Tema-Ankara’nın Kemaliye Notları: Gelecek 5 yıl içinde Kemaliyenin turizm de bir marka olacağı kuvvetle muhtemeldir.

TEMA VAKFI ANKARA TEMSİLCİLİĞİ EĞİTİM BİRİMİ KÜLTÜR VE DOĞA GEZİSİ GRUBU ERZİNCAN, KEMAH, KEMALİYE(EĞİN) ve DİVRİĞİ GEZİSİ - 21-26 HAZİRAN 2006

Türkiyenin henüz yeni yeni keşfedilmeye başlamış, doğal ve biyolojik çeşitliliği bakımdan en zengin yerleşim birimlerinin yer aldığı Yukarı Fırat Havzası nda bulunan Erzincana bağlı Kemah, Kemaliye ve Divriğine yapmış olduğumuz kültür ve doğa gezini 21-26 Haziran 2006 tarihleri arasında gerçekleştirdik.
21 Haziran 2006 tarihinde yolculuğumuz, 45 kişiden oluşan grubumuz ile Ankara –Kars seferini yapmakta olan Erzurum Ekspresine bağlanan özel kuşetli vagon ile neşeli bir şekilde başladı. Gezimize Kemaliyeliler Derneği eski Başkanı Tahsin BİLGİÇ te yaşamının önemli bir bölümünü Kemaliyede ve Erzincanda geçirmesinden dolayı tüm gezi boyunca bizlere gönüllü rehberlik yaparak bölgenin keşfedilmemiş önemli yerlerini bizlerle paylaşma imkanına sahip olmuştur. Anadolu bozkırının tüm güzelliklerini izleyerek Kırıkkale, Yerköy, Şefaatli ( Yozgatın büyük ilçeleri), Erciyesin tüm güzelliğinin en görkemli şekilde görüldüğü Himmetdede, Kayseri, kitaplara konu olan Sarıoğlan, Yeniçubuk, Aşık Veyselin Şarkışlası, Gemerek ve Ankara –Erzurum yolunun yarısı Sivas. Sivastan sonrası Cumhuriyet döneminin gurur veren en önemli yatırımı olan Sivas-Erzincan demiryolu. 120 den fazla tünel, demirköprü ve viyadükten oluşan Fırat ın kollarını oluşturan Çaltı ve Karasu güzergahında bulunan Kangal, Çetinkaya (Malatya yol ayrımında olmasından dolayı önemli bir merkez) önemli demir cevheri üretim merkezi Divriği, Kemaliye( Eğin) in aktarma istasyonu Bağıştaş, Selçuklu eserlerinin yer aldığı Kemah ve son iniş noktamız Erzincan. 3 yıl gibi bir sürede kazma kürek ile sarp kayalar delinerek patika genişliğindeki bir geçitten açılan bu yolu gündüz saatlerinde geçen Doğu Ekspresi ile görülmesinde yarar vardır. Sabah erken saatlerde Erzincan da trenden indikten sonra,TEMA Vakfı Erzincan Temsilcimiz Aydın Kökhan’ın sıcak bir karşılaması ve piknik alanındaki kahvaltı ikramı ile güne başlamanın mutluluğuna erişerek Erzincanın şimdiye kadar bilmediğimiz mesire yerlerinden Vasgirt Piknik Alanı, Kaplıca ve Maden Suyu Kaynağı Ekşisu ve Erzincana yaklaşık 45 dk. uzaklıkta bulunan ünlü Girlevik Şelalesini ziyareti gün devam etti. Şelalede mangal ateşinde yediğimiz leziz alabalık ve tavuğun tadı hala damağımızdan çıkmamıştır. Kemaliyeye doğru yol alırken yine yolumuz Karasu vadisinden geçmektedir. İlk durma noktamız Kemah. Her yıl Mayıs ayı sonunda çıkan ve Ağustos ayı sonunda kaybolan beyaz köpüklü soğuk suyu olan “ SOĞUKSULAR Mesire Alanı”ndaki küçük bir piknikle ilçeye giriyoruz. Burada gün boyu süren yorgunluğumuzu da susuzluğumuzuda atıyoruz ve Yavuz Sultan Selim’in burç eklettiği kaleyi izleyerek ilçeye giriyoruz. Kemah’ın mağaralardan elde ettiği iyotsuz doğal tuzu olduğunu sanırım çoğumuz bilmiyoruz.Sağlıklı yaşamak isteyenlere tavsiye edilir. İlçeden ayrılırken Karasu nehrinin karşı yakasında Mengücük Beyliği Dönemine ait Melik Gazi Türbesi ve yanıbaşında bulunan Behramşah Kümbetini ziyaret edip uzun bir dağ yolunu izleyerek İliç ve Bağıştaş yolunu izleyerek ile akşam geç saatlerde Kemaliye ( Eğin) ye geliyoruz. Aynı yolu sabah Ankaradan gelirken Karasu vadisini izleyerek trenle geçtiğimizden karayolunda karşılaştığımız virajın sıkıntısını yaşamadık.
KEMALİYE ( EĞİN ) ; Görmeden anlatılması gerçekten güç bir duygu. Yukarı Fırat Havzasında ,Karasu ve Çaltı ırmağının birleşmesiyle oluşan Fırat nehrinin oluşturduğu Karanlık Kanyonun, bir tarafında Munzur Silsilesi, diğer tarafında ise Sarıçiçek dağları ile çevrili çok şirin bir ilçe. Keban Barajı yapıldıktan ve su tutulmaya başladıktan sonra Fırat nehrinin yer yer 70 m ye kadar yükselmsi sonucu Kemaliyenin tarım toprağı sular altında kalmış ve yüksekte kurulmuş olan bu ilçe şimdilerde göl kenarında kurulmuş hissi vermektedir. İlçe ve köyleri genelde dut ve ceviz ağaçları, yüksekleri ise meşe ve ardıç türü ağaç topluluklarından oluşmuştur. Oldukça zengin su kaynaklarına sahip olması nedeniyle ilçedeki bağ , bahçeler ve dutluklar dağlardan akan kar suları ile sulanmaktadır. İlçe ekonomisine önemli katkı sağlayan dut ve dut ürünlerinin yanı sıra badem ve ceviz üretimi de gerçekleştirilmekte ancak tüm Türkiyede var olan bir gerçek burada da karşımıza çıktı. O da genç nüfusun olmaması nedeniyle Türkiyeye önemli katma değer sağlayan dutçuluk ve diğer ürünlerin hasadını yapacak kimselerin bulunamamasıdır. 1940 larda 69 el emeği kundura üreten usta sayısı bugün sadece bir kişi ye düşmüştür. Ünlü Kemaliye halı ve kilim dokuyacak gençlerde kalmadığından yakın gelecekte bu sanatın öleceğini düşünmek , bizlere üzüntü vermektedir. Fırat Üniversitesi bu konuya da el atmış ve Kemaliyede dokumacılık üzerine bir Yüksekokul açmıştır. Bu arada ,Erzincan eski Valisi merhum Recep Yazıcıoğlu nun bu bölgede gerçekleştirdiği katkılar da asla yadsınamaz. Fırat nehrinde su kayağı, rafting, yamaç parşütü ve doğa yürüyüşlerini başlatarak ilçenin gerek Türkiyede gereksede yurt dışında tanıtımını sağlamıştır. Gelecek 5 yıl içinde Kemaliyenin turizm de bir marka olacağı kuvvetle muhtemeldir. Bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu, Milli Parklarda Ekoloji Temelli Doğa Eğitimi Konulu eğitimlerine iki yıldır Kemaliye yi programlarına katmış, Kurumda bu eğitim programı jeoloji mühendisi ve Bilkent/Başkent Üniversitelerinde ekoturizm ve doğanın dilinin öğretilmesi konularında hocalık yapmakta olan Doç.Dr. Sancar OZANER tarafından yürütülmektedir. Söz konusu eğitimler bölgedeki, Munzur dağları da dahil, biyolojik çeşitlilik ve bunun korunması, ,jeolojik yapının incelenmesini içermekte ve bunların sonucunda halkın da içinde bulunduğu bir turizm hareketini başlatmaktır. Kemaliye, Birleşmiş Milletler UNESCO tarafından desteklenen ve kısa adı ÇEKÜL olan Çevre Kültür Vakfı tarafından 7 Bölge, 7 Kent kapsamında tarihi evlerin restorasyonu ve turizme açılması programına alınmştır. Bugüne kadar 10 a yakın tarihi ev aslına sadık kalınarak onarılmış ve turizmin hizmetine sunulmuştur. Kemaliye yerleşim türü itibariyle Karadeniz yerleşim sistemine benzemektedir. Kemaliye ye bağlı köyler sanki Kemaliyenin birer mahallesi gibi konuşlanmıştır. Köylerin en önemli özelliği, hemen hemen bütün köylerde kütüphane ve müzelerinin olmasıdır. Camiler arasında 800-900 yıllık olanları bile var. Gezdiğimiz köylerin alt yapılarından kaldırım ve parke taşlı yolları, bakımlı tarihi çeşmeleri ile içinde sabunu ,tuvalet kağıdı ve el kurutma kağıtları bulunan umumi tuvaletleri ister istemez herkese biz neredeyiz sorusunu sordurmuştur. Gezdiğimiz köylerin ana özelliklerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz.

APÇAĞA : Kemaliyenin hemen Malatya yolu çıkışında yer alan bu köy aynı zamanda bazı tanıdık kişilerinde doğup büyüdüğü yerdir. İlkokul çağlarında hepimizin birlikte söylediği “ Orada bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür, gitmesekte gelmesekte o köy bizim köyümüzdür” şarkısının söz yazarı Ahmet Kutsi Tecer ve Türk siyasi hayatında önemli yeri olan Doğu Perinçek te bu köydendir. Yenilenen ,tarihi fırını ve konağı, onlarca koruma ve restorasyon gerektiren eski konak ve çeşmeleri, tarihi camisi, Kemaliyeyi tepeden gören muhteşem Fırat manzaralı piknik yerlerinden Kayabaşı parkı ile insana huzur ve ilham veren bir köydür APÇAĞA.

PEĞİR : Yeni adı Sırakonak olan bu şirin köyün, tarihi çeşmeleri , köy müzesi, onlarca tarihi otantik konakları ile ziyaretçileri adeta büyüledi. Köyün parke yol ve kaldırımları büyükşehir kaldırımlarından daha bakımlı olup, muhtarlığın her köşebaşında yazılı olan uyarıları dikkatimizi çekmiştir. “Yerlere Çöp Atmayınız .Cezası 5 YTL dir”. Edindiğimiz bilgilere göre halk bu kurala uyuyormuş. Köyün temizliğinden de bu belli oluyor. Köyün çıkışında , bu köyde doğmuş ve astsubaylıktan emekli olmuş Hüseyin AKYÜZ’ ün kendi çabaları ile oluşturduğu bir koruluğu ziyaret ettik. Hüseyin AKYÜZ emekli olur olmaz emekli ikramiyesini, bu köyün % 75 dik ve eğimli bir arazisine 2000 fidandan oluşan bir koruluk yapmış.Sedir. karaçam, akçaağaç ve akasya gibi karışık fidan türlerinden oluşan bu ağaçların sulanması için yine emeklilikte aldığı 3 aylıklarla buraya bir su deposu inşa ettirmiş ve yine kendi kol emeği ile açtığı su kanalları ile ağaçların sulanmasını sağlamıştır. Bugün ağaçların boylarının yaklaşık 3-4 metreye ulaştığı bu koruluğa bir de gezen insanların dinlenmesi içinde bir ahşap kamelya ve içinde bir de çeşme yaptırmıştır. 7 ayını bu köyde , 5 ayını da İstanbulda geçiren bu örnek vatandaşımızın ellerine sağlık olsun,

OCAK : Kemaliye- Malatya karayolunun Fırat nehri boyunca muhteşem manzaralı yolundan ayrılıp yaklaşık 1900 m. rakımında yer alan bir dağ köyü. Kemaliyeye uzaklığı yaklaşık 35 km dir. Daha önce anlatılan köylerdeki şaşkınlığımıza burada dahada hayretlere düşüren gözlemlerimiz oldu. Pırıl pırıl ,temizliğinin yanısıra köyde bir kültür ve sanat etkinliklerinin sahnelenmesi için bir kültür merkezi ile bir de helikopter pistinin var olduğunu görmek ister istemez biz neredeyiz demek sorusunu gündeme getirdi. Tarihi bir cami ile bir Cemevinin de yanyana olması ayrı bir kültür zenginliğimizi ortaya koymaktadır. Bunlar dışında tarihi hamamı da görülecek eserler arasındadır.

AŞUTKA : Yeni adı Dutluca, Ocak köyüne yakın bir köy olup, diğer köy özelliklerini taşımasının yanı sıra, bu köye 13 km. uzaklıkta bulunan bir boylu ardıçın olması bölgenin biyolojik çeşitlilik bakımından zenginliğini göstermektedir. Bu ardıçın özelliği 2000 m. rakımlı bir tepede olmasına rağmen boyunun 15 m ye kadar yükselmesi ve gövdesininde 4 erişkin insanın elele vererek çevreleyebildiği bir genişlikte olmasıdır. Boylu ardıçın bulunduğu bölge aslında bozuk meşelik bir alan olmasına rağmen küçük bir çanakta 8-10 ardıç nasılsa kalmıştır. Bu tepeden Keban baraj gölünün seyri ise ayrı bir güzelliktir.

GEŞO: Yeni adı Yeşilyamaç olan bu köy Fırat nehrinin karşı yakasında ,deniz seviyesinden yaklaşık 2000 m de yer alan ve diğer gezdiğimiz köylerle aynı şirinlikte olan bir köydür. Lezzetli dutlarını dalından yemek ayrı bir zevkti. Köyün 900 yıllık camisi, kültür ve müze evi bu bölgenin kültür zenginliğinin kanıtını bir kez daha ortaya koymuştur. 2000 m den Fırat vadisinin görkemini izlemek insana ayrı bir keyif vermektedir.

KARANLIK KANYONU : Bilindiği üzere, Keban Barajının yapılmasından sonra baraj gölünün su tutulması sonrasında Fırat nehri yer yer 70 m. ye kadar yükselmiştir. Fırat nehrinin , Kemaliyenin de içinde bulunduğu Çaltı- Arapgir arasındaki bölümü nehir olma özelliğinden de öte bir göl haline dönüşmüştür.Bu nedenle bu bölüm dünyada ilk beş içinde yer alan bir kanyon haline gelmiş, su sporları açısından da çok elverişli bir durum arzetmektedir. Kanyon içinde yapılan bot gezisinde insanı büyüleyen yaban hayatından görünümlerde karşımıza çıkmaktadır. Çeşitli türdeki kuş yuvaları, yaban keçilerinin nehirden su içmeye akşam vakti gelmeleri, kanyon içinde var olan küçük koylar çeşitli türdeki balıkların yumurta bırakma yeri olma özelliğine sahip olmuştur.

KEMALİYE KÜLTÜR MERKEZİ : Geçmişte ceza ve tutukevi olarak inşa edilmiş taş bina zaman içinde hiç mahkum ve tutuklu olmaması nedeniyle daha sonraları kültür merkezine dönüştürülmüştür. Taş bina içinde Fırat Üniversitesine bağlı halı ve kilim dokumacılığı meslek yüksek okulu da bulunmakta olup özellikle yaz aylarında, çoğunluğunu Kemaliyeli esnaftan oluşan amatör koronun Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Konserleri vermeleri, yörenin kültür zenginliğinin ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.

TAŞ YOLU : 132 yıllık rüya eski Erzincan Valisi merhum Recep Yazıcıoğlu nun girişimleriyle sonuçlanmıştır. Bot gezisi yapılan Kanyonda, yaklaşık 9 km.lik taş kütleleri yarılarak bir tünel açılmış ve Kemaliye-Divriği karayolu yaklaşık 2 saat kısalmıştır. Çok maliyetli oluşu nedeniyle bu yol yakınlarda Karayolları Genel Müdürlüğüne tamamlanması için devredilmiştir. Henüz ham taş olarak açılan tünelin çeşitli yerlerinden açılan havalandırma pencereleri sayesinde Fırat nehrinin oluşturduğu Karanlık Kanyonunun muhteşem görünümünü izlemek ayrı bir heyecandır.

DİVRİĞİ : Dönüş yolculuğumuz yavaş yavaş başlıyor. 25 Haziran Pazar , minibüslerimizle ünlü Taşyolundan yavaş yavaş havalandırma deliklerinden Karanlık Kanyonunu seyrederek ilerliyoruz. Çaltı tren istasyonundan dağ yoluna saparak yaklaşık 2 saatlik bir yolculuktan sonra Divriğe varıyoruz. Divriği Türkiyede demir cevheri üreten önemli üretim merkezlerinden birisi olup, üretilen demir cevheri demiryolu ile İskenderun ve Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarına sevkedilmektedir. Bu ilçenin bir ünü daha vardır.Bir dünya kültür mirası olan Divriği Ulucami ve Darüşşifa(hastaların tedavi edildiği yer), ÇEKÜL Vakfı’nın çabaları ile UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış ve bir “ Taş Mücevher Hazinesi” olarak görenleri büyülemektedir. Osmanlı sivil örneklerinden Divriği evleri de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiştir. Ulucami ve Darüşşifa, Mengücek hükümdarı Ahmet Şah tarafından 1228 tarihinde yaptırılmış, ve tarih boyunca birçok kez tamir görmüştür. Kuzeybatı minaresi Kanuni Sultan Süleyman döneminde eklenmiştir. Caminin gerek iç gereksede dış cephelerindeki taş ve ahşap süslemelerin zenginliği gerçekten çok görkemli olup, Şifahanedeki sakinlik ise insana ayrı bir huzur vermektedir. Yoğun geçen 4 günlük gezi programının sonunda saat 20:00 de Divriği tren istasyonuna geliyoruz ve saat 20:40 da Kars dan Ankaraya giden Erzurum Ekspresinin TEMA ya ait vagonu ile Ankaraya dönüş yolculuğumuz başlıyor. Gece yemekli vagonda içtiğimiz lezzetli domates çorba ve börek ile çay sefası ile 4 günlük seyehatimizin muhasebesini yapıyoruz. Sabah Yozgatın Yerköy ilçesinde uyanıp kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 11:30 da mutlu bir şekilde Ankara Garında bir sonraki gezide buluşmak ümidiyle ayrılıyoruz.

Bu gezimizle ilgili olarak, TCDD Ticaret Dairesi Başkanlığı, Ankara, Erzincan ve Divriği Gar Müdürlükleri ile Yemekli Vagonlar İşletmesine bizlere gösterdikleri yakın ilgi ve hizmetten dolayı teşekkürlerimizi sunmak isteriz.

TEMA VAKFI Ankara Temsilciliği adına

A.Küşat YAZICIOĞLU

www.Ajans.Kemaliye.net
Kemaliye Haber Ajansı (KHA)

Kemaliye Haber Ajasına Yayınlanmasını İstediğiniz Kemaliye ve Köyleri ile İlgili Haberlerinizi Geçebilirsiniz!
Email: haberveriyorum@kemaliye.net

Not: Verdiğimiz haberler, içeriği değiştirilmemek sureti ile tüm “Yazılı Basınımızda” da kaynak gösterilmek sureti ile yayınlanabilir.

Popularity: 2% [?]

Cevap yazn.