Kemaliye’nin 136 yıllık aÅŸkı!

Kemaliye/ERZİNCAN

Ne yolmuÅŸ, git git bitmez… Neredeyse 12 saat sürdü… İstanbul’dan uçakla Ankara’ya geleceksin… Ankara’da uçak deÄŸiÅŸtirip Erzincan’a uçacaksın…

Erzincan’dan bir taşıta binip Malatya istikametine doÄŸru yarısından çoÄŸu stabilize olan yolda 3.5 saat harcayacaksın. AÅŸağıda Fırat’ın kolu Karasu bu mevsimde donuk yeÅŸil rengiyle sessiz, sakin akıyor ve yol Munzur DaÄŸları’nın içinden keskin virajlar, doÄŸa harikası uçurumlar, kurÅŸun rengi tepeler, baÄŸlık bahçelik vadiler arasından yılan gibi kıvrıla kıvrıla uzayıp gidiyor.

OlaÄŸanüstü güzel…

OlaÄŸanüstü hırçın…

OlaÄŸanüstü zor…

Bu olaÄŸanüstü tabiat içinde yol en büyük öğretmen. Bak bak öğren… Sor sor öğren… Yollar buranın insanına herÅŸeyi öğreten tek öğretmen. Dünyanın ikinci büyük kanyonu olarak adlandırılan ve tanıtılırsa dünya ölçüsünde yüksek bir turizm potansiyeline sahip ÅŸu olaÄŸanüstü güzel, olaÄŸanüstü hırçın, olaÄŸanüstü zor tabiata sahip Kemaliye ilçesinin de en büyük öğretmeni yol…

Kemaliye’de yol aÅŸkı…

Ferhat tutkusuna dönüşmüş…

130 yılda koca dağı delmiÅŸler…

5 kilometre bir tünel açılmış…

GeniÅŸliÄŸi 6 metre…

YüksekliÄŸi 5 metre…

Adına “TaÅŸyol” demiÅŸler.

***
Bu baÅŸarı öyküsü bundan 136 yıl önce Kemaliye’nin bölgenin en geliÅŸmiÅŸ yöresi olmasından doÄŸan “Åžu Munzur Dağı’nı delelim, kervanları Åžama, BaÄŸdat’a, İstanbul’a tez ulaÅŸtıralım” ihtiyacıyla baÅŸlıyor. Rum, Ermeni, Selçuklu, Osmanlı, Türk, Kürt, Kafkas kültürlerinin ÅŸamanizm, hıristiyanlık, müslümanlık dinlerinin ve çeÅŸitli mezheplerin gerçek bir harmana dönüştüğü Kemaliye’de 136 yıl önce yüksek bir ekonomik üretkenlik varmış.

Yüksek verimlilik…

Yüksek teknik…

Yüksek bilgi ve beceri…

136 yıl öncesinin en iyi halıları Kemaliye’de dokunur, en iyi ayakkabıları, deri ürünleri, elbiselik kumaÅŸ, kök boya, ceviz mobilya Kemaliye’de üretilirmiÅŸ…

Fakat bu olaÄŸanüstü daÄŸlar…

OlaÄŸanüstü güzel tabiat…

Geçit vermiyor, yol uzuyor…

Bu malları kervanlarla tüketim merkezleri Åžam’a, BaÄŸdat’a oradan Afrika’nın Tunus’una ve öbür koldan da Sivas DivriÄŸi üstünden Giresun’a ve Giresun’dan da İstanbul’a ulaÅŸtıracak yolu kısaltmaya ihtiyaç var.

Åžu sırada Kemaliye’nin tarihini yazmakta olan Ümit YeÄŸengil’in bütün gece bana anlattıklarına göre, 136 yıl önce 1863 yılında Kemaliye’nin ÅŸehremini (Belediye BaÅŸkanı) EkÅŸizade İbrahim Efendi’nin kazmayı vurmasıyla Kemaliye’liler küsküyle, küngüyle, balyozla, kürekle Munzur Dağı’nı delmeye baÅŸlıyorlar.

Karınca misali…

Bu dağı delmeye ömür yeter mi?

Bitiremesek de başlamış oluruz.

Bu dağın delinmesiyle Fırat Vadisi’nden Sivas DivriÄŸi’ne çıkılıcak. Böylelikle İstanbul’a varış 230 kilometre kısalacak.

Kazma, kürek, küskü…

Dinamit, fitil..

Kemaliyeliler kendi olanakları, kendi çabaları, kendi paralarıyla ve İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de sayıları 300 bini bulan gurbete gitmiÅŸ Kemaliyeliler’in de katkılarıyla Munzur’u dura baÅŸlaya delmeyi sürdürmüşler.

***
Allahtan, daÄŸ saÄŸlam…
Fay hattı içinde deÄŸil, tahkimat, destek istemiyor, delince çökmüyor. 1992 yılında Erzincan Valisi Recep YazıcıoÄŸlu’nun Prof. Kenan Mortan’a hazırlattığı Erzincan Stratejik Planı’nda da yapılması gereken 5 öncelik içinde Kemaliye Tüneli’ni Bitirmek de yer alınca; bütün olanaklar yeniden seferber ediliyor. Delici makine vagondil getiriliyor ve 6 yıl içinde 5.5 kilometrelik tünel açılıyor.Ayda 75 metre tünel açmak.

Uzmanlar büyük başarı diyor.

Ve toplam harcama 260 milyar lira. Oysa Köy Hizmetleri KeÅŸif Raporu’nda bu tünelin ancak 4.5 trilyon liraya delinebileceÄŸi keÅŸfedilmiÅŸ. Tünelin bitmesine 2 kilometre var. Tünel bitince Kemaliye, GüneydoÄŸu Anadolu’nun Karadeniz’e çıkış yolu olacak, Tunceli-Pülümür yoluna alternatif olacak. TaÅŸyol Kemaliye’nin dünya turizmine baÄŸlanmasını hızlandıracak…

Kemaliyeliler sıcak insanlar.

Sevecen, güngörmüş, medeni…

Hatıralarına baÄŸlı insanlar…

İstanbul’a, Ankara’ya göç etmiÅŸ, orada tutunmuÅŸ, zenginleÅŸmiÅŸ olanlar yılda 10-15 gün gelip memleket havası soluyorlar. Burada babalarından-atalarından kalma evleri onartıyorlar. Okullar yaptırıyorlar. 18 yaşında İstanbul’a gurbete gidip iÅŸ tutmuÅŸ, zenginleÅŸmiÅŸ Muhlis Cüher, Kemaliye’ye 12 derslik pırıl pırıl bir ilköğretim okulu yaptırmış. Dün okulun açılış töreni yapıldı. İnsanlar çok mutluydular.

Aydınlık istiyoruz
“Tahkime karşı çıkanlar, tahkimden yana olanlar” diye bir bilinçli saptırma yapıyorlar. Ve sanki Türkiye’nin daha fazla fabrika, daha çok tesis, daha çok otoyol, köprü, daha çok elektrik üretmesine karşı olanlar varmış gibi gösteriyorlar. Oysa tartışılan gerçek bu deÄŸil. Gerçek 50 yerli patron, 50 yabancı patron bir olup, Türkiye’ye pahalı elektrik satacaklar mı satmayacaklar mı?

Kurulması planlanan ve kurulmakta olan barajlar, santraller elektriği devlete kilovat-saatini kaç centten, kaç yıl boyunca satacaklar? Fiyatlar niçin açıklanmıyor.

Halk niçin bilmiyor?

Biraz aydınlık…

Aydınlık istiyoruz.

Acaba 2010 yılına kadar imtiyaz teÅŸkil eden santraller kurulduÄŸu zaman Türk halkı ile Türk sanayicileri elektriÄŸi yeterli kalitede, satın alabileceÄŸi ucuzlukta, sanayicimize, tüccarımıza rekabet kazandırabilecek uygunlukta alabilecekler mi? Sözgelimi 2005 yılında Türkiye’nin bir kilovat-saat elektrik maliyeti kaç cent olacak, Avrupa’nın kaç cent? Dünyanın dışında kalamayız diyerek tahkime evet diyeceksek, pahalı elektrik kullanarak küreselleÅŸme içinde nasıl rekabet edeceÄŸiz?

Soralım BaÅŸbakan Ecevit’e…

Faks: 0312 417 04 76

Yazar: Necati DoÄŸru

Kaynak: http://arsiv.sabah.com.tr/1999/08/11/y06.html

Popularity: 1% [?]

Cevap yazýn.