diyor
SOHBET ODASI
DERYA SAZAK
DERYA SAZAK: Kuresel isinma sonucu, ani mevsim degisiklikleri, asiri sicaklar, firtina ve sellerin neden oldugu yikimlarla karsi karsiyayiz. Nâzim Hikmet’in dizeleriyle baslayalim, ‘Kendi kendimizle yarismadayiz gulum, ya olu yildizlara hayati goturecegiz ya dunyamiza inecek olum… ‘
FİLİZ DEMİRAYAK: Dunyayi suratle tuketiyoruz. Surdurebilir kalkinma konusunda bazi adimlar atiliyor olsa da bunlar vahsi kaynak kullaniminin yogunlugu karsisinda cok kucuk olcekte kaliyor. Eskiden bir golun kurumasi gibi yerel cevre sorunlari artik kuresel olarak ele alinmaya basladi. Dunyanin en buyuk sorunu olarak kuresel isinma gosteriliyor.
Suyun yonetimi sorunlu
Isinin 1 derece yukselmesi bile tarim alanlarinin yuzde 10′unun kaybi gibi bir sonuc doguruyor.
Boyle giderse daha trajik sonuclari olacak. Endustri Devrimi oncesindeki iklim, sicaklik degerleriyle karsilastiriliyor ve 2 derecelik bir artisin yol acacagi olumsuzluklardan bahsediliyor. Gunumuzde bazi bolgelerde 0. 7 derecelik bir artis soz konusu. Bu tablo ‘Yazlar eskisinden daha sicak, bahari yasayamaz olduk’ gibi sozlerle konusmalarimiza yansidi. Agustos asiri sicak gecti. Akdeniz’deki yagis miktarinda son on yilda yuzde 20 azalma goruldu. ‘Sicak hava dalgasi geldi’ dedigimiz sey 0. 7 derecelik isinmanin gosterdigi etkiler.
Kurakligin Anadolu’da somut gostergeleri var. Konya Havzasi’nda goller kurudu. Aksehir Golu yok oldu. Turkiye collesiyor.
İc Anadolu, Konya Havzasi dedigimiz cevre dunyanin sayili kapali alanlarindan. Suyun zaten az oldugu, kuraklik ceken bolgede su talebinin yuzde 70′inin uzerindeki miktar tarimsal kullanima gidiyor. Dolayisiyla Turkiye’de var olan suyun yonetimi de sorunlu.
İc Anadolu’da su az, talep buyuk ama o suyu kullanma bicimlerimiz, sulama yontemlerimiz yanlis. Tarimda kullanilan suyun yuzde 80′i salma sulama yontemleriyle topraga gidiyor. Tarlaya ulasmadan buharlasiyor. Son derece ilkel yontemlerde israr ediyoruz. Oysa kurak bolgelerde bir an once damla sulama, yagmurlama yontemlerine gecmek lazim.
İsrail’in uyguladigi…
Turkiye’de de var ama cok sinirli olcekte ornegin Konya Havzasi’nda damla sulamaya gecme yontemini ciftcilere sunduk ve basarili sonuclar aldik. Borulama sistemiyle suyu urune gore yeterli olacak miktarlarda veriyorsunuz. Vahsi sulama dedigimiz acilmis kapaklari kaldirip suyun birakilmasi disinda bir sulama sistemi. Cok verimli sonuclar aldik.
Hatanin bedelini oduyoruz
Konya Havzasi’nda gerceklestirdik. Sekerpancarinda bile damla sulama ornegi yaptik, Basarili sonuc aldik. Tarimdaki yanlislarin otesinde bir de sulak alanlari kurutma politikasi var ki, bu hatanin bedelini oduyoruz. Son 40 yilda 1 milyon 300 bin hektar sulak alan ekolojik ve ekonomik onemini kaybetti. Kayip alan uc Van Golu buyuklugundedir.
Goletleri, batakliklari kurutup tarim alani acma politikasinin amaci koyluye toprak kazandirmak.
Evet cikis noktasi buydu, ciftciye tarim alani kazandirmak. Sonunda is siyasilesti. Ranta donustu. Amik Ovasi’ni kuruttuk ama basarili olmadik. İklim degisti. Tuzlanma basladi, gol tabaninin kotta dusukluk gostermesi nedeniyle her yagisli donemin sonunda orada su birikti ve urunun mahvolmasina sebep oldu.
Siyaset nerede hata yapti?
Daha fazla tarim alanina, topraga sahip olmak gibi bir egilim var Turk toplumunda. Siyaset buna uygun cozumler uretiyor. Genlerimizin bir tarafi buna itiyor, cunku suyla da aramiz cok iyi degil. Sulak alanlara bataklik diyoruz. Omrumuz batakliklari kurutmakla gecti!
Ama bataklik dedigimiz yerde insanlarin balikcilik yaptigi, sebze ve meyve yetistirdigi, buradaki sazlarin kesilerek yurtdisina gonderildigi ve bunun muazzam bir ekonomi oldugu onemsenmedi. Cunku orada tarim topragi olarak acilip dagitilan rantin siyasete donusu daha buyuk oldu. Siyaset burada hata yapti. Amik Ovasi’nda ve benzeri yerlerde goruldu ki bu sistem islemiyor. Ama devam edildi.
Sulak alan diye gecistirdigimiz yerlerin taskini kontrol etmekten yeralti su seviyesini beslemeye kadar bir dizi islevi var. Doganin kurdugu dengeyi kaldirdiginiz zaman butun sistemi bozmaya basliyorsunuz. Konya Havzasi’nda 50 bin kuyudan bahsediliyor ki, bunlarin yuzde 50’si kacaktir. Buralardan su cekmek icin her yil 2 - 3 metre daha derine inmek zorundasiniz. Konya milletvekilleri de yakiniyor. Koyluden ‘yesil hat’ cek talebi var. İste elektrik gelecek, kuyu acilacak ve daha derine inilecek. Konya’nin yeralti sularini boyle bitirdik!
Afrika gibi olabiliriz
Her yil 7 milyon insan susuzluk nedeniyle oluyor. İc Anadolu da giderek Afrika’ya mi benzeyecek?
Oyle olacak. Dunyanin su fakiri iki ulkesi Urdun ve İsrail’de kisi basina dusen su miktari 200 metrekup. Turkiye’de 20 sene once kisi basina 4 bin metrekup su dusuyordu. Turkiye su zengini ulkeler arasindaydi. Bugun 1430 metrekup su dusuyor ve su fakiri ulkeler arasina girmis durumdayiz. Nufus ongoruleriyle de onumuzdeki 10 yil icinde 1000 metrekupe dusecek kisi basina. Avrupa’nin en su yoksulu ulkesi olmus olacagiz. Afrika’ya da donebiliriz.
Afrika’da su krizinin iki boyutu var: Bir tanesi kuraklik, ikincisi suyu yonetememek. Nil Nehri’nin kat ettigi ulkelerde aclik, yoksulluk gibi sorunlar var. Dunya buyuk nehirleri de kaybediyor. Onemli kismi kuruyor. Amacina uygun olmayan barajlar nehirleri yok ediyor. Sulama barajlari kadar sel onleme barajlarinin islevi de tartisiliyor dunyada. Hasankeyf yasayabilir
Ilisu Baraji ve Hasankeyf konusunda ne dusunuyorsunuz?
Dicle ve Firat Turkiye\’nin guvenligi ve ulusal oncelikleri acisindan cok onemli iki nehir. Burada yapilan barajlar\n bir anlamda stratejik savaslara donusmus durumda. Katildigimiz uluslararasi toplantilarda bunu goruyoruz. Stockholm\’de Irak delegasyonu \’Turkiye bizi acliga mahkûm ediyor\’ diye lobi yapti. Suriyeliler de sikâyetci.
Hukumet adina bu toplantilara katilip savunma yapan kimseyi goremiyoruz. Sivil toplum kuruluslari olarak konusuyoruz. Vakif olarak Irak\’taki sivil toplum kuruluslariyla iletisime gectik. Deneyimleri aktaracagiz. Bolgesel bir misyon ustlenebiliriz. Hasankeyf\’in baraj altinda kalmasina dogal bir seymis gibi bakiliyor ya da etnik bir mesele gibi tepki gosteriliyor. Ilisu Baraji\’nin kotunda yapilacak degisiklikle Hasankeyf kurtarilabilir.
Kene nasil yayginlasti?
Dogayi tahrip etmeye devam edersek yakinda ne islenecek toprak kalacak ne de su… Kuresel isinmayla birlikte hastalik turleri de degisiyor. Kus gribi ve kene cikti…
Hastalik kaygisiyla dogal\n hayata yonelik tacizlerden kacinmaliyiz. Ancak sunu da gormeliyiz. Dogal yasamin icine giren, sulak alanlarda yerlesen insanlar. Manyas\’ta bile buyuk konut projelerinden bahsediliyor. Kus gribine onlem diye acikta gezen tavuklari Anadolu\’dan kaldirdik, kenede muthis bir yayginlasma oldu. İnsanlar basit anlamda bu zinciri gorebiliyor. Yilanlari olduruyoruz, farede artis basliyor. Doganin dengesiyle cok fazla oynadik. Gollerimizi, ormanlarimizi korumayi ulusal sorun haline getiremedik. Her seyi alip buyutup Turkluge dokunan bir boyuta getirebiliyoruz da…
“,1] ); //–>
Hasankeyf yasayabilir
Ilisu Baraji ve Hasankeyf konusunda ne dusunuyorsunuz?
Dicle ve Firat Turkiye’nin guvenligi ve ulusal oncelikleri acisindan cok onemli iki nehir. Burada yapilan barajlar bir anlamda stratejik savaslara donusmus durumda. Katildigimiz uluslararasi toplantilarda bunu goruyoruz. Stockholm’de Irak delegasyonu ‘Turkiye bizi acliga mahkûm ediyor’ diye lobi yapti. Suriyeliler de sikâyetci.
Hukumet adina bu toplantilara katilip savunma yapan kimseyi goremiyoruz. Sivil toplum kuruluslari olarak konusuyoruz. Vakif olarak Irak’taki sivil toplum kuruluslariyla iletisime gectik. Deneyimleri aktaracagiz. Bolgesel bir misyon ustlenebiliriz. Hasankeyf’in baraj altinda kalmasina dogal bir seymis gibi bakiliyor ya da etnik bir mesele gibi tepki gosteriliyor. Ilisu Baraji’nin kotunda yapilacak degisiklikle Hasankeyf kurtarilabilir.
Kene nasil yayginlasti?
Dogayi tahrip etmeye devam edersek yakinda ne islenecek toprak kalacak ne de su… Kuresel isinmayla birlikte hastalik turleri de degisiyor. Kus gribi ve kene cikti…
Hastalik kaygisiyla dogal hayata yonelik tacizlerden kacinmaliyiz. Ancak sunu da gormeliyiz. Dogal yasamin icine giren, sulak alanlarda yerlesen insanlar. Manyas’ta bile buyuk konut projelerinden bahsediliyor. Kus gribine onlem diye acikta gezen tavuklari Anadolu’dan kaldirdik, kenede muthis bir yayginlasma oldu. İnsanlar basit anlamda bu zinciri gorebiliyor. Yilanlari olduruyoruz, farede artis basliyor. Doganin dengesiyle cok fazla oynadik. Gollerimizi, ormanlarimizi korumayi ulusal sorun haline getiremedik. Her seyi alip buyutup Turkluge dokunan bir boyuta getirebiliyoruz da…
Beysehir Golu nasil tukeniyor?
Dunyanin tarim ve su acisindan kendi kendisine yeten 7 ulkesinden biri Turkiye denirdi. O gunler geride kaldi. Tarim coktu.”,1] ); //–>Bir romandan cikarak asagilandigimizi dusunuyoruz.
Elif Safak’in romani kanimiza dokunabiliyor, ulusal sorun olabiliyor ama hepimize ait olan ormanlarimizin yanmasi, gollerimizin kurumasi umurumuzda olmuyor! Turkiye’de boru hatlari gelisiyor, buna bagli yeni cevre koruma programlari olusturmaliyiz. Boru hatlarinin gelip bittigi yer Akdeniz. İskenderun’dan ayrilan bir tankerin kaza yapmasi halinde kiyilarimizi kim koruyacak. Deniz yonetimiyle ilgili ciddi sorunlarimiz var. Bogaz’daki tanker trafigi kirlenmeye yol aciyor. Kentlerin buyuk cogunlugunda atik sistemi kurulmamis. Konya’nin atiklari Tuz Golu’ne bosaliyor. Dusunebiliyor musunuz, Turkiye’nin tuzunun geldigi bir yere en buyuk kentin evsel atiklari bosaltiliyor!
Aliskanliklar degismeli
Kendi sonumuzu iste boyle hazirliyoruz. Tuketim aliskanliklarimizi degistirmek zorundayiz. Cok fazla ayak izi birakiyoruz bu dunyada. Tasarruf etme konusunu da pek demode hale getirdik. 1 litrelik gazli icecek uretiminde 2 litreyi asan miktarda su kullaniliyor. Kakao, kahve uretiminde muazzam su kullaniliyor. ABD, Kanada gibi ulkelerde bir kisinin su tuketimi 150-200 litre civarinda, Afrika’da 10 litre. Modern bir tuvaletin bir seferlik suya basma miktari kadar!
Bir golf sahasi 12 bin nufuslu bir kasabanin bir yilda tukettigi kadar su tuketiyor. Bunlari konusmak zorundayiz. Dunyayi iste boyle tukettik. Gecmiste bu uyarilar yapilinca ‘Komunistler gelismenin onunde duruyor’ denirdi.
‘Yesiller karpuz gibidir keserseniz icleri kirmizi cikar’ denirmis. Gulermisiz aglanacak halimize. Daha fazla gec kalmadan yasadigimiz cevreyi korumaliyiz. Bu boyle gitmeyecek.
Beysehir Golu nasil tukeniyor?
Dunyanin tarim ve su acisindan kendi kendisine yeten 7 ulkesinden biri Turkiye denirdi. O gunler geride kaldi. Tarim coktu.Tarimimizi degistirmeliyiz
Koylu ne diyor? Siyasetci bu degisime ikna edebilir mi?
Benim ciftcim, benim koylum diyerek koyluyu sekerpancarinin icinde tutamazsiniz. Bu ulkede ciftcisiyle, siyasetcisiyle hep birlikte bir degisim yaratmak zorundayiz . Sekerpancari tarimimizi da degistirmek zorundayiz. Turkiye degisiyor, sivil toplum orgutlenmesi gelisiyor. 30 yil once Dogal Hayati Koruma Dernegi olarak kuslarla baslamistik, oradan sulak alanlara gectik ama bugun su kaynaklari programi uzerinde calisiyoruz.
Sahada cozum uretiyoruz. Konya\’da bir tarlada bir ciftciyle birlikte damla sulamanin sekerpancarinda olabilecegini gosteriyorsak bu cagin geregi olan katilimciligi sergiliyoruz. Gelistirdigimiz projeyi koyde uyguluyoruz. Konya Havzasi\’nda 3 yildir, suyu yonetenlerle suyu kullananlari bulusturduk. “,1] ); //–>
1960′larda ABD’de tahilda bir hastalik beliriyor. Turkiye’den giden bir bugday geniyle hasadi kurtariyorlar. Bugun yoksullukla mucadele ediyoruz.
Bunca deneyimden sonra cevre bilincine sahip olabildik mi?
Cevrecilik artik marjinal olmaktan cikti. Biyolojik cesitlilige sahipseniz zenginsiniz artik bu cagda. Konya Ovasi’nda sekerpancari yetistiriyoruz. Konya Havzasi’ndaki suyun onemli kismi sekerpancari sulamasina gitti. Oysa artik sekerpancari yetistiren ciftcinin magdur olmaksizin baska bir urune gecmesi konusunda birilerinin calismasi lazim. Sekerpancari icin Beysehir Golu’nden Cumra Ovasi’na su aliniyor. Golun su seviyesi bu yuzden dusuyor. Bunu onlemek icin Goksu Havzasi’nin suyunu milyar dolarlik projeyle Cumra Ovasi’na akitmaya calisiyoruz. Bunun ekonomik maliyetini dusunebiliyor musunuz? Dunyada sekerle ilgili ekonomik degerler degismis durumda, siz sekerpancarini sulamak uzere milyar dolar harciyorsunuz.
Tarimimizi degistirmeliyiz
Koylu ne diyor? Siyasetci bu degisime ikna edebilir mi?
Benim ciftcim, benim koylum diyerek koyluyu sekerpancarinin icinde tutamazsiniz. Bu ulkede ciftcisiyle, siyasetcisiyle hep birlikte bir degisim yaratmak zorundayiz . Sekerpancari tarimimizi da degistirmek zorundayiz. Turkiye degisiyor, sivil toplum orgutlenmesi gelisiyor. 30 yil once Dogal Hayati Koruma Dernegi olarak kuslarla baslamistik, oradan sulak alanlara gectik ama bugun su kaynaklari programi uzerinde calisiyoruz.
Sahada cozum uretiyoruz. Konya’da bir tarlada bir ciftciyle birlikte damla sulamanin sekerpancarinda olabilecegini gosteriyorsak bu cagin geregi olan katilimciligi sergiliyoruz. Gelistirdigimiz projeyi koyde uyguluyoruz. Konya Havzasi’nda 3 yildir, suyu yonetenlerle suyu kullananlari bulusturduk. Kimdir?
1984 - 88 arasinda TUBİTAK\’ta calisti. 1991\’den bu yana Dogal Hayati Koruma Dernegi\’nde calisiyor. Belek - Cirali turizm projelerinde gorev aldi. 1998 - 2004 arasinda Cevre ve Orman Bakanligi, Dunya Bankasi ve BM\’nin surdurulebilir kalkinmayla ilgili cesitli organizasyonlarinda gorev aldi. Deniz kaplumbagalarini koruma programlarina katildi. 2006\’da Siyasal Bilgiler Fakultesi\’nde \’Turkiye\’de Korunan Alanlar icin Yeni bir Yaklasim\’ teziyle doktorasini tamamladi. Eylul 2004 itibariyle WWF - Turkiye\’nin (Dogal Hayati Koruma Vakfi) Genel Muduru olarak calismaktadir.
\n\t\t
\nTry the
all-new Yahoo! Mail . "The New Version is radically easier to use" – The Wall Street Journal\n
__._,_.___\n\n\n\n
\n\nArtık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!
\n
\n"Kendi Madenlerimizi ve Yeraltı Zenginliklerimizi Kendimiz Çıkarmalıyız!"
\n>
\nErzincan Kemaliye (EĞİN) İlçesi Hemşehrilerinin Email İle Haberleşme Grubu, Gönüllüler ile Tartışma ve Çözüm Üretme Grubu.
\nEmail: kemaliye-net@yahoogroups.com
\n“,1] ); //–>
Kimdir?
1984 - 88 arasinda TUBİTAK’ta calisti. 1991′den bu yana Dogal Hayati Koruma Dernegi’nde calisiyor. Belek - Cirali turizm projelerinde gorev aldi. 1998 - 2004 arasinda Cevre ve Orman Bakanligi, Dunya Bankasi ve BM’nin surdurulebilir kalkinmayla ilgili cesitli organizasyonlarinda gorev aldi. Deniz kaplumbagalarini koruma programlarina katildi. 2006′da Siyasal Bilgiler Fakultesi’nde ‘Turkiye’de Korunan Alanlar icin Yeni bir Yaklasim’ teziyle doktorasini tamamladi. Eylul 2004 itibariyle WWF - Turkiye’nin (Dogal Hayati Koruma Vakfi) Genel Muduru olarak calismaktadir.
Kaynak: http://WWF.milliyet.com.tr/2006/09/25/siyaset/asiy.html
Popularity: 1% [?]