Kemaliye’de ekmek ve tuz hakkı!

Kemaliye- ERZİNCAN

Kemaliye Kaymakamı UÄŸur Kolsuz, nazik bir davetiye gönderdi; “ÅŸenliÄŸimiz var, sizi de bekliyoruz” dedi.

Ben de çıktım geldim Erzincan Kemaliye’ye… Son güneÅŸ tutulmasını izlemeye ve bildik, tanıdık Erzincanlılarla konuÅŸup, “Ne var, ne yok buralarda” diye sorup dinlemeye…

Bir adı Kemaliye..

Öbür adı EÄŸin…

Burası ne güzel yer…

İslam öncesi kültürler Sümer, Akad, ÅŸamanist MoÄŸol istilaları, Bizans, Roma, kardeÅŸimiz Ermeniler, Hazreti Ömer’in orduları, islamın Anadolu’ya yayılması sırasında ise Ahmed-i Yesevi, Kutbeddin Haydar, Balım Sultan, Dede Garkın, Hıdır Abdal ve Hacı BektaÅŸ Veli erenleri ve Selçuklu, Osmanlı kültürlerinin yüzyıllarca harmanladığı ÅŸu Erzincan topraklarında saklanmış bir cennet Kemaliye… Gelmeyen, görmeyen kendini yaÅŸamış saymasın, Paris’i gördüm, Pekin’i gezdim diye boÅŸu boÅŸuna ÅŸiÅŸinip durmasın.

***
Tuvaleti banyosu olan iki oteli var. Otellerden biri iki yıldızlı. 3 restoranı, 5 çay bahçesi bulunuyor… Burada kaç göç yok. İhtirassız, alçak gönüllü, sakin duruÅŸlu, düşünceden, sanattan, müzikten yana insanlar.

Evleri taÅŸ ve ahÅŸap…

Her yanı tarih ve tabiat…

Kemaliye’ye doÄŸudan Munzur DaÄŸları’nın silsilesi bıçak gibi iniyor, batıdan ise Sarıçiçek DaÄŸları kartal gibi kanatlanarak ve ustura keskinliÄŸinde yere saplanarak muhteÅŸem bir vadi oluÅŸturuyor. Kemaliye iÅŸte bu vadide ve Fırat’ın habbelenmiÅŸ iri bir damla yeÅŸil su gibi duran sularının kıyısında… Fırat’ın iki yakasında 7 kilometre boyunca uzanan baÅŸdöndürücü yükseklikteki aşılmaz sarp kayalar kütlesi Karanlık Kanyon’un koynunda atına oturmuÅŸ gelin gibi duruyor Kemaliye…

Bu ilçe çok güzel…

Kanyonu ondan da güzel…

Yeni öğrendim, sıla özlemini en iyi yazan ÅŸair Ahmet Kutsi Tecer de EÄŸinli imiÅŸ ve “Orda bir köy var uzakta, gitmesek de gelmesek de o köy bizim köyümüzdür” dizesindeki köy, Kemaliye köylerinden biriymiÅŸ.

***
Bugün burada Kemaliye’nin BaÅŸbaÄŸlar Köyü’nde bir tören var.

Ekmek hakkı…

Tuz hakkı…

İnsanlık hakkı bir tören…

BaÅŸbaÄŸlar, Erzincan’ın en uzak köyü… 5 Temmuz 1993 yılında PKK’lılar köye gece baskını yaptılar, tamamı silahsız erkekleri köy meydanında topladılar. Ve 27 erkeÄŸi kurÅŸuna dizdiler, 5 kadını da yakarak öldürdüler. 120 haneli köyün evlerini, samanlıklarını, ahırlarını ateÅŸe verdiler.

Başbağlar, büyük bir acı yaşadı.

Acısını yüreğine gömdü.

Kemaliye’nin çevresinden büyük sevgi halkası oluÅŸturmuÅŸ Kaymakamı UÄŸur Kolsuz, Erzincan’ın yüksek sesle düşünen, düşündüğünü eÄŸilmeden, doÄŸru bildiÄŸinden ÅŸaÅŸmadan, “Ankara’daki oligarÅŸi kızar beni sürer” diye korkmadan söyleyen Valisi Recep YazıcıoÄŸlu’nun da öne düşmesiyle konutlar yapıldı. TaÅŸ bina iki katlı konutlar… Altı ahır olarak kullanılabilen, üst katında oturulabilen… Pencereleri PVC çerçeve, camlar ısıcam, içleri halısıyla, koltuk kanapesiyle dayalı döşeli, banyosu, tuvaleti, mutfağı birinci sınıf fayansla kaplı… Sosyal YardımlaÅŸma ve Dayanışma Vakfı’nın da parasal desteÄŸiyle yapılan bu evler, katliamda evi yanan, çocuÄŸunu, babasını kaybetmiÅŸ insanlar için yapıldı…

***
Bugün törenle tapular verilecek.

BaÅŸbaÄŸlar acısını sarıyor…

Bu acının bütün ülkede bütünüyle bitmesi ve sosyal vicdanın, aklın, mantığın harekete geçerek “Akan kanın durdurulması” için umut belirtileri de var.

Burada baÅŸka bir tören daha var…

Kemaliyeli’nin 130 yıl önce bir kazma vuruÅŸuyla baÅŸlattığı, daÄŸları delen büyük baÅŸarı öyküsünün töreni… Bu öyküyü de size yarınki yazıda anlatacağım.

Yazar: Necati DoÄŸru

Kaynak: http://arsiv.sabah.com.tr/1999/08/10/y06.html

Popularity: 1% [?]

Cevap yazýn.