Arþiv: Aralık, 2005

Malatya-Aksöğüt(Halmüge) hattı…

Salı, Aralık 27th, 2005

Şinasi kardeşimin maili farklı bir karakterde yazıldığı için okurken bayağı bir zorlandım.Okuduktan sonrada direkt ona cevap yazdım önce .Ama birkaç arkadaşımdan gelen telefonlar ve dün gece Doğa Sporları Şenliğindeki konuşmalar üzerine Şinasi gibi çok değerli, akraba kadar yakın, başka dostlarımın da hassasiyetlerine istinaden bu yazıyı guruplada paylaşma ihtiyacı duydum.Polemik, yıpratıcı tartışmalar kesinlikle amacım değildir bilgilerinize.

Şinasi kardeşim ve şu ana ismini zikretmeyeceğim, avcılıktan keyif alan ama aynı zamanda da 3. yılına girdiğimiz, canımız memleketimiz için verdiğimiz uğraşılarımızda sabahladığımız, sırt sırta verdiğimiz dostlarımızdan bazıları, konunun özünü anlamamış görünüyorlar.

Evde rahmetli babamla sigarası üzerine çok tartışırdık.Sonra zaman zaman ailemin diğer fertleriyle de benzer tartışmalar yaşadık.Hekimdim sonuçta.Gözgöre göre, zehrini bildiğim bir meretin onları eritmesine göz yumamazdım.Bir kısmı bıraktı ve birdaha da başlamayı düşünmediklerini her fırsatta dile getiriyorlar.Keyif, aklın önüne geçtiğinde, aşırı kilolardan, sigarayla gelen akciğer rahatsızlıklarına, alkolle gelen karaciğer hastalıklarına ve daha ne keyif veren madde varsa, onu arayan, ifratın ve bağımlılığın tutsaklığına götürür insanı ve gözünün önünü göremez, sağlıklı düşünemez hale getirir bir yerden sonra.

Kemaliyedeki dostlarımız, özellikle de sırt sırta verdiğimiz dostlarımız, memleket için uğraş verdiğimiz dostlarımız, işte evdeki, babam gibi, kardeşlerim gibi sevgiyle ve dostlukla yaklaştığım, tartışarak kötü olsamda zaman zaman, yürekten sevdiğim insanlardır bir defa bunu böyle bilsinler.

Gurbetçi göçmen kuÅŸların dönmeye baÅŸladığı, yavaÅŸ yavaÅŸ el-ayak çekilip köylerin ıssızlaÅŸmaya baÅŸladığı güz dönemiyle birlikte baÅŸta karşı yaka köylerimiz olmak üzere, kışıda içeren süreçte bir av sezonu baÅŸlar memleket te.Malatyadan, Elazığdan, Diyarbakırdan ve hatta yurt dışından minübüslerle insanlar gelirler, çoÄŸu kere gizlice.. Kemaliyenin ıssızlaÅŸan köylerine.Kimi zaman baÅŸka diyarların insanları, 5.000-10.000$ lara varan “kelle” başına hizmet verirler bu yabancı insanlara.Kendi ülkelerinde arka bahçelerinde dolaşırken dahi vuramadıkları bu hayvancıklar için..Aksöğüt(Halmüge) de bu cennet köylerimizden biridir.Geçen yaz ilk kez gördük ve vurulduk insanının sıcaklığına, ÅŸirin derelerine, sokaklarına ve evlerine…Gene içimizden bir arkadaÅŸ çok net söyledi özellikle Malatyadan hafta sonu minübüslerle gelen üst bagajda hurçlar arasında saklı, yüzülmüş”geyik” bedenleriyle dönen avcı kümelerini..Sayıları hergeçen gün artan..Bu konuda daha detaylı bilgiyi verecek arkadaÅŸlar var..

Sevgili Åžinasi..Mutlak sende görmüşsündür, sürüye liderlik edecek, en güçlünün, en saÄŸlıklının bazende en gencin, belki de en yakışıklının seçiminin nasıl yapıldığını, boynuz boynuza dövüşürken bu güzel hayvanlar…Sence avcıların kurÅŸunları mı belirlemelidir bu “alfa” yani baskın, lider erkeÄŸi, yoksa doÄŸanın seçiciliÄŸimi..

DeÄŸerli kardeÅŸlerim, can hemÅŸerilerim..BindiÄŸimiz dalı kesmek, yani bir yandan doÄŸa, çevre, Kemaliye derken, sabahlara kadar çevre, kültür, doÄŸa ağırlıklı broşürler, kitaplar, programlar hazırlarken, diÄŸer yandan “av kültürü”, ” av turizmi”diye artık baÅŸka yerlerde kalmayan, bir tek bizim kayalarımızda yaÅŸam bulabilen bu hayvancıkları tüketmek..öldürmek..Millete göstererek para kazanmak varken, yoketmek..

Tehdit bilinçsizce, istemeden de olsa, ilçe dışından artarak gelmektedir.Bir kez Kemaliyenin deÄŸerlerini, canlılarını “av” adına öldüren, bunu mutlak baÅŸkaları ile paylaÅŸacaktır.Yeni gelenlerle, bir ÅŸekilde menfaat iliÅŸkisi doÄŸduÄŸunda ise sonun baÅŸlangıcı kaçınılmaz olacaktır.

Kemaliyenin insanları da, diğer canlılarıda Kemaliyelilerin koruması altındadır. Bizim karşı durduğumuz konularda ise, arkadaşlarımızın, hiç bir çıkarımız olmadan memleket hayrına mücadele ettiğimiz anlayacaklarını umuyorum.

Sağlıcakla kalın.

Mustafa Feridun Çelikmen

Popularity: 1% [?]

Kemaliye yi bekleyen en büyük tehlike!

Pazar, Aralık 25th, 2005

Dutağacı gazetesinin son sayısında, önceki dönem Futbol Milli takım yardımcı
antrenörlüğü de yapmış, beyefendiliği, sportmenliği ile tanınan eski
Trabzonspor’lu Ünal Karaman’ın, evvelki Kaymakam’ımız Mustafa Eldivan’ın daveti
üzerine ilçemizi ziyaret ettiği haberini okuyup sevinmiştim.Meğer ziyaret
sebepleri, Kemaliye’nin, bizim düşündüğümüz gibi kültürel ve tarihi, doÄŸa
güzelliklerini görmek değil de, ağızsız dilsiz yaban hayvanlarını öldürmek
içinmiÅŸ….Yanında birkaç hemÅŸerimiz, PoÅŸegir köyünden beri daÄŸ, taÅŸ önlerine ne
çıkarsa vurarak geziyorlarmış..Afferim sizlere beyler..Aman ha sıkı “avlanın”, o
ulvi zevkinizi iyi tatmin edin, bir tane keklik, dağ keçisi, tavşan bırakmayasınız
dağda taşta..Biz enayiler de turizm, eko turizm, çevre, doğa diye didinip
duralım, memleketin iki yakası bir araya nasıl gelir diye uğraşalım..Çok sürmez
, en geç seneye, isteseniz de kovamayacağınız, illa ki üç beş yalakası, rehberi ve
seyisi ile yüzlerce eli silahlı “misafir avcı”Kemaliye’nin daÄŸlarını taÅŸlarını
doldurur..Bir dahaki seneye de onların ve aymaz, ufuksuz, düşüncesiz yerli
rehberlerinin dışında dağlarda taşlarda hiç bir canlı kalmaz..
Bizde, yok Doğa Sporları Şenliği imiş, yok gençlik kampları imiş, kültür
turları imiş insanlara çıplak kayalardan başka bir şey gösteremeyelim(pardon
muhtemelen bundan böyle sıkça görecekleri avcıların suratlarını unuttum).

Sevgili Kemaliyeli’ler ve Kemaliyeli olmasalar bile bazı “Kemaliye’liyim”
diyenlerden daha çok Kemaliye’yi sevenler, Kemaliye’yi düşünenler..İlçemiz için
, ekonomik sıkıntılarına çare olacağını planladığımız, denenmiş onca yoldan sonra
son bir çare olarak gördüğümüz “Turizm”, “Eko-Turizm”, “DoÄŸa Turizmi”gibi
kavramlar, aşırı”Avcılık”olan yerde yaÅŸayamaz, geliÅŸemez.Kendi kendinizi
avcılıktan da para kazanılır diye kandırmayasınız sakın. Bunu devlet adına
organize etmeye çalışan kurumlar bile önce yetiştirip sonra hasat gibi biraz da
ikiyüzlü bir yaklaşım sergilerken, ilçemize bu iş (!)için gelenlerin, olanı
dermekten, öldürüp yoketmekten başka bir getirileri ve amaçları yoktur bilesiniz.

Kemaliye’nin yaban yaÅŸamı, belki de baÅŸka yerlerde olmayan doÄŸal
mücevherleri, ağıssız dilsiz hayvancıkları hepimizin koruması altında
olmalıdır.Dağlarda taşlarda gezinen bu hayvancıklar hiç kimsenin
ölçüsüzce, düşüncesizce öldürebilecek kadar babasının malı değildir. Onları
bilinçsizce, cahilce yok edemezsiniz, ettiremezsiniz. Biz bir yandan TUBİTAK’
la, Üniversitelerle, Kemaliye’nin bu hazinelerinin korunması, envanterinin
çıkarılması için uğraşırken, yoğun kış şartlarının başladığı bu günlerde zaten
zor koşullarda yaşayan bu canlılara birde av baskısı uygulayamazsınız..Yok ava
açık bölgeymiş, yok yalnızca erkek tekelere atıyorlarmış(bir sürünün sağlıklı
nesillerinin devamını saÄŸlayan garibim “alfa”erkekler hep gösteriÅŸli olmalarının
da sonucu bu gerizekalı düşünceyle ilk önce öldürülüyorlar, sürü daha cılız
gelişiyor, yada yok oluyor), yok kahvede mi vakit geçirselermiş(git biraz bu
konularla ilgili kitap oku, başka ülkeler ne yapıyorlar, belgeseller izle, illa
partını şişerecek, günün birinde kalp damarlarını tıkayacak yüksek kollestrolu av
eti mi yemen lazım?)..Daha kendilerinin bile inanmadığı bir sürü palavra..Sanki
dağı taşı bir avuç “et “olmadan gezse fotoÄŸraf çekse aynı saÄŸlıklılık, zindelik
olmaz.

Bakın arkadaşlar..Son kez söylüyorum, geçmişte de taa
Diyarbakır’dan, Trabzon’dan ipini koparanı getirip Kemaliye’mizi avlak halina
getirmeye çalışanlarla tartıştım, kimi bana küstü, taa İstanbul’dan niye onların
iÅŸine(!)karışıyormuÅŸum diye bana sitem ettiler..Ben Kemaliye’liyim..Kemaliye
benim baba ocağım, ecdad diyarım..Bazı aymaz hemÅŸerilerim, Kemaliye’den gelip
geçenler, ilçenin tek çıkış yolu “Kültür ve Eko Turizmi”nin önemini anlamamış
olabilirler.Ama şu son bir hafta ilçeden gelen onlarca telefon, özellikle
“KEMALİYE DIÅžINDAN GİDEREK ARTAN AV BASKISI” hakkındaki endiÅŸelerini dile
getirmişlerdir. Bazıları anlayıncaya kadar, iş işten geçinceye kadar
bekleyemeyiz..Herkesi bu konularda bilinçlendirmek, aydınlatmak boynumuzun
borcu..”KEMALİYE’NİN YABAN YAÅžAMI KEMALİYE’LİLERİN KORUMASINDADIR” yaban hayvanı
katliamından üzüntü duyan, duyarlı hemşerilerimiz yalnız değilsiniz, uyuyan,
gözyuman, peşkeş çeken kim olursa olsun, dedikodunun ötesindeki hertürlü
bilgilerinizi bizimle paylaşınız.Bu işleri takip etmek benim görevim, zira 1998
den beri Orman Bakanlığının konuyla ilgili müfettişiyim aynı zamanda.Onca
emeğin, yıllarca kaliteli Turizm için verdiğimiz çabaların cahilce yaklaşımlarla
heder olmasına gözyumamayız.
Gereksiz, nedensiz, rızkı olmadığı halde sırf “zevk “(!)için can alanın iÅŸlediÄŸi
günahın vebalini de, o canlıları yaratan yüce Allah’ın takdirine bırakıyoruz..
Sağlıcakla kalın

Mustafa Feridun Çelikmen

Popularity: 1% [?]

Ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz..

Pazartesi, Aralık 19th, 2005

Sonunda “Pastoral”ağırlıklı, yani doÄŸa ve kır sevgisini içeren mailimin peÅŸine
iliştirilen dialogun sahiplerini öğrenmek ve maillerinin içeriğini tam olarak
okumak kısmet oldu.
İnternet te grup moderatörlüğü yapmak ciddi ve sorumluluk gerektiren bir
iştir.Grup üyelerinin de zamanla internet etiği konusunda başta moderatörün
işini kolaylaştırmak olmak üzere grubun ortak paydalarına sahip çıkacak bir
tutum sergilemeleri ise bu sorumluluğu paylaşmak açısından o derece de
önemlidir.Beni de ilgilendiren ve mutlak, algılamadaki yanlışlarını düzeltmem
gereken bu mailler, maalesef, moderatörümüzün aslında direk ilgilisine
iletilmesi gereken “taziye, tebrik, sohbet ve kutlama” ağırlıklı yoÄŸun e-posta
trafiğindeki tıkayıcı baskıya yaptığı zorunlu müdahale nedeniyle, zamanında
bilgime ulaşamamıştır.
Anladığım kadarıyla beni, kişiliğimi, gönül verdiğim uğraşılarımı ve de en
önemlisi “doÄŸanın korunması”konusundaki çabalarımı bilmeyen, Kemaliyemizin
ekonomik sıkıntılarını na bir nebze çözüm getireceğini düşündüğümüz eko
turizm, kültür turizm i alanındaki uğraşılarımız dan da bi haber(?), bir dönem
Kemaliyede ikamet etmiş ve Kemaliye ye sevgi duyan bir arkadaşımız, (iyiniyetle
de olsa )
yazımızın özünü, ilçeye ekonomik katkı getireceğini umduğumuz hareketlilik
konusundaki heyecanımızı yanlış değerlendirmiştir.Maden işletmecileriyle, çevreye
duyarsız aparmacılarla karıştırmıştır.Zaman zaman Kemaliye için uğraşılarımıza
destek maillerini okuduğumuz, bir kez de Ankara da Prof Ali Demirsoy hocanın
ayarladığı Doğa Sporları toplantısında tanıştığımız bir meslekdaşımızla dialoğu,
internet ortamında monolog olarak karşımıza çıkmıştır.Sanal alemde bütün bir
yazının içinden, hertürlü yanlış yoruma neden olabilecek”cımbızlama” lar
yapmak, mail sahibiyle tartışmadan, gruba ulaşmaya çalışmak biraz haksız ve
yanlış olmuş gibime gelmiştir.
Her neyse her iki üyemiz de, değerli arkadaşımız da, en azından bizimle
ilgili, tavrımızla ilgili rahat etsin, bir kez daha vurguluyorum, beyan edilen ve
bize verilen bilgilerin ötesinde çevre ve insan sağlığına zararlı girişimler çok
da geç olmadan açığa çıkarılır ve gereken mücadele başlatılır.Atatürk ün dediği
gibi “geldikleri gibi giderler”..Yada bize, memleketimize zarar vermeyecek
yöntemleri denerler..
Bu meyanda ön bilgi verdiğim basından arkadaşlar konunun bilinmeyen yönlerini
pek yakında kamuoyuna sunacaklar.Hürriyet, CNN Türk başta olmak üzerebir kaç
güne kadar daha geniş bilgiye sahip olacağımızı umuyorum.Keşke maden
işletmecileri öncelikle çevrede yaşayan insanlar olmak üzere herkesimi
aydınlatacak, bilgilendirecek bir tutumu baştan sergileseler de, Bergama, Uşak da
yaşanan Eurogold vakaları gibi duyarsızlıklar bir kez daha yaşanmasa.
Sağlıcakla kalın
Mustafa Feridun Çelikmen

Popularity: 1% [?]

Eğin dedikleri bir küçük şehir ve çok büyük insanları..

Salı, Aralık 13th, 2005

Farkındamısınız dostlar, dörtbir yanda bir grup hemşehrimiz habire durup
dinlenmeden, yepyeni projeler üreterek, uygulayarak memleket için didinip
duruyor.Geçen hafta sonu KEMAV ın desteğiyle, aynı zamanda KEDOST üyeside olan
bir minübüs dolusu genç, enerjik Eğinli İzmir de idiler.Büyük bir Turizm fuarında
Kemaliye yi tanıttılar.Egelileri memleketimize davet ettiler.Önümüzdeki günlerde
İzmir anılarını dostlardan dinleyeceğiz.

Önümüzdeki bayram gene Doğa Sporları grubundan bir kaç arkadaşın
önderliğinde, yerel gazetelerimizinde organizasyonel desteğiyle Kemaliye ye
gidilecek.İlçede herkesim üzerine düşen yükümlülük
çerçevesinde, indirimlerle, çeşitli kolaylıklarla Gurbetçi hemşehrilerimizi
bağırlarına basacaklar.Sizlere birkaç hafta önce sevgili Eğinimizin Hazan
güzeliklerinden derlediğim görüntüleri yolluyorum ki sevda ateşiniz biraz
alevlene…Alevleneki koÅŸa koÅŸa gidesiniz yarenin kollarına..Oyunlar
oynayasanız, tandırlara gömülüp öyküler anlatasınız, “AkbaÅŸ” fırınlı soba
“boburdanırken”, bulgur bulgur patatesler yiyesiniz..Klarnetin yanık fon
müziğinde Enver Gökçeden, Ahmet Kutsi Tecerden şiirler okuyasınız..Mustafa
Özgül ün ve daha nice lerinin türküleri ile geçmişi, güzel günleri
yadedesiniz..Yusuf Ziya Ademhan ın izinden dağlarda, Fırat kıyılarında
ciğerlerinize bayram ettirip, kameralarınızla dağ keçilerini, keklikleri
ölümsüzleştiresiniz..

Yoksa gitmeyip de, gri ÅŸehirlerin köhne semtlerinde “aptal kutusunun”
karşısındamı pinekleyesiniz, yada bir yere gittiğinizi zannederken, canavar
şehirlerin boğucu kalabalığında, trafiğe tutsak olup yollarda
bekleyesiniz?Otobüs bile yarı fiyatına!Uçak, tren neredeyse bedava!
Hele birde kar yağarsa ..Uza başından öteye telli duvaklı gelin
misali”EÄŸin”..Kimseyi de tutsak etmez merak etmeyin..Zamanı geldiÄŸinde tadı
damağınızda dönersiniz gene ömür törpüsü, zorunlu ekmek
teknelerinize, sağlıksız kentlere..

Şimdi vefa zamanı..Fotoğraf makineleriyle, video kameralarla koşup, Eğinimizin
sadık muhafızları ile kucaklaşma zamanı..
Bakın kitaplara..Eğini anlatan eserlere..O yalçın kayaların arasına sıkışıp
kalmış yemyeÅŸil vadiler manzumesi güzeller güzeli sevgili “EÄŸin”, baÄŸrından
kimleri çıkarmış..Akıp giden ne zamana kayıtsız, ne yaşadığı
ülkeye, sıkışmışlığın, yalnızlığın çaresizliğine küs!.Hüzünlüde olsa serzenişler
herbiri yaşama bağlı, sımsıkı, umut dolu, sevgi dolu ve çoğu kez de
hasret…Türkülerde ÅŸiirlerde..
İster bakan ol ister yalnızca şair..İllada Eğin sevdası her dizede..Artık yaz
kış koşup gelen bilim adamları, kimileride unuttuğu baba memleketini, kendi
benliğindeki kütüğüne kazıyanlar, gördükçe duyduklarından daha güzel olan Eğini
oracıkta “bende”EÄŸin”liyim diye yazılanlar..Yeni trend bu dostlar..Yani
yeni”moda” canı gönülden “EÄŸinliyim” Kemaliyeliyim”demek, diyebilmek..En radikali
bile yeri geldiğinde bu ülkeye, bu topraklara yürekten sadık..Kopup
gidenler, ülke dışında olanlar dahi havasını soluduÄŸu, suyunu içtiÄŸi, “uzun”
ekmeklerini yediği bu memlekete sonsuza dek özlemle, tutkuyla aşık.

Amma velakin”sevmek vermektir”.Seviyorsanız EÄŸin i, siz de yalnız yaz aşığı
değil, dört mevsim aşığı olmalısınız Eğin in. Ve koşup gitmelisiniz, tatlı
, tertemiz serinliğine sakin huzurlu günlerin, güzden kışa dönerken benzersiz
doğasına Eğinimizin.
İnanın dini vecibeleri yerine getirmek bile büyük kentlerde bir
ızdırap..İtiş kakış arasında mezbahaya dönen yollarda kaçan zavallı
hayvanların ızdırabı, Avrupa kapısındaki bir ülkeye yakışmayan
görüntüler..Kemaliye de bayram namazı, kurban kesimi.. Düşünebiliyormusunuz ne
kadar huzurlu, sakin, amacına uygun..Komşularla bayramlaşma, paylaşma, saygı
, sevgi..Ve daha nice artık büyük kentlerde raslayamayacağınız geçmişin bayramı,
“bayram” yapan kutsiyetleri..
En keyif aldığım yolculuklar hangileridir bilirmisiniz?Termosumda sıcacık
çayımla şehirden kaçıp yollarına düştüğümde Eğin in, kilometreler erir gider,
güzel bir müziğin ritminde ve derken bir bakarımki Dut belini inmekteyim..
Birde can, sohbeti koyu dostlar varsa yoldaş yanımda..Deymeyin
keyfimize..Otobüs yolculuğu, hele tren yolculuğu kafa dengi bir grupla ölene
kadar unutulmaz Eğin yolunda..Evelki sene yaptığımız özel otobüsle
“Kemaliye, DivriÄŸi, Harput, Nemrut”turunun ünü ta Kanada lara, Japonyalara
yayıldı..(Abartmıyorum, Mike ve Sonny biriKanadalı diğeriJapon iki misafirimiz
hala gönderdikleri maillerde gezinin anılarını anlatıyorlar)..
Evet dostlar ÅŸimdi EÄŸin e vefa zamanı..Yanızca “dut, meyve yemek, peynir
basmak, pekmez piÅŸirmek”, bir ÅŸeyler dermek için gitmeyelim
memleketimize..Saygıyı, sevgiyi ve huzuru da arayıp bulmaya, herşeyimizi
borçlu olduğumuz, ana kucağımıza, baba ocağımıza, atalarımızın yurduna gidelim bu
bayram..HerÅŸey daha kolayken, bahaneler daha az iken..
Sevgiyle kalın

Mustafa Feridun Çelikmen
celikmen@bistek.net.tr

Popularity: 2% [?]

YeÅŸil Vadim

Pazartesi, Aralık 12th, 2005

KEMALİYE İÇİN DAHA ÇOK ÇABA..
Gurbet gazetesi, Lütfü ağabeyin çıkardığı dönem, Kemaliyeliler arasında, Özden
le birlikte haberleşmenin, tanışmanın, iyi ve kötü günde dayanışmanın
araçlarıydı.Çok severek yazılar yazdık.Sonra Lütfü ağabey gazete çıkarmanın
zorluklarını tek başına daha fazla göğüsleyemeyince yayın hayatına son verdi.Dut
ağacı, Özden e kardeş geldiğinde Kemaliyede çok yönlü umut vaad eden bir dönem
de ilerlemekte idik artık.
Anadoluda pek az ilçeye nasip olur 3 gazeteye birden sahip olmak.Bu sayede fikir
zenginliğinin, ilçe yararına girişimlerin artacağını, dedikodu yerine özgürce
tartışmanın yaygınlaşacağını, hainlik ve hasetin yok edilemese bile azalacağını
ümit etmekteyiz.Anadolu basını, yerel basın öyle büyükkentlerde, gömüldükleri
koltuktan dolarlar avro lar içinde yüzüp, memleket gündemini belirleyen, bir
dakikada iktidarlarla, şirketlerle oynayan gazete ağalarının yaptığı türden bir
gazetecilik değildir elbet.Çok büyük özveri, gönüllülük ve sevgi
gerektirir.Karşılığında ise tek bir yarenin, memleketin menfaatleri, yaşayan bir
canlının her soluyuşta mutlu gülümsemesi ödül dür.Doğru işlerin
desteklenmesi, ufuk açıcı fikirlerin beyan edilmesi ne kadar doğruysa, bu
uğurda, yapısında yer aldığımız KEMAV, KEDOST gibi STK lara (sivil toplum kuruluşları
) ve sivil girişimlere olan desteğimizin, tüm yerel basınada; tanınan fırsatlar ölçüsünde
sürdürülmesi şartdır.Yerel basının en büyük misyonu ise ilçe ile büyük
kentlerdeki Kemaliyeliyim diyen insanımız arasındaki haberleşmeyi
saÄŸlamaktır.Her “EÄŸinliyim” diyen, basınımıza destek olmalıdır.İmkanı ölçüsünde
her üçünüde okumalıdır.Ticarethanesi olanlar reklam ve ilan la destek
vermelidir.
Kemaliye de bir pastane açıldığında, özellikle Doğa Sporları Şenliği esnasında
ilçeye gelen dağcı, bisikletçi ve diğer sporculara hizmet verdiğinde, ilçe bir
tezgah daha kazandı diye sevinmiştik.Sonra artan yüksek okul
öğrencileri, misafirlerle bu ilgi sağlıklı bir arz talep dengesi doğurur da bu
fırın tütmeye devam eder diye umudumuzu sürdürdük.Dağcılık federasyonu
başkanı, yılların dostu Alaattin ağabey(Karaca), yıllık 40 ı aşkın etkinliklerinin
hiç birinde sabah çadırdan çıkar çıkmaz taptazecik çöreklerle
karşılaşmadıklarını, Kemaliyenin bu sıcak konukseverliğini Temel eğitim kampına
katılan hiç bir dağcının unutamayacağını ifade etmişti.Sonra bir duydumki Erdem
pastanesi ilgisizlikten, sahip çıkılmadığından kapanmış, sahibi de hastalanmış.
Değerli dostlar dayanışma;yalnızca kuru laflarla, ikramlarda halay
çekmekle, eşrafın yanında arzı endam eyleyip, yağcılık yapmakla
olmaz..Bedenen, madden, var gücünle sahip çıkacaksın memeleketin yararına olan
herşeye.Bir mum da sen yakacaksın bazen bir çörek alırken..
Eğinin eti budu belli..Ekonomik olarak bir deri kemik kalmış desek
yeri..Ammavelakin ısrarla Eğini ve Eğinliyi sömürmek isteyen harici ve dahili
bedbah larda mevcut maalesef.Bu noktada Kemaliyelinin uyanık olması tek
güvencemiz.Dostla düşmanı ayırtedip memleket için didinenlere omuz vermesi
lazım.Yoksa son umutlarda tükendiğinde çevremizdeki fukara yerleşimlerden pek
farkımız kalmaz.Korku dağları beklerken ve yanıbaşımızda terör pusudayken belki
10 belki 100 kat tetik olmak lazım, dirlik ve birlik içinde.Aş, iş, yatırım hepsi
huzurun olduğu yere gelir.Bu huzuru bozmamak, bozdurmamak lazım.Bu
topraklarda, kardeşliğin, dostluğun örneğini oluşturup, gelişmişlik ve huzurla
perçinlersek etrafdaki yerleşimlere de örnek oluruz.Doğa Sporları özündeki
“spor”la kardeÅŸliÄŸin mayasıdır.Bu meyanda çabalar devam etmelidir.KEMAV yeni
yönetimi ilçeye ve yöreye yadsınmaz katkılarıyla “Kültür Åženlikleri”ile “DoÄŸa
Sporları”nı ayrı ayrı ama birarada destekleyerek yaÅŸatmalı ve
sürdürmelidir.Kemaliyenin daha çok hareketliliğe ihtiyacı vardı.Alışkın
olmayanlar da bir müddet sonra uyum sağlıyacaklardır.Ankara da memleketini çok
seven ağabeylerimiz vardır, ilçede de çalışkan mülki amairler ve yerel
yöneticiler.Özellikle yakın dönemdeki hayırsever bir hemşehrimizin miras
bıraktığı ekonomik imkan akılcı değerlendirildiğinde çok güzel kalıcı işler
yapılabilir.Ama “Kalitede”den, “Yakışandan “ödün vermemek kaydıyla.Yapılan her
iÅŸde, her yapıda “Eser”ölçüsü aranmalıdır.Sıradanlık, uydurukçuluk, baÅŸtan
savmalık artık geride kalmalıdır.Özen ve denetim, parasal imkanlarımızında
iyileştiği bu dönemde gereğinden fazla gösterilmelidir.Sit alanı ilan edilen
yerler dışında da “şıklık”, “tarihsel ve kültürel”dokuya uygunluk dan ödün
verilmemelidir.
Şimdilik sağlıcakla kalın, yeni Gurbet memleketimize hayırlı olsun.
Mustafa Feridun Çelikmen
celikmen@bistek.net.tr

Popularity: 2% [?]

Altın rezervi masaya yatırıldı

Çarşamba, Aralık 7th, 2005

Gümüşhane’de bulunan altın madenini çıkarmak ve ülke ekonomisine katmak amacıyla ilk önemli toplantı yapıldı.

Toplantıda, Koza Altın İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı Cemalettin Çetin ile Koza Madencilik Mastıra Proje Müdürü Vedat Oygür önemli açıklamalarda bulundu. Gümüşhane Valisi Veysel Dalmaz’ın da katıldığı toplantıda, Belediye BaÅŸkanı Mustafa Canlı, yatırımcı kuruluÅŸların müdürleri, bazı sivil toplum örgütlerinin baÅŸkanları da toplantıda hazır bulundu. Koza Altın İşletmeleri Genel Müdürü Cemalettin Çetin, toplantıda yaptığı konuÅŸmasında, dünyada altın üretimi ve altın rezervleri, Türkiye’de altın üretimi rezervi, Gümüşhane’nin Mastıra mevkiindeki altın rezervi konularını içine alan detaylı açıklamalar yaptı.

Türkiye’nin altın rezervi açısından UÅŸak Kışla’da çıkarılan altının yılda 208 ton ile birlikte dünyada son 10 yılda en büyük altın yataklarından biri olduÄŸunu belirten Koza Madencilik A.Åž. Genel Müdür Yardımcısı Cemalettin Çetin, “Erzincan Çukurdere altın maden rezervi 500 ton olarak tahmin ediliyor. Ülkemiz genelinde ise 6 bin 500 tona yakın bir potansiyel var. Bu da yaklaşık 300 milyar dolarlık bir rezerv ediyor. Koza Madencilik A.Åž. olarak Balıkesir Havran, İzmir Ovacık ve Gümüşhane Mastıra altın maden yatakları bizim elimizde bulunmaktadır” dedi.

Koza Madencilik A.Åž. Mastıra Proje Müdürü Vedat Oygür, bilgisayar sunumu ile birlikte Gümüşhane merkez ilçeye baÄŸlı Demirkaynak köyü sınırları içerisinde bulunan Mastıra altın yatakları ile ilgili olarak toplantıya katılanlara detaylı bilgi verdi. Oygür, “Gümüşhane altın madeni yönünden çok zengin bir il. Mastıra’da çıkaracağımız altın madenini iÅŸlemek üzere Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) 400-500 kiÅŸinin çalışabileceÄŸi fabrikayı 2007 yılında hizmete açacağız. Mastıra’da çıkaracağımız maden rezervini de OSB’de stok yapacağız” diye konuÅŸtu.

“EKONOMİYE 300 MİLYON YTL KATMA DEÄžER SAÄžLAYACAÄžIZ”

Mastıra’da 14 bin metrelik sondaj yaptıklarını ve 350 kotunda altın madenini bulduklarını ifade eden Oygür, “Burada 1 milyon ton maden cevheri var. 1 tonluk cevherden 12 gram altın üretilecek. Tespit ettiÄŸimiz bu rezervin kuzey kısmında araÅŸtırmamızı sürdüreceÄŸiz. Çalışmaları programa aldık. Mastıra bölgesinde bulunan eski ocakları da satın aldık. Potansiyel beklediÄŸimizin çok üstünde. Tespitini yaptığımız cevhere 4 metre geniÅŸliÄŸinde, 5 metre yüksekliÄŸinde ve 950 metre uzunluÄŸunda galeri ile ulaÅŸacağız. Açılacak galerinin içerisinde özel kamyonlar ve kepçeler çalışacak. En büyük ÅŸansımız çıkaracağımız cevherin içerisinde posanın olmayışıdır. Cevheri çıkarmaya önümüzdeki yıl mayıs ayında baÅŸlayacağız ve OSB’de stok edeceÄŸiz. 2007 yılında OSB’de açacağımız maden iÅŸleme fabrikası ile madeni Gümüşhane’de iÅŸleyeceÄŸiz. Son model teknolojiyi kullanarak çevreye karşı duyarlı ve saygılı olacağız. Uluslararası madencilikte sürdürülebilir madencilik kavramını geliÅŸtirip bütün büyük ÅŸirketler uygulamak zorundadır. Bu zorunluluÄŸu yerine getireceÄŸiz. Çevreye hassasiyet göstermek, ekonomiye katkıda bulunmak, yörenin sosyal yaÅŸantısına uyum saÄŸlamak ve ÅŸeffaflık prensiplerimizi ilimizde en ince noktasına kadar hayata geçireceÄŸiz. Åžirketimiz her konuda açık olacaktır. Yapacağımız tüm bu çalışmalarla birlikte ülke ekonomisine saÄŸlayacağımız katma deÄŸer 300 milyon YTL olacaktır” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Gümüşhane Valisi Veysel Dalmaz geçmiÅŸte gümüş madeni ile yüzü gülen Gümüşhane’nin bu kez altın madeni ile güleceÄŸini belirterek, “Çevreye saygılı, çevreyi koruyan bir anlayıştan hareketle yapılacak üretim sonucunda hem ilimiz hem de ülkemiz ekonomisine önemli bir katkı saÄŸlanacaktır. Ben ilimize ve ülkemize hayırlı olsun diyor, baÅŸarılar diliyorum” dedi.
.

Popularity: 1% [?]