YeÅŸil Vadim

KEMALİYE İÇİN DAHA ÇOK ÇABA..
Gurbet gazetesi, Lütfü ağabeyin çıkardığı dönem, Kemaliyeliler arasında, Özden
le birlikte haberleşmenin, tanışmanın, iyi ve kötü günde dayanışmanın
araçlarıydı.Çok severek yazılar yazdık.Sonra Lütfü ağabey gazete çıkarmanın
zorluklarını tek başına daha fazla göğüsleyemeyince yayın hayatına son verdi.Dut
ağacı, Özden e kardeş geldiğinde Kemaliyede çok yönlü umut vaad eden bir dönem
de ilerlemekte idik artık.
Anadoluda pek az ilçeye nasip olur 3 gazeteye birden sahip olmak.Bu sayede fikir
zenginliğinin, ilçe yararına girişimlerin artacağını, dedikodu yerine özgürce
tartışmanın yaygınlaşacağını, hainlik ve hasetin yok edilemese bile azalacağını
ümit etmekteyiz.Anadolu basını, yerel basın öyle büyükkentlerde, gömüldükleri
koltuktan dolarlar avro lar içinde yüzüp, memleket gündemini belirleyen, bir
dakikada iktidarlarla, şirketlerle oynayan gazete ağalarının yaptığı türden bir
gazetecilik değildir elbet.Çok büyük özveri, gönüllülük ve sevgi
gerektirir.Karşılığında ise tek bir yarenin, memleketin menfaatleri, yaşayan bir
canlının her soluyuşta mutlu gülümsemesi ödül dür.Doğru işlerin
desteklenmesi, ufuk açıcı fikirlerin beyan edilmesi ne kadar doğruysa, bu
uğurda, yapısında yer aldığımız KEMAV, KEDOST gibi STK lara (sivil toplum kuruluşları
) ve sivil girişimlere olan desteğimizin, tüm yerel basınada; tanınan fırsatlar ölçüsünde
sürdürülmesi şartdır.Yerel basının en büyük misyonu ise ilçe ile büyük
kentlerdeki Kemaliyeliyim diyen insanımız arasındaki haberleşmeyi
saÄŸlamaktır.Her “EÄŸinliyim” diyen, basınımıza destek olmalıdır.İmkanı ölçüsünde
her üçünüde okumalıdır.Ticarethanesi olanlar reklam ve ilan la destek
vermelidir.
Kemaliye de bir pastane açıldığında, özellikle Doğa Sporları Şenliği esnasında
ilçeye gelen dağcı, bisikletçi ve diğer sporculara hizmet verdiğinde, ilçe bir
tezgah daha kazandı diye sevinmiştik.Sonra artan yüksek okul
öğrencileri, misafirlerle bu ilgi sağlıklı bir arz talep dengesi doğurur da bu
fırın tütmeye devam eder diye umudumuzu sürdürdük.Dağcılık federasyonu
başkanı, yılların dostu Alaattin ağabey(Karaca), yıllık 40 ı aşkın etkinliklerinin
hiç birinde sabah çadırdan çıkar çıkmaz taptazecik çöreklerle
karşılaşmadıklarını, Kemaliyenin bu sıcak konukseverliğini Temel eğitim kampına
katılan hiç bir dağcının unutamayacağını ifade etmişti.Sonra bir duydumki Erdem
pastanesi ilgisizlikten, sahip çıkılmadığından kapanmış, sahibi de hastalanmış.
Değerli dostlar dayanışma;yalnızca kuru laflarla, ikramlarda halay
çekmekle, eşrafın yanında arzı endam eyleyip, yağcılık yapmakla
olmaz..Bedenen, madden, var gücünle sahip çıkacaksın memeleketin yararına olan
herşeye.Bir mum da sen yakacaksın bazen bir çörek alırken..
Eğinin eti budu belli..Ekonomik olarak bir deri kemik kalmış desek
yeri..Ammavelakin ısrarla Eğini ve Eğinliyi sömürmek isteyen harici ve dahili
bedbah larda mevcut maalesef.Bu noktada Kemaliyelinin uyanık olması tek
güvencemiz.Dostla düşmanı ayırtedip memleket için didinenlere omuz vermesi
lazım.Yoksa son umutlarda tükendiğinde çevremizdeki fukara yerleşimlerden pek
farkımız kalmaz.Korku dağları beklerken ve yanıbaşımızda terör pusudayken belki
10 belki 100 kat tetik olmak lazım, dirlik ve birlik içinde.Aş, iş, yatırım hepsi
huzurun olduğu yere gelir.Bu huzuru bozmamak, bozdurmamak lazım.Bu
topraklarda, kardeşliğin, dostluğun örneğini oluşturup, gelişmişlik ve huzurla
perçinlersek etrafdaki yerleşimlere de örnek oluruz.Doğa Sporları özündeki
“spor”la kardeÅŸliÄŸin mayasıdır.Bu meyanda çabalar devam etmelidir.KEMAV yeni
yönetimi ilçeye ve yöreye yadsınmaz katkılarıyla “Kültür Åženlikleri”ile “DoÄŸa
Sporları”nı ayrı ayrı ama birarada destekleyerek yaÅŸatmalı ve
sürdürmelidir.Kemaliyenin daha çok hareketliliğe ihtiyacı vardı.Alışkın
olmayanlar da bir müddet sonra uyum sağlıyacaklardır.Ankara da memleketini çok
seven ağabeylerimiz vardır, ilçede de çalışkan mülki amairler ve yerel
yöneticiler.Özellikle yakın dönemdeki hayırsever bir hemşehrimizin miras
bıraktığı ekonomik imkan akılcı değerlendirildiğinde çok güzel kalıcı işler
yapılabilir.Ama “Kalitede”den, “Yakışandan “ödün vermemek kaydıyla.Yapılan her
iÅŸde, her yapıda “Eser”ölçüsü aranmalıdır.Sıradanlık, uydurukçuluk, baÅŸtan
savmalık artık geride kalmalıdır.Özen ve denetim, parasal imkanlarımızında
iyileştiği bu dönemde gereğinden fazla gösterilmelidir.Sit alanı ilan edilen
yerler dışında da “şıklık”, “tarihsel ve kültürel”dokuya uygunluk dan ödün
verilmemelidir.
Şimdilik sağlıcakla kalın, yeni Gurbet memleketimize hayırlı olsun.
Mustafa Feridun Çelikmen
celikmen@bistek.net.tr

Popularity: 2% [?]

Cevap yazýn.