Modern muhafazakar model: Kemaliye

Bazıları sadece yakınmakla yetinir. Hayatından, iÅŸinden, bürokrasiden, sistemden yakınır, çaresizliÄŸine dövünür durur. Bu tiplere hep kızmışımdır. Zorluk ne kadar aşılmaz görünse de her zaman bir çarenin olduÄŸuna inanmışımdır. ‘Çaresizsin ama çaren var’ anlayışı benim pusulamdır.

Kemaliye (EÄŸin)’nin geçit vermez, ama muhteÅŸem daÄŸlarında köy köy dolaşırken bu bölgenin insanlarına bir kez daha hayran oldum. Fahri EÄŸinliler olarak Okan MüderrisoÄŸlu ile birlikte hafta sonunda Erzincan’ın, ibretlik derslerle dolu, toplumsal ve sosyal model olması gereken ilçemizdeydik üçüncü kez. Yörenin yetiÅŸtirdiÄŸi devlet adamlarından Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali CoÅŸkun ve Maliye Bakanlığı MüsteÅŸarı Hasan Basri Aktan yine el ele verdiler, KEMAV Vakfı organizasyonuyla çok sayıda bürokratı ve davetliyi EÄŸin’de buluÅŸturdular, doÄŸa sporları ÅŸenliklerini izlettirdiler.

Model dedik, açıklayalım. Kemaliyeliler köklerine ve geleneklerine sahip çıkan ve çağdaş bir hayatı benimseyen insanlar. Kadınları sosyal hayatın
içinde kabul ediyorlar. Çok yoÄŸun, çok derin bir müzik ve folklor kültürünü yaÅŸatıyorlar. MüthiÅŸ bir dayanışma sergiliyorlar. AKÅžAM’da 5 Temmuz 2003′de, ‘Kemaliye’de karşılaÅŸtığımız yobazlıktan fersah fersah uzak modern muhafazakarlığın, çeÅŸitli kültürel kimlikleri kaynaÅŸtıran iÅŸbirliÄŸi ve dayanışmanın nasıl aynı pota altında eridiÄŸi…’ni yazmışım.

Böylesi zengin bir kültürel miras başka açılardan da model olma özelliği taşıyor. Yörede Ermeniler, Rumlar ve Türkler çok uyumlu bir beraberlik sergilemişler. O kadar ki şu anda müze olarak hizmet veren tarihi bina bir zamanlar Ermenilerin kullandığı kiliseymiş. Yapılırken para yetmeyince Türkler kendi aralarında para toplayıp kiliseyi tamamlamışlar.

Daha önce EÄŸin’e geliÅŸlerimiz temmuz ayındaydı. Gördük ki mayıs ayında EÄŸin yeÅŸilin bütün tonlarıyla daha bir güzel. Bakan CoÅŸkun, MüsteÅŸar Aktan ve elbette İsmail Yücel bir kez daha insanı mahcup edecek kadar yüce gönüllülükle kusursuz bir ev sahipliÄŸi yaptılar.

‘Munzur’daki hınzır’

EÄŸin’e meslek büyüğümüz Yavuz Donat da davetliydi. Karış karış Anadolu’yu dolaÅŸarak toplumun nabzını tutan yazılarını nasıl bir titizlikte nakış gibi iÅŸlediÄŸini görmek öğreticiydi. Her yerde notlar tuttu, fotoÄŸraflar çekti. Yavuz Donat, sırça köşk yerine sahaya inilmesi gerektiÄŸini gösteriyor hepimize. Yavuz Bey eÅŸ durumundan EÄŸinli. EÅŸi Canan Hanım dedelerinin toprağına ilk kez gelme fırsatı bulmuÅŸ. Ata ocağında, hele kına gecesinde ne kadar eÄŸlendi görmeliydiniz. Ali CoÅŸkun, köyü BaÅŸpınar’dayken kıskandırmak için Adalet Bakanı Cemil Çiçek’i aradı. Yanında Yavuz Donat olduÄŸunu da söyleyince, hazır cevaplığıyla ünlü Cemil Çiçek durur mu? ‘Munzur’da hınzır var desene’ deyiverdi. Yavuz Donat telefonu kapıp intikamını acı aldı: ‘Yarın 20.45′te seni arayacağım. Hınzırı yarın Ankaragücü maçında göreceksin’ dedi. Gerçekten Ankaragücü Fener’i Yavuz Donat’ın dediÄŸi gibi yendi. Ama ne çare bu defa da Galatasaray GençlerbirliÄŸi’ne yeniliverdi. Bu arada bütün uÄŸraÅŸlarına raÄŸmen Yavuz Bey, EÄŸin’de eÅŸine kalan bir tapuya  rastlayamadı.

İsmail Küçükkaya
Kaynak: 17 Mayıs 2005 Akşam Gazetesi

Popularity: 1% [?]

Cevap yazýn.